yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar


 



Ömer Madra: "James Hansen İki Yılımız Kaldı Diyor"
(M. Zeynep Özkartal'ın, Ömer Madra ile yaptığı röportajdan alınmıştır.)

Türkiye'de küresel ısınma denince akla gelen ilk isimlerden biri, Ömer Madra diyor ki; bu hayat pek de uzun süre devam etmeyecek böyle. Bu yangınlar, kuraklık, tepemizde boza pişiren sıcaklar, bu gidişatın habercisi. Kısacası "Benden sonra tufan" yok artık, tufan kapıda.

Orman yangınları artık bir yaz klasiği haline geldi. Bu yaz Mersin'le başladık, önceki gün Alaçatı'daki yangın haberi geldi. Hepimizi kavuran sıcaklar, ağaçlara da mı etki ediyor? Yoksa suçlu küresel ısınma mı?

"KURAKLIKLA YANGINLAR ARASINDA İLİŞKİ VAR"

Birkaç yıldır orman yangınlarının sayısı ciddi biçimde arttı. Bu bir tesadüf mü, yoksa küresel ısınmanın alametlerinden biri mi?

Tıpkı şu içtiğin sigaradan dolayı kanser oldun diyemeyeceğimiz gibi, bu yangınlara küresel ısınma neden oluyor da diyemeyiz. Ama görülmemiş bir kuraklık var. 

Kuraklıkla yangın arasında şöyle bir bağlantı kurulabilir mi? Kuru odun yaş odundan kolay yanıyor.

Aynen öyle. Ama bunu siz söylediniz, ben de rahat ettim. Çünkü her zaman inandırıcı olamıyorum. Mersin'de ormanlar bu yüzden yanıyor diyemem tabii ama bundan sonrakiler böyle devam edecek diyebilirim.

"Magandanın biri izmarit attı, orman ondan yandı" kadar basit değil mi?

Elbette ondan da oluyor olabilir; ama ağaçlar çıra gibi kuruyorsa, sabotajcı olsa da olmasa da yanacak demektir. Önleyemezsin. Halktan arındırın ormanları, gene yanacak, gene yanacak. 

JAMES HANSEN: "BİR-İKİ YILIMIZ KALDI"

Durum o kadar vahim yani...

Düşünün, doktora "Durumu nedir doktorcuğum? Neyim var?" diyorsunuz. Boğazını temizleyip "Buyrun şöyle oturun" diyor. Kavramak çok zor biliyorum ama bu durumdayız ve önlemek için sadece birkaç senemiz var. Bundan tam 20 yıl önce, dünyanın en önemli iklim bilimcilerinden biri olan James Hansen, Amerikan Kongresi'ne gidiyor ve diyor ki; "İklim değişikliği ve küresel ısınma diye bir şey var". Böylece siyaset ekranına çıkıyor konu. "Bir yanda seller olacak, bir yanda da kuraklık." 20 yıldır her şey tam da dediği gibi oluyor. Hansen, bundan 15 gün önce bir konuşma daha yaptı Kongre'de. Dedi ki: "20 yıl önce küresel ısınma pupa yelken gidiyor demiştim. Bugünle o gün arasında bir büyük fark var. O zaman kullanacak 20 yılımız vardı, şimdi ya bir ya iki yıl."

"HER ŞEYİ DURDURSAK DA, ISINMA DEVAM EDECEK"

Ne olacak iki yıl sonra?


Zarar telafi edilemez bir noktada olacak. Karbondioksit ve atmosferdeki sera gazları öyle bir seviyeye ulaşır ki, bardağı taşıran son damla olur, işler kontrolden çıkar ve gelecek kuşaklar hiçbir şey yapamaz artık. 

Bunun bir yara olduğunu düşünelim. Durdurulursa zamanla kapanır mı, yoksa o haliyle mi kalır?


İkisi de değil aslında. Her şeyi, yani otomobilleri, uçakları, endüstriyi, tarımı vb. hemen durdursak da ısınma artmaya devam edecek. Endüstri Devrimi'nden bu yana da zaten 0,8 derece sıcaklık artmış ama asıl son 35-40 yılda deli gibi artmış! Ne yapsak artacak. 

"KÜRESEL ISINMANIN MİLADI ENDÜSTRİ DEVRİMİ"

Küresel ısınmanın miladı Endüstri Devrimi mi?

Evet, ondan önce hiçbir şey yok. Vahim bir olay bu. Çağdaş medeniyet iklimi değiştiriyor. 

Medeniyet dediğimiz şey, bizi yok ediyor yani...

Tuhaf ama aynen böyle. Hepimizi yok edecek. 

Peki tehlike bu kadar ortadaysa önlememize engel olan nedir?

Bunun önündeki en önemli engel, büyük petrol, kömür, enerji ve otomotiv şirketleri. Böyle devam etsin istiyorlar, kısa vadeli kârları azalmasın, hep maksimumda kalsın. Ancak bir tarafta da canlılar alemi duruyor.

"CAYDIRICI TEDBİRLER LAZIM"

Çözüm nerede?

Fosil yakıtlardan vazgeçmek ve süratle enerji tasarrufu yapmak. Kömürü hayatımızdan tamamen çıkarmamız lazım. Britanya Adaları, 250 yıldır 15 santim daha alçak. Neden mi? Kömür çıkardıkları için. Bakın, bu bir çevre kirliliği meselesi değil. Kömür yakan santralların çevresinde yaşayanların solunum yolu hastalıklarına yakalanma ihtimalleri artıyor. Ama bu sorun o civardakiler için geçerli. Esas sorun, kömürü yaktığınız anda çıkan karbonmonoksit gazının, Dünya'nın ısınmasına sebep olmasıdır

"MELEN'DEN SUYU GETİRİRİZ, MELEN KURURSA NE OLACAK?"

Kadir Topbaş geçen gün buharlaşma olduğunu ve İstanbul’da 138 günlük su rezervi kaldığını açıkladı.

Bütün bilim adamlarının buluştuğu ortak nokta şu: Kuraklık var. Özellikle Akdeniz bölgesi yüzyıl ortalarına doğru çöle dönecek. 2050'ye gelindiğinde Burdur'da aşırı sıcak denilen günlerin sayısı 62 olacak. 40 derecenin üstünde 62 gün nasıl yaşanır? Buna siyasetçiler maalesef yeterince vakıf değil, sürekli yüzeysel tedbirler öneriyorlar. İşte Melen'den getiririz, İstanbul’un suyunu hallederiz. Ama Melen de kurursa ne olacak?

Suyla ilgili size bir yazı okuyacağım. Başlığı; "Konutta 'en büyük gölet benim' yarışı". İstanbul çevresindeki yeni sitelere yapay göller yapılıyormuş. Pompei'nin son günleri gibi. Ya onlar bizimle dalga geçiyor ya da bilim adamları... İkisi birden doğru olamaz. 

"GÜNEYDOĞU'DA DURUM KORKUNÇ, KONYA ÇÖL İKLİMİNE GİRDİ"

Türkiye’nin küresel ısınma karnesi ne durumda?

Konya için yeni bir rapor geldi mesela; uzun yıllar yağış ortalaması 323 milimetre olan Konya'nın, son üç yıldaki ortalaması "çöl iklimi" yağış sınırı olan 250 milimetreye çok yaklaşmış. Çöl deyince illa Sahra gibi kum çölü anlamak gerekmiyor; orada hiçbir şeyin yetişmemesi, tarım yapılamaması, yeterli ürün alınamaması demek bu.

En kötüsü Konya mı?

Hayır, Güneydoğu'da durum korkunç. Görülmemiş boyutta bir kuraklık olduğu rapor ediliyor orada. Sekiz ilde toplam 15 milyon dönüm ekili araziyi kasıp kavurmuş. Hububat ve bakliyat ekili arazilerin yaklaşık % 90'ı yok olmuş. 

Kırım Kongo Kenelerinin ilgisi var mı iklim değişikliğiyle?

Muhtemelen bağlantılı. Yakında Türkiye'de de patlayacak başka bir mesele var: Ağaç kabuğu böcekleri. Kanada'da milyonlarca ağacı yok ettiler. Çünkü onların larvaları eskiden kışı atlatamıyordu, ama şimdi ısınmadan ötürü atlatıyorlar ve sayıları milyarları buluyor. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığını yayan keneler de öyle. Kış hafif geçerse kene de artıyor. Bunları ilaçladığında da yeraltı sularına karışıyor ve beslenme zincirini etkiliyorsun. Kısacası küresel ısınma, tarihte gezegenin gördüğü en büyük tehlike.

Güncelleme: 14/07/2008
milliyet, 13/07/2008



 

ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat