Muhakkak Biz, Gök'te burçlar kıldık ve onu, gözleyenler için süsledik.
Ve onu, her kovulmuş şeytandan koruduk.
Ancak (bunlardan kim), kulak hırsızlığı yaparsa, ona, apaçık bir 'ışın topu' isabet eder.
[HİCİR(15)/16-18]
Muhakkak Biz, Dünya Göğü'nü, yıldızlarla-gezegenlerle donattık.
Onu, her kovulmuş şeytandan koruduk.
Onlar, Mele'i A'la'yı(Yüksek Melekler'i) dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar.
(Onlar) uzaklaştırılırlar ve onlara 'sürekli bir azap' vardır.
Ancak (sözü) çalıp-kapan olursa; artık ona isabet eden 'yakıcı-delici ışın topu' vardır.
[SAFFAT(37)/6-10]
Ey cin ve insan toplulukları, eğer göklerin ve Arz’ın sınırlarından, nüfuz etmeye(aşıp-geçmeye) güç yetirebilirseniz, yapın! Nüfuz edemezsiniz, ancak bir 'sultan'(üstün bir güç) müstesna.
Siz ikiniz(cinler ve insanlar), Rabb'inizin hangi nimetlerini yalan sayıyorsunuz?
Üzerinize bir 'ateş topu' ve 'nuhas'(yakıcı manyetik rüzgar) gönderilir ve yardım da olunmazsınız.
[RRAHMAN(55)/33-35]
Muhakkak Biz, 'Dünya Göğü'nü lambalarla (yıldızlarla) süsleyip-donattık. Bunları, şeytanlar için bir 'taşlama' kıldık. Onlar için 'şiddetli ateş azabı' hazırladık.
[MÜLK(67)/5]
(Cinler): "Doğrusu biz, Göğü yokladık, ancak O’nu, 'güçlü koruyucular' ve 'ışın topları'yla dolu bulduk."
"Oysa biz, duymak(kulak hırsızlığı yapmak için), (Göğün) oturma yerlerinde otururduk. Ancak şimdi, kim dinleyecek olursa, onu gözleyen bir 'ışın topu' bulur."
[CİN(72)/8-9]
|