Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com




 

Haberler/...

NASA'nın İklim Uzmanı Dr. Painter: "Türkiye'yi Daha Az Kar Daha Çok Yağmur, Sel ve Yangın Bekliyor"

Türkiye son 44 yılın en kurak yılını geride bıraktı. Bu tablo Türkiye'ye has değil. Bir yanda Sahra Çölü'ne kar düşüyor, diğer yanda ABD'yi dondurucu soğuk vuruyor. Nasa'nın kar uzmanı Dr. Thomas Painter ile yapılan bir röportaj aşağıda verilmiştir: 

Soru: Bazıları küresel ısınmayı reddediyor, yaşadıklarımızın Dünya'nın binlerce yıllık ısınma döngülerinden biri olduğunu savunuyor. Ne diyorsunuz?
Cevap: Bence bunu söyleyenler; "Keşke küresel ısınma gerçek olmasa" diyenler. Büyük bir değişiklik fikri herkese korkunç geliyor. Şu anda Dünya iklim anlamında normal değişkenleri hâlâ yaşıyor. Ancak değişkenler normal sınırın dışına çıkmak üzere. Son 60-70 senede atmosferdeki karbondioksit seviyesini o kadar artırdık ki...

Soru: Peki bunun ne kadarına insan neden oluyor?
Cevap: NASA'da yaptığımız modellemelere göre 70'lerden beri atmosfere yaptığımız etkinin bir örneği daha yok. Bu kadar hızlı bir artışı, atmosferdeki karbondioksit seviyesini hesaba katmadan açıklayamıyoruz. Malum sera gazı salımı. Ne olacak derseniz hava daha çok ısınacak, daha uç noktalarda hava durumları yaşayacağız. Mesela geçen yıl sizin için son 44 yılın en kurak yılıydı. Daha çok kuraklık göreceğiz ama kuraklıktan sonra birdenbire aşırı yağış gelebilecek.

Soru: Türkiye'de yaşanan kuraklığın nedeni iklim değişikliği mi?
Cevap: Bunu elimizdeki verilerle kesin olarak söylemek zor. Daha önce de pek çok kez kuraklık yaşandı. Ama bildiğimiz bir şey var, iklim değişikliği nedeniyle kurak dönemleriniz daha da sıcak geçiyor, sonuçta kuraklık daha şiddetli geçiyor. Sistem şöyle işliyor: Hava daha sıcak, daha fazla su buharlaşıyor ancak yağmur olarak düşmüyor. Türkiye'deki şu anki yağış durumu aslında Batı Amerika'dakine çok benziyor.

"DÜNYA TEMİZ SU KAYNAĞINI KAYBEDİYOR"

Soru: Ne anlamda?
Cevap: Aslında ana su kaynağı kardır. Kar birikerek su deposu işlevi görür. Hava durumunda değişiklik yaşandığı zaman eriyerek devreye girer. Baraj mantığıyla aynı. Fakat küresel ısınmada yaşadığımız sorun şu: Yağış ne kadar sıcak bir havada düşerse, daha çok yağmur formunda yağıyor. Yani kar yerine daha çok yağmur yağıyor ve çok önemli bir su deposu kaybediliyor. Çünkü yağmur yağar yağmaz hemen akıp gidiyor, kar gibi mesela dağlarda yığılarak kalmıyor. Yağmur suyu nehirleri besliyor evet ya da barajlarda biriktiriyoruz. Ancak bir su deposu aracınızı (yani karı) kaybettiğiniz için barajların da biriktirme kapasitesi aşılıyor ve daha fazla sel vakası görülüyor. Sonuçta su kaynaklarınız azalıyor. Buna karşı "Daha çok baraj üretelim" önerisi yapılıyor fakat ABD'de baraj yapılabilecek alan neredeyse kalmadı. Buzulların erimesiyle, altından su akmaya başlıyor ve yazları nehirleri besliyor. Karın azalmasıyla o buzulları kaybedersek ve daha çok yağmur yağarsa, yağmurun getirdiği o suyun çoğunu baharda çoktan kaybetmiş oluruz. Şöyle düşünün, musluğu birden açarsanız suyu da depolayamadığınız zaman akar gider. Ama suyu yavaş yavaş tüm yıl boyunca akıtırsanız, hep suyunuz olur. Buzullar işte bu işe yarıyor. Buzullarını kaybetmiş bir ülkeyseniz suyunuzu kaybedersiniz. Önümüzdeki yüzyılda savaşların ana nedeni temiz su olacak. İklim değişikliği sadece su kaynaklarını azaltmıyor, suyun kalitesini de düşürüyor.

Soru: Peki ya yeraltı suları?
Cevap: Harika bir su kaynağı. Yerin altına süzüldüğü için filtreleniyor. Pek çok bölgede hâlâ bu kaynaklar zengin. Ancak yeraltı suyunun kaynakları neler? Kar, yağmur. Süzülen suyla yeniden yeniden ikmal ediliyor. Yağmur ve kar azaldığında yeraltı sularını kullanmaya başladığınızda, ikmal edilemediği için bu kez oradaki kaynağı da kurutmuş oluyorsunuz. Yerde çökmeler meydana geliyor, mesela yollar mahvoluyor. O kadar hassas bir sistem ki, çökme meydana geldiğinde o bölgede bir kez daha yeraltı suyu birikmiyor. Arasında krema olan bisküviler gibi düşünün. Kremayı sıyırdığınızda iki bisküvi birbirine yapışıyor, araya bir şey koyamıyorsunuz. Yeraltı da öyle. Bu en çok Ortadoğu'da meydana geliyor, sizdeki Toros Dağları'nın aşağısındaki bölgede.

Soru: Türkiye ılıman ve subtropikal iklim arasında. İklim değişikliği bölgemizi nasıl etkileyecek?
Cevap: Muhteşem dağlarınız var. Atmosferdeki sirkülasyonun ortasında duruyorlar, kar rezervleri için çok uygunlar. Fakat küresel ısınma nedeniyle daha az kar daha çok yağmur alıyorlar. Ve kar, haliyle temiz su rezervleriniz azalıyor. Oysaki çok kendine has bir yağış sezonunuz var. Bunun sonucunda daha fazla sel yaşanacaktır, şehirlere ve limanlara zarar gelmemesi için altyapınıza çok yatırım yapmanız gerek. Ayrıca temiz suyunuzun olması için daha çok baraj inşa etmelisiniz. Çünkü sel, suyu kirletiyor. Bazı bölgelerde sel yaşanırken, diğerleri kuraklık çekecek. Bu da mesela daha fazla orman yangını demek.

Soru: Türkiye'nin iklimi tropikale döner mi?
Cevap: Şu an atmosferdeki sirkülasyonu tam olarak bilmiyorum, kesin çıkarım yapmam doğru olmaz. Ama imkânsız değil. Mesela hiç görülmeyen yerlerde portakal, avokado yetiştirmek mümkün olacak. Fakat bazı bölgelerde de tarım çok büyük darbe alacak. Şehirlerimizi iklimin dengeli olduğu zamanlarda inşa ettik. Dünyadaki su döngüsü daha şiddetli hale geldikçe deniz suyu seviyesi artacak. Bu şehirleri çok etkileyecek. Barajlarda da sık sık taşkınlar meydana gelecek.

"İSTANBUL'DAKİ ANİ HAVA OLAYLARININ NEDENİ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ"

Soru: Peki iklim değişikliği hava durumunda ani değişimlere neden olur mu? Çünkü geçen yıl İstanbul'da yazın ortasında kocaman dolu taneleri yağdı, pek çok araç, bina zarar gördü...
Cevap: Tabii ki. Bu tür durumlar düşük ve yüksek basınç arasındaki eğimin dik olmasından kaynaklanıyor. Benzer bir şey kurak ve nemli alanlar arasında da yaşanıyor. NASA'da hazırladığımız modeller sadece iklimin değil iklimdeki değişimlerin de altüst olacağını söylüyor. Mesela hızlı ve ani hava durumu değişiklikleri...

Yaklaşan Saat, 20/01/2018
Kaynak: Nalan Koçak, haberturk.com, 19/01/2018


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.