yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar


 



Titicaca Gölü Yakınında Keşfedilen Uygarlık: "Devler"e mi Ait?

İnka efsanesine göre; şehirleri devler tarafından inşa edilmiş ve tufanda yıkılmış.

Bolivya'nın yüksek platosunda çalışmalarını sürdürmekte olan tanınmış araştırmacı David Flynn, Dünya yörüngesindeki uydulardan faydalanarak, Titicaca Gölü'nün ötesine uzanan ve yüzlerce kilometrekareye yayılmış, önceden keşfedilmemiş, doğal olmayan bazı yapılar keşfetti. Bunlar, çeşitli geoglifik; toprağa kazınmış devasa büyüklükte şekillerdir. Bunların içinde, düz paralel çizgiler, birbiri içine geçmiş muazzam dairesel şekiller ve dörtgenler, duvar ve tümseklerle yapılmış labirent benzeri yapılar, arazinin tümüne yayılmış bulunuyor.

Gölün 120 mil güneyinde, tüm bir çöl yüzeyi üzerine spiral, lineer ve çapraz şekilli yollar çizilmiş durumda. Gölün yakınlarına doğru tepe aşağı bakıldığında, dikey olarak dallara ayrılmış duvarlar ve dikdörtgen şekilli hücreler görülebilir. Bu duvarların çoğu, yüzlerce feet hatta daha fazla yükseklikte ve genişlikleri ortalama olarak 15 feet civarındadır. Titicaca Gölü'nü çevreleyen bölgede, büyük bileşik yapısıyla geoglif şekiller; antik dünyanın bilinen en büyük yapıtları arasında, şaşırtıcı ve olağanüstü bir yapıya sahiptirler.

Birçok araştırmacı, Titicaca Gölü'nün yalnızca 12 mil güneyinde bulunan ve geogliflerin bulunduğu arazi merkezinin yakınındaki Tiahuanaco kalıntılarının, şimdiye kadar dünyada keşfedilen en eski şehir olduğuna inanıyor. Bu teorilere uygun olarak, İspanyol fethi(istilası) sırasında, bölgedeki İnka yaşayışının izleri, Tiahuanaco'nun, İnka uygarlığının başlangıcından binlerce yıl önce var olduğunu gösteriyor.

İnka efsanesi göre; Titicaca Gölüne, İlahları Viracocha'nın, bir "dev soyu"nu ve sonra da ilk insanları yarattığı yer olarak saygı gösterilirdi. İnka efsanesi şöyle devam ediyor: Devler, o bölgede; Tiahuanaco'yu ve daha birçok şehir ve yapıyı inşa etti. Ancak, devlerin yaptığı korkunç kötülükler sebebiyle,tufanda yok oldular. Yöredeki yerliler, bu efsaneye bugün hala inanmaktadırlar.

Bunun dışında bu  bölgeyi kaplamış olan geoglifler, ekstrem bir devri gözler önüne seriyor. Buzul  çağı sedimanı(çökelti tortu) ile kaplanmış tepe ve dağların bulunduğu bölgeler, yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmış. Geoglifler, tortuyla kaplı tabana gömülmüş bulunuyor. Bu da onların yapıldığı zamanın, son buzul erimesinden bir süre önce, Pleistocene devrine, yani yaklaşık 13 000 yıl önceye gidebileceği fikrini güçlendiriyor.

İlk araştırmacılar, gölün civarında ki toprakta bulunan olağan dışı şekilleri, İnka ve İnka öncesi tarım tekniklerinin ürettiğini iddia ediyorlardı. Özellikle de bizzat göl çevresinde bulunan yatay teraslama uygulanmış yerler hakkında, bu teoriyi öne sürüyorlardı. Ancak tarımla ilişkilendirilen açıklamalar, Bolivya yüksek düzlüğünün rakımı ve bölgedeki geogliflerin çokluğu açısından, problemliydi.

Bölgede tespit edilmiş şekil ve modellerin çoğu, ortalama olarak deniz seviyesinin 12.500 feet üstünde. Ve bu arazi son 10.000 yıldır ürün yetiştirilmesine imkan vermiyor. Oldukça  yetersiz hava koşullarında, yükseklik hastalığı gerçek bir tehlikeyken, bu eserler, çok büyük bir iş gücü ile yüzlerce yıl sürecek bir çalışma gerektirecektir. Kelimenin tam anlamıyla, burada gereken süper bir insan gücüdür. Ayrıca yeni yüksek çözünürlükte uydu fotoğraflarına göre; şekillerin çoğu, erken dönem İnka sanatının, dini ve ritüelistik karakterini gösteriyor. Bu modeller, iletişim kurmanın henüz bilinmeyen daha gelişmiş bir şeklini gösteriyor olabilirler.

Peru'da bulunan Nazca çizgileri, belki de Titicaca'daki geogliflere en yakın modellerden biri. Nazca çizgileri ve Titicaca geoglifleri, modern zamanlardakine benzemeyen bir tarzda, düşünce sisteminin şekillenmesi gibi gözüküyor. Bu geogliflerin yapılmasındaki amacın tam olarak ne olduğu ve onların yapım metotları, belirsizliğini koruyor. Bununla beraber Titicaca Gölü civarındaki birçok geoglif, dağ yamaçlarında ve deniz seviyesinin 14.000 feet yükseklikte ortaya çıkarılmasına rağmen, Nazca çizgileri, Pasifik kıyısına yakın bir yerde, düşük rakımda ve çöle oyulmuş olarak bulunmuşlardır.

Titicaca çevresindeki modelleri oluşturmak için, görülmemiş bir emek ve kaynak gerektiğinden, onları yapanların akıllarında inanılmaz bir öneme sahip olmalıdırlar. Bu eserler, bir antik medeniyete ait en büyük kalıntılardır ve bu güne kadar göz ardı edilmiş bir medeniyete aittirler. Bu doğrultuda, yeni keşfedilmiş geoglifler, kesin olarak daha ciddi bir bilimsel çalışma gerektirmektedirler.

Güncelleme: 21/11/2008
Kaynak:
Donna Anderson, "Researcher Claims Vast Network of Prehistoric Civilization Discovered Near Lake Titicaca", RaidersNewsNetwork, Çev. Abdülkadir Bayrakçı, yaklasansaat.com, 27/02/2008.


 

ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat