Küçük Çaplı Bir Buzul Çağının Habercisi mi?

Batı Avrupa'ya oldukça ılımlı bir iklim kazandıran okyanus akıntısındaki teklemeler, bu etkinin zamanla tümden yok olacağı ve Avrupa anakarasını minik çapta bir buzul çağına sürükleyeceği yönünde kaygılara yol açıyor.

Atlantik okyanusunun kuzeyindeki akıntılarla ilgili bir araştırmadan elde edilen çarpıcı bulgular, Gulf Stream akıntısıyla kuzeye taşınan sıcak su miktarında, %30 oranında bir azalma meydana geldiğini ortaya koyuyor. Küresel ısınmanın olası bir sonucu olarak ortaya çıkması bir süredir tahmin edilen bu azalma, Montreal iklim konferansında da gündemin en üst sıralarında yer aldı.

Söz konusu araştırmaya önderlik eden Britanya Southampton Oşinografi Merkezi'nden Harry Bryden, bu değişimin geçici mi, yoksa uzun erimli bir eğilimin işareti mi olduğu konusunda henüz kesin bir yargıya varılmadığını belirtiyor.

"Demek istediğimiz okyanustaki dolaşımın sona ereceği değil," diyen Bryden bulguların bir hayli şaşırtıcı olduğuna dikkat çekiyor.

İklimi Belirliyor

Gulf Stream, Atlantik okyanusunun kuzeyini egemenliği altına alan bir akıntı. İlk kez 1769 yılında Benjamin Franklin tarafından varlığı belirlenen akıntı sıcak suyu tropikal bölgelerden kuzeye taşıyor.

Portekiz ve New York'un içinde olduğu 40 derece kuzey enlemi yakınlarında akıntı ikiye ayrılıyor. Suların bir bölümü yüzeydeki subtropikal dönüş adı verilen akıntıyla birlikte güneye yönelirken, bir bölümü de kuzeye doğru ilerleyerek Avrupa'daki sıcaklıklarda 5 ile 10 derece arasındaki artışlara neden oluyor.

Gelgelelim, Bryden ekibi geçen yıl Kanarya Adaları'ndan Bahama Adaları'na uzanan bir dizi aygıt aracılığıyla kuzey-güney sıcaklık akışını ölçtüklerinde sulardaki bölünmenin daha önce 1957, 1981 ve 1992 yıllarında yapılan incelemelerden bu yana değiştiğine ve kuzeye akan sıcak su miktarında yaklaşık %30 oranında bir düşüş meydana geldiğine tanık oldular.

Benzer Eğilim

Bryden Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi tarafından 1998 yılında yine aynı bölgeden elde edilen verileri incelediğinde de, benzer bir eğilimin geçerli olduğunu gördü.

Bu da, 2004 yılı ölçümlerinin yeni bir gerçeği ortaya koymadığının ve söz konusu yavaşlamanın büyük ölçüde, 1992-1998 yılları arasındaki zaman diliminde meydana geldiğinin bir göstergesiydi.

Ancak Exeter'deki Hadley Merkezi Meteoroloji Bölümü oşinografi uzmanlarından Richard Wood, Southampton araştırması bulgularının birçok konuya açıklık getirmekten yoksun olduğunu, bu bulgularla ortaya çıkan değişikliğin, öylesine büyük olması durumunda, okyanus akıntılarından kaynaklanan ısının, Avrupa sıcaklıklarında yaklaşık beşte bir oranında bir düşüşe neden olması gerektiğini, oysa henüz böyle bir olaya tanık olunmadığını öne sürüyor.

Karşı Görüş

Wood Kasım ayında yaşanan mevsim normallerinin dışındaki soğukların Britanya'nın kimi bölgelerini karla kaplamasına karşılık, Avrupa'nın ortalama sıcaklıklarının giderek arttığına dikkat çekiyor.

1990'larda Kuzey Atlantik bölgesinde belirgin bir ısınma olduğu, ancak görünüşe bakılırsa bu eğilimin artık inişe geçtiği belirtiliyor.

Bryden bu ısınmanın sera etkisine bağlı olarak tüm dünyada görülen küresel sıcaklık artışının bir sonucu olabileceğine, kuzeye akan sıcak su miktarındaki düşüşün bu etkiye karşı koyabileceğine inanıyor.

Akıntı Avrupa'yı ısıttıktan sonra Grönland açıklarında okyanus dibine çöküp güneye yöneliyor. Güneyden gelen ve Kuzey Kutbu'ndaki denizlere kıyasla zaten daha tuzlu ve yoğun olan bu su buza dönüştükçe söz konusu özellikler daha da ağır basıyor.

İşlevini Yitirdi

Ancak Bryden'in araştırması, Grönland'ın Kanada yakasında dibe çöken suların bir bölümünün görünürde normal işlevini sürdürürken, Avrupa yakasındaki öteki bölümün kısmen işlevini yitirdiğini ve güneye ilettiği su miktarında yarı yarıya bir azalma olduğunu ortaya koyuyor.

Güneye akan bu iki akıntı farklı derinliklerde yol aldıklarından fark edilebiliyorlar.

Akıntılarda nasıl bir terslik olduğu konusuna henüz kesin bir açıklama getirilemiyor. Olası nedenler arasında deniz buzlarının erimesi, ya da Sibirya ırmaklarından Kuzey Buz Denizi'ne akan su miktarındaki artışa dikkat çekiliyor.

Her iki durumda da, okyanus yüzeyinin taze suyla dolacağı ve buna bağlı olarak yoğunluğunun azalacağı belirtiliyor.

12 Bin Yıl Önce

Batı Avrupa'da 5-10 derecelik bir sıcaklık düşüşüne neden olan son Atlantik dolaşımındaki çöküşün, yaklaşık 12,000 yıl önce yaşandığı, 1300-1850 yılları arasındaki Küçük Buzul Çağı'nda da bir yavaşlama olduğu ve bu dönemde sıcaklıklarda Thames ırmağının donmasına yetecek bir düşüş kaydedildiği belirtiliyor.

Geçen yıl araştırmaya başlamadan önce kuzey Atlantik akıntılarında geçmişte tanık olunan kesintilere parmak basan Bryden, benzer şiddette bir dalgalanmanın beklenmedik bir hızla meydana gelebileceğine, on yıl, hatta çok daha kısa bir süre içinde aynı durumla karşı karşıya kalınabileceğine dikkat çekiyor.

hürriyet.com 24.12.2005