"Küresel Isınma"yı Düzeltecek, Alternatif Model Yok!

Bazı bilim adamları, Küresel Isınmayla mücadele etmek için en iyi yolun, "Dünya atmosferini tamir etmek" olduğunu düşünüyorlar. Böylece atmosfer, daha fazla Güneş ışığı yansıtıp, Gezegen'i soğutabilecek. Fakat yeni yapılan bir araştırmada; Jeomühendisliğin bu iş için uygun gibi görünmesine rağmen yürütülecek çalışmada ki en ufak bir kusurun, yağmur rejimini alt üst edip, sıcaklığı çok daha hızlı bir biçimde arttıracağı iddia ediliyor.

Ortalama atmosfer sıcaklıkları, geçmiş yüzyıllara göre giderek artmaktadır. Çünkü fosil yakıtlarının yanmasıyla açığa çıkan ve ısıyı hapseden CO2 oluşuyor. Hükümetler Arası İklim Değişiklikleri Paneli’ndeki değerlere göre; hava sıcaklıkları önceki yüzyıla göre 0.74 santigrat derece artmış bulunuyor iken, bu yüzyılın sonunda sıcaklık artışının 1,7 ila 4,0 santigrat dereceye tırmanması beklenmektedir. Bu da, deniz seviyelerinin yükselmesine, kuraklığın ve sayısız çevre probleminin artmasına sebep olacaktır. Bu yüzden araştırmacılar ve politikacılar, atmosferik ısınmanın daha yavaş geçekleşmesini sağlamak için, öncelikle CO2 emiliminin sınırlandırılmasının yollarını arıyorlar.

Diğer bilim adamlarının görüşleri de atmosferi daha yansıtıcı hale getirmek üzerinde yoğunlaşıyor. Bu amaca yönelik projeler; bulutların içine sülfat taneciklerinin ekilmesini, aynı zamanda da yörüngeye belli bir düzen dahilinde büyük aynalar yerleştirmesini öneriyorlar. Bu görüşteki bilim adamlarına göre, bu işlem Karbon dioksit emiliminin sınırlandırılmasından daha kolay ve daha hızlı gerçekleşebilir.

Kaliforniya’daki Cornegie enstitüsünden, ekoloji uzmanı Ken Calderia ve çalışma arkadaşları, yaptıkları son analizlere göre, jeomühendislik çalışmalarının, Gezegen'i hakikaten soğutabileceği kanaatine vardılar. Ken Calderia’nın ekibi, gelecek yüzyıldaki 11 muhtemel projenin meydana getireceği etkiyi, bilgisayar simülasyonları kullanarak incelediler. Ulusal Bilim Akademisinin Online olarak yayınladığı röpörtajda araştırmacılar şunları söylüyorlar:

“İyi haber, şu andan itibaren birkaç on yıl bu önlemler devreye sokulursa etkili olabilirler. Kötü haber ise, incelenen tüm durumlarda Güneş'ten gelen radyasyonun, küresel anlamda yağmur rejiminin değişmesine yol açmasıydı. Buna göre, bazı yerler sular altında kalırken, tarıma elverişli bazı alanlarda yanıp kavruluyordu. Daha da kötüsü, atmosfere yapılan müdahale, bir şekilde kesilirse; simülasyonlar ısınmanın dramatik bir şekilde artarak şu anki değerinin nerdeyse 20 katına çıkacağını öngörüyorlar. Bunun nedeni CO2 in yığılmaya devam etmesi.”

Alaska üniversitesinden iklimbilimci Uma Bhatt:

“Bu çalışma, şunun altını çiziyor. Eğer siz iklime müdahale ederseniz hiç beklemediğiniz  sürprizlerle karşılaşırsınız.” diyor.

Seattle’daki Washington Üniversitesinden atmosfer bilimci Robert Charlson ise, günümüzdeki jeomühendislik projelerinin taşıdığı risklere dikkat çekiyor:

"Bu programlar, Gezegen'in her yerini aynı şekilde soğutabilir. Fakat sera gazlarının meydana getirdiği lokal ısınma, yüzey sıcaklıklarının, bulutların ve nemin dağılımına bağlıdır. Yani, jeomühendislik girişimi planlandığı gibi gitse bile; işin sonuna gelindiğinde, ortalama sıcaklıkda hedef tutturulmuş, ancak Grönland’in tüm buzulları erimiş olacaktır.”

Güncelleme: 14/06/07
Kaynak
Phil Berardell: ’No Easy Fix for Global Warming’ ScienceNow Daily News, Çev: Ayşegül Kesmez, 05/06/07.