Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com







 

Yalan Rüzgarı Yayılıyor…
MAYA KEHANETİ Mİ,  İNSAN CEHALETİ Mİ?

İnsanoğlu tarihler boyunca hevasına uymuş, yoldan çıkmış, İblis'in tayfasının kayığına binmiş; maalesef hatalarından ya hiç ders almamış, ya da ders alma şansını kaybetmiştir. İnsanlık tarihinin ibretli sahneleri, sanki tarihe ve arkeolojiye hiç yansımamış, insan toplumları, sürekli yarasalar gibi karanlığa kaçmıştır. Bugün de tarih bir kere daha tekerrür etmekte; insan fıtratının bozulması dibe vurmakta; sapkınlık, çılgınlık, şeytanileşme; gerçeklerden uzaklaşma; hayal ve aldanma prim yapmaktadır.

"Gerçek Vahyi" ve Sonsuz Yüce Rabb'ini araması gereken insanoğlu, O'na sırtını dönmüş, İblis ve ordusunun tuzağına düşmüş, kurtuluşu için Yılan'a sarılmış, onun masallarına inanmış ve felakete doğru sürüklenmiştir. Mu-Atlantis'in, Lemurya şeytanlarıyla yaptığı işbirliğinin ve arkasından gelen "Nuh tufanı"nın doğru okunamaması, insanoğlu için büyük kayıptır. Bugün de benzer şekilde; Adem'i zehirleyen Yılan'ın, Maya kehanetleri gibi şeytani masallarına sarılmakta ve gerçekleri  görememektedir. İblis'in sunduğu elmanın gerçekliğine aldanıp, "elma ısırığı"yla zehirlenmektedir.

Evet İblis'in yöntemi budur: Onun tüm senaryoları, Allah'ın yarattığı gerçeklere dayanır. Çünkü bu evrende İblis'e ait hiçbir şey, hiçbir gerçek yoktur, ancak bu gerçeklerin arkasına saklanmak ve onları çarpıtmak; böylece insanoğlunu aldatmanın aşağılık hazzına kapılmak vardır...

21 Aralık 2012 tarihi, Mu-Atlantis artığı Maya kehanetlerine göre Dünya'nın sonuymuş. "Kıyamet"ten yeryüzünde sadece Şirince ile Fransa'nın güneyindeki Bugarach köyü etkilenmeyecekmiş. Hz. İsa, 21 Aralık 2012'de İzmir, Selçuk'un en güzel köylerinden biri olan Şirince'ye gelecekmiş.

21 Aralık 2012'de Kıyamet'ten kurtulmak(!) için Şirince köyünde kalacak olanlardan yılan zehrini çoktan yutmuş zevatlar, bakın ne kadar da aldanmışlar, "kehanet şeytanları"na nasılda kanmışlar:
"Maya takvimine göre 21 Aralık'ta kıyamet yaşanacak. Eşimle Şirince'ye rezervasyon yaptırdık. Hayatta kalmalıyız." (Jerard-Fransa)
"100 milyon dolar servetim var ve ölmek istemiyorum. O nedenle %1'lik riski bile görmezden gelemem. 17 Aralık'tan itibaren bir hafta Şirince'de kalacağım."(Frankie- İngiliz)
"Tarih bilimci olarak araştırmalar yaptım ve 21 Aralık'ta Şirince'de olmaya karar verdim. Maya takviminin bazı iddiaları doğru çıktı. Kıyamet tahmini de doğru çıkabilir."(Edward-İngiltere)

Bir başka aldanmışlığın ve insanları aldatmanın aracı, "2012 Filmi". Bu İblis Mayalı kehanetlerin cazibesine kapılmış küresel-kabalacı film sektörü, durmadan dinlenmeden "şeytan kültleri"ni, insanların beynine enjekte ediyor ve efendilerine hizmet etmekte kusur etmiyor. Bu nedenledir ki sitemizin "İBLİS İMZALI FİLMLERİN MESAJLARI" başlığı altında sözünü ettiğimiz filmin analizinin başlığı, şu şekilde verilmiştir: 2012 FİLMİ: "Gerçek Dışı ve Kışkırtıcı"

Gerçek dışı, çünkü ne gerçeklere, ne de gerçek vahye dayanmıyor, Maya yalanlarına dayanıyor. Geçmişte yaşanan "Tufan", bir daha tekerrür etmeyecektir. "Yaklaşan Saat ve Kıyamet"in haberlerinin sahibi Peygamberimiz, bu gerçeği bize açıkça haber veriyor. Bu film "kışkırtıcı"; çünkü Himalayalar'a ulaşan bir Tufan, geçmişte de olmamıştır ve gelecekte de olmayacaktır.

Bu kışkırtmaların, ilminden(!) ve feyzinden(!) yararlandığı toplumlar-efsaneler, yani bilgi kaynağı, elbette "İblis mayalı topluluklar"dır. Ye'cuc-Me'cuc üreten Mu-Atlantis toplumunun artığı antik toplumlardan birisi de, "Mayalar"dır. İnsanlık tarihinde bu derece İblis'e ve hizbine köle olan bir başka toplum az bulunur. "New-Age'ci şeytan kültü" propagandacıları, Mayaların, astronomi ve uzay bilimini(!) anlata anlata bitiremezler. Bu yaygın Maya hayranlarının değerli(!) kitaplarını okursanız, Maya uygarlığının(!) ne derece ileri olduğunu anlarsınız(!)

Gerçekte, ilkelliğin, barbarlığın, tanrı maskeli iblislere tapınmanın en süfli köleliğinden başkasını göremezsiniz. Bugün şeytani Yeni Çağ yobazları tarafından göklere çıkarılan Mayalar; gerçekte tanrılara(şeytanlara) tapınan, bu kan içici vampirleri memnun etmek için durmadan insan boğazlayan "ilkel-vahşi topluluklar"dır. Mel Gibson'ın Maya uygarlığıyla ilgili son filmi "Apocalypto", bu ilkel-vahşi kavmin "cinnet hali"ni en güzel şekilde özetlemektedir.

TANRILARA(ŞEYTANLARA): ERKEK ÇOCUKLAR KURBAN  EDİLİYOR

Mayalar ve Azteklerle ilgili araştırmalar ve arkeolojik çalışmalar, bize neler söylüyor:

Maya rahipleri, çocukları, tanrılarına(!) kurban olarak sunarlar ve onları Cenotes adı verilen mağaralarda bulunan, su dolu bir çukura atarak, tanrılarından yağmur ve bereket isterlerdi. Yucatan Üniversitesinden Guillermo de Anda, Chichen Itza şehrinin kutsal mağaralarında keşfedilen 127 insan iskeletini bir araya getirdiğinde; bu iskeletlerin %80'inin, 3-11 yaşları arasındaki erkek çocuklara ait olduğu sonucuna vardı. De Anda, Mayalar'ın kurban etme rituelleri ile ilgili şunları söylüyor:

"Mayalar, Yağmur Tanrısı(!) için, çocukları canlı canlı su dolu çukurlara atıyorlar ve yağmur için yalvarıyorlardı. Çocukların bazıları, tanrılara(!) sunulmadan önce derileri soyulup, uzuvları parçalanıyordu. Mayalara göre, tanrılar(!) küçükleri tercih ediyordu. Arkeologlar önceden genç bakire kızların kurban edildiğine inanıyorlardı. Bunun nedeni, süslenmek için kullanılan yeşim taşından mücevherler bulunmasıydı."

İNSAN KANINA DOYMAYAN TANRILAR: ŞEYTANLAR!

Adrian G Gilbert ve Maurice M Cotterell, "Maya Kehanetleri" kitabında şunları yazar:

"Maya uygarlığının üzerinde yükselen Toltek ve Aztek kabileleri, bugünkü Mexico City'nin daha kuzey bölümlerine yerleşmişlerdir. Başkentleri Tenochtitlan'ın 25 km kuzeyinde Tula adında bir yer olan Toltekler, Güneş dinlerinin bir gereği olarak düzenli bir şekilde insan kurban ederlerdi. Güneş'in sürekli olarak doğmasını garantiye alıyorlardı...

"Sadece Tenochtitlan'ın baş tapınağı için bile 20.000 kişinin kurban edildiği tahmin ediliyor. Her yıl en az 50.000 kişi bu şekilde yaşamlarını yitiriyorlardı. Bu doymak bilmez tanrının, insan kalbine olan iştahını doyurabilmek için, görevi tapınağa taze kan ve rahip sağlamak olan bir kast asker, daima organize olarak hazır bulunurdu.
Rahipler, kurban kanlarını bu tapınaklara getirdiğinde, binalardan korkunç kötü kokular yükseliyordu. İnanışa göre, kurbanların atmakta olan kalpleri çıkarılıp, Güneş tanrısı'na sunulduktan sonra cesetler hızla piramidin merdivenlerinden aşağıya yuvarlanarak atılıyordu."

"ŞEYTANLAR DOSTLARINI KORKUTUR"

Don Jose "Why the Rattlesnake in Mayan Civilization" adlı kitabında, Rahip Bernardino Sahagun'dan şu pasajı aktarıyor:

"Yeni ateşi yaktıklarında ve tören yaptıklarında, Put(tanrı-şeytan)la yaptıkları anlaşmayı da yenilemiş, ona hizmet etmiş oluyorlardı. Şu çok açıktır ki, bu hesaplama metodu, Şeytan(İblis)ın icadıydı. 52 yılda bir onunla yaptıkları anlaşmayı yenilemek için onları, Dünya'nın sonunun geleceği düşüncesiyle korkutuyordu ve dünyayı ileri doğru hareket ettirerek, zamanı uzattığını bunu bir hediye olarak sunduğuna inandırıyordu.

"Bu bağlamda, Tüylü Yılan Tanrısı, Quetzalcoatl ve Yağmur Tanrısı, Tlaloc'du. Antik Mayalar kendilerine, Yılanlar anlamına gelen "Chanes" ismini  takmışlardı. Kafa yassılaştırma uygulaması, çocuğa Polcan yani yılan başı ismi verilmesi için yapılıyordu. Bu şekilde çocuklar, Yılan Halkı'na dahil ediliyorlardı." 

Bugün kendilerini sürüngenlerle, özellikle yılanlarla karakterize eden uzaylı maskeli şeytanlar, bu gerçeği İblis imzalı filmlerde de görüntülemekten çekinmezler. Geçmişte köleleştirdikleri Maya halkını da "yılan aileleri"ne katmakta başarılı olmuşlardır. Bugünün uzaylı dostları(!) gibi Mayaların da, Orion takımyıldızlı varlıklarla(şeytanlarla) irtibatlı olduklarını, onlarla temasta bulunduklarını antik Maya yazılarından öğrenmekteyiz.

Bugünün insanlarını korkutan "Kıyamet senaryosu"nun arka planı ve bilgi kaynağı işte bu denli kirli ve aldatıcı şeytani yalanlara dayanmaktadır. Bugün o derece korku-telaş-cehalet egemen olmaktadır ki; yalan rüzgarı o derece şeytani fısıltı ve propagandalarla insanları etkilemektedir ki; NASA, site kurup uyarılarda bulunmuş; ABD, Fransa ve Rus hükümetleri, ayrı ayrı açıklamalar yapmak ihtiyacı duymuştur. Ayrıca çok sayıda basın organları ve bilimsel dergilerde "Maya kıyamet senaryosu ve özellikle 21/12/2012 tarihiyle ilgili" haber ve yorumlara yer vermişlerdir.

SONUÇ

Sözü edilen tarih yaklaştıkça daha ne gibi çılgınlıklar, akılsızlıklar ve şeytani dürtülerle ne gibi cinnetlerin olabileceğini kestirmek hiçte zor değildir. Bu derece kaynağı belli, yalana dayalı, zehirli-kirli Kıyamet tellallığından etkilenen dünya insanlığının, gelecekte gerçek felaketler karşısında ne hale geleceğini tahmin etmek zor olmasa gerektir. Sonuç olarak bu "fiili kıyamet yalanı"nın ve "şeytani Maya kehanetleri"nin gerçek analizi için aşağıdaki hususların hiçbir zaman gözardı edilmemesi gerekmektedir:

1) Geleceği; geçmişin, geleceğin ve zamanın mutlak sahibi Sonsuz Yüce Allah'tan başka hiçbir kimse bilmez, bilemez. Gelecekten haber veren tüm kahinler ve kehanetler, şeytani vahiyle aldanmış aldatıcılardır. İnsanlığın ve Dünya'nın geleceğiyle ilgili Peygamberlerin ve özellikle Peygamberimizin haberleri Hak ve gerçektir. Din bilginleri, "evliya statüsü" kazandırılmış tüm sahte yahut gerçek alimler, gelecekten haber veremez; verirse aldanmış ve şeytana kanmıştır.

Gerçek müslüman alimler, ancak "Vahye", bugün için "Kur'an Vahyi"ne ve "Sahih Sünnet"e dayanarak yorum yapabilirler, tahminlerde bulunabilirler. Ancak bu, geleceğe yönelik ve kaynağa dayalı bir projeksiyon olmaktan öte bir anlam ifade etmez, edemez. Aynı şekilde bilim adamları da, bilimsel verilere dayanarak, analizler yapabilir ve geleceğe yönelik tahminlerde bulunabilirler. Tüm pozitif bilim dallarındaki veri analizleri ve tahmini projeksiyonlar, önemli bir bilimsel gerçeklik içermektedir. Örnek olmak üzere Sitemizin "DÜNYAMIZ" bölümündeki; "FELAKETLERİN KAYNAĞI: ÇEKİRDEK(CORE)" konulu bilimsel projeksiyon incelenebilir.

Özellikle kim "yıl, ay, gün" vererek "gelecekte bir felaket"ten yahut "Kıyamet"ten bahsediyorsa, bilin ki bu zevat yalancıdır ve şeytani etkilere maruz kalmış bir meczuptur.

2) İnsanlığın geçmişi, şimdiki hali-kurtuluşu, geleceği; Sonsuz Yüce'nin kitabı Kur'an'dadır. Kur'an ve Sahih Sünnet dışındaki tüm kaynaklar, hatalıdır, şüphelidir ve özellikle antik milletlerde yuvalanmış kehanetler, şeytanidir. Bu hatalı-karışık yahut şeytani kehanetler, elbette dünyanın-insanlığın geleceği ile ilgili gerçekler içermektedir. Ancak bunlar kasten İblis ve ordusu tarafından karıştırılmış-dönüştürülmüş gerçeklerdir. Bunları ayıklamak ve düzeltmek mümkün değildir, ya da ancak Kur'an ve Sahih Sünnet ilmiyle düzeltilebilir ki; bu hem tehlikeli ve hem de akim bir yoldur.

3) Mu-Atlantis, Sümer, Mısır, Maya vb. antik toplumların elbette başlangıç dinleri; "Tevhid'e-İslam'a", Sonsuz Yüce'nin "Tek İlahlığı"na dayanır, ancak insanoğlu, hevasına ve şeytani etkilere maruz kalarak "Hak Dini", "çok tanrıcılığa-putperestliğe" dönüştürmüştür. Böylece Sonsuz Yüce Allah'a ait olan kutsal vasıfları, bu tanrılara(şeytanlara) izafe edilerek, Allah'a ortak koşularak bugüne gelinmiştir. Dolayısıyla bu toplumlardaki "gerçek vahye dayalı haberler", tamamen bozulmuş, İblis'in amacına uygun olarak değişim ve dönüşüme uğramıştır. Bu nedenledir ki antik toplumlardaki bu "gaybi bilgiler", artık "Hak-Gerçekler" olmaktan uzaklaşmış; "İblis'in, dünyanın geleceğini ele geçirme amacı"na uygun bir içerik ve sistematik kazanmıştır.

4) Mu-Atlantis, Sümer, Mısır, Maya vb. antik toplumlar üzerine kitap yazan, araştırma yapanlar, her nasılsa bu antik milletlerin ileri bilim, astronomi ve teknolojiye sahip olduğu zehabına kapılmışlardır. Hatta adeta İblis'i sevindirmek için o derece ileri gitmişlerdir ki; bu uygarlıkları çağımızın ilerisinde gösterme gafletine düşmüşlerdir. Bu külliyen yanlıştır ve tutarlı hiçbir delile dayanmamaktadır. Bu topluluklar, saptırıcı bilgilerin yanında, evrenle, yaşamla ilgili bazı o gün için ileri bilgileri ve yöntemleri, cin-şeytan toplumundan almışlardır elbette. Bugün bazı antik toplum hayranı yazarları şaşırtan bilgiler, esasında cin-şeytan kaynaklıdır. Ancak söz konusu yazarlar, bu gerçeği görmek yerine bu toplulukları, ya uzaylı kökenli(!) göstermekte, ya da uzaylılarla iletişim kurdukları şeklinde saptırılmış bilgilere dönüştürmektedirler. İşte Marduk yahut Niburu gezegeni hikayeleri de böyle saptırılmış uzaylı hikayeleridir.

5) Sonuç olarak; Yaklaşansaat'in "GİRİŞ" bölümünde yer alan aşağıdaki Hadis'in "GERÇEĞE ÇAĞRISI"ına ve insanoğlunun gerçek kurtuluş adresine ilave edilecek bir söz bulamıyoruz:

"Allah'ın Kitabı(Kur'an): Sizden öncekilerin tarihi, sizden sonrakilerin haberi ve aranızdaki meselelerin hükmü O'ndadır.
O, kesin bir hükümdür. Gerçeği(Hakk'ı), gerçek olmayandan ayırır.
O, boş-saçma değildir.
Her kim, büyüklük taslayarak, O'nu bırakırsa, Allah onun (boynunu) kırar.
Her kim, hidayeti O'nun dışında ararsa, Allah onu saptırır.
O, Allah'ın sağlam ipidir.
O, hüküm ve hikmet sahibi zikirdir(öğüt ve hatırlatmadır).
O, sağlam-dosdoğru yoldur.
O, hevaların(arzu ve görüşlerin) kaydıramadığı, dillerin örtüp-karıştıramadığı, alimlerin doymadığı, çokça tekrarlanmaktan eskimeyen, hayranlık uyandıran yönleri bitmeyen bir Kitap'tır.
O öyle bir kitaptır ki, cinler(den bir grup), O'nu dinlediği zaman; "biz, doğruluğa ileten, hayretamiz(hayranlık verici) bir Kur'an dinledik ve O'na hemen iman ettik" demekten kendilerini alamamışlardır.
O'na dayanarak konuşan doğru söylemiş, O'nunla amel eden ecrini(karşılığını) kazanmış, O'nunla hüküm veren adalet yapmış ve O'na davet eden doğru yola çağırmış olur."

(Tirmizi, C. 3, Hno: 2906, El Haris Bin El Aver, Ali'den; Ali de, Resulullah(s.a.v.)'den rivayet etmiştir.)

06/12/2012

Kaynaklar:
1) "Ancient Maya Scarified Boys not Virgin Girls: Study", Reuters, çev. Erkam Bayrakçı, yaklasansaat.com, 22/01/2008.
2) Adrian G Gilbert, Maurice M Cotterell, "Maya Kehanetleri", Sınır Ötesi Yy. İstanbul, Nisan 2001.
3) "2012 FİLMİ: "Gerçek Dışı ve Kışkırtıcı"", yaklasansaat.com
4) yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/haziran_2009/haziran17.asp
5) yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/mart/mart47.asp


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.