. ............
yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar


 



Paul Krugman: "Küresel Dünya" Bir Hayal mi?

Paul Krugman

Dünyaca tanınan ünlü ekonomist Paul Krugman; "militarizm ve emperyalizm geri dönüyor. Ekonomik rasyonalitenin, savaşı daima önlediği savı büyük bir yanılgı" dedi.

Dünya'da yaşanan ekonomik krizleri önceden öngören ve özellikle 80 sonrası krizleri çözümlemeleriyle ünlü olan Paul Krugman, The New York Times gazetesinde yayımlanan makalesinde, küresel ekonominin pamuk ipliğine bağlı olduğunu yazdı. İşte Krugman'ın NewYork Times'ta yayımlanan Makalesi:

"EKONOMİK AKILCILIK SAVAŞI ÖNLEMİYOR"


Gürcistan'daki savaş ağır ekonomik hasar yaratmasa da, küreselleşmenin geleceğine dair sorular yarattı. Militarizm ve emperyalizm geri dönüyor. Ekonomik rasyonalite(akılcılık)nin savaşı daima önlediği görüşü büyük bir yanılgı.

Gürcistan, petrol sevkiyatı için büyük bir koridor rolü oynamasına karşın, şu ana dek Kafkaslar'daki savaşın uluslararası ekonomik faturası pek fazla olmadı. Ancak son kötü haberleri okurken şunu merak etmekten kendimi alamadım:

"İLK KÜRESEL TİCARET MİLLİYETÇİLİKLE YIKIMA UĞRADI"

Bu savaş, ikinci büyük küreselleşme çağının da ilkinin akıbetine uğrayacağına dair bir işaret mi? Neden söz ettiğimi merak ediyorsanız, bilmeniz gereken şey şu: Büyükbabalarımız büyük oranda kendi kendine yeterli, içe dönük ulusal ekonomilerin dünyasında yaşadı. Ancak onlar, aynı bizim gibi, geniş çaplı uluslararası ticaret ve yatırıma yönelirken, milliyetçilikle yıkıma uğrayan bir Dünya'da yaşamıştı.

Britanyalı iktisatçı Keynes, 1919'da Dünya ekonomisini 1. Dünya Savaşı'nın arifesinde, şöyle tarif ediyordu:

"Londra'da yaşayan biri, sabah çayını yatağında yudumlarken, Dünya'nın dört bir köşesinden çok çeşitli ürünü telefonla sipariş verebilir. Aynı zamanda ve aynı araçlarla zenginliğini, Dünya'nın herhangi bir köşesindeki doğal kaynaklara ve yeni teşebbüslere yatırım yapma macerasına girebilir."

"KÜRESELLEŞME PARÇALANABİLİR Mİ?"

Keynes'in Londralısı, bu durumu; normal, kesin ve kalıcı sayıyordu. İleriye doğru gelişmek dışında ihtimal yoktu.. Militarizmin ve emperyalizmin, ırksal ve kültürel husumetlerin, tekellerin, kısıtlamaların ve dışlamaların projeleri ve siyasetleri, sosyal ve ekonomik hayatın normal gidişatı üzerinde etki yapamaz gibi görünüyordu. Zira sosyal ve ekonomik hayatın uluslararasılaşması, pratikte neredeyse tamamlanmıştı. Ancak bunu savaşla, devrimle, siyasi istikrarsızlıkla, bunalımla ve daha fazla savaşla geçen 30 yıl takip etti. 2. Dünya Savaşı’nın sonuna gelindiğinde; dünya siyasi olduğu kadar, ekonomik açıdan da parçalanmıştı. Ve Dünya'yı tekrar rayına sokmak için iki kuşak geçmesi gerekti.

Peki bu parçalanma tekrarlanabilir mi? Evet, olabilir. Mevcut gıda krizinde işlerin nasıl yürüdüğünü göz önüne alın. Yıllar boyu bize kendi kendine yetmenin modasının geçtiği söylendi ve gıda tedariki için Dünya pazarlarına bel bağlamak güvenliydi. Ancak tahıl, pirinç ve mısır fiyatları yükselince Keynes'in "kısıtlamaların ve dışlamaların projeleri ve siyasetleri" dediği şey döndü. Birçok hükümet ithalatı yasaklayarak veya kısıtlayarak; iç tüketicileri koruma yarışına girdi ve bu da gıda ihraç eden ülkeleri müthiş bir sıkıntıya soktu.

"MİLİTARİZM VE EMPERYALİZM GERİ GELİYOR"

Putin ve Bush

Şimdi de "militarizm ve emperyalizm" dönüyor. Tek başına ele alındığında Gürcistan'daki savaş büyük ekonomik hasara yol açmadı. Ancak Pax Americana'nın, yani askeri güç kullanma tekelini öyle veya böyle ABD’nin elinde bulundurduğu dönemin sonuna işaret ediyor. Bu da küreselleşmenin geleceğine dair bazı soruları beraberinde getiriyor. En açık şekilde, Avrupa'nın Rus enerjisine, bağımlılığı artık çok tehlikeli. Ortadoğu petrolüne bağımlılıktan daha tehlikeli olduğu söylenebilir. Neticede Rusya, doğalgazı, silah olarak kullanabildiğini gösterdi. 2006'da, bir fiyat anlaşmazlığı ortasında Ukrayna'ya gaz tedarikini kesti.

Ve Rusya, kendinden menkul nüfuz alanında kontrol için güç kullanmaya istekli ve muktedirse; diğerleri de aynısını yapmaz mı? Dünya'nın en büyük imalatçısı olmasına ramak kalan Çin, Tayvan'daki hak iddiasını güç yoluyla gerçekleştirirse, bunun küresel ekonomide neden olacağı karışıklığı bir düşünün.

TARİH TEKERRÜR MÜ EDİYOR?

Bazı analizciler, bize telaş etmememizi söylüyor. Küresel ekonomik entegrasyonun, bizzat kendisinin, bizi savaşa karşı koruduğunu, zira başarılı ticaret ekonomilerinin askeri maceralara girerek kendi refahlarını riske atmayacağını savunuyorlar. Ancak bu da, tarihin tatsız hatıralarını akla getiriyor.

Peki ikinci küresel ekonominin kurumları, ilkinden daha mı sağlam? Bazı açılardan öyle. Sözgelimi Batı Avrupa ülkeleri arasında savaş, şu an gerçekten de imkânsız görünüyor. Bunun nedeni, ekonomik bağlar olduğu kadar demokratik değerler. Ancak küresel ekonomide kilit rol oynayıp, bu değerleri paylaşmayan yığınla ülke var. Çoğumuz, en azından ekonomiler söz konusu olunca, bunun önemli olmadığı inancı üzerinden ilerliyoruz. Ancak güvenli bir düşünce değil bu.

Güncelleme: 29/08/2008
timeturk
, 17/08/2008


 

ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat