yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 

Haberler/...

Yaşlı Arılar Genç Arılara Bağışıklık Aktarıyor

Yaşlı arılar, kovanlarındaki diğer arılara bağışıklığı arttıran molekülleri, larvalarını besledikleri arı sütü ile aktarırlar.

Şematik çizim, arıların 'ortak bir mide' yoluyla hastalığa dayanıklı RNA moleküllerini genç arılara nasıl aktardığını gösteriyor.

Yaşlı arılar, bağışıklığı arttıran molekülleri kovanlarındaki genç arılara paylaştıkları arı sütüyle aktarıyorlar.

Arılar, larvanın beslendiği arı sütünü hastalıklara karşı direnç sağlayabilmek için üretiyor. Aynı zamanda kovana genel bağışıklığını kazandırıyorlar. Bu da bal arılarının genç arıları besledikleri ve aslında korunmak için ortak bir mideleri olduğu anlamına geliyor.

Arılardaki hastalıkları tedavi etmenin yeni yollarını denemek isteyen Cambridge Üniversitesindeki araştırmacılar, larvaları beslemek için kullanılan arı sütlerindeki doğal RNA'ları incelediler ve on virüse tekabül eden RNA'ları buldular. İnceleme sonuçları arıların, enfeksiyon ortaya çıktığında hastalık tespiti yapan RNA'ları oluşturarak ve paylaşarak bütün kovanı salgından koruduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar, yetişkin arıların sabit tutulduğu ve dsRNA (çift sarmallı RNA) ile beslendikleri bir teknik uyguladılar. Bu teknik, özel genleri durduran veya bastıran sahte bir çözümdü. Birçok böcek; bakteri, mantar ve virüslerden kaynaklanan enfeksiyona karşı bir koruma olarak bu dsRNA moleküllerini üretir.

Araştırmacılar kullandıkları teknikle tedavinin işe yaradığını gözlemledi ancak tuhaf bir biçimde RNA'ları besleyen arılar öldükten sonra bile tedavi aylarca çalışmaya devam etti. Böylece korunmanın genç arılara nasıl geçtiği ortaya çıktı. Araştırmacılar buna göre, arıların işçi arılara RNA'ları ekleyerek diğer arılara aktardığını ve larvaları beslemek için arı sütü ürettiklerini buldu. Ayrıca arıların RNA'ları korumak için onları bir arada tutacak proteinleri ürettiğini ve onların dağılmasını önlediğini buldular.

Cambridge Üniversitesinden Dr. Eyal Maori, yaptığı yayında; aynı türdeki bireylerin RNA alışverişi yaptıklarının ilk kez bu yolla gösterildiğini söyledi.

Araştırmacılar, korunmayı sağlamakla birlikte arı sütünün, larvaların içinde işçi arılar yerine kraliçe arılara dönüştüren anahtar bir maddeyi içerdiğini belirttiler. Üstelik arılar, Dr. Maori'nin "sosyal epigenetik"lerin bir türü olarak tanımladığı özel ortamlarla yüzleşmeleri durumunda, gelecek nesilleri hazırlamak için RNA'ları kullanabilirler.

Sosyal epigenetikler, erken yaşam tecrübesinin kimyasal reaksiyonları etkilemesine neden olan bir süreçtir. Genlerimizin fonksiyonunu veya ifade edilme şeklini değiştirir. İfadedeki farklılıklar da uzun yaşam sağlığını ve refah düzeyini etkiler.

Güncelleme: 24/09/2019
Kaynak:
"Adult bees inject their own disease-resistance into the hive's jelly to protect the colony's younger and more vulnerable members", dailymail.co.uk, çev. Zehra Demirpehlivan, yaklasansaat.com, 03/05/2019

Arılar Toplama ve Çıkarma Yapabiliyor

Yeni bir çalışmaya göre, bal arıları toplama ve çıkarma gibi temel matematik becerileri için sembolleri kullanabiliyor. Bir milyon nörondan daha az kapasitedeki bir beyne sahip olan bal arılarının "sıfırın anlamı" gibi kompleks matematik problemlerini çözebildikleri ortaya çıktı.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2019/06_08_19_arilar.asp

Arılar Sıfırı Keşfetmiş!

Bilim adamları, bal arılarının "sıfır" olgusunu anlayabildiklerini keşfetti. Bu keşifle beraber bilim adamları hiçliğin soyut matematiksel karşılığını, yani sıfırı, kavrayabilen zeki hayvanların elit grubuna bal arılarını da dahil ettiler. Küçücük beyinlerin dahi kompleks soyut olguları kavrayabildiklerinin gösterilmesi yapay zekanın geliştirilmesinde yeni ve daha basit yaklaşımların kullanılabileceğini göstermektedir.

Science dergisinde yayınlanan araştırmada Avustralyalı ve Fransız araştırmacılar bal arılarının sayısal olarak nesnelerin miktarını sayıp sayamadıklarını ve sıfırı yani rakam dizisinin en küçük üyesini anlayıp anlayamadıklarını test ettiler.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2018_haberleri/19_08_18_arilar.asp

Bal ve Su Karışımı Hastane Enfeksiyonlarına ve Ölümcül Bakterilere Karşı Güçlü Bir Silahtır

Bal ve sudan oluşan basit karışımın, sonda takılı yatan hastalardaki idrar yolu enfeksiyonu(İYE) için oldukça etkili bir çözüm yolu olduğu fark edildi. Bu sondalarda birçok tehlikeli bakteri türü bulunmaktadır.

Uzun zamandır gerçek balın doğal bir antiseptik olduğu bilinmektedir. Bal, halk tıbbında da yanıklarda, kesiklerde kullanılmakta; enfeksiyonları önlemek ya da tedavi etmek amacıyla evlerde lapa şeklinde hazırlanmaktadır. Birçok hastalıkta, tıbbi kullanıma uygun olan balların daha etkili olduğu birçok kez kanıtlanmıştır. Dr. Bashir Lwaleed ve Southampton'dan ekip arkadaşlarının yeni araştırmasına göre tıbbi bal, E.coli ve Proteus mirabilis adlı iki yaygın bakteri türünden kaynaklanan ve hastanede yatan hastalarda vebaya kadar sebep olacak hastalıkları önleyebilmede oldukça etkilidir.

Dr. Lwaleed'in açıklamaları şöyle:
"Şu an balın tam olarak nasıl çalıştığını ve bir antibakteriyel olarak nasıl etki gösterdiğini bilemiyoruz. İdrar torbasında balın nasıl tolere edildiğini de anlayabilmiş değiliz. Öncelikli amacımız, balın etki mekanizmasını anlayabilmek."
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2017_haberleri/bal.asp

Elma Sirkesi ve Balın Faydaları
Elma sirkesi sindirim sağlığına oldukça faydalıdır ve yanık, kepek, küçük kesik veya sıyrık gibi birçok durumda tedavi amaçlı kullanılabilir. Günümüzde, ciddi yanıklar ve diyabetik ülser gibi tedavisi zor rahatsızlıklara karşı kullanılan önemli bir tedavi aracıdır. Tek başlarına bile birçok faydası olan bu iki doğal besin, beraber kullanıldıklarında iyileştirici özellikleri güçlenmekte ve vücut sağlığını ciddi bir şekilde desteklemektedir.
Bal ve elma sirkesi karışımı, vücut genelindeki iltihaplanmayı azaltır. Karışım; birinci,  artrit ve ülseratif kolit gibi kronik iltihaplanmalara etki etmeyi kolaylaştırır. İkinci olarak, diyabet ve kalp hastalıkları gibi ciddi kronik oluşumların başlamasını tetiklememesi için iltihap oluşumunu önlemeye yardımcı olur.
Bal ve elma sirkesi karışımı, sindirimi düzeltir. Mide ekşimesi, reflü ve midedeki fazla asitin önlenmesinde etkilidir. Tembel bağırsak ve kronik kabızlığa karşı tedaviye yardımcıdır. Hatta ağız sağlığını korur, kötü ağız kokusunu engeller.
Bal-elma sirkesi karışımının düzenli tüketiminin iyi ve kötü kolesterol seviyeleri arasındaki oranı dengelediği görüldü. Ayrıca kalp hastalıkları için önemli bir risk olan yüksek tansiyonu düşürdüğü belirtiliyor. Kilo vermeye yardımcı oluyor.
Bal- Elma Sirkesi Karışımı Nasıl Yapılır Ve Ne Zaman Kullanılır?
1 çay kaşığı saf bal, 1 çay kaşığı elma sirkesi ve 1 su bardağı sıcak su ile karıştırılır. Eğer sirkenin tadı keskin gelmiyorsa 1 çorba kaşığına çıkarılabilir. Aç karnına, yemeklerden 20-30 dk önce tüketilmesi daha faydalıdır. İhtiyaca göre günde 2-3 kere alınabilir. Ancak elma sirkesinin yoğun kullanımı potasyum seviyesinin azalmasına ve kemik yoğunluğunun zayıflamasına neden olabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Ayrıca elma sirkesi, diyabet ve kalp hastalıklarında kullanılan ilaçlarla etkileşime geçebileceğinden doktorla iletişime geçilmelidir.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2015_haberleri/19_09_2015_sirke_bal.asp

Bilimsel Araştırmalar Geç Kaldı! "...'Balda' İnsanlar İçin Şifa Vardır..." (Nahl(16)/69)
Balın, osmotik etkisiyle zararlı olan bakterilerdeki su çekilir ("dehidrasyon" etkisi) su kaybeder ve  ölürler.
Bal aynı zamanda bakterilerin oluşturduğu "hastalık ortamının" oluşmasını engeller. Bakteriler bu biyofilm ortamını oluşturamadıklarında birbirleriyle iletişim kuramazlar ve varlık gösteremezler. Bakteriler iletişim kuramadıklarında hastalık yapıcı toksinleri de salgılayamazlar.

Bal, bakterileri yok etmede o kadar etkili ki tedavinin ilk aşamalarında bal kullanılmalıdır. Son çare, alternatif olarak antibiyotik reçete verilebilir. Balın bu kadar kuvvetli olması, "antibiyotiğe dirençli bakterilerin" oluşmasını önlemesinden ileri geliyor. Bal, "polifenol" adı verilen çok güçlü antioksidan maddeleri de içermektedir. Bal sadece antibakteriyel değil, aynı zamanda antivirütik ve mantar önleyicidir, sürekli bir hastalığa neden olabilecek mantar oluşmasına müsait ortamları da tespit ve tedavi eder.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2014_haberleri/8_5_14_balda_insanlar_icin_sifa_vardir.asp

Kur'an'ın Mucizesi: "Bal İnsanlar İçin Şifadır"
Yaralar ve MRSA bakterisinden kaynaklanan hastalıklar üzerinde yalnızca birkaç gün içinde etkili olmaktadır. Kanser hastalarının kemoterapi tedavisi esnasında hastaların ciltlerini korumak için kullanılan bal, akne tedavisinde de etkili oluyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2013_haberleri/agustos_2013/superbal.asp

"Bal Çocuklar İçin de Şifadır"
Yatmadan önce çocuklara bir çay kaşığı bal vermek, hem öksürüğün şikayetlerini azaltıyor hem de daha rahat uyumalarına yardımcı oluyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2012_haberleri/agustos_2012/bal_cocuklar_icin_de_sifadir.asp

Meme Kanserine Karşı: Bal
Bal ve özellikle propolis, meme kanseri hücrelerini önemli ölçüde yok ediyor, çoğalmasını büyük ölçüde engelliyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2012_haberleri/temmuz_2012/meme_kanserine_karsi_bal.asp

Altın Yiyecek Balın Faydaları Bitmiyor
Çaya bal katıldığında fenolik madde içeriği ve antioksidan kapasite ölçülebilir şekilde artıyor.
Bal, direnci artırır, bağışıklık sistemini geliştirir ve vücudun grip gibi enfeksiyonlarla mücadele etmesini kolaylaştırır, vücudu enfeksiyonlara karşı güçlendirir. Mevsim geçişlerinde bal tüketimi daha da önem kazanıyor. Ayrıca beslenmeden doğan bazı eksikliklerin giderilmesine yardımcı olur. Bal aynı zamanda öksürük giderici olarak da kullanılabilir.

BAL YİYEN ÇOCUKLAR DAHA HIZLI BÜYÜYOR
* Genel olarak vücudun performansını ve zindeliğini artırır. Gün boyu harcayacağı enerjinin karşılanmasında önemli rol oynar.
* Beslenmeden doğan bazı eksikliklerin giderilmesine yardımcı olur.
* Yüksek mineral içeriği nedeniyle özellikle koyu renkli ballar (örneğin çam balı), çocuklarda demir eksikliğinin giderilmesine önemli katkı sağlar.
* Sindirimi kolaylaştırması, iştah açması ve gelişme bozukluklarında vücudun toparlanmasına yardımcı olması nedeniyle de çocuk beslenmesinin vazgeçilmezidir.
* Sütü tatlandırmak amacıyla bal kullanılması çocukların hem bal hem de süt tüketimini kolaylaştırdığı için faydalıdır. İsviçre'de doktorlar çocuklar için sütün özellikle balla tüketimini tavsiye etmektedir. 
* İshalin önlenmesine yardımcı olur. 
* Bal, çocuk gelişimi için gerekli vitaminler, mineraller, aminoasitler gibi pek çok yaşamsal faktörü içerir. Vücudun hücre ve doku yapımına destek olur.
* Yapılan araştırmalarda bal tüketen çocukların büyüme gelişme hızlarının daha iyi olduğu tespit edilmiştir.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2011_haberleri/kasim_2011/altin_yiyecek_balin_faydalari_bitmiyor.asp

"Bal İnsanlar İçin Şifadır": Araştıranlar Gerçeğin Farkında
Manuka balı:  özel olarak balla kaplanmış cerrahi sargı bezleri uygulayarak, antibiyotiğe dirençli enfeksiyonlarla mücadelede önemli bir başarı elde edildi.
Kanserin ciltte ortaya çıkardığı hızla büyüyen yaraları tedavi etmek için bal kullanılıyor.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2011_haberleri/nisan_2011/nisan12.asp

Beyin Kanamasında: Bal Şifadır
Balın beyinde meydana gelebilecek hasarları ortadan kaldırdığı tespit edildi.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2011_haberleri/subat_2011/subat17.asp

Gerçek Bal Nasıl Olur?
Bal, çiçek balı ve salgı balı olmak üzere ikiye ayrılır. Çiçek balının içinde  polen olduğundan dolayı kristalleşir.  Polenlerin özelliğine göre bal bir gün ile bir yıl arasından mutlaka kristalize olur. Bir balda meyve şekeri fazlaysa, o bal çok uzun süre sonra kristalize olur. Salgı balları kristalize olmaz. Gerçek balın kristalize olur, kristalize olmayan bal ya salgı ya da şekerden üretilmiş sahte baldır.
 Balı kristalize olmuş şekliyle tüketmek daha iyidir. Donmuş bal 42-45 dereceler arasında 8-10 saat su dolu bir kapta ısıtılarak çözdürülür.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2010_haberleri/ekim_2010/ekim20.asp

Kur'an: ''Bal İnsanlar İçin Şifadır''
Baldaki defensin-1 isimli bir proteinin antibakteriyel potansiyele sahip olduğu ve ilaca dirençli bakterilere karşı kullanılabileceği belirlendi.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2010_haberleri/agustos_2010/agustos20.asp

Yaralara "Bal Tedavisi"
Bal, iltihaplanmış yaraların tedavisinde antibiyotiğin yerini alabilir.  
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/agustos_2009/agustos1.asp

"Bal Şifadır": Türkiye'de Balın Kıymeti Bilinmiyor
Herkes güne başlamadan 3 kaşık bal yemeli. Kahvaltıdan önce yenilen bu bal, kişiyi zinde tutar, enerji verir.
Bal, vücut tarafından çabuk ve kolay bir şekilde özümlenir. Bal, kan şekeri düzeyini yükseltmek için en uygun gıdadır. Fiziksel ve zihinsel yorgunluğun çabuk giderilmesini sağlar. Balın gebelikte, çocuk sağlığında, yaşlılıkta, karaciğer ve sarılıkta, dolaşım, kalp, solunum, hazım bozukluklarında, zehirlenme, tansiyon, damar böbrek ve salgı bezleri rahatsızlıklarında, astım, sinüzit gibi birçok rahatsızlığın giderilmesinde büyük faydası bulunmaktadır. Balın, göz kataraktlarını azalttığı, birçok kornea hastalığını iyileştirdiği bilinmektedir. Alkol zehirlenmesinin tedavisine yardımcı olan bal, karaciğeri de korur.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/mayis_2009/mayis27.asp

Çocuklara Balı: "Sıcak Süte Karıştırarak Vermeyin!"
Kemik gelişimi için bire bir faydalı olan bal, kaynayan suyla karıştırıldığında; enzim ve mineral özelliklerini yitiriyor. Geriye, gıdanın posası kalıyor. Böyle durumlarda, sıcak süte karıştırılan bal, içenlerde ağırlık hissi uyandırıyor.
Bal, dezenfektan ve antiseptik özelliği olup stresle mücadelede etkilidir. Diğer tatlıların aksine bal, dişleri temizleyip parlatır doğal bir macun görevi yapar.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/subat/subat65.asp

Soğuk Algınlığı İlaçları Zararlı: Bal Yararlı
6 yaşından küçük çocuklara verilen ve çoğunlukla reçetesiz satılan "öksürük ve soğuk algınlığı ilaçları, işe yaramıyor ve zararlı. Burun tıkanıklığını gideren "dekonjestan"; burun akıntısı, hapşırma gibi alerjik belirtilere karşı kullanılan, "antihistaminik"; ve öksürüğü baskılayan "antitussif" türü kimyasal maddeler, yararlı olmadığı gibi, ölüm ihtimalini, 2 yaşından küçük çocuklarda artırdığı kaydedildi. Bu ilaçların, etkili olduklarını gösteren, kesin bilimsel kanıtlar bulunmuyor. Çok ciddi, ölümcül de olabilen yan etkileri gösterebiliyorlar. 
Çocuklara yatmadan önce verilecek bir tatlı kaşığı balöksürüğü hafifletir.
Bal, öksürük ilaçlarıyla karşılaştırılınca; en iyi seçenektir.
Antioksidan ve antimikrobik etkisi olan bal, hava yollarındaki mukusu yumuşatarak kolayca atılmasına yardımcı oluyor. Grip salgınlarının, had safhada olduğu günlerde, öksürük şuruplarına sarılmadan önce; günde üç kez, birer tatlı kaşığı balı denemenizde yarar var. Balı, sıcak sütün içine katıp içerseniz, rahatlatıcı etkisini daha çok hissedersiniz.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/ocak/ocak35.asp

Bal: "Öksürüğe ve Boğaza İyi Geliyor"
Gribe: "Limonlu Bal"
Limonlu bal, zencefil ve karabiber. Balgamın çıkmasını ve öksürüğü kolaylaştırır. Çocuk grip ise; buruna serum fizyolojik sıkmalı ve "limonlu balı" içirilmeli. Eğer çocuk çok küçük değilse, göğsüne viks de sürülebilir.
Eğer tolore edebiliyorsa, çocuktaki yüksek ateşe de müdahale edilmemelidir. Bazı çocuklar, 38 derecede, bazıları da 40 derecede çok rahatsız olur. Eğer çocuk, yüksek ateşi olduğu halde oynuyor ve normal hayatına devam ediyorsa müdahale etmemek gerekir.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2007_haberleri/h346.htm

"Bal Şifadır": Hafızayı Güçlendiriyor
Bal yemek yaşlanmayı geciktiriyor, hafızayı güçlendiriyor ve endişe gibi problemleri ortadan kaldırıyor. Balın içindeki güçlü antioksidanlar vücudu koruyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2007_haberleri/h253.htm

"Balda İnsanlar İçin Şifa Vardır"
Bal, mikrop öldürücü özelliğiyle yarayı derleyip toparlıyor, enfeksiyonu kurutuyor. Normal pansumanla toparlanmayan yaraları, ballı bantlarla iyileştiriliyor. http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2007_haberleri/h170.htm

Arı Zehri Şifadır
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2013_haberleri/nisan_2013/ari_zehiri.asp

"Apiterapi Tedavi" Yayıldıkça: Arı Ürünleri Değerleniyor
Apiterapi merkezlerinin açılması, Türkiye'de de başta arısütü olmak üzere, bir çok hastalığın önlenmesi ya da tedavisinde arı ürünlerinin kullanımını artırdı.
ARI SÜTÜ: KRALİÇEYİ UZUN YAŞATIYOR
Arısütünün; doku ve cildi yenileyici, deriyi gerdirici, derinin yağ dengesini düzenleyici etkisi kozmetik ürünlerinde de kullanımını artırıyor.
Dünya'da destekleyici besin olarak kullanılan arısütü, bağışıklık sistemini güçlü tutmak için yoğun antibiyotik kullanan radyoterapi ve kemoterapi alan hastalar, enerji ihtiyacı olan sporcular, gelişme problemi olan çocuklar tarafından da önemli oranda tüketiliyor.
Hücre yenileyici özelliği ve nemlendirici gücü sayesinde, saç ve cilt bakımında da kullanılmaya başlanan arısütü, derinin yağ salgısını da düzenleyebiliyor. Günde bir kaşık yemek yetiyor.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/eylul/eylul11.asp

Tedavide Arı Sütü: Mucize İyileştirici!
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/agustos/agustos36.asp

 


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat