Deniz Buzullarında: "Dramatik Kayıp"

20 yıldan beridir, doğal ortamda yapılan gözlemlerin analiz değerleri ile, Birleşmiş Milletlere ait bilgisayarların, 2050’ye kadar yaptığı tahminler, birbirini destekler nitelikte. Bu verilere dayanan çeşitli kuruluşlardan bilim adamları,  Alaska’nın kuzey kıyılarındaki, yaz mevsiminde bulunan deniz buzulları miktarının, 1980‘lerde kapladığı alanın yarısına yakınını kaybedeceğini, ileri sürmektedir.

Buzul kaybı, kutup ayılarında görüldüğü gibi, deniz buzuluna bağımlı yaşayan memeliler üzerinde de, büyük bir etkiye sahip olabilir. Şu anda dikkate alınması gereken durum ise, küresel ısınmadan dolayı, değişen doğal yaşam alanları sebebiyle, türlerinin tehtit altında olmasıdır. Aynı zamanda bu, balıkçıların avlanmasını da zorlaştırıcı bir durum oluşturuyor.

Ulusal okyanus ve atmosfer dairesinden denizbilimci (oşinografi uzmanı) James Overland, 2050 yılına ait projeksiyonlar için şunları söylüyor:

"1980'lerde deniz buzulları, her yaz kuzey kıyılarında, 30-50 mil arası azalırken, şu an bizler, 300-500 milden bahsediyoruz."

Oldukça verimli suların kenarında ve diğerlerine göre daha sığ kıta sahanlığına sahip bu bölgenin; avlanarak yaşayan kutup ayıları, foklar, diğer buza bağımlı memeliler ve deniz aygırları için, önemli bir yaşam alanı olduğu günler, çok geride kaldı.

Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi araştırmacıları; Birleşmiş Milletler Hükümetler arası iklim değişimi Panelinde bu yıl kullanılan; küresel ısınmanın, deniz buzulları üzerindeki etkisi ile ilgili 20 bilgisayar senaryosunu, yeniden gözden geçirdi.

Araştırmacıların, 1979’dan 1999’a kadar bütün modelleri, gözlemlere dayanarak inceleyip, karşılaştırma yapmışlardır. Vardıkları sonuç; Rusya, Sibirya, Alaska, Bering Boğazı ve Norveç kuzey denizlerindeki yaz buzullardaki azalmanın,  % 40’dan daha fazla olacağıdır.

Hayvanları koruma derneğine, araştırma için dilekçe yazan Biyolojik Çeşitlilik Merkezinden Kassie Siegel, kutup hayvanlarını bekleyen korkunç gerçekleri şöyle dile getiriyor:

"Bu durum, kutup ayıları için çok dehşet verici bir durumdur. Onlar boğulacaklar, açlıktan ölecekler, yamyamlığa doğru gidecekler ve nesilleri tükenecek.

"Yazın buzullar geri çekildiği zaman, birçok kutup ayısı, içinde bulunduğu karada sıkışıp kalacak. Ve mahsur kaldıkları bu yerde yaşamlarını sürdürmeleri için gerekli besini bulamayacaklar. Bir kısmı da, deniz buzuluna doğru yüzmeye çalışacak fakat başarısız olacaklar.

"Deniz buzulunun üzerinde bulunan ayılar, ancak kıta sahanlığının ötesinde su bulacaklar ve bu onları daha az üretken hala getirecek. Dişiler, sonbaharda sığınacakları bir yuva bulabilmek için, uzun mesafe yüzmeye dayanmak zorundalar. Kutup ayıları açısından bu korkunç bir durumdur."

Overland, Buzulların azalmasının; Bering Denizindeki deniz memelileri ve ticaret yapan balıkçılar için, ekosistemin değiştiği anlamına geldiğini belirtti.

Deniz buzullarının var olduğu durumlarda, okyanusta pek çok besin üretilir. Okyanustan beslenen basit planktonlar, tomurcuklanarak okyanus tabanına çökelirler. Daha sonra bu planktonlar, yengeç, istiridye ve onlarla beslenen memeliler, ayrıca gri balina ve deniz aygırı için, oldukça zengin bir yaşam alanı oluştururlar. Overland, bu konuda şunları söylüyor:

"Eğer etrafta buz yoksa, üreme, okyanus yüzeyine daha yakın bir yere taşınır. Aslında bu, okyanusun, en dip bölgesinde yaşayan canlıdan, hayatı bu canlıya bağımlı olan başka bir canlıya kadar, bütün ekosistemde bir değişiklik demektir. Sonunda kazananlar ve kaybedenler, ortaya çıkar.

"Bu durum morina ve somon balığı için, kısa vadeli bir kazanç gibi görünebilir. Ancak bu durum, aynı zamanda balıkçıların, Alaska’nın balığı bol verimli sularına doğru gitmek zorunda kalabilecekleri anlamına gelmektedir. Bu arada ılık sularda yaşayan yırtıcı türlerde kuzeye taşınacaklardır."

Overland, sera gazları yayılımının, tıpkı bir örtü gibi, ısınmaya katkıda bulunduğunu, söylüyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:

"Sera gazları emisyonu; okyanusların, onları emmesinde(absorbe) önce, 40 ile 50 yıl arası bir süre atmosferde kalır. Karbondioksit, geçmiş 20 yıl içerisinde yayıldı ve önümüzdeki 20 yılda da, yayılmaya devam edecek. Korkarım, önümüzdeki 30–40 yıl içerisinde, görmeyi beklediğimiz senaryo, çoktan sahneye konmuş bulunuyor.

Güncelleme: 24/11/2007
Kaynak: “Dramatic Ice Loss Bye:2050” ,The Associated Press, Çev. Esra Demirpehlivan, 7/9/2007.