yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar


 



Gilad Atzmon: ''Avazım Çıktığı Kadar Bağırmak İstiyorum!''

Gilad Atzmon

Aşağıdaki yazı İsrailli ünlü müzisyen Gilad Atzmon'un son makalesinden alınmıştır:

Buradan avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum. Açık denizdeki son İsrail katliamını soruşturmak için, herhangi bir ''Uluslararası'', ''tarafsız'' veya ''bağımsız'' bir komisyona ihtiyaç yok. İsrail'in böyle bir komisyona itirazı çerçevesinde, İsrailliler daha çok gizlemek zorunda ve gerçek mesele daha derinlerde olduğu izlenimi var. Şayet İsrail'in ölümcül barbarlığını bütünüyle kavramak istiyorsanız, Eski Ahid'e bakmak zorundasınız...

Yahudi Devleti hukukun ötesindedir
. O, bilinen herhangi bir evrensel değerler sistemini takip etmez. İsrail, Lübnan'ı ezdi (2006) ve geriye 3000'den fazla ölmüş sivil bıraktı. 2009 yılında, bir BM RWA sığınağını fosfor bombasıyla bombaladı ve Gazze'de, çoğu kadın, çoluk, çocuk, yaşlılardan 1500 ölü bıraktı. Ve bu yılın başlarında, sahte yabancı pasaportlar kullanarak Dubai'e bir cinayet işledi. Geçtiğimiz hafta ise, Koşer donanmasının uluslararası sularda barış aktivistlerini doğradığını gördük.

İsrail'in Mavi Marmara'daki cinayetlerinde, hayatta kalabilen Türk sayısını okuyan ve işledikleri canilikleri haklı çıkarmaya çalışan İsrailli sözcüleri izleyen, katliamın mahkeme için meydana çıkan raporları, geriye hiçbir şüphe kalmadığını göstermektedir. İsrail toplumun geçmişinde geriye dönüş yoktur. Aslında uzun bir zaman öncesinden beri insanlıktan uzaklaşmaktadır. Siyonist önceliğin bir ''yeni medeni Yahudi inşâ etmek'' girişiminin bütünüyle bir başarısızlık olarak görünmesi gerektiğini, şimdi tartışmak daha makul olabilir. Gerçekten İsrailli Yahudi, hepsinden daha ölümcüldür...

Yahudi Devleti'
nin ahlâken hızlı bozulmasını anlatmanın bir yolu, aslında Siyonistlerin asla ahlaka yanaşmamış olduklarını vurgulamaktır. Onlar insanîliğin mânâsını doğru içselleştirmekten daha çok, kendi bahanelerine etkili bir şekilde hizmet edecek bir ağ örmeyi öğrenmekte daha hızlıydılar.

Bütün Hasbara(propaganda) yalanlar üzerine oturtuldu. Hasbara projesi yıllardır, baştan sona İsrail'i, 'Arap denizi'ndeki Batılı ve demokratik bir millet olarak sunan Sayanim tarafından desteklenmektedir. Yahudi devleti bütün bu zaman sürecinde, o toprakların yerli halkını katlederek, açlığa mahkûm ederek ve etnik temizliğe tabi tutarak, komşularına acı çektiriyordu.

Yeter artık, yeter!
Şimdi, akademik, siyasî ve medyada köşe başlarına tutmuş, her İsrailli ve Siyonist süzgecin adını vermenin ve onları utandırmanın zamanıdır. Bu o kadar çetrefilli olmamalı, çünkü Bu Sayanimler ve onların işbirlikçileri yaptıkları apaçık işlerle, son zamanlara kadar aramızdaydılar.

İsrailliler için Mavi Marmara'daki hadise ancak, koşer komandolarının üst güvertedeki karşılaştıkları ilk direnişle başlamıştır. İsrail basınında, aslında saldıranların kesinlikle komandolar olduğu tamamen görmezden gelindi. Gerçekte, onlar kısmen askerî bir suç işledi, uluslararası sularda, insanî yardım taşıyan sivil bir gemiye helikopterlerden indirildiler. İsrailliler için Mavi Marmara katliamı hadisesi, çatışmadan veya herhangi bir çatışma anlayışından tecrit edilmiştir.

Bu olayda, Kutsal Kitab'ın ölümcül pratiğinin kurbanlarının sadece Filistinliler, Arablar veya Müslümanlar olmadığını bazı Batılılar, şimdiye kadar göremedi. Aslında, Siyonizm gerçekten Gotim arasında bir fark görmez. Siyonizm açısından her bir gentile(Yahudi olmayan), potansiyel bir düşmandır. Bu gerçek, İsrail'in niçin bu kadar çok nükleer silaha sahip olduğunu, göstermektedir.

İsrail'in bombaları, bizim için, İngilizler için, Fransızlar için, Türkler için, Ruslar ve Çinliler için, kısaca geri kalan İnsanlık içindir. İsrail'in nükleer silahları, ilk asır tahkim edilmiş koşer sığınağında, henüz Romalılara teslim olmayan birkaç aşırı Yahudi'nin bir intihar eylemine girişmesini anlatan, Masada referansında anlaşılabilir.

Yeni İsrailliler kafalarında bir Armagedon senaryosuna sahipler. Onların felsefesi oldukça basit. İsrailliler, Auschwitz'den beri (bir kuzu gibi doğranmak) ''bir daha asla olmayacak'' dersini aldılar. Masada'dan beri, hayatta kalma mottosunu çıkardılar. Bu motto şöyle: ''Bizim aşağıya yuvarlandığımız bir zamanda, herkes bizimle yuvarlanacak.'' 3000 çocuk, kadın ve yaşlıyı yaşlıyla birlikte, Filistin tapınağını yıkan Kutsal Kitab'ın soykırımcı katilleri, aslında İsraillilerin, Samson'un hikâyesini yorumlamaları gerçeğidir.

Güncelleme: 09/06/2010
timeturk
, 08/06/2010


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat