yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar


 



İklim Uzmanı Stern: "Bizler Gezegeni Yok Edebilecek İlk Nesiliz"

Darfur- Afrika

"The Guardian" gazetesinden Decca Aitkenhead'in; Lord Nicholas Stern ile yaptığı ropörtajdan bir bölüm ve tanıtım yazısı aşağıda verilmiştir:

Orta yaşlarda, sade takım elbiseli, beyaz ve derli toplu saçlı bu adam, akademinin ona kazandırdığı müşkülpesent yapısıyla oldukça nazik konuşuyor. Ancak konuştuğu zaman, tüm dünya şimdi onu dinliyor.

Stern Raporu'nun 2006'da yayınlanmasından beri, profesör, iklim değişimi konusunda küresel bir otorite oldu. Gordon Brown tarafından görevlendirildi. İklim değişiminin ekonomiye yansımaları ile ilgili çalışması; bu konudaki tartışmaları kutup ayılarından, ya da sıradışı yazlardan çıkarıp  bilanço hesaplarının yapıldığı dünyanın içine soktu.

Rapor, iklim değişimini engellemek için yıllık bazda, küresel gayrisafi yurtiçi hasılanın %1'i yatırım olarak kullanılmadığı takdirde, küresel gayrisafi yurtiçi hasılanın %20'sini ödememiz gerektiği konusunda bizleri uyarmıştı. Bu sonuç birdenbire CBI (Britanya Endüstri Konfedarasyonu) ve Institute of Directors (Yöneticiler Ensititüsü)'ın dikkatlerini çekti. Böylece önceleri ciddiye alınmayan ve küçünsenmiş bu hareket bir dönüm noktası yaşadı. Stern, yeşilcilerin gri kahramanı oldu. Tam anlamıyla güçlüydü. Çünkü beklenmedik bir çevre savaşçısı gibi görünüyordu.

Stern, Hazine Bakanlığı'ndan London School of Economics'e(Londra Ekonomi Okulu) döndüğünde, ömür boyu "Sir" ünvanını kazandı(soylu yapıldı). Stern, şimdi de bir kitap yayınlamak üzere. Kitabı adı "A Blueprint For a Safer Planet"(Daha Güvenli bir Gezegen İçin Ayrıntılı Plan). Üç temel prensibi; etkililik, verim ve adaleti rehber edinen kitap, zengin ülkelerin, emisyonları düşürmek için önayak olmalarını ve  gayrisafi milli hasılanın %2'sine yakınını yatırıma ayırmalarını istiyor. Yeşil teknolojileri ve uluslararası emisyon(salım) ticaretini ve ormanların yok olmasını durdurmak için para sağlanmasını teklif ediyor. Bu düzenlemeler, Stern'in felaketi engelleyebileceğimize inandığı umut vaadeden şartlardır.

Lord Nicholas Stern

Ancak Stern, iyimserlikle Armageddon arasında hassas bir çizgide gidip geliyor ve son iklim değişimi konferansında, krizin boyutlarını kavramaları için dünya liderlerini şöyle uyarıyordu:

"Politikacılar şimdi bunun ne kadar zor olduğunu anlıyorlar mı? Sadece dört, beş, altı santigrat derecelik bir yükselişin ne kadar harap edici olabileceğini henüz anladıklarını sanmıyorum."

Durumun vehametini ancak olduktan sonra anlaşılabileceğini söylüyor ve kendi raporunun bile karşı karşıya olduğumuz riskleri eksik değerlendirmiş olabileceğinden korktuğunu ekliyor.

Rapor yayınlandığında, insanlar benim abarttığımı düşündüler. Ancak insanların incelediği herşey düşündüklerinden daha kötüye döndü. Bir kaç yıl öncesiyle kıyaslandığında birşey yapmamak bile kayıtsızlık ve vurdumduymazlık olarak görülüyor. Stern, bu kelimeyi kullandıktan sonra ölçüyü kaçırmış olabileceğini düşünmüşçesine duraksıyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:

"Vurdumduymazlık" sadece bir kelime. Benim kastettiğim, bizler tehlikenin boyutunun farkına varmak zorundayız. Eğer örneğin işlerimiz  gibi herhangi bir konuda alışıldığı gibi devam edersek, bu yüzyılın sonunda öyle bir konsantrasyon seviyesine erişmiş olacağız ki; 19. yüzyıla kıyasla beş santigrat derecenin üzerinde olmak için aşağı yukarı % 50 şansımız olacak. Biz insanlar, yalnızca 100.000 yaşındayız. Bizler 30-50 milyar yıl öncesini görmedik. Üç milyon yıl boyunca üç santigrat derece artışı  görmedik."

Stern, insanların tüm yeni "şartlara kolayca adapte olabileceği" saçma fikrinin, geçerli olmadığını şöyle açıklıyor:

"Ne yapacağız? Taşınacağız. İnsanlar göç edecek. Çünkü Güney Avrupa'nın çoğu çöl olacak. Diğer yerler ise su altında kalacak. Diğerlerine, öyle sıklıkla öyle şidettli fırtınalar isabet edecek ki; o yerler nersedeyse içinde yaşanamaz hale gelecek. Öyleki yüz milyonlarca insan göç edecek. Zaten kuraklığın, kırsalda yaşayan insanların otlaklarını harap ettiği Darfur'da göç eden insanları görüyorsunuz. Onlar göç ediyorlar ve göç ettikleri yerlerdeki insanlarla ters düşüyorlar. Henüz sadece 0,8 derecelik bir artışı görmekteyiz. Bizler gezegeni yok etme gücüne sahip ilk nesiliz. Sizler gezegenin değişimine sebep oluyorsunuz. Bundan dolayı, bu gibi riskleri görmezden gelmek ancak vurdumduymazlık olarak tanımlanabilir."

Stern'in çalışmasının özünde basit bir hesaplama yatıyor ve durumu şöyle özetliyor:

"Eğer iklim değişimiyle ilgili bilimsel verilerimiz sağlamsa, düşük emisyona yönelik karbon ekonomisine geçiş için gereken değişim maliyetleri; her ne kadar göz korkutucu olsa da, felaketi önleme yolunda kurtaracağımız küçük bir parça olacak. Eğer iklim değişimini anlayabilmek için başvurduğumuz bilim yanlış olsa bile; biz bu maliyetlere gereksiz yere katlanmamış oluruz. Bu durum bizim için faydalı olurdu, çünkü; yeni ve temiz teknolojilerle daha verimli  enerjiye ve ormanları korumanın bir sonucu olarak daha fazla biyoçeşitliliğe sahip bir dünyaya kavuşurduk."

Güncelleme: 02/06/2009
Kaynak:
Decca Aitkenhead, "We're the First Generation that has had the Power to Destroy the Planet. Ignoring that Risk can Only be Described as Reckless", guardian.co.uk, Çev. Kader Demirpehlivan, yaklasansaat.com, 30/03/2009.


 

ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat