Rektör Prof. Uysal: "Komplo Teorilerinde Gerçeklik Payı Var"

Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru, geçtiğimiz Cuma günü, Isparta'da meydana gelen uçak kazasına ilişkin ön inceleme raporunun sonuçlarını açıkladı.

Kazanın ardından, 6 uzmandan oluşan kaza kırım ekibinin hemen bölgeye gittiğini, kaza ve enkaz bölgesinde yapılan incelemelerde; karakutu olarak bilinen CVR ve FDR cihazlarına ulaşılarak, emniyet altına alındığını kaydeden Arıduru, kaza kırım ekibinin yaptığı ön incelemenin sonuçlarını paylaşacaklarını ifade etti. Arıduru, şöyle devam etti:

"KARAKUTU: GÖNDERİLECEK"

"Kokpit Ses Kayıt Cihazı CVR ve Uçuş Veri Kayıt Cihazı FDR 5 Aralık 2007 tarihinde çözümlenmek üzere laboratuvar imkanları gelişmiş, bu konuda yetkin olan ve en kısa sürede sonuç verebilecek bir ülkeye, ekibimizin nezaretinde gönderilecektir. Bu cihazların götürülmesi ve çözümlenmesi işlemine genel müdürlüğümüzden, 4 uzmandan oluşan bir kaza kırım ekibi iştirak edecektir. Bu çözümlemeden sonra, kazanın nedeni bilimsel olarak ortaya çıkacak ve kazanın oluşumu ile ilgili bir simülasyon hazırlanacaktır. Bu nihai bilgiler kamuoyu ile paylaşılacaktır.''

Arıduru, kaza kırım ekibinin bölgede ve hava alanında yaptığı ön incelemeden elde edilen sonuçlara göre, ilk saptamalarda; hava alanında yer alan seyrüsefer cihazlarının tamamının aktif olduğu ve kalibrasyon testlerinin usül ve zamanına uygun olarak yapıldığının tespit edildiğini belirtti.

"HERŞEY NORMALDİ"

Arıduru, tespitleri şöyle sıraladı:

''Yapılan meteoroloji incelemelerinden, bu kazaya neden olacak herhangi bir olumsuz meteorolojik durumun olmadığı anlaşılmıştır. Hava trafik ünitesi ses kayıt cihazı faaldir, sesler 5 kuvvetinde anlaşılır şekilde çok net, fonda gürültü veya başka bir frekans yoktur. Uçağın, hava üniteleri ile haberleşmesinden çarpma anına kadar hiçbir problem olmamıştır. Uçuş ekibi tarafından, hava trafik ünitelerine bildirilmiş, herhangi bir anormal durum raporu da yoktur. Kule tarafından, uçağa verilen meteoroloji raporları kontrol edilmiş ve dinlenilmiş olup, her şeyin normal yöntemlerine göre sağlandığı tespit edilmiştir.

"Arama kurtarma faaliyetleri, Isparta kule görevlileri tarafından, usul ve esaslarına uygun olarak başlatılmıştır. Uçağın çarpma anına kadar, motorlarının faal olduğu tespit edilmiştir. Uçağın iniş takımlarının açık olduğu görülmüştür. Havada yangın veya sabotaja yönelik, hiçbir bulguya rastlanmamıştır. Uçuş ekibi için alkol, uyuşturucu testleri, klasik otopsi dışında yapılacak olan işlemler, adli tıp kurumu tarafından başlatılmıştır.''

Arıduru, kaza alanıyla ilgili teknik incelemelerin sürdüğünü, ön incelemeyle ilgili detaylı teknik raporun hazırlanmakta olduğunu belirtti.

"UÇAK GÜZERGAHTAN AYRILDI"

Toplantıda, kaza kırım ekibinden Feridun Seren, uçağın Antalya yaklaşma radarına göre alçalma şeklinin simülasyonunu gösterdi ve belirlenen havacılık kurallarına göre yaklaşma ve iniş yöntemini anlattı.

