yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 

Haberler/...

Kuzey Kutbu 2018 İklim Raporu

Kuzey Kutbu'nda geçmişten beri gelen ısınmanın etkileri kendisini hissettiriyor. 13.sü açıklanan NOAA'nın (Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi) Arktik (Kuzey Kutbu) İklim Karnesi, 2018 yılı içerisinde kara, buzul ve okyanus üzerinde yapılan bir dizi gözlem sonucunda elde edilen verileri gösteriyor. 12 ülkeden 80'den fazla bilim insanı tarafından yazılan 14 ayrı rapordan oluşuyor. Önceki yıllarda olduğu gibi 2018 yılı için de yapılan bu güncellemede raporun yayın zamanına kadar gerçekleşmiş olan olaylar ile Kuzey Kutbu ekolojik sistemindeki fiziksel ve biyolojik etmenlerin değişimleri incelenmiştir.

2018 yılında Kuzey Kutbu'ndaki yeryüzüne yakın hava sıcaklıkları Dünya'nın geri kalanına göre 2 kat daha hızlı artma eğilimi gösterdi ve bu olaya "Kuzey Kutup Artışı (Yükselişi)" adı verildi. +1,7°C ortalama ile 2018 yılı kayıtların başladığı tarih olan 1900'den beri 2016'dan sonra (1981-2010 arası) en sıcak yıl oldu. Ayrıca son 5 yılın (2014-2018) hava sıcaklıkları da tutulan tüm kayıtları alt üst etti. Kuzey Kutbu'nda ortam sıcaklığının artması daha durgun ve dalgalı okyanus akıntılarına (jet stream) sebebiyet vermesinin yanında, kutupta ve daha alt bölgelerde anormal iklim hareketlerine yol açıyor. Okyanus akıntısındaki derin dalgalar ile ilişkili dikkat çeken anormal hava olaylarına 2017 sonbaharında yaşanan Kuzey Kutup Dairesi'ndeki sıcak hava dalgası, 2018 yılında ABD'nin doğusunu etkisi altına alan bir grup çok sert kış fırtınası ve 2018 yılı Mart ayında "Doğudan Gelen Canavar" olarak isimlendirilip Avrupa'da patlak veren aşırı soğuklar örnek verilebilir.

Atmosfer ve okyanus iklimindeki ısınmadan ötürü Kuzey Kutbu, bir daha önceleri gibi alabildiğine geniş donmuş alanlara sahip olamayacak. 2018 yılı Mart ayında denizdeki buzul uzantısı 2017'nin ardından 39 yıllık rekoru kırarak en alt seviyede ölçüldü.

Kuzey Okyanusu'nun ısınması aynı zamanda zararlı alg nüfusunda artışa da sebebiyet vermektedir. Önemli miktarda zararlı alg toksinleri, artık çeşitli deniz canlılarında tespit edilmeye başlandı.

Kuzey Kutbu'nda alarm veren bir diğer husus "mikro plastiklerin" tehdit oluşturacak seviyeye gelmesi oldu. Öyle ki; yakın zamanda "mikroplastikler" konusunda küresel ölçekte yapılan bir çalışmada; Kuzey Okyanusu'nun diğer tüm okyanus havzalarına nazaran daha fazla toksin konsantrasyonu içerdiği ortaya çıktı.

KARA YÜZEYİNDE YILLIK ORTALAMA HAVA SICAKLIĞI

1900 yılından bu yana kaydedilen sıcaklıklar arasında 2016'dan sonraki en yüksek değer 2017 Ekim ve 2018 Eylül tarihleri arasında ortalama +1,7 °C olarak ölçüldü. Günümüzde Kuzey Kutup (Arktik) Bölgesi Dünya'nın geri kalanına göre 2 kat daha fazla ısınıyor (Arktik Artma). Son 5 yılda ise (2014-2018) yıllık ortalama sıcaklıklar geçmiş tüm kayıtları alt üst etti.

Arktik Yükseliş'in kesin nedenleri konusunda şu ana kadar bir karara varılamadı. Bu duruma yol açan nedenler içerisinde; deniz buzulu ve kar örtüsünün gittikçe azalmasından ötürü yazın Güneş ışınlarının daha az yansıtılması, Arktik atmosferi bileşenlerinden toplam su buharı içeriğinin artması, bulutluluk oranındaki değişim ve kirlilik düzeyi sayılabilir.

HAVA SICAKLIKLARINDAKİ DEĞİŞİM

Bütün sonbahar, kış, ilkbahar aylarında Arktik merkezde sıcak havalar geniş çapta etki gösterdi. Genel olarak 1981-2010 gibi uzun dönem ortalamaları +4 °C ve daha üzerinde seyretti. Kuzey Kutup Merkezi'ndeki "Arktik Basınç Salınımı" gibi büyük ölçekli hava davranışları genel olarak zayıfladı. Bunun sonucunda büyük miktarda ısı ve nem doğrudan Arktik'in kuzey bölgesine taşındı.

Yüzeye yakın mevsimsel sıcaklık değişim bozuklukları

Şekil 1. Yüzeye yakın mevsimsel sıcaklık değişim bozuklukları,
(Sıcaklık artış şekilleri 1981-2010 yılları arası yapılan ölçümlere göre belirlenmiştir)

TOPRAK KAR ÖRTÜSÜ

Arktik kara yüzeyindeki kar örtüsü her yıl 9 ay boyunca örtülü kalır. Ve yüzey enerji potansiyeli, yer altı termal faaliyetleri ve taze (içilebilir) su potansiyelini etkiler. Kar ile yeşil bitki örtüsünün arasında bir ilişki vardır ve bunun yanında biyo-jeokimyasal faaliyeti de etkilemektedir. Ayrıca ekosistemler için bazı sonuçlar doğuracak olan vahşi yaşamın göç etmesi ve otlaklara ulaşmanın zorluğu yine "kar örtüsü" ile ilişkilidir.

Arktik boyunca uzanan kar örtüsü 3 değişken ile ifade edilir; ne kadar bir alan karla kaplı (SCE), kar ne kadar bir süre kara yüzeyinde kalıyor (SCD), kar örtüsü (kar derinliği-yoğunluğu hesaba katılarak) tarafından toprakta ne kadar su muhafaza ediliyor (SWE).

Normal olmayan bir biçimde 2017 erime mevsimine rağmen karla kaplı alanın yüksek olması (SCE) ve 2018 erime mevsiminde de toprakta kar örtüsünde hapsolan su miktarının (SCE) (kar + yoğ.) fazla olmasına rağmen bu iki değer için uzun dönemde negatif yönlü değişim tahmin edilmektedir. Kuzey Kutbu'nda 1981-2018 periyodunda ilkbahar ayları için (Nisan-Mayıs-Haziran) her on yılda bir SCE değerleri sırasıyla -%0,1 , -%3,4 , -%14,9 oranlarında azalma gösterdi. Haziran ayında kar örtüsünün azalması Eylül ayındaki deniz buzul uzantısı kaybıyla eşdeğerdir.   

GRÖNLAND BUZ TABAKASI

Grönland buzul örtüsü Dünya ve Kuzey Kutbu için kritik bir öneme sahiptir. Yüksek albedo özelliği (bir yüzey tarafından yansıtılan güneş radyasyonu yüzdesi) yeryüzü tarafından emilen güneş enerjisini ayarlamaya katkıda bulunur, konumu ve coğrafi yapısıyla atmosferik döngüyü kontrol eder.

Yüzeydeki Erime

Erimenin konumsal kapsamı hakkında yapılan belirlemelere göre 2018 yılı yaz sezonu erime açısından olağanüstü bir değişim göstermedi. 2018 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos (HTA) dönemi için erimenin hacimsel boyutu genel ortalamanın sadece %26 kadar üzerinde oldu. Yüzeyde meydana gelen erime ise %44 ile 31 Temmuzda hacimsel olarak en yüksek seviyeyi gördü.

Beyazlık –Yansıtma- Derecesi (Albedo)

2018 yılı HTA döneminde tüm Grönland buzul yüzeyinde yansıtma (beyazlık) oranı %81,7 olarak ölçüldü. Haziran ve Temmuz ayları en yüksek yansıtıcılığa sahiptir. Minimum yansıtabilirlik oranı ortalama olarak %76,8 ile 2012 yılında gerçekleşmişti. Aynı zamanda bu yılda hacimsel olarak en fazla miktarda erime rekoru kırılmıştı. Özetle tüm buzul tabakası çapında 2018 yaz mevsimindeki yansıtabilirlik, 2000-2018 arası döneme göre yüksek olmasıyla birlikte 2000 yılındaki rekoru da yakalamış oldu.

Yüzeye Yakın Hava Sıcaklığı

Danimarka Meteoroloji Enstitüsüne ait 20 hava ölçüm istasyonundan alınan veriler doğrultusunda 2017 sonbaharı ile 2017/18 kış dönemleri arasındaki ortalama sıcaklıkların 1981-2010 arası ortalamaya yakın ve üstünde seyrettiği raporlandı. Dünya'nın en kuzey noktasındaki Nord isimli istasyonda şubat ayında Grönland'ın en kuzey kısmında -önem arz eden- bir sıcaklık 14,4°C ölçülmüştü. Grönland'ın tam tepe noktasında ise 2018 sonbahar mevsimi 1993 ve 2002'den sonra en sıcak üçüncü dönem olarak kayıtlarda yerini aldı.

DENİZDEKİ BUZUL DURUMU

Buz tabakasının denizde ulaştığı en uzak yer olarak tanımlanan "buz uzantısı (kapsamı)" yıl içinde değişiklik gösterir. Kış mevsimi sonlarında buz örtüsü yaz dönemine göre 2-3 kat daha büyüktür. Kuzey kutup sistemi için deniz buzulu neden önemlidir:
1) Okyanus ile atmosfer arasında bariyer görevi görür.
2) Yüzeyindeki yansıtma özelliği ile yazın emilen güneş enerjisini dengeler.
3) Canlı yaşamı için ortam barındırır.
4) Arktik bölgesindeki insan faaliyetlerini kısıtlar. Denizdeki buz uzantısı 1979'dan beri pasif mikrodalgalar ile görüntüleniyor. Mart ve eylül ayları Arktik deniz buzulu açısından tipik maksimum ve minimum değerleri yansıttığından göz önünde bulundurulur.

2018 yılına ait deniz buzunun aylık ortalama kapladığı alan

Şekil 2. 2018 yılına ait deniz buzunun aylık olarak ortalama kapladığı alan. Sol taraf mart, sağ taraftaki ise eylül ayını göstermektedir. Aynı zamanda bu şekillerden sırasıyla kışlık ve yazlık max./min. değerler de görülebilir. Şekillerdeki mor çizgi 1981-2010 ortalamasını temsil ediyor.

Buzul Yaşı

1985 yılında en yaşlı buzul 2018 mart ayında yaşlı buzullar

ilk yılını dolduran buzullar tüm buz örtüsüne yayılmış durumda

(Şekil 3c) İlk yılını dolduran buzullar tüm buz örtüsüne yayılmış durumda. Kapsama durumu 1980'lerdeki %55 değerinde iken 2018 mart döneminde yaklaşık %77 olmuştur.

(Şekil 3a) 1985 yılında en yaşlı buzul (4 yıl ve üzeri) buz yığınının %16'sını oluşturuyor.

(Şekil 3b) 2018 mart ayında ise yaşlı buzullar, buz yığınının sadece %0,9'unu kapsıyor. Buradan yola çıkarak, en yaşlı buzulun 1985 mart ayında 2,54 milyon km2 iken, 2018 mart ayında 0,13 milyon km2 olduğu ve %95'lik bir düşüş belirtilmiştir.

Artık 1980'lerdeki kalın, güçlü buzul tabakaları daha genç, zayıf ve kırılgan hale geldi. Ve son birkaç yılda da hareket etmeye yatkın oldukları gözlemlendi.

Şekil 3. Yaşlarına göre deniz buzulu kapsama haritası.

Denizdeki Buzulların Kalınlığı

2017-2018 kış sezonunda bölgedeki ortalama buz kalınlığı bozuk dağılımı
Şekil 4a; 2017-2018 kış sezonunda bölgedeki ortalama buz kalınlığı değerlerindeki bozuk dağılımı göstermektedir.

CryoSat-2 araştırma uydusu, Nisan ayında biten 2017-2018 kış sezonunda ortalama buzul kalınlığını 2,14 metre olarak ölçtü (Şekil 4b). Bu değer aynı uydunun 2010-2018 yıları arasında yaptığı ölçümlerin ortalama minimum değerinin çok az altında kalıyor (2,19m).Ayrıca Şekil 4b'de aylık ortalama kalınlık değerlerinin önceki senelerle karşılaştırılması da verilmiştir.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE YOSUNLAR

Kendi kendisine besin üretebilen tek hücreli deniz yosunları (buzullarda yaşayanlar) ve fitoplanktonlar Arktik Okyanusu'ndaki temel üreticilerdendir. Fotosentez olayı ile organik olmayan karbonu organik (canlı kullanımı için) maddeye dönüştürür. Bu temel üretim döngüsü ile birlikte aynı zamanda okyanustaki besin ağı için de enerji üretilmektedir. Dünya çapında okyanuslar, karbon döngüsüne katkıda bulunma yoluyla yeryüzünün yıllık net üretiminin yarısını karşılamaktadır. Buradaki temel üretim de (birincil üretim) ışık uygunluğu ve besin maddelerinin bulunmasına bağlıdır. 

KUZEY KUTBU'NDAKİ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ORTA ENLEMLERE ETKİSİ

Kuzey Kutbu'ndaki deniz buzulu, içilebilir su kaynağı olan buzullar, kalıcı buz tabakaları ve bahar mevsimi kar örtüsü nesnelerinde hızla yaşanan kayıp neticesinde, Arktik (Kuzey Kutbu) bölgesinde iklim değişikliği kuvvetli bir şekilde hissedilmektedir (AAW- Kuvvetli Arktik Isınması KAI). Kuzey Kutbundaki buzulların erimesi, insan etkenli iklim değişikliğinin en göze çarpan sonuçlarındandır.

Genel teoriye göre Arktik bölgesi, diğer alt kısımdaki bölgelerden daha hızlı ısındığında, kuzey-güney sıcaklık farkı azalır. Bu sıcaklık farkı "kuvvetli rüzgârlardan oluşan nehir" olarak tabir edilen kutup jet akıntısının çalışması için gerekli enerjiyi sağlar. Yavaşlamış jet akıntısı kuzey-güney hattını düzensiz hale getirir ve akıntının yönünü güneye çevirir. Düzensiz (dalgalı) hale gelmiş akıntı hattı sonucu sıcak havanın kuzey bölgelere soğuk havanın da ileride güney kısımlara doğru sokulması gerçekleşmiş olur. Bu dalgalanmaların büyük olduğu bölgelerde değişen iklim koşulları daha kalıcı hale gelir ve aşırı hava olaylarına dönüşebilir.

kuzey kutbunun ısınması jet akıntısını nasıl etkiler?

KUZEY KUTUP BÖLGESİNDEKİ ZARARLI MİKROORGANİZMALAR

Hava sıcaklıklarının artması ve buna bağlı olarak Arktik denizi buzul örtüsünde gerçekleşen büyük orandaki kayıplar, genel olarak okyanus sıcaklığını arttıran ve bölgedeki döngü düzenlerinde değişikliğe neden olan esas faktörler arasında gösterilmektedir.

Birçok organizmanın kuzeye göçmesi veya fazla miktarda çoğalması bekleniyor. Bunlardan zararlı alg patlaması (HAB) insan ve ekosistem sağlığı için ciddi tehlike oluşturabilmektedir. Geride bıraktığımız on yılda toplanan veriler değerlendirildiğinde birçok zararlı (HAB) türü popülasyonu Kuzey Kutbu besin zincirinde tehlikeli seviyelere ulaşmış ve bunun artarak devam etmesi kuvvetle muhtemel görünüyor.

Ayrıca ısınan Arktik Okyanusu'nda, zararlı alg popülasyonlarında ve bu canlıların yaşam alanlarında artış meydana gelebilir. Artan okyanus sıcaklıkları, mevsimsel buzul örtüsünün azalması, deniz buzullarında incelme gibi olaylar nedeniyle örneğin; A.catenella (soğuk sularda alg patlamasına neden olan bir alg türü) algleri için uygun bir filizlenme ve yaşam ortamı da oluşabilmektedir.

Güncelleme: 27/03/2019
Kaynak: 
NOAA – Arctic Report Card 2018" Arctic Report Card 2018 Effects of persistent Arctic warming continue to mount", www.arctic.noaa.gov/Report-Card, çev. Furkan Kargıoğlu, yaklasansaat.com, 11/12/2018


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat