yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar


 



Nuh'un Gemisi'ni Ağrı'da Arayanlar: Birbirini Nakzediyor!

Nuh'un Gemisi'ni bulduklarını söyleyen Çinli ekipte yer alan ancak sonra ayrılan ABD'li bilim adamı Randall Price, yayınlanan fotoğrafların sahte olduğunu iddia etti. World Net Daily ve Christian Science Monitor sitelerinde yazılı açıklaması yayınlanan Price şu ifadeleri kullandı:

"Gösterilen tahtalar Karadeniz'deki eski bir yapıdan kamyonlara yüklenerek Ağrı Dağı'na tırmanmak isteyenlere rehberlik eden Paraşüt adlı Doğubeyazıtlı şirket tarafından dağa çıkarıldı. Hatta tahtaları taşıyan kamyonun hangisi olduğu bile biliniyor. Fotoğrafların çoğu Ağrı Dağı'nda değil Karadeniz'deki o yapıda çekildi. Fotoğraflarda örümcek ağlarını görebilirsiniz. Bahsedilen yükseklikte örümceğin yaşaması mümkün değildir. Ben bu fotoğrafları 2008'in yaz aylarında gördüm. 2009'un yazında Çinli ekibi Paraşütçüler bölgeye götürdüler. Hilenin farkındaydım, ama Çinliler kendilerine gösterilen bu yapıya inandılar. Zaten içlerinde donanımlı bir arkeolog ya da jeolog yoktu. Tahtaları İran'da test ettirdiklerini söylüyorlar. Gerçekten bunların doğru olduğuna inanıyorlarsa, kalıntıları bağımsız bilim adamlarının incelemesine açsınlar. Geminin bulunduğu açıklaması Türk rehberlerin, Çinliler'den para sızdırmak için kurdukları tezgahtır."

PARAŞÜT ADLI ŞİRKETİN SAHİBİ AHMET ÇEVEN NE DİYOR?

"Ahmet Ertuğrul ve ekibi 2007'nin sonuna doğru Nuh'un Gemisi'ne ait kalıntıları bulunca, Hong Kong'lu ekiple irtibata geçti. Bunlar gelip bizim ekiple birlikte o bölgeye gitti ve bu yapıyı tüm detaylarıyla görüntüledi. Daha önce alınan ahşap kalıntılarının incelenmesi ve bu keşif tırmanışıyla birlikte, yapının Nuhun Gemisi olduğu kesin olarak kabul edildi. Tabi ki bu uluslararası alanda çok ses getirdi.

"Bizim ekiple, Hong Kong'lu ekibin ortak çalışmaları sürerken; 2009'da ABD'den bir ekip geldi. Aralarında bu adam da (Randall Price) vardı. Erciş'te bir otelde Ahmet Ertuğrul ve ekibi ile görüştüler. Ekibimize, "Hong Konglu ekiple değil, bizimle çalışın" diye teklifte bulundular. Biz de onları kovduk. Kendileriyle değil, Hong Kong'lu ekiple çalışmaya devam ettiğimiz için çamur atıyorlar şimdi. Bizim Karadeniz'den tahta getirip Ağrı Dağı'nın 4 bin 200 metre yüksekliğine yerleştirdiğimizi iddia ediyor. O yüksekliğe o büyük tahtaları, devasa kalasları çıkaracak teknoloji var mı? O yüksekliğe bırakın yüzlerce kilo ağırlıkta büyük bir ahşap yapıyı taşımayı, dağcılar kendilerini bile taşımakta güçlük çekiyor.

"Biraz daha mantıklı bir şekilde çamur atabilirdi. Ama onu bile başaramamış. Ekibimiz şu anda Hong Kong'da. Birkaç güne kalmaz gelirler. O zaman ABD'li ekiple ilgili her türlü bilgi kamuoyuyla paylaşılır. Bizi yalancılıkla suçluyor. Eğer bu bir tezgah ise ekibin içinde bizden başka, Türk bilim adamları, resmi yetkililer ve Hong Kong'lu ekip var. Eğer bu tezgah olsaydı bu şimdiye kadar çıkmaz mıydı ortaya?"

Yaklaşan Saat:

1- Bu Ağrı Dağı'nda Nuhun Gemisi'ni aramak, nasıl bir tutku? Yoksa başka dini-siyasi hesaplar mı var? Ecnebilerin biri gidiyor, diğeri geliyor. Neden Cudi'de araştırma yapmaya yanaşmıyorlar? Gemi'nin Ağrı'da olduğu Tevrat'ta, Cudi'de olduğuda Kur'an'da geçiyor. Tevrat, Kur'an'dan daha sağlam ve güvenilir bir kaynak mı? İnsaf!

2- Ağrı'da Gemi'yi arayanların ilmine ve aklına şaşıp kalıyoruz. Bu araştırmacılar ve onlara alet olan taşeronlar, hangi ilimle, hangi akla hizmet ediyorlar. Ağrı Dağı'nın zirvesi; 5137 metre yüksekliğinde Türkiye'nin en yüksek dağı iken; Cudi Dağı'nın zirvesi 2100 metredir. Ağrı dağı, pramit gibi dik-sarpken; Cudi, geminin oturmasına elverişli ve üzeri düzdür. Ağrı dağı, üzerinde yaşama elverişli değilken; Cudi, yaşama elverişlidir. Cudi dağı Mezopotamya'dan-Babil'den itibaren; deniz seviyesinden düzenli yükselerek; kuzeye geldiğinizde; önünüze çıkan ilk doğal engeldir. Dağın tepesi, "yayla yaşamı"na, etekleri ise "ziraat"a elverişlidir. Gemi Ağrı dağının neresinde duracak; Gemi'nin içinden inen insan ve hayvanlar; "o yükseklikler"de, "o iklim"de nasıl yaşayacaklar, paraşütle mi aşağıya inecekler yoksa gemidekilerin hepsi de dağcı mı?

3- "Evrensel bir Tufan" olduğuna göre; Dünya'nın 4000 yahut 5000 metre yüksekliğinde suyla kaplı olması mümkün mü? Bu su kaynakları nerede? Nuh Tufanı'nda; sayısız kuyruklu yıldızlar atmosfere girseler ve bir kısmı da yere vurarak yeraltı sularını ve volkanik su buharlarını harekete geçirse; tüm buzullar erise bile; ki aynen böyle olmuştur; yine yeryüzünün su seviyesi, Cudi dağını acaba aşabilir mi? Bunun hesaplarını yapmak gerekir. Kaldı ki Ağrı Dağı'nın zirvelerine ulaşacak bir su seviyesi, tam bir hayalden ibarettir.

Meselenin bu yönünü hangi araştırmacılar dikkate aldı acaba? Şayet almış olsalardı ve niyetleri de samimi olsaydı, Ağrı Dağı'nın zirvelerinde dolaşırlar mıydı? Bu konuyu; yani Nuh Tufanı'nı, ilerİde araştırma konusu yaparak; yayınlamayı düşünüyoruız. Şimdilik bu tespit ve uyarılar, gerçeği arayan ve art niyetli olmayanları düşündürmeye yeter sanırız.

Güncelleme: 01/05/2010
gazetevatan, 29/04/2010


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat