yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 

Haberler/...

Ağaçlar Kendi Boyutunda Bilinçli Canlılardır

British Columbia Üniversitesinden Orman Ekolojisti profesör Suzanne Simard, kimsenin pek de kıymet vermediği toprak altındaki yaşam ile ilgili yirmi yıldır çalışıyor. İhtisas alanı Mikorizalar. Bunlar, uzun köklere sahip simbiyotik mantarlardır. Bitkilerin topraktan besinleri absorbe etmelerine yardımcı olurlar. Başlangıçta Kaliforniya çamları ve Kuzey Amerika Huş ağaçları arasındaki karbon akışının nasıl gerçekleştiğini anlamak icin deneyler yapan Simard, mikorizaların, ağaçları sadece toprağa değil, birbirlerine de bağladıklarını ortaya çıkardı.

Çalışmalarına devam eden Simard, altlarında bu mantarlar(mikoriza) ile yaşayan ağaçların bir iletişim ağı kurduğunu belirledi. Simard'ın "Anne Ağaçlar" adını verdiği ağaçlar, aynı doğa topluluğun merkezinde yer alıyor. Bunlar sadece ağaçları değil bütün orman canlılarını kapsayan, gerçek bir iletim ağının içindeler ve birbirleriyle bağlantı kurarak gıda ve su alışverişinde bulunuyorlar. Bu yeni bulgular orman ekolojisi anlayışımıza adamakıllı derinlik kazandırıyor ancak bu yalnızca başlangıç.

Simard'ın tanımına göre aktarılan sadece besinler değil. Aktarılan şey aynı zamanda mesaj. Kökler, kimyasal sinyaller ve bitkilerin çıkarttığı sesler üzerinde çalışan Simard ve diğer bilim adamları, bitkilerle ilgili bu araştırmalarını zeka boyutuna taşıdılar. Simard British Columbia Üniversitesinde yer alan ofisinde, Nautilus dergisine çalışmaları ile ilgili verdiği röportajda özetle şunları söyledi:

"Bu çalışma sayesinde şöyle bir sonuca ulaştım: Kök sistemleri ve onları birbirine bağlayan mikorizal ağlar, tıpkı sinir ağları gibi dizayn edilmişler ve tıpkı sinir ağları gibi hareket ediyorlar. Ve nöral ağ beynimizdeki zekanın ekim yeridir. Yazımda zeka sözcüğünü kullandım çünkü sanırım bizler zekaya bilimsel olarak belli kalıplar ve fonksiyonlar atfetmişiz. Bir bitkinin ya da ağacın içini açtığımızda şunlara bakıyoruz:
Sinir ağına sahip mi? İletişim kuruyor mu? Algılama ya da tepki mesajı veriyor mu?
Peki siz algıladığınız şeye göre davranışınızı değiştiriyor musunuz? Hatırlıyor musunuz? Öğreniyor musunuz? Geçmişte yaşadığınız bir deneyim sebebi ile farklı bir şey yapıyor musunuz? İşte bunlar zekayı karakterize eden özelliklerdir. O zaman diyebiliriz ki; evet bitkilerin zekası var. Bunun için gerekli tüm yapı ve fonksiyonlara sahipler. Ve davranışlara sahipler.

"Buna dair elimizdeki en iyi kanıt, ağaçlar ve kendi soylarından gelen fideler arasında gerçekleşen akraba tanıma özelliği. Yaşlı ağaçlar, hangi fidenin kendi soyundan geldiğini söylüyorlar. Bunu nasıl yaptıklarını tam olarak anlayamıyoruz. Ancak özellikle bu ağaçlar ve mantarlar arasında devam ede gelen çok sofistike faaliyetlerin varlığından haberdarız. Mesela bu yaşlı ağaçlar, kendi aile üyelerine avantaj kazandıracak şekilde davranış değişikliğine gidiyorlar. Ve o aile bireyi de buna daha iyi gelişmek ya da daha iyi bir kimyaya sahip olmak gibi sofistike yollarla cevap veriyor. Ayrıca ebeveyn ağaç, gelişmek için iyi bir yerde değilse kendi yavrusunu öldürebiliyor.

"Ağaç halkalarına bakın. Ağaçların fidelerle olan etkileşimi onların gelişme oranlarını etkiliyor. Gıda ve su alımını etkiliyor. Farklı bitkilerin yapabildikleri şeyler de farklı. Ancak hafıza-anılar tüm ağaçların halkalarında yerleşmiş durumda bulunuyor. Mesela kozalaklı bitkilerde o anılar iğnelerin içindeki kimyasallarda yer alıyor. Her dem yeşil olan bu ağaçlar, iğnelerini beş ila on yıl arasında muhafaza ederler.

"Şöyle diyelim, mesela sizin bir grup bitkiniz var ve onlardan birini strese soktunuz, buna verilecek cevap büyük olacaktır. Bitkilerin serotoninleri var. Ayrıca bizim de sahip olduğumuz nörotransmiterlerden biri olan glutamat da var. Bitkilerin içinde bundan tonlarca var. Botanikçiler onların serotonin tepkilerini ölçebilirler. Bitkiler bu tepkileri çok çabuk verirler. Eğer bitkinin yapraklarını kesersek ya da üzerine bir alay böcek bırakırsak bütün nörokimya değişir. Hızla komşularına mesaj yollamaya başlarlar. Saldırı altındaki bir ormanın kimyasını sezebilirsiniz. Bir şey yayılır, bitkiler ve hayvanlar bunu algılar ve davranışlarını değiştirirler.

"Peki bu duygusal bir tepki mi?
Evet, ben öyle olduğunu düşünüyorum. Fakat botanikçilerin ne dediğini de duyar gibiyim. "Bu bir duygu değil sadece bir tepki."

"İnsanların şunu anlaması önemli; Gidipte bir bitkiyi tepesinden doğrarsanız orada büyük bir tepki olur. Ve bu pek sevecen olmaz. Peki bu bir duygusal tepki mi? Bitkinin kendini korumaya çalıştığı çok net... Bitkinin genleri tepki veriyor ve bu kimyasalları üretmeye başlıyor. Bu canlılar biyolojik otomata olmaktan ziyade tıpkı hayvanların sahip olduğu öğrenme, hafıza, karar alma ve uygulama gibi potansiyellere sahip varlıklar olarak düşünülmelidir.

"İnsanın bunu kavraması zor olabilir. Bitkilerin zeki olduğu pek düşünülmez. En azından Batılı düşünce sisteminde bu böyledir. Tabi bu öğrenme, hafıza ve iletişim, tam olarak insanlarınki gibi değildir, oldukça sıradışıdır. Bitkilerin davranışlarını kendi dar kavrayışımızla tanımlamaya çalışmak belki de onların kendilerine özgü zekalarını karanlıkta bırakacaktır.

"Bu zengin ve çok enteresan olan mesele ayrıntılı bir araştırma olmadan çözülemez. Ve bu araştırma bitkilerin de bir zekaya sahip olabileceği ihtimalini göz ardı etmeyecek kadar geniş bir vizyon içermelidir."

Güncelleme: 21/11/2019
Kaynak:
Brandon Keim, "Never Underestimate the Intelligence of Trees", Nautilus, çev. Gökben Coşkun, yaklasansaat.com, 31/10/2019


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat