yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar


 



"İsrail Soykırımı" Devam Ediyor: Gazze'de Ölü Sayısı 300

İsrail acımasızca bombalıyor, Filistinli yetkililer, hastanelerde yaralılara müdahale için yer kalmadığını bildiriyor. İsrail'in, "Dökme Kurşun" adını verdiği saldırıda ölen Filistinlilerin sayısı 300, yaralıların sayısı da 900'e yükseldi.

Saldırılar nedeniyle toplanan BM Güvenlik Konseyi, Gazze'deki şiddete derhal son verilmesi çağrısında bulundu. Görgü tanıkları, İsrail'in, bugün erken saatlerde Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki bir polis karakolunu, havadan vurduğunu söyledi. Saldırıda çok sayıda kişinin yaralandığı, yaralıların, Gazze kentindeki Şifa Hastanesi'ne kaldırıldığı belirtildi.

Filistinli sağlık görevlileri, saldırıların son 24 saatlik bilançosuna göre 300 kişinin öldüğünü söyledi. Yaralılarının çoğunun durumunun ağır olduğunu belirttiler. Gazze'de yaralılarla dolup taşan hastanenin yetkilileri, Mısır'dan, Kahire'deki hastanelere yaralı taşımak için acil helikopter göndermesini istiyor.

Gazze'deki sağlık kaynakları, yaralılardan en az 80'inin hastanelere parçalanmış şekilde getirildiğini belirttiler. Gazze'deki Acil hizmetler ve Ambulans Hizmetleri Başkanı Dr. Muaviye Hasaneyn, görevlilerinin halen yıkıntılar altından ölü ve yaralı onlarca kişiyi çıkarmaya uğraştıklarını da kaydetti. Hasaneyn, hastanelerin morglarında yer kalmadığını, koridorların cesetler ve sedyelerle dolduğunu, yaralıların pek çoğunun durumunun kötü olduğunu doğruladı.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik en kanlı operasyonlarından biri olarak değerlendirilen saldırılarda, ölenler arasında 4 yaşında bir kız çocuğu ile bir kadının da bulunduğu ifade edilirken; yaşamını kaybedenlerden bazılarının, Hamas'ın El Rimal'de, El Meştel olarak bilinen, vurulan polis merkezinde tutuklu bulunan El Fetihli tutuklulardan oluştuğu, ailelerin hastanelerde yakınlarını aramaya çalıştıkları da öğrenildi.

Ölenler arasında, Hamas polislerinin komutanı Tevfik Cabir ile özel timler oluşturma görevi verilen iç güvenlik sorumlusu İsmail Caberi'nin de bulunduğu bildirildi.

İsrail saldırısına, 60 savaş uçağının katıldığı ve 100 dolayında Hamas'a ait hedefin vurulduğu belirtiliyor. Gazze kentinde, saat 11.30'da Hamas'ın bir karakolunun ve El Rimal'de, Hamaslı polislerin tören düzenlendiği El Meştel adlı karargahın vurulması ile başlayan saldırı bir kaç dakika sürdü.

Ardından, saat 14.00'te ikinci hava saldırısı geldi. Bombardımanlar, akşam ve gece saatlerinde de Gazze Şeridi'nin kuzey, güney ve orta kesimlerindeki hedeflerin vurulmasıyla devam etti.

Batı Şeria'da Ramallah'ta, El Halil'de, Nablus'ta ve Tubas'ta; İsrail operasyonuna karşı gösteriler yapıldı. Bu gösterilere, uzun süredir ilk kez olmak üzere Hamas'ın da aralarında bulunduğu tüm Filistinli gruplar katıldı.

BM GÜVENLİK KONSEYİ: "ŞİDDETE SON VERİN"

BM Güvenlik Konseyi, Gazze kentine düzenlenen İsrail hava saldırılarının ardından, durumu görüşmek üzere dün gece geç saatlerde toplandı.

BM Güvenlik Konseyi Başkanı, Hırvatistan Temsilcisi Neven Jiruca, gazetecilere yaptığı açıklamada, bildiride Güvenlik Konseyi üyeleri, "Gazze'de yükselen tansiyondan duydukları endişeyi dile getirmiş ve taraflara, şiddete derhal son verilmesi çağrısında bulunmuşlardır" dedi.

Güvenlik Konseyi, tek Arap üyesi Libya'nın çağrısı üzerine toplanmıştı.

"CENEVRE SÖZLEŞMESİ İHLAL EDİLDİ"

Filistin, İnsan Hakları Örgütleri adına yapılan açıklamadaysa; saldırılarda Gazze'deki emniyet teşkilatı dairelerinin ve polis karakollarının tahrip edildiği belirtilerek, polis kuvvetlerinin kasten hedef alındığı vurgulandı.

