yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar


 



Fisk: "1948'den Beri Dinlediğimiz Saçmalıklar"

Robert Fisk: The İndependent, Ortadoğu Muhabiri

Liderler yalan söylüyor, siviller ölüyor ve tarihten ders alınmıyor.

Ortadoğu'daki katliama o kadar alıştık ki, İsraillileri kırmayıp, hiç aldırış etmiyoruz. Gazze'deki ölenlerin ne kadarının sivil olduğu net değil, ama Bush yönetiminin cevabı -pısırık Gordon Brown tepkisini söylemiyorum- Araplar'ın onlarca yıldır bildikleri bir gerçeği teyit ediyor:

"Düşmanlarıyla mücadele etseler bile Batı, her zaman İsrail'in tarafını tutacak. Her zamanki gibi kan gölü, hepimizin bildiği, sadece şiddetten anlayan Araplar'ın hatasının sonucu."

1948 yılından beri bu saçmalığı, İsrailliler'den duyuyoruz. Ve her zaman Baba Bush, Clinton, Oğul Bush, Blair ve Brown, sanki her iki tarafın da- Filistin ve İsrail'in- F-18'leri, Merkava tankları ve ağır kara topları varmış gibi, her iki tarafa da "kısıtlama" çağrılarında bulunmuşlardır. Sekiz yıl içinde, Hamas'ın "ev yapımı roketler"i, sadece 20 İsrailli'yi öldürürken, bir gün boyunca devam eden bir İsrail saldırısında, ortalama 300'den fazla Filistinli öldürülmüştür..

Ve biz, İsrail'in güvenliğini istiyoruz ama İsrail'in, bu toplu ve tamamen orantısız katliamına göz yumuyoruz. Bir zamanlar Madeleine Albright, sanki Filistin tankları, Tel Aviv sokaklarında dolaşıyormuşçasına, İsrail'in "kuşatma altında" olduğunu söylemişti.

Dün gece itibariyle kur oranı, ölen bir İsrailli için, 296 Filistinli'ydi. 2006 senesine gittiğimizde bu oran, bir İsrailli için on Lübnanlı'ydı..

Hamas'ın, Filistinliler'in gördüğü baskıyı vurgulamak için, şiddete ihtiyacı var. Bunu sağlayacağı yönünde, İsrail'e güveniyor. İsrail içine atılacak birkaç roket, İsrail'i zor durumda bırakacaktır. Şu anki mevcut cismaniyetiyle, Gazze'de hiç bulunmamış, Ortadoğu barış elçisi Tony Blair'den sızlanma yok. Şaşırtıcı birşey yok.

Filistinli bir kadın, İsrail hava saldırısından sonra, yıkılmış, Hamas polis binasının yanından geçiyor.

Alışıldık İsrail çizgisini duyuyoruz. İsrail ordusunun, eski "araştırma ve değerlendirme birimi" komutanı General Yaakov Amidror:

"Dünya'da hiçbir ülkenin, ciddi tedbirler almadan, kendi ülke vatandaşlarının, roket saldırılarına hedef olmasına izin vermeyeceğini" duyurdu. Tabii ki böyledir. Ama IRA, Kuzey İrlanda sınırından havan saldırılarında bulunduğunda, Protestanlara ve polis karakollarına saldırmak için, gerillaları Cumhuriyetin içine girerken, İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetlerini, İrlanda Cumhuriyetine mi salıverdi? Kraliyet Hava Kuvvetleri, İrlandalılar'a bir ders vermek için, kiliseleri, tankerleri ve polis karakollarını bombalayıp, 300 sivil mi öldürdü? Hayır öyle yapmadı. Çünkü dünya, bunu bir cani hareket olarak görecekti. Kendimizi IRA'nın seviyesine düşürmek istemedik.

Evet, İsrail güvenliği hak ediyor. Ama tüm bu kan banyosu, bu güvenliği getirmeyecek. 1948'den beri hava saldırıları, İsrail'i korumadı. 1975 yılından beri İsrail, Lübnan'ı binlerce kez bombaladı ve kimse "terörü" yok edemedi. Peki geçen gece ki reaksiyon neydi? İsrailliler, kara saldırısı tehditinde bulundu. Hamas, başka bir cephe için beklemede. Bizim Batılı politikacılar, kendi ödlek deliklerine sinmişler. Ve doğuda bir yerde – bir mağarada? Bir bodrumda? Bir dağ kıyısında? – sarıklı meşhur bir adam gülümsüyor.

Güncelleme: 01/01/2009
Kaynak: Robert Fisk, "Leaders Lie, Civilians Die, and Lessons of History are İgnored", independent.co.uk, (timeturk, Hasan Uncular), 29/12/2008.


 

ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat