İklim Değişimi: "Tüm Gezegeni Etkiliyecek"

İklim değişiminin etkilerini, artık açıkça görmekteyiz. Bu interaktif harita ise bizlere gelecekte ortaya çıkacak etkilerin bir kısmını göstermektedir.

İklim değişikliği global bir problemdir. Sanayinin, taşımacılığın ve diğer insan aktivitelerinin sonucu olarak, atmosfere bugüne dek hiç olmadığı kadar sera gazı pompalanıyor. Arktik denizinden, Amazon’un yağmur ormanlarına kadar hiçbir bölgeyi atlamadan, tüm gezegeni etkileyecek. Harita, bu muhtemel etkilerden sadece birkaçını gösteriyor. Sıcaklık artışı, kuraklık, şiddetli yağmurlar, okyanusların asitleşmesi ve sivrisineklere bağlı hastalıkların yayılması gibi.

SICAKLIK

Hava Katmanı Sıcaklık Değişimi

2011-2030
2046-2065
2080-2090

A1B senaryosuna göre, 2011 yılının başlarında, Kuzey yarımkürede geniş bir şerit, en az 1 °C ısınır. Bu  senaryoda, Dünya'nın durumu şöyle özetleniyor:

Ülkelerin birbirleriyle sıkı ilişkiler içinde olduğu bu Dünya'da, ekonomi ve nüfus devamlı büyüyor. Enerji verimi sağlayan teknolojilerin büyük oranda kabul görmesine karşın, alternatif enerji kaynakları ve fossil yakıtı  karışımlarına bağımlılık da devam ediyor. Yüzyılın ortasında, anakaraların büyük bir bölümünde sıcaklıklar, 2 °C'den daha fazla yükselebiliyor. 21. yüzyılın sonunda, Dünya'nın ortalama sıcaklığı, 3 °C'den daha fazla bir yükselişle sonuçlanıyor.

KURAKLIK  VE SELLER

Yaz
Kış

Gelecek yüzyılın sonunda, Dünya'nın büyük bir bölümü ekstrem hava şartlarını yaşıyor olacak. Bu hava şartları, diğer hava olayları ile kıyaslandığında, kendini en çok; geniş çaplı kuraklıklar ve aşırı yağışlar şeklinde gösterecek. Örneğin; Orta Batı Amerika ve Orta Avrupa fazla yağış alamazken, Kuzey Avrupa, Kanada ve Kuzeybatı Amerika, büyük ihtimalle kışları daha fazla kar ve diğer yağışları görecek. Güneybatı İngiltere, Kuzey Afrika, Orta Amerika, Güney Avustralya ve Akdeniz bölgesi yıllık bazda, çok düşük miktarda yağış alırken, Orta Asya ve Orta Avrupa da ise sadece yaz aylarında yağış miktarı azalır.

OKYANUSLAR DAHA FAZLA ASİTLEŞİYOR

2011-2030
2046-2065
2080-2099

Atmosferik CO2 düzeyleri yükselirken, çok daha fazla CO2 okyanuslarda çözünüyor. Bu, Dünya sularında daha fazla karbonik asit ve  hidrojen iyonlarının oluşumuna, dolayısıyla suların asitliliğinin artmasına sebep oluyor. Şimdiden, okyanusların pH’ı(iyonların aktivitelerinin sonucu, bir sıvının asidik yada bazik olma ölçüsü), endüstri devrimi öncesi zamanlardan beri 0.075 düşmüştür. Düşük pH’larda(yüksek asidik durum), kabuklarını, kalsiyum karbonat ve aragonitten yapan çok çeşitli mikroskobik hayvan ve bitkiler, kabuklarını oluşturdukları bu maddeleri bulmakta güçlük çekerler.

Atmosferik CO2 yoğunluğu, milyonda 440 parçaya(ppm) ulaştığında, bol aragonit taşıyan, aragonit alanlarıda azalmaya başlar. Yüzyıl ortasında 570 ppm olan yoğunluklar, yüzyılın sonunda 730 ppm’e yükselince, bu alanlar ve sudaki karbonat yoğunluğu yok olurken,  Antarktika kıtası sahilinden başlayarak, karbonat kabuklular, okyanus suyunun içinde eriyip giderler.

HASTALIKLARIN YAYILMASI

Yerkürenin birçok bölümünde, yükselen sıcaklıklar, hastalık taşıyan sineklerin daha geniş bir alana yayılmasını sağlar. Sıcaklığın yüzyılın ortasında en az 1.5 °C yükselmesi tahmin ediliyor. Bir sivrisinek türünün dişisinin sokmasıyla bulaşarak, "sıtma" hastalığına neden olur. Karaciğere yerleşerek çoğalır. Sporları, alyuvarlara girerek zarar verir. Kansızlık ve ateş yapar. İlaçla tedavi edilir. Asalaktır. Sporla çoğalır. Yaşam döngüsünün bir bölümünü sivrisinekte, diğer bölümünü omurgalılarda geçirir.

Sivrisineğin, parazitlerini taşıdığı alanlar; sırasıyla Afrika, Asya ve Güney Amerika’da da geniş bir bölgeyi içine alacak ve potansiyel olarak, Güneybatı İngiltere’de de kendini gösterecektir. Benzer bir şekilde, ateşli hastalık(sıtma), Mısır Aedes sivrisineğinin ısırığıyla yayılacak ve tropikal, astropical ve Dünya'nın ılıman bölgelerinde sağlık problemlerine neden olacak.

Güncelleme: 12/12/2007
Kaynak: "İmpacts of Climate Change", Scientific American, Çev. Şerife Bayraktar, 26/11/2007.