Yaptıkları ön incelemede, uçağın İstanbul'dan sorunsuz şekilde kalkışını yaptığını ve uçuş sırasında herhangi bir sorun yaşanmadığını tespit ettiklerini belirtti.

Simülasyonda, düşen uçağın, belirlenen iniş güzergahının yerine, güzergahtan ayrılarak, bir başka noktaya yöneldiği harita üzerinde gösterildi.

Arıduru, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

''Simülasyonda, uçağın mevcut güzergahı kullanmadığının anlaşıldığını ve kazanın pilotaj hatasından kaynaklandığını söyleyebiliyor musunuz?'' sorusunu yanıtlarken Arıduru, ''Bu konuda hiçbir yorum yapmıyoruz. Tamamen teknik sonuçlara göre konuşacağız. Bu iki cihazın deşifresi olmadan, böyle bir cümleyi kullanmamız söz konusu değil'' dedi.

Arıduru, ''Uçağın yanlış güzergah kullandığını söyleyebiliyor musunuz?'' sorusuna ise, ''uçağın uçması gereken güzergah görülüyor. Enkazın bulunduğu yer de belli, ama neden buraya gitti, bunun sebebiyle ilgili herhangi bir şey söyleme şansımız yok'' karşılığını verdi.

''KISAYOL SÖZ KONUSU DEĞİL''

''Kısayol gibi bir durum söz konusu değil'' diyen Arıduru, gazetecilerin ''Güzergahtan çıktığı kesin değil mi'' sorusuna ise, "o kesin" karşılığını verdi.

Arıduru, uçak şirketi ve uçakla ilgili denetimlerin yanı sıra pilotların simülatör testinden geçemediği için eski şirketlerinden istifa etmek zorunda kaldığı yönündeki haberlerin anımsatılması üzerine, şunları söyledi:

''Uçağın teknik bakımlarıyla ilgili normal süreçleri içinde bütün bakımlarının yapıldığını çok net söyleyebiliriz. Burada hiçbir problemimiz yok teknik anlamda. İki pilotumuz da simülatör eğitimini aldıkları ve lisanslarına işlettikleri tip uçakla uçuş yapmaktadır.''

NEVİN ÖZTAN: "SABOTAJ OLABİLİR"

Düşen uçağın kaptan pilotu Serhat Özdemir'in ablası Nevin Öztan:

"Evli ve 3 çocuklu olan kardeşim Serhat Özdemir, Antalya'da oturuyordu. Hava Harp Okulu mezunuydu. Aynı zamanda İTÜ elektrik-elektronik mühendisliğini bitirdi. 1981 yılından bu yana pilotluk yapıyordu. 1990 yılında ordudan ayrıldı ve bir süre ABD'de yaşadı. Daha sonra ABD vatandaşı oldu ve çifte pasaport taşımaya başladı. Benim kardeşim profesyonel bir pilottu. Teknik arızası olan bir uçakla kesinlikle uçmazdı. Uçağın pilot hatasından veya teknik bir arızadan dolayı düştüğüne inanmıyorum. Sabotaj olabilir."

Kardeşinin adının Muhammet Serhat olduğunu bildiren Nevin Öztan, 11 Eylül'den sonra ABD'de tepki gördüğü için kardeşinin, ilk adını mahkemeye başvurarak sildirdiğini söyledi.

"KOMPLO TEORİLERİNDE GERÇEKLİK PAYI VAR"

Doğuş Üniversitesi Rektörü, Prof. Dr. Mithat Uysal da, gazetecilerin "komplo teorileri"ne ilişkin soruları üzerine:

"Komplo teorilerinde, gerçeklik payı var. ASELSAN’da üç mühendis gencin başına gelen olayları ve sonucu hepimiz biliyoruz. Onlar, Türkiye için çalışan, önemli projeyi gerçekleştirmek üzere olan mühendislerdi. Kaybettiğimiz 6 bilim adamı da, Türkiye için önemli bir proje için çalışıyorlardı" diye konuştu.

Yaklasansaat 03/12/2007