yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar


 



Prof. Dr. Osman Çakmak: ''Uzaylı- Ufo , Cin İşi Şeytan İşi''

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Çakmak'a göre UFO'lar ve uzaylılar, aslında cinlerden başkası değil.

Çakmak'a göre cinlerin değişik kılık ve şekillere girme, ışıklı görüntü oluşturma özellikleri var ve uzaylı masalları, cinlerin doğalarındaki bu görüntü oluşturma yeteneğinden kaynaklanıyor. Ayrıca uzaylıların vermek istediği mesajla, sözde kendilerini ruh diye takdim eden cinlerin söylediklerinde de benzerlik bulunuyor. İşte Profesörün değerlendirmeleri:

''Çeşitli özellikleriyle kendini belli eden ancak cisim ve değişik şekillerde görünen varlıklar, hangi din ve kültürden olursa olsun insanoğluna kendinden sürekli söz ettirmiştir. Kimi toplum bunlara 'hayalet', kimi toplum da 'peri, dev' gibi isimler takmışlardır.

Kuran-ı Kerim ayet ayet gelmeye başladığı devrede ise bunlara 'cin' adının verildiğini görüyoruz. Kuran-ı Kerim'de cinlerin dumansız ateşten yaratıldıkları bildirilir. Dumansız ateşin gerçek manası ne olabilir? Çağdaş fiziğin verileriyle düşünüldüğünde, bugün için bu kelimenin 'enerji' benzeri bir kavramı ifade ettiğini söyleyebilmekteyiz. Ateş, esasen maddenin dördüncü hali denilen iyon-gaz halini temsil eder. Bir de ateş ve duman halinde ortaya çıkan ışınlar (enerji) uyarılan elektronların temel hale geçişinde meydana gelir. Cinlerin, maddenin duman-gaz halinde ortaya çıkan enerji-ışın yapısına benzer olduğunu düşünebiliriz. Canlılığın en elverişsiz ortamda -suyun içinde, toprağın altında, çöllerde, kutuplarda- yayıldığını düşünürsek, yüce yaratıcının enerji âlemini boş bırakacağı düşünülemez. Enerjiden de çok çeşitli canlılar yaratılacaktır. Günümüz teknolojisinin görünmeyen, yer kaplamayan ve mahiyetinin de ne olduğu bilinmeyen elektrik-enerji-ışın-dalgalar, manyetik kuvvetler vs. üzerine bina edildiğini burada belirtelim.

Cinler enerji dünyasının bilinçli varlıklarıdır. Cinler de varlığının kaynağını ve gücünü insan gibi ruhtan alır. Cinlerin doğumları perisperi denen bir tür enerjiye bürünmek şeklinde olur. Ölümleri de ölüm zamanları geldiğinde perisperilerin yok olmasıyladır. Cinler ilmi genellikle insandan öğrenirler. İnsanların teknolojik hünerleri gibi onların da birtakım hünerleri vardır. Örneğin değişik kılık ve şekillere girme, ışıklı, görüntü oluşturma özellikleri dikkatimizi çekmektedir. Birtakım paranormal olaylarla ilgili araştırmalar, çeşitli bilimsel metotlarla araştırma merkezlerince ele alınmaya çalışılmaktadır. Uzaylı diye kendini tanıtan görüntülerin fotoğrafları alınabilmektedir.

Aynı şekilde spiritüalistlerin masasına gelen ve kendisini 'ruh' olarak tanıtan vizyonların da. Bu görüntülerin bazı spektroskopik incelemeleri de yapılabilmiştir. İlginç olan ise, her iki türün spektral analizlerinin aynı sonucu vermeleridir. Spiritüalistlerin masasına gelen 'sözde ruh'larla, sözde uzaylıların polaroid filmleri, kırmızı ötesi (infrared) ve normal ışınlara dayalı spektral analizlerinin birbirinin tamamen aynı olduğu bildirilmektedir. Kendisini 'ruh' olarak tanıtanlarla 'uzaylılar sahtekârlığı'nın bizzat cinler tarafından tezgâhlandığı bu şekilde iyice anlaşılmış bulunuyor. Tüm canlıların ikinci bir enerji türü, bir bedeni bulunduğu bugün Kirlian fotoğrafçılık tekniği ile açıkça bilinmektedir. Yüksek frekanslı bir elektrik alanında canlılara ait bir enerji bedenlerinin bulunduğu ortaya çıkmıştır.

CİNLER NASIL ALDATIYOR?

'Beyin dalgaları ile sayısız deneyler yapıldı. Bu deneyler, sesin ve ışığın normal bir insan üzerinde nasıl zihinsel ve fiziksel rahatsızlıklara yol açtığını gösterdi. Örneğin, saniyede 8-12 ışık titreşimi, beynin alfa dalgalarının frekansına yakın bulunuyor. Bu titreşime maruz bırakılan insanlar, son derece şiddetli reaksiyonlarda bulunur. Kollar, bacaklar sıçrar, kendini kaybeder. Kafa hafifler, şuursuz hale gelir. Bu yüzden yabancılarla karşılaştığını söyleyen birçok kişinin tarif ettiği belli araçlarla yanıp sönen ışık demeti, beynin basit, ritmik dalgalarını bozar. Cinlerin bu ışın dalgalarını kullanmayı bildiği ve insanlar üzerinde denedikleri anlaşılmaktadır ki, birçok UFO raporunda bu tarz bir felç olayından sıkça bahsedilmektedir. İnsan kulağının duyabileceği frekans sınırının altındaki bazı elektromanyetik dalgalar da insanı etkiler.

Nitekim yine uzaylılarla karşılaştıklarını söyleyenler, acaba bir şey mi hissettiler, yoksa işittiler mi, kesin olarak bilemiyorlar. Aslında düşük frekanslı sesler, beyin dalgalarını değiştirmekle kalmaz, ayrıca şiddetli migren ağrılarına ve geçici felç gibi fiziksel aksaklıklara da neden olurlar.

'Kendilerini 'uzaylı' diye tanıtan 'cinler' insanların hayal gücü üzerinde tasarruf ediyorlar. Tıpkı hipnoz olayında olduğu gibi, şuuru ele geçiriyor ve istediği imajı ve inancı telkin ediyor. Kişinin beynine akım şeklinde yerleşen bu telkin, trans ve hipnozdan çıktıktan sonra, o kişi tarafından gerçekmiş gibi kabul ve iddia edilir.''

Güncelleme: 12/06/2010
lahuti.com
, 02/08/2008


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat