BM Raporunda Küresel Felaket

Rapor, en fazla zarar görecek dört bölgeye işaret ediyor.

Brüksel'de bugün üzerinde uzlaşmaya varılan raporu hazırlayan bilimadamları, küresel ısınma nedeniyle yaşanmakta olan iklim değişikliğinin, yoksulları vuracağı uyarısında bulundu.

Dünyanın önde gelen, 100'den fazla çevre uzmanı tarafından hazırlanan raporun dili üzerinde uzlaşmak, bilimadamlarıyla görüşmelere katılan hükümet yetkilileri arasında, uzun müzakerelerin yaşanmasına neden oldu.

Dünyanın küresel iklim değişikliği karnesine göre, bazı bölgelerde yaşam şartları çok zorlaşacak, çöllerin kapladığı alan genişleyecek, su kaynakları azalacak, beklenmedik afetlerin sayısı artarken Asya, Avrupa, Afrika susuzluk, Amerika kıtası ise hortumlarla uğraşacak.

Rapora göre, buzulların erimesiyle birlikte, 2020 yılında su sıkıntısı çeken kişi sayısı 1,2 milyarı bulacak. Ortalama hava sıcaklığı, 1990’daki seviyenin 1,5 derece üzerine çıkarsa, dünyadaki canlıların üçte birinin soyu tükenecek.

Kuzey Kutbu’ndaki buzullar, 2100 yılına kadar yüzde 22-33 arasında azalacak. Buzullar, Antarktika’da tamamen ortadan kalkabilir.

Rapora göre, eğer önlem alınmazsa, önümüzdeki 25 yıl içinde su kaynakları azalan fakir ülkeler, açlık ve ölüm tehdidi altında kalacak. Bu nedenle 60’ı aşkın ülkede çatışmalar çıkacak.

Raporun en can alıcı noktası ise, küresel ısınmanın dünyanın çehresini değiştirmeye şimdiden başladığı tespiti.

BM çatısı altında hazırlanan ikinci rapor, Haziran ayında G-8 liderlerine sunulacak. Şubat ayında açıklanan ilk raporda, kürüsel ısınmanın insan davranışlarından kaynaklandığı tespiti yer alıyordu.

Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Hindistan'dan yetkililerin raporda kullanılacak ifadelerin kesinlik derecesi konusunda bilim adamlarını yoğun şekilde sorguladıkları belirtildi.

Bu ülkelerden hiçbiri halihazırda Kyoto Sözleşmesi'nin öngördüğü zehirli gazların sınırlanmasına yönelik önlemleri uygulama taahhüdü altında değil.

Çin ve Hindistan gelişmekte olan ülkeler oldukları için, ABD ise anlaşmadan çekildiğinden bağlayıcı önlem almaya zorlanamıyor.

Raporun bulgularını açıklayan, panelin eş başkanlarından Dr. Martin Parry, ''Kanıtlar iklim değişikliğinin hayvanlar, su, tarım alanları üzerinde doğrudan etki yaptığını ortaya koymaktadır'' dedi.

Dr. Parry, yerküre üzerinde iklim değişikliği konusunda en savunmasız alanları ise şöyle özetledi:

  • Kuzey kutup bölgesi: Burada sıcaklık hızla artmakta ve buzlar erimektedir.
  • Afrika'nın Sahara Çölü'nün güneyinde kalan bölümü: Kurak alanlar daha fazla kurumaktadır.
  • Küçük adalar: Kendilerini yeni koşullara uyarlama kapasiteleri yok.
  • Asya'nın dev delta bölgeleri: Milyarlarca insan sellere maruz kalma tehdidiyle karşı karşıya.

Rapor, sonuç bölümünde küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğinin en yıkıcı etkisinin ''dünyanın en yoksul ülkelerinde yaşayanlarca hissedileceğinin'' altını çiziyor.

Hükümetlerarası İklim Değişimi Paneli Başkanı Rajendra Pachauri, ''Dünyanın en yoksulları küresel ısınmaya karşı en savunmasız ve en fazla zarar görecek kişiler olacaktır'' dedi.

Seller, fırtınalar artarken susuzluk da yayılacak.

Stockholm Çevre Enstitüsü'nden Dr. Richard Klein, raporun iklim değişikliğinin halihazırda gerçekleşmekte olduğunu açık bir şekilde ifade ettiğinin, bu sürecin doğa ve toplum üzerinde olumsuz etkileri yaşandığının altını çizdi.

Mesajın çok açık olduğuna dikkat çeken Klein, ''Kendilerine sunduğumuz bu değerlendirmenin ardından harekete geçmek hükümetlere bağlı.'' dedi.

Rapor, Haziran ayındaki sanayileşmiş ülkeler grubu G8 zirvesinde ele alınmak üzere dünya liderlerine sunulacak.

Burada yeni bir anlaşmaya zemin olması umuluyor.

ntvmsnbc-BBC Turkish.com 06/04/07