Açıklamalarda, sivillere yönelik saldırıların, savaşta uyulması gereken kurallarla ilgili 4. Cenevre Sözleşmesi'nin 147. maddesinin ağır ihlalini oluşturduğu, dolayısıyla savaş suçu olduğunun altı çizildi.

İsrail'in saldırıların başlangıç olduğu da savunulan açıklamada, "İsrail saldırılarını fütursuzca sürdürürken uluslararası toplumun olan bitene seyirci kalmaması" talep edildi.

dünyabülteni, 28/12/2008

İsrail Vahşetini: Şahitler Anlatyor

İsrail, uluslararası medya kuruluşları, insan hakları savunucuları ve yardım kuruluşlarını İşgal Altındaki Gazze'ye girişine izin vermediği için, İnsan Hakları Savunucuları, "Gazze’ye Özgürlük Tekneleri"yle denizden girdi. Gazze’ye Özgürlük Tekneleri, ablukayı geçtiğimiz aylarda beş kez delmeyi başardı.

Gazze'ye teknelerle gelen Lübnan, İngiltere, Polonya, Kanada, İspanya, İtalya ve Avustralya'dan İnsan Hakları Savunucuları, İsrail'in, Gazze'ye düzenlediği ve yüzlerce Filistinlinin hayatına mal olan hava saldırısını şöyle anlattılar:

Eva Bartlett: "Saldırılar sırasında Ömer Muhtar Caddesi'ndeydim. Son roketin kalabalığın cesetleri çıkarmaya çalışmak için toplandıkları yerin 150 metre ötesine düştüğünü gördüm. Ambulanslar, kamyonetler, arabalarla ve bulabildikleri her araçla insanlar, yaralıları hastanelere taşımaya çalışıyorlardı. Hastaneler yaralılara yer açmak için hastaları dışarı çıkarıyorlardı. Bana morglarda yer kalmadığı ve acil kana ihtiyaç olduğu söylendi. Az önce Jabalya kampındaki arkadaşlarımın annesinin saldırıda ölen siviller arasında olduğunu öğrendim."

Ewa Jasiewicz: "İsrail füzeleri çocuk parkını ve Diere Balah'daki kalabalık marketi vurdu. Birçok yaralı ve ceset gördük. Gazze Şeridi'ndeki her hastane yaralılarla doluydu ve ne onları tedavi edecek ilaçları ne de yatıracak yerleri vardı. İsrail, insanlığa karşı suç işliyor, İnsan haklarını hiçe sayıyor, Birleşmiş Milletleri yok sayıyor ve daha büyük saldırılara hazırlanıyor. Dünya şimdi harekete geçmeli; İsrail'e karşı boykot, tecrit ve yaptırım çağrılarını yoğunlaştırmalı; hükümetler kınamanın ötesine geçerek Gazze'deki ablukayı kaldırmalı ve İsrail'e acil ve aktif sınırlama getirmeli.

Dr. Haydar Eid: "Şifa Hastanesi'nde cesetler için artık yer yok, hastanenin her yerine cesetler ve vücut parçaları dağılmış durumda".

Sharon Lock: "Bombalar çocuklar okuldan eve dönerken yağmaya başladı. Dışarıya merdivenlere çıktım, 5 yaşındaki bir kız ağlayarak kollarıma koştu."

Dr. Eyad Sarraj: "Bu inanılmaz üzücü. Bu katliam İsrail Devleti'ne güvenlik getirmeyecek ya da Orta Doğu’nun bir parçası haline getirmeyecek. İntikam çağrıları artık her yerde."

Jenny Linnel: "Konuşurken az önce 200 metre ötedeki binayı vurdular. Her yerde duman var. Bu sabah Refah’da yaşadığım yere yakın bir yerde vurulmuş bir binaya gittim. İki buldozer hızlıca enkazı kaldırmaya çalışıyordu. Tüm cesetleri bulduklarını sanıyorlardı. Ancak biz gittiğimizde bir tane daha buldular."

Natalie Abou Shakra: "Kaldığım ev güvenlik noktasının karşısındaydı. Evin tüm camları kırıldı ve ağır hasar gördü. Abluka nedeniyle evi tamir edecek ne cam ne da başka malzeme var. Evdeki küçük çocuk bayıldı. Sekiz yaşındaki küçük bir çocuk, bir saat kadar yerde titredi durdu. Evin önünde, bir arabanın altında iki küçük kızın tamamen yanmış cesetlerini bulduk. Sadece okuldan geliyorlardı. Bu sadece kolektif cezanın ötesinde bir şey. Bizlere labaratuvar hayvanları gibi davranıyorlar."

tımeturk, 28/12/2008


 

ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat