yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar


 



İnsanlığını Kaybetmemişlerin İsyanı!

Vittorio Arrigoni: "Gazze'de İnsanlık Katlediliyor!"

Gazze'ye, Özgürlük Hareketi'yle giden İtalyan gazeteci Vittorio Arrigoni; Dünya insanlığına seslendi:

"Kalkın ve öfkenizi her şehirde, her meydanda haykırın!

"Gökyüzü yeri titreten gürültülerle sallanırken, keskin bir sülfür kokusu havayı kaplıyor. Kulaklarım patlamalardan sağır, gözlerim cesetler nedeniyle gözyaşlarıyla dolu.

El-Şifa hastanesi önündeyim, Gazze'nin ana hastanesi. Az önce İsrail, dehşet dolu tehdidini savurdu, ancak bu yeni bir şey değil. Dün Wea'm hastanesi, Refah'daki bir ilaç deposu, İslami Üniversitesi ve Şeride yayılan diğer camilerle birlikte yıkıldı.

Görünen o ki, artık "makul" hedefler bulamıyorlar, hava ve deniz kuvvetleri, ibadet yerleri, okullar ve hastanelerle zaman öldürüyor. Her yeni saat, her yeni dakika tek başına bir 9/11 buralarda ve yarın bir öncekiyle aynı, yeni bir matem günü. Tepenizde sürekli helikopterler ve uçaklar, parlama gördüğünüz anda çok geç oluyor ve çoktan ahirete yola çıkıyorsunuz. Şerit'te bombalara karşı sığınak yok ve hiçbir yer, gerçekten güvenli değil. 60 saattir hiç uyumadım, tüm Gazzeliler de...

Bir ambülâns geldi, sonra bir camiyi havaya uçurdular, şükürler olsun ki boşaltılmıştı. Ne yazık ki, kötü şanstan değil, sadece cani ve teröristçe sivilleri katletmek için, İsrail bombası, caminin yakınlarındaki bir evi vurdu. Enkaz altından altı kız kardeşin zayıf bedenlerinin çıkarılışını izledik, beşi ölmüştü ve biri de çok ağır yaralanmıştı. Küçük kızları simsiyah asfaltın üzerine yatırdılar, artık kullanılamaz olduğu için atılmış, kırık oyuncak bebekler gibiydiler. Bu bir hata değil, isteyerek ve alaycı bir dehşet!

320 ölümüz var ve 1000'den fazla yaralımız. Şifa hastanesindeki doktora göre, bunların %60'ı önümüzdeki birkaç saat, ya da gün içerisinde ölmeye mahkum, uzatılmış, bir can çekişmeden sonra. Birçok kayıp var ve son iki gündür çaresiz eşler; hastanelerde, oğullarını ve kocalarını arıyor. Morg, ölüm tiyatrosu oyunu gibi. Bir hemşire bana bir Filistinli kadının eşini kopmuş elinden teşhis edebildiğini anlattı. Kocasından kalan o tek şey ve kendi elinde taşıdığı ebedi aşkın, birbirlerine verdikleri sözün simgesi alyans. İki ailenin yaşadığı evden geriye, çok az sayıda parça kaldı. Akrabalarına bir yarım göğüs ve üç bacak gösterildi.

Lütfen, birisi, bu kabusu durdursun! Sessiz kalmayı seçmek, şu an yaşanan soykırıma çanak tutmaktır. Dünya'nın her başkentinde, her şehrinde, her meydanında, öfkenizle bağırın, öyle bağırın ki, bizim acı ve korku çığlıklarımızı bastırsın!"

Kaynak: "Slowy Dying in a Useless Listening in Gaza", Vittorio Arrigoni Il Manifesto, freegaza.org, (timeturk), 29/12/2008.

Gideon Levy: "İnsanlık, Ahlak, Hukuk ve Hikmet Çiğnendi"

Gideon Levy

İsrail, Gazze'deki saldırısı ile; insanlığın, ahlâkın, uluslararası hukukun, hikmetin bütün kırmızı çizgilerine tecavüz ediyor. İsrail, daha dün ağır kayıplarla bir savaştan çıkmıştı. 2006 Temmuzunda, ikinci Lübnan savaşını ateşledikten sonra bu gazetede şöyle yazmıştım:

"Her mahallenin öfkesini tutan, kötü huylu bir belalısı bulunur. Ancak haksız olduğu için, kendine hâkim olamaz. Bu kötü huylu belalıya, dokunulmuştur da, ancak onun karşılığı vakitsiz ve büyük olur."

Bu yazıdan iki buçuk yıl sonra, aynı olaylar, çok daha tüyler ürpertici, çok daha korkunç bir şekilde yeniden başlıyor. İsrail, geçen birkaç saat içinde Gazze'yi yakıp yıktı, kan gölüne çevirdi.. İnsanlığın, ahlakın, uluslararası hukukun, hikmetin bütün kırmızı çizgilerine tecavüz ediyor.

Dün Gazze'de, yalnızca savaş suçu ve siyasi basiretsizlik yaşanmadı. Yaşananlar tarihe karşı acı bir alay: Ehud Olmert'in dilinden yüksek sesle barış sözcükleri yükselirken, daha önce İsrail tarihinde hiçbir liderin dile getirmediği kadar cesur laflar ederken… Sözde sol parti lideri savunma bakanı Ehud Barak da, bu suça ortak oldu. İsrail, dün Gazze'de korkunç katliama ve yıkıma başlamadan önce herhangi bir siyasi hedef gütmedi.

Şimdi su gibi kan akacak. Ambargo altındaki fakir Gazze, mülteci şehri asıl bedeli ödeyecek. Bizden de kan dökülecek şüphesiz. Hamas, basiretsizliğiyle kendine ve halkına bunu yaptı. Ancak bu tabiî ki İsrail’in sert ve aşırı tepkisini haklı çıkarmıyor. Ortadoğu şaşırtıcı bir şekilde kendi tarihini tekrar ediyor.. Bu, İsrail'in savaşçı tavrı ve barıştan bahseden tavrı arasında hiçbir tutarlılık taşımadığının ispatı. İsrail yine bugün, İkinci Lübnan savaşından hiçbir ders almadığını ispatladı..

Şu esnada İsrail ordusuna, kazanana kadar her şey serbest. Böyle söyleniyor.. Kahraman güçsüzlere karşı. İsrail ordusu, dün havadan onlarca hedefi vurdu. Ateşin ve kanın resmi, İsraillilere, Araplara, tüm dünyaya mahallenin kabadayısının gücünün tükenmeyeceğini anlatıyor. Ve azdığı zaman kimsenin önünde durmasının mümkün olmadığını…

Kaynak: Gideon Levy: İsrail Haaretz gazetesi, tımeturk, Nefise Zehra Küçükağa, 30/12/2008

Jostei Gaarder: "İsrail Var Olma Hakkını Yitirmiştir!"

Jostein Gaarder

Dünya'da 26 milyon satan "Sophie'nin Dünyası" kitabının yazarı Gaarder, İsrail'in "ırkçı bir devlet olarak" var olma hakkını yitirdiğini yazdı ve İsrail'i "çocuk katilliğiyle" suçladı.

Afterposten'de yayınlan Norveçli ünlü yazar Jostein Gaarder'in; "Tanrı'nın Seçilmiş İnsanları" başlıklı makalesi, Norveç'te büyük fırtına kopardı. Gaarder, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin Lübnan'daki edimlerini Yahudi tarihine bağlayarak; bugün var olduğu şekliyle devletinin dağılarak Yahudiler'in mülteci konumuna düşeceği öngörüsünde bulundu.

Makalede, İsrail hükümetini, Afgan Taliban rejimi ve Güney Afrika ırkçılığıyla kıyaslayarak; "İsrail Devleti'ni artık tanımıyoruz" ve "İsrail Devleti, şu anki konumuyla tarih olmuştur" deniliyor.

"Çocuk katillerine biz 'çocuk katili' deriz ve zalimliklerini mazur göstermek için kutsal ya da tarihi emirlerini asla kabul etmeyeceğiz" diye yazan Gaarder:

"Etnik temizliğe lanet olsun, sivillere yönelik her terörist saldırıya lanet olsun, ister Hamas, ister Hizbullah isterse de, İsrail Devleti yapsın." diyen Gardner şunları söylüyor:

"Bizler, Tanrı'nın seçilmiş insanları kavramına inanmıyoruz. Bu milletin fantezilerine gülüyor ve onların kötülüklerine ağlıyoruz. Uluslararası hukuka uygun 1948'in İsrail devletine riayet etmeyen, saygı duymayan ve tanımak istemeyen İsrail Devleti'nin kendisidir. İsrail, hep daha fazlasını istiyor; daha fazla su ve daha fazla köy.. "

Gaarder, ayrıca Siyonist teröristlerin, Hz. İsa'nın zamanından beri faaliyette bulunduğu görüşüne makalesinde yer veriyor.

Güncelleme: 31/12/2008
Kaynak:
Haaretz gazetesi, Assaf Uni, tımeturk,
30/12/2008


 

ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat