yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar


 



"Dünya Hükümeti" İçin Eğitim

Sir Julian Sorell Huxley(1887-1975)

"Bana göre politika açısından ileride en büyük öneme sahip olacak konu, sürü(kitle) psikolojisidir. Sürü psikolojisi, bilimsel olarak konuşmak gerekirse, çok gelişmiş bir inceleme konusu değildir. Zengin olmak ya da yönetimi elde etmek isteyen becerikli adamlar için, böyle bir çalışma son derece faydalıdır.

"Kitle psikolojisi, elbette bilimsel anlamda bireysel psikolojiden yola çıkılarak yapılandırılmıştır. Ancak şimdiye dek, bu konu bir çeşit sezgisel sağ duyu üzerinde temellenmiş el yordamı metotlarla ele alınmıştır. Bu meselenin önemi, modern propaganda yöntemlerinin gelişmesiyle, son derece artmıştır. Bu yöntemlerin en etkileyici olanı 'eğitim' diye adlandırılır. Gittikçe azalsa da, bu oyunda dinin de bir rolü vardır. Basın, sinema ve radyonun rolü ise, gün geçtikçe artmaktadır.." (Bertrand Russell, 1952)

EVRİMCİ DÜNYA HÜMANİZMİ

1946 yılında UNESCO'nun ilk yöneticisi sıfatıyla Sir Julian Sorell Huxley(1887-1975), "UNESCO'nun amacı ve Psikolojisi" isimli bir makale dizisi yazdı. Bu makalelerde, kendi dünya görüşünü özetledi. Huxley'e göre; UNESCO'nun esas felsefesi, kendisinin Evrimci Dünya Hümanizmi isimini verdiği düşünce sistemi olmalıdır. Makale serisinin birincisinde, bu felsefe ve onun öjeniklerle ilişkisi tanımlanıyor. İkinci makale de ise; "UNESCO'nun amacı olan tek bir dünya devleti" altında küresel politik birleşmeye, "dünyayı zihinsel anlamda hazırlama" üzerinde önemle duruluyor. 

Bu makale, UNESCO'nun esaslı bir yöntem olarak "eğitim"i, nasıl gençler kadar yaşlıların zihinlerini de şekillendirmek için kullandığını anlatmaktadır. Julian Huxley, evrimci bir biyolog ve hümanisttir. İngiliz Hümanist Birliğinin ilk başkanıdır. İngiliz Öjenik derneğinin başkanı, ayrıca transhümanizm terimini ilk defa ortaya atan kişidir. Dünya Vahşi Yaşam fonunun kurucu üyesidir.

DÜNYA HÜKÜMETİ İÇİN: OKUR YAZARLIK KAMPANYASI YETMEZ

"Şayet akılın egemen olduğu bir dünyada, eğitim anlamında tam donanımlı  insanların yanında, dünyanın büyük bölümü cahillikten kıvranıyorsa, insanlığın ortak bir bakışa sahip olması imkansızdır. Böyle bir dünyada, bilimsel gelişim ve birleşmenin yerini, batıl inançlar ve hizipleşme alacaktır. Bunun için cahillik karşıtı ve ortak bir temel eğitimi amaçlamış dev kampanyalar, UNESCO'nun programının bir parçasını oluşturmalıdır. Bunun dışında, insanlığın büyük bölümü açlık, sağlık sorunları, barınak ihtiyacı yüzünden kaygılar taşırken, tatmin edici ortak değer ölçülerine ulaşılamayacağı açıktır.

"Ancak kısa bir süre sonra yalnız başına okuryazarlık kampanyalarının yeterli olmadığı anlaşıldı. Bu kampanyanın, genel eğitim sistemine bağlanmasına ihtiyaç var. Okul çağını geçirmiş cahil insanlara genel eğitimle beraber özellikle sağlık, modern tarım metotları ve vatandaşlığa ilişkin sosyal eğitim de verilmelidir. İşte bu yüzden UNESCO'nun programında okuma yazma kampanyaları, geniş kapsamlı temel eğitim çalışmalarıyla birleştirilmiştir."

UNESCO: EĞİTİM, ANA OKULA İNMELİDİR

"Unesco'nun bir an önce programına alması gereken bir diğer madde, ise psiko –analiz uygulamalardır. Bu da eğitimin, kreşlere hatta bebekliğe kadar inmesi anlamına gelmektedir."

Lord Bertrand tarafından yazılan "The Impact of Science on Society"(1952)(Bilimin Toplum üzerindeki Etkisi) isimli kitabında, özellikle çok küçük yaştakiler için eğitimin önemi vurgulanıyor. Russell, katı bir enternasyonalist ve genel olarakta küçük çocukların eğitimi üzerinde çalışmış, ünlü bir İngiliz felsefeci ve matematikçiydi.

RUSSEL: "THE IMPACT OF SCİENCE ON SOCİETY" KİTABINDA NE DİYOR?

"Sürü psikolojisinde gereken şey, ikna sanatıdır. Hitler'in konuşmasıyla, Edmund Burke'nin konuşmasını kıyaslarsanız, 18.yy.'dan bu yana, bu sanatta meydana gelen gelişmeleri görebilirsiniz. Geçmişte yanlış olan şey, insanların kitaplarda, insanın mantıklı bir hayvan olduğunu okumaları ve görüşlerinin bu hipotezle sınırlı kalmasıydı. Şimdi şunu biliyoruz; ikna etmek için, sahne ışığı ve müzik, en iyi kıyas tekniğinin yapabildiğinden daha fazlasını yapabiliyor. Bir zaman geldiğinde, Devlet tarafından para ve donanımla ihtiyacı karşılanmış herhangi biri, eğer hasta bir genç yakalayabilirse, herhangi bir şey için ikna edebilir."

Beklenen şu ki; fizyoloji ve psikolojideki gelişmeler, hükümetlere, bireylerin zihinleri üzerinde, şu an totaliter ülkelerin sahip olduklarından çok daha fazla hakimiyet getirecek. Fichte, şu saptamayı yapıyordu:

"EĞİTİM,ÖZGÜR İRADEYİ YOK ETMELİDİR"

"Eğitim, özgür iradeyi tahrip etmeyi amaçlamalıdır(!) ki böylece öğrenciler, okullarını bitirdikten sonra, okuldaki efendilerinin istediğinden başka bir şey düşünemesinler, başka şekilde davranamasınlar! Ancak bu, onun zamanında ulaşılamaz bir idealdi. Ona göre en iyi sistem, Karl Marx'ın sistemiydi. Gelecekte diktatörlükle yönetilen yerlerde, muhtemelen böyle başarısızlıklar meydana gelmeyecekti. Diyet, enjeksiyonlar ve uyarılarla, çok küçük yaştan itibaren otoritelerin düşüncelerine uygun ve asla ciddi eleştirilere maruz kalamayacak, belli bir karakter tipine ve inançlara sahip kişiler üretilecek.. Bu kişilerin hepsi, en sefil durumda bile olsalar, hükümet onların mutlu olduğunu söylediği için mutlu olduklarına inanacaklar."

Russell, halkın kendi görüş ve kanaatlerinin nasıl oluştuğunu bilmesine izin verilmemesinin önemini açıkca anlamıştı:

"Özen ve sebatla bu bilimin üzerinde çalışılmış olmasına rağmen, bu bilim, kesin olarak yönetici sınıfa özgü olacak. Onun, inançları nasıl oluşturduğunu halkın bilmesine izin verilmeyecek. Teknik tamamlandığında, bir neslin eğitiminden sorumlu olan her hükümet, polis veya ordulara ihtiyaç duymaksızın, onları güvenli bir şekilde kontrol edebilecek."

Güncelleme: 19/11/2008
Kaynak:"Education for World Government", knowledgedrivenrevolution, Çev. Şerife Bayraktar, yaklaşansaat.com, 02/06/2008.


 

ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat