yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar


 



İklimde Kırılma Noktası: Amazon'da Kitlesel Ağaç Ölümleri Korkutuyor

Brezilya'nın Manaus kentinde Amazon havzasının kuraklıktan etkilenen bölgesi.

2010 yılında Amazonu vuran kuraklıkta milyarlarca ağaç ölümü kayıtlara geçti. Endişeler giderek artıyor... Devasa orman yok olmanın eşiğinde! Çünkü; bölge, sera gazı emilimini durdurup, salınımı artıracak.

Amazon'da gerçekleşen 2010 kuraklığının neden olduğu milyarlarca ağaç ölümü, bilim adamlarını endişelendiriyor. Bu felaket, devasa ormanı, karbon emen değil, yayan bölge haline dönüştürüyor.

Amazon ormanları, Dünya'daki atmosferik karbonun çeyreğinden daha fazlasını emiyor. Bu da, bölgeyi, küresel ısınmaya karşı kritik açıdan önemli hale getiriyor. Ancak, Amazon daha fazla kuraklığa ve kitlesel ağaç ölümlerine yol açarak yani karbon emen değil de karbon salan konumuna dönüşürse, böylesi bir geri-bildirim döngüsü, felaketlerle sonuçlanacak kontrolsüz iklim değişimine neden olacaktır.

Leeds Üniversitesi'nden tropikal orman uzmanı ve aynı zamanda "Journal Science" dergisinde yayınlanan araştırmanın da başkanı Simon Lewis ve Brezilyalı meslektaşları, uydudan çıkarılmış yağmur miktarı ölçümlerini araştırdılar. 2010 kuraklığının, bölgenin %60'lık geniş bir bölümünü etkileyen 2005 kuraklığından bile çok daha şiddetli olduğunu tespit ettiler. 

2005'den sonra, ne kadar ağacın yok olduğunu hesapladılar ve de atmosfere salınan karbon miktarını araştırdılar. Buna ek olarak; susuzluktan strese girmiş ağaçların gelişimindeki zayıflama, ağaçların bir yılda 1.5 milyar ton karbon emilimindeki düşüş anlamına gelmektedir.

2010 kuraklığına da aynı prensipleri uygulayan araştırmacılar, 8 milyar ton karbondioksit salınacağını öngörüyorlar. Bu miktar, 2009 yılında Dünya'daki en büyük kirliliğin yaşandığı Çin'deki 7.7 milyar tonun üstündedir. Lewis; Amazon'da 5 yıl içinde böylesi iki şiddetli kuraklık, son derece olağan dışı ancak 10 yıllık uzun bir süreçte gerçekleşen iklimdeki doğal bir varyasyonun henüz göz ardı edilmeyeceğini ifade etti.

Amazon'da artan kuraklık, Hadley merkezi tarafından kullanılan çok yönlü bir modelin de dâhil olduğu bazı iklim modellerinde tespit edildi. Bu, şu anlama geliyor; 2005 ve 2010 kuraklıkları, küresel ısınmanın gelecekte daha fazla kuraklığa, daha fazla karbon salınımına neden olacağı öngörüsü ile uyumludur ve bu kuraklıklar, kontrolsüz iklim değişimine neden olabilecek potansiyeldedir. Amazon Çevre Araştırma Enstitüsü'nden Brezilyalı bilim adamı Paulo Brando ve araştırmanın başkan yardımcısı, şunları söyledi:

"Bölgede ağaç ölçümleri yapılıncaya kadar kesin olarak ne kadar ağacın yok olduğunu bilemeyiz. Kuraklığa duyarlı çok sayıda ağaç, 2005 kuraklığında yok olmuş olabilir. Veya birinci kuraklık, 2010 kuraklığındaki ağaç ölümlerinin sayısını artıracak şekilde, çok sayıda ağacın gelişimini zayıflatmış olabilir. Karbon salınımı öngörüleri, Amazon'un sıcak ve kurak yıllarda geniş bir bölgeyi etkileyen orman yangınlarındaki salınımı kapsamıyor."

İKLİMİN KIRILMA NOKTALARI

Bilim adamları, Dünya ikliminin hızla değişebileceğini jeolojik kayıtlardan biliyor. İnsan aktivitelerinden kaynaklanan oldukça küçük miktarlardaki küresel ısınmanın, iklimde büyük değişimlere neden olabileceği birkaç kırılma noktası belirlediler. Amazon ormanlarındaki kayıplar gibi bazı kırılma noktaları, geri-bildirimli sistemlerde rol oynuyor. Bu nedenle kırılma noktaları, kontrol edilemeyecek boyutlardaki iklim değişimlerine yol açabilir.

Kuzey Buz Tabakası:

Güneş ışınlarının uzaya geri yansıtılmasında, beyaz örtü önemli bir role sahiptir. Ancak, beyaz örtü eridiğinde, açığa çıkan koyu okyanus bu sıcaklığı emer. Bu da daha fazla buzun erimesine neden olacaktır.

Tundra:

Binlerce yıl büyük miktardaki karbonu toprağa hapsetmiş olan donmuş toprağın erimesi sonucunda, yüksek kuzey kesim, hızlı bir şekilde ısınacaktır. Donmamış topraklarda yaşayan bakteriler ise, daha fazla ısınmaya yol açan metanı üretir. Metan, etkili bir sera gazıdır. 

Gaz Hidratları:

Bu kırılma noktası, okyanus tabanı üstünde veya altında donmuş büyük metan rezervini de içeriyor.  Metan-su kristalleri, erime noktasına yakın ve son derece değişkendir. Bu büyük salınım, az da olsa ısınmayı tetikleyebilir.

Batı Antartika Buz Örtüsü:

Bazı bilim adamları, bu devasa buz örtüsünün küçük miktarlardaki ısınmaya karşı savunmasız olduğunu düşünüyor. Şayet örtünün tamamı er ya da geç erirse, deniz seviyesi 6 metreye kadar yükselecek.

Güncelleme: 05/03/2011
Kaynak:
Damian Carrington, "Mass Tree Deaths Prompt Fears of Amazon 'Climate Tipping Point'", guardian.co.uk, çev. Dr. Erman Gündoğdu, yaklasansaat.com, 03/02/2011.


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat