yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 

Haberler/...

97 Yaşına Kadar Beyin Yeni Nöron Üretmektedir

İnsan beyni üzerine yapılan yeni bir araştırmaya göre, yeni nöron üretimi en az 97 yaşına kadar devam etmektedir.
Bu yeni iddia, sahip olabileceğimiz tüm sinir hücreleriyle beraber doğduğumuz görüşünün baskın olduğu bilim çevrelerince halen şiddetli bir şekilde tartışılmaktadır.

Madrid Üniversitesinden araştırmacılar, yeni nöron sayısının yaşla beraber azaldığını tespit etti. Ayrıca Alzheimer hastalığının ilk evrelerinde yeni nöron sayısında dramatik bir düşüş saptandı. Elektriksel sinyallerle iletişim kuran beyin hücreleri-nöronlar genellikle insanın doğumuyla beraber görev yerlerini almaktadır. Yapılan birçok çalışmada, diğer bazı memelilerde hayatlarının ilerleyen dönemlerinde dahi yeni beyin hücrelerinin oluştuğu gözlenmiştir. Ancak insan beyninde "nörojenez"(hücre doğumu) olarak adlandırılan olayın hangi boyutlarda yaşandığı halen tartışma konusu.

Nature Medicine'de yayınlanan çalışmada, yaşları 43 ila 97 arasında değişen 58 ölü insanın beyni incelendi. Araştırmada beynin hafıza ve duygudan sorumlu bölgesi olan hipokampüse odaklanıldı.

YENİ NÖRONLAR

Nöronlar ilk oluştuğunda tam olarak fonksiyonel değillerdir. Büyüme ve olgunlaşma süreçleri geçirmek zorundalardır. Araştırmacılar da tam olarak bu "yeni" yani henüz olgunlaşmamış nöronları inceledi. Sağlıklı beyinlerde yaşa bağlı olarak nörojenez olayında "hafif bir düşüş" görüldü. Araştırmacılardan Dr. Maria Llorens-Martin şu açıklamalarda bulundu:
"Yeni şeyler öğrenmeye ihtiyacımız olduğu sürece yeni nöronlar üretebildiğimize inanıyorum. Ve bu yaşamımızın her bir saniyesi için geçerli."

Ancak Alzheimer hastaları için durum biraz farklı. Hastalığın başında oluşan yeni nöron sayısı 30.000 pmm'den, 20.000 ppm'e kadar düşebiliyor. Dr. Llorens-Martin hastalığın başındaki %30'luk kaybın oldukça şaşırtıcı olduğunu belirterek şöyle devam ediyor:
"Alzheimer'ın belirtilerinden olan amiloyid betanın birikmesinden ve semptomların ortaya çıkmasından önce, çok daha erken bir dönemde nöron sayısının azalması oldukça ilginç."

Alzheimer hastalığı hala tedavisi olmayan bir hastalık ancak bu yeni araştırmanın odak noktası beyindeki amiloyid beta kümelenmelerinin incelenmesi. Bu bölgeye yoğunlaşan çalışmalardan olumlu bir sonuç alınamaması, hastalığın temel nedeninin başka şeyler olabileceği iddialarını ortaya çıkardı.

Dr. Llorens-Martin, nörojenizin neden azaldığını anlayabilmenin Alzheimer için yeni tedaviler geliştirebilmek adına önemli olduğunu vurguladı. Ancak araştırmanın devam eden bölümlerinde zamanla neler olduğunu daha iyi anlayabilmek için canlı insan beyinlerinin incelenmesi gerektiği iddia edilmektedir.

İngiltere Alzheimer Araştırmaları Başkanı Dr. Rosa Sancho'un konuya ilişkin görüşleri ise şu yönde:
"Yetişkinlik dönemlerinin ilk evrelerinde sinir hücreleri kaybetmeye başlamamıza rağmen, bu yeni araştırmanın ortaya çıkardığına göre 90'larımıza kadar yeni sinir hücreleri üretmeye devam ediyoruz. Alzheimer sinir hücresi kaybını ciddi oranda artırırken, yeni nöron oluşum hızını da oldukça azaltmaktadır."

Güncelleme: 09/08/2019
Kaynak
: James Gallagher, "New brain cells made throughout life", bbc.com, çev. Ayşegül Kesmez, yaklasansaat.com, 25/03/2019

Beyin Glia Hücrelerinin Fonksiyonları Yeni Farkediliyor
Birer sinyal yansıtıcısı gibi davranan glia hücreleri, yalnızca bir sinir hücresinin nerde ve ne zaman doğduğu ile ilgili değil aynı zamanda kendisinin de hangi çeşit nörona dönüşeceğini belirlediği için kontrolü elinde tutuyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2017_haberleri/20_09_17_beyin.asp

Tüm Gelişmelere Rağmen Tıp Bilimi İnsanı Tanımaktan Uzak: Beyin ve Bağışıklık Sistemi Arasındaki Kayıp İlişki Bulundu
Beyn
in, bağışıklık sistemi ile önceden olmadığı düşünülen damarlar yoluyla doğrudan bağlı olduğu anlaşıldı.
Beyin de diğer bütün dokular gibi periferal(çevresel) bağışıklık sistemine, meningeal (beyin zarı) lenf damarları vasıtasıyla bağlı.
Beynin lenf damarlarının bu zamana kadar fark edilmemesi, onların çok iyi saklanmış olmasından kaynaklanıyor. Aynı zamanda bu damarlar, görüntülemenin zor olduğu sinüslerin içine inen ana kan damarlarını takip ediyor, kan damarlarına çok yakın olduğu için de gözden kaçıyor. Otizmden, MS'e kadar birçok nörolojik hastalık, bilimin olmadığını iddia ettiği bu keşfin ışığında yeniden gözden geçirilmeyi bekliyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2015_haberleri/22_10_2015_beyin_bagisiklik_sistemi.asp

Doğaya Bakmak Beyni Çalıştırıyor
Aşırı dikkat gerektiren işlerde bilgisayar görüntüsüyle hazırlanmış yeşil bir çatıya 40 saniye gibi kısa bir süreliğine bakmak bile dikkati toplamaya ve bir sonraki görevin performansını artırmaya yetiyor.
Bilgisayar ortamında bile olsa 12 dakika doğayı izlemek doğru karar vermeye yardımcı olabilir.
Modern çalışma şartları tüm gün boyunca dikkat azalmasına sebep oluyor. 'Yeşil küçük aralar' vermek azalan dikkati dengelemek için zihinsel takviyelerde bulunabilir."
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2015_haberleri/12_06_2015_yesile_bakmak.asp

Sadece İnsanlarda Bulunan Bir Beyin Bölgesi Keşfedildi
Sadece insanlara has olan beyin bölgesi
ni tanımladık ve bu bölge muhtemelen bilişsel güçlerle alakalı. Ventrolateral frontal korteks olarak isimlendirilen ve geniş bir bölge içerisinde yer alan yeni beyin bölgesi, yüksek düşünme potansiyeli ile bağlantılı görülüyor. Örneğin, beynin bu alanı dilin konuşma faaliyetinde kritik rol oynayan Broca bölgesinde bulunuyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2014_haberleri/11_03_2014_beyin.asp

Muazzam Beyni Yaratan Allah'a Hamd Olsun!
İnsan beyni
kocaman bir bellek.
İnsan hafızası bizim teknolojimizi aşan bir durum. Ancak bilgisayara benzeterek bir tahminde bulunabiliyoruz. 20 milyar civarındaki hücre ve bunlar arasındaki bağlantıları hesaplarsak yaklaşık 2,5 milyon GB hafızamız var. Bu 300 yıl süren bir HD filmi kaydetmek demektir. Ama mesela ilkokuldaki bir hatıranızı hatırlayın, detaya girin. Hiçbir dijital filmde böyle bir çözünürlük yok. Aslında beynimizin hafıza kaydı sınırsız. Beyin bilgisayara hiç benzemez. Bir santimetreküplük beyin dokusu içinde bulunan hücreler arası bağlantıların sayısı Samanyolu'ndaki yıldızlardan daha fazladır.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2013_haberleri/ekim_2013/beyin.asp

Beyinle İlgili Eski Tez Yıkılıyor
İnsanların sağ beynini ya da sol beynini daha fazla kullandığına dair hiçbir kanıt yok.
Beyin yarımkürelerinden birinin diğerinden daha baskın olabileceği fikri artık çürütülmüş durumda. Beynin sadece bir yarımküresine özelleşmiş işlevler olabilir, ancak bu kişinin beynin o yarımküresini daha etkin kullandığı anlamına gelmiyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/ekim_2013/beyinle_ilgili_eski_tez_yikiliyor.asp

Beyin: Hasar ya da Bozulmadan Sonra Kendisini Yeniliyor
Beynin, ana "öğrenme merkezi" bir hasara uğradığında, kompleks yeni sinirsel bağlantılar kurarak kaybolan fonksiyonu telafi etmek için çalıştığı fark edildi. Ayrıca araştırmada, yeni oluşturulan bu alternatif yolların genellikle hasara uğrayan bölgeden çok daha uzaklarda kurulduğu belirtildi.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2013_haberleri/eylul_2013/beyin.asp

Son Derece Karmaşık Olan İnsan Beyni Üzerine Yeni Görüşler
Eğer bütün fiziksel evrene bakarsanız, bizim beyinlerimiz çok küçüktür. Fakat onlar, aynı zamanda, en mükemmel parçalardır. Bir beynin karmaşıklığına nazaran bir galaksi sadece eylemsiz bir küme gibidir
Bizim üst düzey yeteneklerimizin çoğunun, beynin çok farklı bölgeleriyle bağlantılı olarak, çok daha fazla sayıda beyin ağları kullanılarak gerçekleştirildiğini iddia ediliyor. Onlar, bu geniş ağ yapısının, zihinsel işleyiş için önemli olan her bir ayrı beyin bölgesinin büyüklüğünden daha fazla olabileceği düşünülüyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2013_haberleri/haziran_2013/beyin.asp

Beyin Hücrelerinde Farklılaşma: Farelerin Yeni Beyin Hücreleri Geliştirmesi
Yetişkin beyni, karşılaştığı zorluklarla birlikte büyümeye devam eder; beynin değişimi, kişiliğin gelişimi ve davranışlarla bağlantılıdır.
Kazanılan deneyimler insan aklının yaşlanmasını etkilemektedir. Zenginleştirilmiş bir çevre ve farklılaşmanın gelişimi teşvik ettiği ortaya çıkmaktadır.
http://www.yaklasansaat.com/haziran_2013/beyin_hucrelerinde_farklilasma.asp

Meşhur Beyin Cerrahı Prof. Yaşargil ile Yapılan Bir Röportaj
Beslenme de ifrata (aşırıya) kaçmamak üzere ne isterseniz yersiniz. Sinir sisteminin yapısı, boyutları henüz pek anlaşılmış değil. Her şeyin başlangıcındayız İnsaniyet 5 bin seneden beri bunun için uğraşıyor. Beyin diğer organlar gibi homojen değil. Çok karışık bir yapısı var. Örneğin, kalp, karaciğer, akciğer, böbrek hepsi aynı miktarda kan alır. Beyinde aynı değil. Sağ ve sol taraf farklı miktarda kan alıyor. Yapısı bambaşka. İçerisinde en az birkaç yüz odacık var, her odacığın kendine has vazifesi, bağlılıkları, yüz milyar nöron onların yardımcıları bin milyar, her bir nöronun 15 bin telefonu var. Biz iki telefonu zor kullanıyoruz. Onlar 10 -15 bini kullanıyor. Muazzam bir olay.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2013_haberleri/haziran_2013/yasargil_beyin.asp

Bir Amaca Yönelik Zihinsel Aktivite "Alzheimer"ı Engelliyor
İnsan başarısının ve meyve vermesinin bir göstergesi olan yaşam amacı, sağlık sonuçları açısından oldukça önemli bir yere sahip. Yaşam amacı, kompleks ve çok yüzlü bir yapı gibi, yani, insana koruma sağlayan kompleks mekanizmalarla işliyor. Hayattan elde edilen tecrübelerden dersler çıkarma ve "bir hedef bilincine sahip olmak", insanın kendi çabasını gerektirir; yani, çeşitli tecrübelerin bir yerde toplanması, daha geniş anlamıyla birinin kendi rolünün ve potansiyelinin farkında olması, hedeflerini, önceliklerini ve odak noktalarını belirlemesi gibi.
http://www.yaklasansaat.com/agustos_2012/bir_amaca_yonelik_zihinsel_aktivite_alzheimeri_engelliyor.asp

Bir Araştırma: Egzersiz Beyne Faydalı
Bilim adamları, 70'li yaşlarda fiziksel egzersiz yapmanın beyindeki küçülmeyi durdurduğunu açıkladı. http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/ekim_2012/bir_arastirma_egzersiz_beyne_faydali.asp

Bilim: Yediklerinizi Üçte Bir Azaltın Beyniniz Genç Kalsın!
Yediğinin %30'u azaltılan laboratuardaki farelerin; yaşam süresinin daha uzun olduğu, bu hayvanların obez olmadığı ve şeker hastalığına yakalanmadığı, hafıza ve zihinsel becerilerinin de daha iyi olduğu görüldü. Ayrıca bu farelerin daha az saldırgan olduğu, yaşlanırken Alzheimer belirtileri göstermediği ya da çok hafif belirtiler gösterdiği belirlendi.
http://www.yaklasansaat.com/2011/bilim_yediklerinizi_ucte_bir_azaltin_beyniniz_genc_kalsin.asp

Yeni Bulgu: Beyin 40 Yaşın Sonuna Kadar Gelişiyor
Yapılan beyin taramalarında, alnın arkasındaki prefrontal korteksin 30'lu ve 40'lı yaşlarda da şekil değiştirmeye devam ettiği belirlendi. Bulgunun önemli olduğu, çünkü prefrontal korteksin insanı insan yapan önemli bir beyin bölgesi olduğunun düşünüldüğü belirtildi. Söz konusu bölgenin; karar alma, toplumsal iletişim ve diğer pek çok kişilik özelliğini belirlediği düşünülüyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2010_haberleri/aralik_2010/aralik14.asp

Obezite: Beyni Küçültüyor mu?
Obezitenin beyin hacminin daha küçük olmasıyla bağlantılı olabileceğini ve bu durumun sağlıklı, ancak karın bölgesinde yağlanma bulunan kişilerin ilerleyen yaşlarda bunama riskini de artırabileceğini gösterdi.
Özellikle iç organlarda aşırı yağlanmanın olduğu durumlarda obezite ile bunama ve Alzheimer riskinin arttığına dair bağlantı da ortaya koyuldu.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2010_haberleri/mayis_2010/mayis20.asp

Uykuda Dinlenirken Beynimiz Çalışıyor mu?
Uyku, beyin için bir ''dinlenme süresi'' değil. Tersine, beyin metabolizması ölçümleri, beynin uykuda zaman zaman uyanıkken olduğu kadar, hatta daha fazla çalıştığını gösteriyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2010_haberleri/mayis_2010/mayis8.asp

Hatırlamak İstiyorsan: "Magnezyum"u Hatırla!
Hafıza için bir kilit rol oynayan magnezyumun, çocuk yaşta gelişen nöronlar ve yetişkinlerdeki sağlıklı beyin hücreleri için önceden düşünüldüğünden daha önemli olduğu anlaşıldı.
Magnezyum ihtiyacı; bolca yeşillik, brokoli, badem, ceviz  ve meyve gibi yollardan karşılanabilir. Hafızaya yapılan bu etkilerin bir gecede ortaya çıkmayacaktır. Beslenmedeki düzenli değişiklikle hafızanın gelişeceği, böylece bunaklık ve yaşa bağlı kavramsal kayıplarla ilgili hastalıklarda dikkate değer bir gecikme olabileceği söylendi.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2010_haberleri/mart_2010/mart41.asp

Hafıza İçin Uyku: Yaşlanınca da Önemli!
Yaşlıların da gençler kadar uykuya ihtiyacı var. Az uyumanın, yaşlılarda hafızanın azalmasının nedenlerinden biri olduğuna dikkat çekildi. Yetersiz uyku beynin çalışma yeteneğini önemli ölçüde etkilemektedir.
İnsanlar az uykuyla da idare edebileceklerini sanıyorlar, ancak hafıza testleri, bunun tersini söylüyor; 7-8 saat uykunun normal olduğunu söylendi.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2010_haberleri/subat_2010/subat26.asp

Gündüz Uykusu: Çok Faydalı!
Yorgunluğu almakla kalmayıp, beynin yeni bilgileri öğrenme yetisini artırdığı tespit edildi. Beynin, yeni öğrenilecek bilgiler için kısa süreli hafıza süreci oluşturacak yer yaratmak amacıyla uykuya ihtiyacı olabileceği söylendi.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2010_haberleri/subat_2010/subat24.asp

Çalıştıkça Beynin Kapasitesi Artıyor: Hırs, Yetenekten Daha Önemli!
Beyin yeni şeyler öğrendikçe
, beyinde daha önce olmayan yeni bağlantılar da oluşuyor ve öğrenme devam ettikçe bu bağlantılar giderek güçleniyor. Yani beyinin kapasitesi, öğrendikçe daha da artıyor. Öğrendikçe daha fazlasını öğrenmek, daha iyiyi başarmak da mümkün oluyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2010_haberleri/ocak_2010/ocak6.asp

Başkalarının Acıları, Bazı İnsanların Beyinlerini Hareketlendiriyor
Başkalarının acısını hissettiklerini söyleyen kişilerin bunu söylerken beyinlerinde acı hissiyle bağlı bölgelerde hareketliliğin arttığı gözlendi.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/aralik_2009/aralik22.asp

Uyku: "Hafıza Hataları"nı Azaltıyor
Uykunun hafıza mekanizmasını düzenlediği tespit edildi. Gece uyuyan öğrencilerin daha az yanlış kelime seçtikleri, hafızayla ilgili daha az hata yaptıkları görüldü.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/eylul_2009/eylul23.asp

Aşırı Kilo: Beyne de Zarar Veriyor!
Obez insanların beyin dokusu, normal kilodaki insanlarınkinden % 8 daha küçük ve obezlerin beyinleri, 16 yaş daha büyük görünüyor. Aşırı kilolu sınıfına girenlerin beyinleriyse, % 4 daha küçük ve beyinleri sekiz yaş daha yaşlı görünüyor.  Obez insanlar, ön ve arka loplarından beyin dokusu kaybediyor ki bu alanlar, planlama ve hafıza, dikkat, yönetici fonksiyonlar, hareket, uzun süreli hafıza ve hareket konularında kritik rol oynuyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/agustos_2009/agustos32.asp

Beyniniz Vücudunuzun Ne Yaptığını Bilmediğinde...
Bir şeyi yapmayı istemekle, o şeyi gerçekten yapmak farklı şeylerdir. Ne yaptığımızın farkında olmak için istemliliğe de gerek duyulmaktadır.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/temmuz_2009/temmuz3.asp

Kişinin Beyni: Kendi Yalanına Tepki Gösteriyor!
Bir insan, yalan söylemek üzereyken bile beyni, kişinin dürüst davranması için aynı anda protestoya başlıyor. O anda vicdan uyanıyor. Ancak bu durum çıplak gözle görülemiyor. Kişi herhangi bir acı hissetmiyor, terlemiyor ya da elleri titremiyor. Beynimizde bizi bir şeyi yanlış yaptığımız konusunda bilgilendiren bir mekanizma var. Bu mekanizma, vicdan azabı ya da pişmanlık olarak bilinen olguyu devreye sokuyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/haziran_2009/haziran21.asp

Şaşılacak Az Enerjiyle Şaşırtıcı İşler Yapan Beynimiz: Bir Mucize!
Beynin belli bölümleri sadece ön planlama için görevli. Bunun için de ayrı bir çip gerekli.  Beynin inanılmaz bir organ ve enerji koruma yeteneği var. Bilgisayar, insan beyninden 20 bin kat daha fazla enerji istiyor. Bir gün insanın düşüncelerinin nasıl geliştiği, nasıl hayata konduğunu tam olarak anlama ihtimalimiz zayıf.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/mayis_2009/mayis10.asp

Ergenleşmekte Olan Beyin: Düşünmeden Harekete Geçiyor!
Araştırmaya göre, 10 yaşından itibaren, çocukların biyolojik saatleri değişmeye başlıyor ve beyinleri, sabahın erken saatlerinde doğru dürüst çalışmaz oluyor. Buna göre, gelişmekte olan ergen beyninde, müthiş bir "düşünmeden harekete geçme" özelliği var."Beynin ön Kısmı"ndaki pek çok bağlantı, 20'li yaşlara yaklaşana dek tam olarak oluşmuyor. İşin ilginci, bunlar, harekete geçmeden önce durup düşünmemizi, yaptığımız şeyin sonuçlarını düşünmemizi sağlayan bağlantılar. Bunlar ergenliğin son dönemlerine dek oluşmuyor.
Verilere göre, okul saatini sabahları yalnızca bir saat ileriye almak ve daha zor dersleri öğlene doğru kaydırmak, sınavda başarı sonuçlarının artırıyor, okuldan kaytarma ve depresyon vakaları da azalıyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/mart_2009/mart48.asp

Erişkinlerde Oluşan "Yeni Nöronlar"ın Görevi Ne?
Erişkin insan beyninin bellek(hafıza) ile ilişkilendirilen bölümünde (hipokampüs) yeni nöronlar oluştuğu saptandı.
Yeni nöronların, birkaç hafta öncesinde yaşanan olaylarla, anılar arasında bağlantı kurduğunu ileri sürüyorlar.
Çevresel zenginliğin ve fiziksel egzersizlerin, yeni beyin hücreleri oluşumu üzerinde olumlu etkileri olmakta.
Olgun nöronlar, veri aktarımında seçici davranıyor. Yeni nöronlarsa kolayca uyarılabilir yapıdalar. Yeni nöronlar, en küçük sinyali bile iletiyor ve aralarında yeni bağlantılar oluşturuyorlar. Bu hızlı tepki veren yapılarıyla yeni nöronlar, yaşanan olaylar ile anıları birbirlerine bağlıyorlar. Yeni nöronların, birkaç hafta içinde sinir ağıyla iyice bütünleşip olgunlaştığı belirtilen araştırmada, zamanla daha zor uyarılabilir duruma geldikleri söyleniyor. Birbirlerine yakın zamanlarda gelişen nöron kümeleri, daha genç oldukları dönemdeki anıları saklayabiliyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/mart_2009/mart42.asp

Glikoz, Hafızaya Zararlı: Egzersiz Güçlendiriyor!
Glikozu yavaş yakan kişiler, bunu hızlı yakanlara göre daha unutkan oluyorlar. Ayrıca bu kişilerin beyinlerinin, öğrenme ve hafızayla ilişkili hipokampüs bölümünde bulunan dişli kıvrımlarında bir sorun olma olasılığı, daha yüksek oluyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/subat_2009/subat27.asp

Beyin Hala Muamma: Tekrar Nasıl Öğreniyor?
Sinir hücreleri, yeni oluşturdukları pek çok bağlantıyı unutmazlar, arasında gelişen uzantıların çoğu korunur. Yani alıkoyarlar ve eğer gerekiyorsa yalnızca bilgi akışını inaktif hale getirirler. Bu önceden öğrendiğimiz bir şeyi yeniden öğrenmeyi kolaylaştırır.
Genç bir beynin, daha kolay öğrenmesine rağmen, öğrenme kabiliyetimiz yaş ilerlese de devam eder.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/subat_2009/subat25.asp

Beyne Benzeyen Ceviz: Sağlık İçin Hayati! 
Cevizi, daha sağlıklı ve mutlu yaşamak isteyen herkes günlük diyetine mutlaka eklemeli. Ceviz yaprakları içeren bir ilaç, kas tedavisinde ve sindirim sistemini yatıştırmada kullanılmıştır. 16 ve 17. yüzyıllarda bazı bitkiler benzedikleri vücut azalarının rahatsızlıklarının tedavisinde değerlendirilmiş.
Ceviz, baştaki rahatsızlıkların tedavisinde, zihni geliştirmede, duygu, his ve heyecanı kontrol altına almada bitkisel ilaç olarak kullanılmıştır.  Günde 3-5 tane ceviz tüketimi, insanın sağlığına katkıda bulunmasının en kolay yoludur.  
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/kasim/kasim47.asp

Küçük Beynimiz: Büyük Enerji Harcıyor
Zeki olanlar, zor olan bir problem üzerinde düşünürken, daha fazla enerji harcıyorlar
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/aralik/aralik46.asp

"Esnemek", Beyni Serinletiyor mu?
Beyin, bilgisayarlar gibidir. Serinlediği zaman daha iyi çalışır. Esnemek de beyni serinletiyor ve dolayısıyla daha randımanlı çalışmasına yol açıyor. 
Yorgunluk ve uykusuzluğun, esnemeyi harekete geçirerek; beyin sıcaklığını artırdığı görüldü. Esnemenin, beynin uyku halinden, uyanıklık dönemine geçerken bu geçici hallerini kolaylaştırdığı görüldü.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/aralik/aralik42.asp

Karbonhidratsız Rejim: "Hafıza Kaybı Yapıyor
Düşük karbonhidratlı veya karbonhidratsız rejimlerin düşünce ve idrak üzerinde, çok olumsuz etkisi olduğu araştırmada ortaya çıktı. Rejim yaparken karbonhidratlı besinlerden kaçınanlar; yapılan hafıza testlerinde, rejim sırasında, bir miktar makarna, ekmek ve patates yemelerine izin verilenlere göre daha kötü durumda çıktı.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/aralik/aralik35.asp

Felçli Beyin Hücreleri: Kök Hücreleriyle Tedavi Edildi
Felç nedeniyle konuşamayan ve sağ kolunu oynatamayan 49 yaşındaki İngiliz Walter Bast'ın, beyninekök hücre dolu bir çay poşeti yerleştirildi. İki hafta sonra beynine koyulan çay poşeti çıkarıldığında, mucize bir şekilde konuşmaya başladı.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/aralik/aralik15.asp

"Beyin Gücü"yle Neler Yapılabilecek?
Araştırmacılar, bu teknolojinin, insanların düşünceleriyle, tekerlekli sandalyelerini hareket ettirebilmelerini veya arabalarını kullanabilmelerini sağlayacağını umuyor. Sadece düşünerek, bir bilgisayarı veya tekerlekli sandalyeyi kontrol edebilirler. Bu teknoloji ile beynimizi kullanarak, bilgisayar oyunlarını kumanda etmekten, yaşadığımız çevreyi; örneğin ışıkları, perdeleri açıp kapamak; kanalları değiştirmek gibi pek çok şeyi kontrol edebiliriz.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/aralik/aralik3.asp

Beyin Sinir Hücreleri Nasıl Çalışır?
Beynimiz, öğrenme ve hatırlama yeteneğimiz, bizi pek çok canlıdan üstün kılar.
Beynimizdeyeni bilgiyi depolamak için sinir hücrelerimizin arasında, yeni bağlantıların oluşması gerekir. Daha önce bilmediğimiz bir bilgiyle karşılaştığımızda, uyarılan beyin hücresinden ipliksi uzantılar oluşarak, komşu hücrelere doğru gider. Uzantının sonunda iki hücre birbirine dokunduğunda (aralarında bir sinaps oluştuğunda) bilgi, bir hücreden öbürüne akar. Böylece yeni bir şey öğrenilmiş olur. Bağlantı, bir şekilde kırılırsa, öğrenmiş olduğumuz şeyi unuturuz.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/kasim/kasim53.asp

Beyin Kanamalarını Önleyecek Buluş: "3Gen"
Anevrizma oluşma riski yüksek hastalar, basit bir kan testiyle tespit edilerek, beyin kanamaları önlenebilecek.
Ortaya çıkarılan 3 genin tespitiyle, söz konusu hastalığın oluşum nedenlerinin de anlaşılmaya başlandığını her 3 genin de damarlardaki bozukluğu tamir eden kök hücreleri etkilediği belirlendi.
Bu genlerdeki bozukluklar, beyin damarlarının sertleşerek erken yaşlarda bile yaşlanmalarına yol açıyor. Bu erken yaşlanmaya bağlı olarak da, anevrizmalar ortaya çıkıyor ve zamanla patlayarak beyin kanamalarına ve felçlere sebep oluyor 
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/kasim/kasim26.asp

Beyin ve Omurilik Hasarı Tedavisinde Umut
Fare beyninde hasar görmüş olan sinir hücrelerinin kendilerini yeniden üretmesini sağlayan yönteme imza atıldı. Sinir hücresinin gelişmesini engelleyen bir protein bloke edildi ve bunun, hasarlı "optik sinirler"in yerine yeni hücrelerin gelişmesini teşvik ettiği belirlendi.  Çalışma sırasında, PTEN ve TSC1 adlı proteinler bloke edildi ve söz konusu hücrelerin, hızla kendini yenilediği görüldü. Verilen bilgiye göre ekip, şimdi bu proteinleri bloke edecek bir ilaç üretmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/kasim/kasim17.asp

İnsan Beyni: 40'ından Sonra Yavaşlıyor
ABD'de yapılan son araştırma, insan beyninin 39 yaşında azami hızla çalıştığını, ancak 40'ından sonra yavaşladığını ortaya koydu. Nedeni, nöron olarak bilinen sinir hücrelerini kaplayan yağlı zırhın orta yaştan sonra hasar görmesi. Elektrik tellerini kaplayan plastik kabloya benzeyen ve sinyallerin vücut ile beyin çevresinde hızlı gitmesini sağlayan bu zırh, hasar görmeye başladığı zaman, beyindeki nöronlardan geçen bu sinyaller de, hız kaybediyor. Bu durum, vücut içindeki tepkilerin yavaşlaması anlamına da geliyor.
40 yaşından sonra, vücut bu koruyucu zırhları onarma mücadelesini kaybediyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/ekim/ekim52.asp

Alzheimer Tedavisinde: Yeni Bir Çalışma
Amerikalı bilim adamlarının yaptığı bir çalışma, beyindeki yağ asidi seviyesini kontrol altında tutmanın Alzheimer hastalığının tedavisinde yardımcı olabileceğini ortaya koydu.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/ekim/ekim41.asp

ABD İstihbarat Raporu: "Beyin Geleceğin Savaş Alanı"
Beyin kontrolüyle, uzaktan kumanda ve farmokolojik mayınlar da, bu savaşın içinde yer alacaklar. 
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/ekim/ekim34.asp

ABD'nin Terör Paranoyası: "Niyet Okuma Cihazı Geliştirdi" 
Havalimanları gibi kalabalık yerlerde, teröristleri, diğer kişilerden ayırabildiklerini iddia ettikleri bir cihaz geliştirdiler. Cihazın, "kaygılı yolcu" ile teröristi birbirinden ayırt edebildiği iddia ediliyor. Doğal olarak çok terliyorsanız, sistem bunun da farkına varıyor. 
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/ekim/ekim7.asp

Dr.Nelson'un: "Zinde Bir Beyin" İçin Uyarıları!
1) Her gün egzersiz yapın. Günde 30-45 dakika, haftada en az 4 gün yürümeye, iş saatlerinde daha çok aktif olmaya, kısa mesafelerde taşıt kullanmamaya çalışın. Fırsat buldukça yürüyün.
2) Kullandığınız ilaçları yeniden gözden geçirin. Antihistaminik-antialerjik ilaçları, özellikle alüminyum içeren antiasitleri ve uyku kolaylaştırıcıları doktorunuzla konuşmadan uzun süre kullanmayın.
4) E ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerin, selenyum gibi serbest radikal avcısı mineralleri, B vitamini, özellikle B12 vitaminlerini yeteri kadar aldığınızdan emin olun. Dengeli bir beslenmenin de yaşlılıkta vitamin eksikliğine yol açabileceğini hatırlayın.
5) Hayata bağlı kalın. Hayatınıza önem katan bağları iyice sıkılaştırın. Huzurunuzu koruma ve güçlendirmeye bakın. Aileniz, dostlarınız, işiniz, hemşerilik ve vatandaşlık bağlarınıza, inançlarınıza daha sıkı sarılın. İnsanlarla daha sık birlikte olmaya, aileniz ve arkadaşlarınızla olumlu ilişkiler kurmaya ve sosyal aktivitenizi çoğaltmaya çalışın. İyi sosyal ilişkileri olan yaşlılarda bellek fonksiyonları bozulmuyor. Sosyal ilişkiler, bir taraftan zihinsel egzersizleri yoğunlaştırıyor, diğer taraftan çeşitli olayların ruhsal travmalarını hafifletmeye yardımcı oluyor.
6) Hipertansiyonu ve kolesterol yüksekliği sorununu önleyin ya da kontrol altına alın. Kalbiniz için kötü olanın, beyniniz için de kötü olduğunu unutmayın.
7) İyi ve kaliteli uyku uyuyun. İyi bir uyku için ortalama 8 saat gerekir. Kaliteli uyku, beynin yeni bilgileri pekiştirmesini sağlar. 
8) Stresinizi iyi yönetin. Ölçülü ve kontrollü stres, dikkati yoğunlaştırmakta, odaklanmayı arttırmaktadır. Kontrolsüz, uzun süreli ve aşırı stres ise, dikkati sürdürme kapasitesini yok etmekte, unutkanlığı tetiklemekte, kortizon hormonunu yükselterek beynin bellek için önemli bölümlerinde hasar geliştirmektedir.
11) Yeni şeyler öğrenmeye devam edin. Her yeni bilgi ve beceri birer bellek egzersizidir. Yeni sporlar, hobiler, araştırma alanları, heyecanlı ve zevkli problemler, ezberlenen yeni şiirler ve yeni diller, beyniniz için en güçlü vitaminlerdir.
12) Tembelliği bırakın. Zihinsel faaliyetlerinizi sınırlamayın. 
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/eylul/eylul37.asp

Vejetaryenlerin: Beyni Zarar Görüyor!
Vejetaryen olan insanlarda erken bunama, sinir sisteminde bozukluklar ve kansızlık gibi ciddi hastalıklara, çok daha sık rastlandığı ve bu durumun da B12 vitamini eksikliğinden kaynaklandığı belirlendi.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/eylul/eylul38.asp

Emzirme: "Bebeği Daha Zeki Yapıyor"
Emzirme çocukların zekasını artırıyor ve akademik başarılarını geliştiriyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/aralik/aralik22.asp

B12 Vitamini Eksikliği: "Beyni Etkiliyor"
Dengeli bir beslenmeyle birlikte et, balık ve zenginleştirilmiş tahıl ya da sütte bulunan B12 vitaminini daha fazla tüketmeliyiz. B12 açısından zengin gıdalar arasında karaciğer ve kabuklu deniz ürünleri gösteriliyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/eylul/eylul21.asp

Beyin Hücrelerinin Ölümü: Hafıza Kaybı Önlenebilir mi?
Yetişkinlerin beyinlerinin, hafıza ve koku alma gibi işlevleri yapabilmeleri, yeni beyin hücrelerinin(nöronlar) üretilmesine bağlıdır. Bu üretim durursa, hafıza bir süre sonra görevini yapamaz olur.
Beynin, kokuyla ilgili bölümündeki tüm hücrelerin(nöronlar), hemen tamamının, 1 yıl içerisinde yenilendiğini tespit ettiler. Beynin, hafızayla ilgili bölümünde de (hippocampus), yeni beyin hücreleri belirlendi.
 Şimdi, yeni beyin hücrelerinin nerelerde üretildiğini ve bunu dışarıdan müdahaleyle teşvik edip edilemeyeceği araştırılıyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/eylul/eylul9.asp

Kirli Hava: "Çocukların IQ'sünü Düşürüyor"
Trafikten kaynaklanan yoğun hava kirliliğinin fazla olduğu bölgelerde yaşayan çocukların, temiz hava soluyan çocuklara göre, daha düşük IQ'ya sahip olduğunu belirledi. 
Ayrıca bu çocuklar, sözcük dağarcığı, hafıza ve öğrenme testlerinde daha düşük puanlar elde ettiler.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/agustos/agustos58.asp

Bilinçten Önce Bilinçsiz İstekler mi?: Beyin, Önce mi Karar Veriyor?
Kişi kendi kararını vermeden önce, beyin karar veriyor. Beynimiz ise büyük olasılıkla, biz farkına varmadan uzun bir süre önce, içeceği şeyi seçmiştir. Bilinçli irade ile bilinçsiz istekler, birbirleriyle tutarlıdır. Beynimizin verdiği kararlardan hoşlanmazsak. İnsanların, fikirlerini değiştirebildikleri gerçeğini göz ardı edilemez.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/temmuz/temmuz27.asp

İnsan Beyni Yok: Kadın ve Erkek Beyni Var!
Erkekler ve kadınların davranışlarındaki farklılığın, beyinlerinin temel olarak birbirinden farklı olmasından kaynaklanıyor. Düşünüp yargıya varma, karar verme, sorun çözme gibi işlevleri düzenleyen beynin ön bölgesi frontal lob'un, kadınlarda erkeklere oranla daha büyük. Boyutlardaki farklılığın, işlevsel organizasyonda da farklılık anlamına gelmektedir.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/temmuz/temmuz47.asp

6 Dakikalık Uyku: "Hafızayı Cilalıyor"
Çok kısa şekerleme
lerin bile hafızanın tazelenmesinde büyük yarar sağlıyor.
Hafıza, derin uyku halinde tazeleniyor. Bu derin uykuya da, uykuya dalınmasından en az 20 dakika sonra geçiliyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/temmuz/temmuz16.asp

Karar Verirken: "Akıldan Çok Duygular Etkili"
"Adil olma hissi", mantıksal değil duygusal. Adil olma söz konusu olduğunda, "yargılar"ın; "akıl"dan çok "duygular"la yönlendirildiği görüldü.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/mayis/mayis24.asp

İnsan Beyninde: Karar Verme!
Kişiler, iki seçenek arasında karar veriyor. Bunlardan biri, mevcut durumda yararı bilinen bir seçenek; diğeri ise yeni, henüz bilinmeyen ve potansiyeli olan bir seçenek. Beyin, uzun vadeli seçeneği seçebilmesi için, kısa vadeli hazır yarardan vazgeçmesi gerekiyor.
Beyin, tatlı bir opsiyondan feragat edip, gelecekte daha iyisini kazanma alternatifini seçebiliyor, ancak bunun için anlık keyif içgüdüsünü bastırması gerekiyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/mart/mart58.asp

Beyne En Çok Zarar Veren İçki: "Şarap" 
Şarap içmek, bira veya diğer sert alkollü içeceklere göre beyne daha fazla zarar veriyor. Şarap, özellikle beyninhafıza ve boyutsal zekayla ilgili bölümü olan hipocampusu etkiliyor. Bu bölge, Alzheimer hastalığında, başlangıçta beynin etkilendiği ilk bölümdür. Şarap içmek, bağırsak kanserini, % 10 arttırıyor. Herhangi bir alkolün, aşırı tüketimi, böbrek, karaciğer hastalıkları, uzun dönem beyin hasarı ve organ yetmezliği riskini arttırıyor. Alkolik olmayanların hippocampusu, 3.85 ml. Bira içicilerinde 3.4 ml, sert alkollü içki içenlerde 2.9 ml ve şarap içicilerin 2.8 ml ölçüldü.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/mart/mart39.asp

Çok Kısa Uykular: Hafızayı Yeniliyor
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/subat/subat52.asp

Kaşınmak: "Beyindeki Sıkıntıları Azaltıyor"
Kaşınmak, beyindeki bazı olumsuz duyguları ve hatıraları, geçici olarak etkisiz hale getiriyor. Kaşınmanın yoğunlaşması, beynin, ilgili bölgelerindeki faaliyetini azaltıyor. Araştırmacılar, kaşıma işlemi sırasında, beyindeki, "sıkıntıyı algılama ve hatırlamayla ilgili" bölgelerin aktivitesinin, azaldığını saptadı. Kaşıma işlemi yoğunlaştıkça, beynin bu bölgelerindeki faaliyeti de iyice düşüyordu. Kaşınma eyleminin, beyindeki ağrı ve aynı zamanda tekrarlayan davranışlarla ilgili bir bölgedeki aktiviteyi artırdığını saptayan uzmanlar, bunun "sürekli kaşınmak isteğinin" cevabı olabileceğini kaydettiler.  Sürekli kaşıntı yapan egzama gibi kronik hastalıkların tedavisinde de, yararlı olabilir.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/subat/subat6.asp

Tesadüfi Keşif: "Hafıza Kayıtları Silinmiyor" 
Elektrik Şokla: "Hafızadan Silinenler Geri Geldi"
Uzmanlar, yeni tekniği, Alzheimer hastalarının tedavisinde kullanmaya başladılar. Bu çalışmalar, başarıyla devam ederse; belki de, beyne düzenli olarak akım vererek hafızayı canlandıran bir "beyin pili" yapılacaktır.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/subat/subat2.asp

Alzheimer'a Karşı: "Omega-3 Yağ Asiti Etkili"
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/ocak/ocak33.asp

Hamsi: "Zekayı Güçlendirir"
İyot eşittir zekadır. Hamsi de iyot açısından zengindir ve zekayı geliştirir.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2007_haberleri/h330.htm

Beyin Şifresi Çözüldü Mü?
Beyin dalgalarını toparlayıp, işleyip, elleri çalışmayan insanların, ellerinin çalışması sağlanabilecek. Artık beyindeki sinyallerin ne anlama geldiğini biliyoruz. Beyin ile vücut arasındaki iletişim çözüldü. Bu metotla beynin hangi bölümünün ne iş yaptığını ortaya çıkardık. Beyne yerleştirilen elektronik bir cip vasıtasıyla yapay kola beyinden komut vererek istenilen hareket yaptırılabiliyor. Artık doğuştan veya kaza sonucu kolu olmayanlara takılacak yapay kolla, organ eksikliği giderilecek. Yapay kol, sağlam kol gibi iş yapabilecek hale gelebilecek.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2007_haberleri/h162.htm

 


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat