Küresel Fotoğraf: Dünya Sıcaktan Eriyor Mu?

Buzullar bitiyor

Felaketten, tufana çok çeşitli görüşler var.

Buzullar eriyor, buz tabakaları okyanusta kayboluyor. Bunun sonucu olarak, deniz seviyesi metrelerce yükselebilir.

Arktik yerlileri gıda bulamayacaklar. Asya ve Güney Amerika, buzullardan sağlanan tatlı su kaynaklarını kaybedecekler. Penguenler, foklar ve kutup ayıları doğal yaşam ortamlarını kaybedecekler.

Peki bu fotoğraf ne kadar gerçekçi? Gerçekten Dünya buzullarını kayıp mı ediyor, yoksa bu bilimsellikten uzak bir faraziye mi?

Bir Avrupa uydusu olan Cryosat bu sorulara kesin cevaplar verebilmek için dizayn edildi.

Ekim 2005’te kalkıştaki bir hata görevi yerine getirmesini engelledi. Avrupa uzay ajansı ESA görevi, bir başka uyduya devretti. Şimdi, elimizdeki bu küresel fotoğrafı inceleyelim.

ANTARKTİKA

En büyük küresel değişimlerin başlangıç yeri.

Bilim adamları, Antarktika’yı üç bölgeye ayırırlar. Doğu ve Batı  Antarktika buz örtüsü ve Güney Amerika’nın en güney ucunu işaret etmek için uzanan kıtanın dili. Yani Yarımada bölgesi.
Cambridge’de, Antarktika araştırmasını yürüten ekibin lideri David Vaughan şunları söylüyor:

“Herkes Antarktika’nın iklim değişikliği sebebiyle eridiğini düşünüyor. Fakat gerçek çok daha karmaşık. Kıtanın bazı bölümleri, kar yağışının artması sebebiyle kalınlaşıyor. Yarımada, ısınmaya bağlı olarak alarm derecisinde inceldi. Batı Antarktika bölgesi de, incelmeye devam ediyor ve biz, buna neyin neden olduğu konusunda şüphe içindeyiz.”

Yarımada’daki ısı artışı küresel ortalamanın iki katı. Son 50 yılda 2 derece arttı. Bu yılın başında, David Vaughan’ın ekibinin yayınladığı araştırma sonuçlarına göre, incelenen 244 buzulun % 87’si eriyor.

Dr. Vaughan, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Batı Antarktika’nın üçte biri gittikçe inceliyor, bazı bölgelerde erime yılda 3-4 metreye ulaşıyor. Batı Antarktika buzul örtüsünün yerleştiği kaya, denizin altında yeralıyor. Biz, İngiliz Antarktika araştırma grubu olarak, incelmeye deniz altında bulunan bu kısmın neden olduğuna inanıyoruz. Muhtemelen, okyanus ısınarak buzların erimesini sağlıyor. Ayrıca, bu bölgede çok fazla volkan var. Bu volkanlardan salınan ısı da buzun erimesini hızlandırıyor olabilir. Croyosat bozulmasaydı, neler olduğunu daha kesin öğrenebilirdik. Elimizdeki radar yükseklik ölçücüler maalesef tam bir haritalama yapamıyorlar.”

Doğu Antarktika’nın ise bir araştırmaya göre buzulları kalınlaşıyor.Gracae uydusunun verilerine göre, şimdilik sabit.

ARKTİK

Dünyanın tepesinde, sular üzeride duran kıta.

Kuzey kutbunun etrafı okyanustur, kışın buz örtüsü kalınlaşır, yazın ise biraz incelir.

Eylül’de Amerikan Ulusal Kar ve Buz Merkezinden, önümüzdeki 60 yıl içinde Arktik okyanusunda yazın hiç buz kalmayacağını öğrendik.

Cambridge üniversitesinde ve aynı zamanda Fransa’da Oşinografi labaratuarında görevli olan okyanus fizikçisi profesör Peter Wadhams şunları söylüyor:

“1970 yılından beri yapılan uydu gözlemlerine dayanarak diyebiliriz ki; kıtanın her tarafında, buzların çekilmesi devam ediyor. Önce, yavaş bir incelme vardı ama şu an buz örtüsü çok daha hızlı inceliyor. Son 20 yılda buz örtüsü geri çekilmekle kalmadı, aynı zamanda % 40 civarında inceldi. Öngörüler gösteriyor ki, bu yüzyılın ikinci yarısında burada yazın hiç buz kalmayacak

Uydu verilerinden elde edilen veriler, buz örtüsünün yayıldığı alana dair tatmin edici bilgiler veriyor. Ancak  buzun kalınlığı hususunda uydu verileri hiç de güvenilir değil. Çünkü, radar yükseklik ölçerlerine sahip uyduların yörüngeleri, okyanusun her bölgesini kapsayıcı değildir. Bu veri eksikliğinden doğan hesaplamalarda ki yanlışlık şu teori ile çelişiyordu.

"Aslında buz tamamen erimedi. Sadece, Kuzey Kanada kıyılarında bir yerlerde yığılı duruyor."

Peter Wadhams bu teoriyi yerinde yaptığı bir dizi deneyle çürüttü. İlk sonuçlar, 2005 Nisan ayında bilimsel bir kongrede duyuruldu. Var olduğu sanılan buz o bölgede değildi. Buz örtüsünün tamamı erimişti.

GREENLAND

Greenland: Isı artıyıor

Greenland buz tabakası, Antarktika’dan sonra ki en geniş buz örtüsüdür. Mevsimlere göre buzlar çekilirler ya da artarlar. Ancak, eldeki görüntülerden ortaya çıkan sonuç; 10 yıl öncesine göre her geçen yaz erime biraz daha artıyor. Şubat 2006’da araştırmacılar, Greenland ‘da ki buzulların öncekinden çok daha hızlı bir şekilde denize karıştığını keşfettiler.1996 yılında, senede 100 km küp buz kaybederken 2005’te, bu kayıp senede 220 km küpe yükseldi.

Arktik’in etrafındaki diğer kara parçaları olan Sibirya ve Alaska ‘da ısı artışından payını aldı. Bu bölgelerdeki toprak permafrosttur. Yani, donmuş halde bulunması gerekir. Oysa bu bölgelerde erime maalesef çok derinlere kadar ulaşmış durumda.

Peter Wadhams, bu konuyla ilgili şunları söylüyor:

“Permafrost daha hızlı eridiği için çok bol miktarlarda metan ve metan hidrat gazları atmosfere salınacaklar ve bunlarda sera gazlarıdır. Yani buradaki erime, atmosferdeki gazların karışımını değiştirerek ısının ekstra artmasına sebep olacaktır. Bu bir pozitif feedback etkisidir.

ETKİ YAYILIYOR

En önemli soru, bütün bunlar gezegenin kalanı için ne anlama geldiğidir.

Buz, Güneş ışınlarını yansıtıyor; su ise Güneş ışınlarını absorbe ediyor.

Daha çok su ve daha az buz; bu demektir ki, sıcaklık daha da artacak.

Sıcak bir Dünya, kendi doğal denge ve kontrol sistemini kaybedecektir.

Arktik, küresel iklim sistemiyle çok yakın ilgilidir. Bu bölgede oluşan dengesizlikler, dünya çapındaki değişimleri başlatma potansiyeline sahiptir. Muhtemelen ilk etkilenecek olan termohalin döngüsüdür. Bu global taşıyıcı dolaşımda sıcak ve daha az yoğun sular deniz yüzeyinde bir yönde akarken, soğuk ve daha yoğun sular derin okyanusta ters yönde akarlar. Peter Wadhams diyor ki:

“En hassas bölgelerden biri de Greenland denizinin ortasıdır. Bu denizde genelde yazın buz bulunmaz. Ancak kış mevsimlerinde Greenland kıyısından uzanan büyük bir buz çıkıntısı olurdu. Bu çıkıntı oluştuğunda tuzu suya geri döndürür ve suyun daha yoğun olmasını sağlardı. 1997’den beri bu çıkıntı hiç oluşmadı. Bu  durum termohalin dolaşımını etkileyecektir.”

ILIMAN BÖLGELER

Buzullar, Himalayalar, Alpler, And Dağları ve Alaska gibi Dünya'nın yüksek bölgelerini örtmektedirler. Son verilere göre Arktik gibi bu bölgelerinde ısı artışından etkilendiği görülüyor. Son 5 yıldır farklı ekipler Peru, Kazakistan, Nepal ve Alaska’da buzulların çekildiğini rapor ediyorlar. Britanya üniversitesi buzulbilimi merkezi başkanı Michael Hambrey, bu konuda şunları söylüyor:

“Dünya’daki dağ buzullarının çok büyük bir kısmında küresel bir erime gözleniyor.1970 yılından beri dağ buzulları dramatik bir biçimde küçülüyorlar. Bazıları tamamen yok oldu bile. Bu yüzyılın sonuna kadar çok büyük bir bölümü de gidebilir.”

Birleşmiş milletler çevre fonu tarafından desteklenen Dünya Buzul İzleme Servisi’nin 2 yıl önce yayınladığı rapora göre, küresel simge haline gelmiş 30 buzul incelendiğinde 1980 ve 2001 yılları arasında buzulların ortalama 6 m inceldiği sonucu elde edilmiştir.

KURAK MEVSİMLER

Bunların hiç biri, insan toplumunu, kuraklık kadar etkileyemez. Michael Hambrey şöyle diyor:

“Su kaynakları, kuraklık sonucu, iyice kısılacağı için insanlara etkisi büyük olacaktır. Peru ve Bolivya’da hayat And buzullarından eriyen suya bağımlıdır. Çorak topraklar bu sayede sulanır. İsviçre’de ise eriyen sular hidro elektrik santrallerinde enerji elde etmek için kullanılır. Buzullar kaybolduğunda İsviçre’nin enerji üretim kapasitesi son derece azalacaktır.

Dağlarda eriyen buzullar, dağların kenarlarındaki gölleri oluştururlar. Birden dolarak sel gibi taşan bu göller hayatı tehdit etmektedir. Bu yüzden Peru’da 30 000 kişi yaşamını yitirdi. Himalayalar‘da da aynı sorun yaşanıyor. Bütün buzulların ermesi muhtemelen yaşadığımız yüzyılın bitmesinden önce gerçekleşecektir.”

Güncelleme:15/08/07
Kaynak: "Earth-melting in the heat?", BBC News, Çev:Gökben Coşkun, 18/05/2007.