Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com




 

Haberler/...

Güneş Sisteminin Oluşumuyla İlgili Yeni Bir İddia

Devasa yıldızın yoğun yıldız rüzgarından balon oluşma simülasyonu.

Devasa yıldızın etrafında oluşan balonun milyarlarca yıllık gelişim tablosu.

Bilim adamları, evren hakkında birçok çarpıcı keşifte bulunmasına rağmen, Güneş sisteminin oluşumuyla ilgili hala net bir bilgiye sahip değil. Chicago Üniversitesinden bilim adamları, Güneş sisteminin oluşumuyla ilgili yeni bir teori iddia etti:

Devasa boyuttaki bir yıldızın ölümüyle etrafta şiddetli bir rüzgâr akımı oluşmaktadır. Bu rüzgâr akımının oluşturduğu balon, Güneş sisteminin parçalarını içerisinde barındırdı. "Astrophysical Journal"ın aralık sayısında yayınlanan çalışmada, Güneş sistemimizde bulunan iki elementin galaksinin geri kalan kısmına göre farklı oranlarda bulunmasının, araştırmanın başlangıç noktasını oluşturduğunun altı çizilmektedir.

Güneş sisteminin oluşumuyla ilgili kabul edilen yaygın teori, milyarlarca yıl önce bir süpernova patlamasıyla oluşmasıdır. Ancak bu teori de açıklanamayan bir olgu mevcut: Süpernova patlamasıyla oluşan alimünyum-26 ve demir -60 izotopları eşit oranda etrafa yayılır. Halbuki, meteorlardan elde edilen verilere göre Güneş sistemimizde alimünyum-26 elementi oldukça fazla bulunurken, demir-60 elementi eser miktarda bulunmaktadır. Bu da mevcut teorinin sorgulanmasına yol açmaktadır.

İddia edilen yeni teorinin merkezinde, bizim güneşimizden 40 ila 50 kat daha büyük olan Wolf Rayet devasa yıldızı var. Wolf Rayet grubundaki en sıcak yıldızlardan, yoğun yıldız rüzgarları oluştuğu ve bu rüzgarların yüzeyden tonlarca element fırlattığı iddia edildi. Wolf Rayet yıldızının kütlesini kaybetmesiyle beraber, yıldızın rüzgârı etrafındaki maddelerden güçlükle ilerleyebildi. Nihayetinde yoğun kabuklu balonsu bir yapı oluştu.

Jeofiziksel Bilimler Bölümünden çalışmanın ortak yazarı Profesör Nicolas Dauphas'ın açıklamaları şu yönde:
"Böyle bir balonun kabuğu yıldız oluşumu için çok iyi bir ortamdır. Toz ve gazlar bu balonun içinde kalarak yıldızın içinin yoğun olmasını sağlıyor."

Yazarların hesaplamalarına göre, Güneş benzeri yıldızların %1 ila %16'sı bu şekilde oluştu. Astronomi ve Astrofizik Bölümünden çalışmanın yardımcı yazarı Doçent Vikram Dwarkadas, bu noktada şunu vurguluyor:
"Bir element Güneş sisteminin içinde kalırken nasıl oluyor da diğeri uzaya kaçıyor?"

Bu soru araştırma ekibini, Wolf Rayet yıldızına götürüyor. Bu yıldız, alimünyum-26'dan çokça salarken demir-60 izotopundan ise yaymıyor. Dwarkadas, Güneş sisteminin oluşum sürecini şu şekilde açıklamaktadır:
"Wolf Rayet yıldızından fırlatılan alimunyum-26, yıldızın etrafında oluşan toz taneciklerinin dış kısmına doğru fırlatılmaktadır. Bu tanecikler kabuğun bir tarafını delmeye yetebilecek momentuma sahiptir. Böylelikle alimunyum-26 izotopunun bir kısmı kabuktan dışarı çıkabilirken bir kısmı içerisinde kalıyor. Kabuğun diğer kısmı yerçekiminden dolayı içe doğru çöküyor ve bizim Güneş sistemimiz oluşuyor."

Wolf Rayet yıldızı uzun bir yaşam döngüsünden sonra ya bir süpernova patlamasıyla ya da çöküşe uğrayarak direkt bir karadeliğe dönüşerek Güneş sistemimizi oluşturdu. Direkt karadeliğe dönüştüyse az miktarda demir-60 üretmiş olabilir. Eğer süpernova patlaması gerçekleştirdiyse, oluşan demir-60 izotopu balon duvarını aşamaz ve iç kısımda eşit olmayan bir şekilde dağılır.

Güncelleme: 13/04/2018
Kaynak: Louise Lerner, "Scientists describe how solar system could have formed in bubble around giant star", uchicago.edu, çev. Ayşegül Kesmez, yaklasansaat.com, 22/12/2017


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat