yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 

Haberler/...

Antibiyotikler İflasın Eşiğinde

Bilim adamları, antibiyotiklerin ölümcül hastalıklara karşı uzun bir süredir dirençli hale gelmesinden dolayı oldukça endişeli. İngiltere Kamu Sağlığı İdaresi Başkanı Profesör Dame Sally Davies, hastaların antibiyotik kullanımı konusunda ısrarcı olmamalarını vurguladı. Aksi takdirde dünyada önlenebilir hastalıklardan kaynaklanan ölümlerin yaşanacağı bir döneme girileceğini iddia etti. Huffington Post'a yazan profesör, tüm endüstrinin ilaçlara karşı dirençli bakterilerin sebep olduğu yeni hastalıklarla mücadelede korku içinde olduğunu belirtti.

Profesör, hastalıkların ivmelenmesi ve antikorların etkisiz hale gelmesiyle dünya popülasyonunun sert bir düşüşle azalacağını belirtirken şunları ekledi:
"Günümüzün devrim niteliğindeki medikal gelişmelerinden önce, yaşam çok farklıydı. Geçirilen enfeksiyonlar genellikle insanları öldürüyor ya da belli bir engellilik oluşturuyordu. Şu an rutin olarak gördüğümüz birçok operasyon yoktu; kanseri tedavi edebilmek için kullandığımız güçlü ilaçlar düşünülemezdi bile. Bilhassa, önemli bir istatistik paylaşmak istiyorum: Antibiyotikler ve aşılardan önce ölümlerin yaklaşık %40'ı enfeksiyonlara bağlıydı. Şimdi ise bu oran yalnızca %7 dolaylarında."

Son yüzyılın başından beri, birçok antibiyotik ve koruyucu aşı üretildi. Tıbbın gelişme hızına bağlı olarak ilaçlar da gelişmektedir. Prof. Davies, penisilini bulan İskoç bakteriyolog Alexander Fleming'in Nobel Ödülü'nü alırken yaptığı konuşmadaki şu bölümün altını çiziyor:
"Bakterileri laboratuvarda yayılmış halde gördüğümde onların direnç geliştirdiklerini ve bu sayede hayatta kaldıklarını anladım. İnsanlık için büyük bir tehdit oluşturabilecek bu durumla, geniş alanlara yayılmadan önce mücadele edilmesi konusunda uyarıda bulunuyorum."

İlk antibiyotik olan penisilinin keşfinin üzerinden 70 yıl geçmesine rağmen, bakterilerin dirençli hale gelmelerine karşı henüz kayda değer bir önlem alınamamıştır. Prof. Davies, endişesini şu şekilde dile getiriyor:
"Bu tehdit küresel olarak büyümeye devam ediyor. Bu durum, tıbbın karanlık çağlara dönmesi konusunda bizi ciddi olarak tehdit ediyor. İnsanların, antibiyotikleri etkili ve doğru kullanmanın yaşam kalitesini nasıl artırdığı konusunu yeterince idrak edemediğini düşünüyorum. Sorgulamadan - kanıksayarak kullandığımız bu tarz 'harika ilaçlarla' oldukça yakın dostuz. Asıl gerçek şu ki, bizler hasta, doktor, çiftçi ve gıda üreticisi olarak antibiyotik kullanımını kısa dönemde kişisel kazanım olarak görsek de, geleceğimizi düşünmüyoruz ve antibiyotik kullanımını suiistimal ediyoruz."

Yapılan uyarıların ne kadar yerinde olduğunun işaretlerinin çıktığını belirten profesör sözlerine şunları ekledi:
"İngiltere'de E.coli bakterisinin sebep olduğu kan dolaşımı enfeksiyonu teşhisi konan 10 hastadan 4'ünde bu hastalığın tedavisinde en yaygın kullanılan antibiyotik (ko-amoksilav) işe yaramadı. Üstelik bu tarz bakterilerin beşte biri diğer temel antibiyotiklerden en az beşine karşı direnç kazanmış durumda. Bu gerçeğin tıp için bir felaket senaryosu olmasından korkuyoruz. Bu, insanların doğum esnasında ya da mide mikropları ile basit kesik ve sıyrıklardan öldüğü karanlık çağlara dönüşün bir ifşası."

Profesör, hastaları gerçekten bir ihtiyaç halinde olmadan doktora gitmemeleri konusunda uyardı. İngiltere Hükümeti, yaklaşmakta olan tehditle mücadele edebilmek için konuyu ulusal risk kayıtlarına aldı. Temel konulardan bir tanesi de, 1980'lerden bu yana yeni sınıf antibiyotiklerin geliştirilmemesidir. Özel sektördeki ilaç şirketleri, antibiyotikleri düşük fiyatlı sattıklarında yenilerini geliştirmelerinin çok pahalı olduğunu iddia ediyor. Mevcut durumda, dünya genelinde 700.000 insanın ilaçlara dirençli enfeksiyonlarla öldüğü tahmin ediliyor. Ekonomist Jim O'Neill'in raporuna göre, bu durum 2050 yılına kadar 10 milyon insanı etkileyebilir. Birleşmiş Milletler, 2016 yılında bu konuyla ilgili önlemler almak için önemli bir bildirgeyi imzaladı.

Güncelleme: 08/03/2018
Kaynak: "Antibiotic Apocalypse: Warning Over 'Return to Dark Ages'as Patients make Demands on Doctors
", rt.com, çev. Ayşegül Kesmez, yaklasansaat.com, 30/01/2018

Bakterilerin Savaşı Kazanma Zamanı Yaklaşıyor
Tüm diğer tedavilerin işe yaramadığı durumlarda kullanılan en güçlü antibiyotiğe bile dirençli yeni bir bakteri bulundu. Temeli antibiyotiklere dayalı olan ameliyat sonrası ve kanser vakaları tedavisi kritik bir hâl alacak.
Bu dirençli gen diğer genlerle temas kurup, hastanelere bulaşabilir. Eğer bu olay gerçekleşirse, tıpta "çoklu direnç (pandrug resistant)" olarak bilinen olay çerçevesinde bakteriler bütün tedavilere karşı direnç kazanacaklar.
Direnç, bakteriler yoluyla tüm dünyaya yayılabilir ve tedavi edilemez enfeksiyon sayısında artış görülebilir. Aynı zamanda bu direnç artışının "kolistin" adlı maddenin çiftlik hayvanlarında aşırı dozda kullanımından kaynaklanabileceği de öne sürülüyor.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2015_haberleri/24_11_2015_antibiyotik_direnc.asp

Modern Tıp Antibiyotik Direncini Aşamıyor
Bazı mikroplar, antimikrobiyallerin(mikrop öldürücüler) onları öldürmesinden çok daha hızlı bir şekilde değişiyor. Bundan dolayı kesin tedavisi olmayan bakteriyel veya mantarsı bir enfeksiyona bir kez daha yakalanmak mümkündür.

Antimikrobiyal yönetim olarak adlandırılan yaklaşımın amacı, teşhisi hızlandırarak, her hastaya en uygun ilacı vererek, damar yolundan ilaç vermeyi sınırlandırarak ve geniş spektrumlu antibiyotikleri (birden fazla mikrop çeşidine zarar veren gelişigüzel ilaçları) kullanmaktan kaçınarak mikropların antibiyotiklere olan direncini yenmek. Bulgular, antimikrobiyal yönetimin hastaların hastanede kalma süresini kısalttığını ve ilaç masraflarını azalttığını gösteriyor.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2014_haberleri/04_11_2014_antibiyotik_direnci.asp

Mikrobiyoloji Kongresi: Mikroplar Savaşı Kazanmak Üzere
Günümüzde mikroplarla baş edecek antibiyotik ilaçlar çok azaldı. Hastanelerde hastalardan bulaşan enfeksiyon hastalıklar tüm dünyanın sorunu. Biraz ateşim çıktı diye antibiyotiklere yüklenmemeliyiz. Sağlığımızı korumak istiyorsak hem antibiyotikleri hem de dost mikroplarımızı koruyalım. O dost mikroplar bizim için çok önemli. Bizim hücrelerimizden on kat daha fazla mikrop var vücudumuzda, ama bunlar bizi hastalık yapacak mikroplara karşı korumak için varlar.
İnflamatuar bağırsak hastalığı kronik bir hastalık olup hastaları doktora sürekli götüren bir durumdur. Bebekken antibiyotik kullanan hastaların kullanmayanlara oranla daha çok hastaneye gittiği görülüyor.
Antibiyotikler iki sorun çıkarabilirler. Birincisi fizyolojimizi bozuyor. İkincisi biz de var olan hastalandırıcı, fırsatçı patojen diyoruz bunlara, yani fırsatı yakalıyor ve onlar kendi mikroplarımızda hasta olmamızı sağlıyorDoğru antibiyotiği, doğru sürede, doğru bir sistemle vermek gerekiyor. 

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2013_haberleri/kasim_2013/mikroniyoloji_kongresi.asp

Antibiyotik-Patojen Savaşı: Zafer Patojenlerin!
"Halk sağlığını en ağır şekilde tehdit eden şu ana kadar başımıza gelmişlerin en kötüsü ile karşı karşıyayız. Olmak istemeyeceğimiz bir yere giriyoruz; insanlar geçmişte tedavi edilen enfeksiyonlar yüzünden ölebilirler."
Direnç  gösteren bakteriler sadece taşıyıcı insanlardan değil, ayrıca yiyeceklerden de bulaşıyor.
Dünya çapında hızla artan bir şekilde mikroplara karşı direnç azalıyor ve aynı zamanda antibiyotiklerde de gelişme olmuyor. Bu korkunç bir gerçek, bazı hastalar için bu antibiyotik öncesi zamana dönmek demek. Bir hastada doktorlar enfeksiyonun yayılmaması için bacağı kesmek zorunda kaldılar.
Antibiyotikler olmadan dünyada yaşamak nasıl olurdu?  İnsanlarda ise antibiyotik kullanımının yarısından fazlası gereksiz.
"Gerçekten biz, sağlıklı insanların ani ölümlerini beklemek zorunda kalabiliriz. Belki sadece bu şekilde, halk artık durumun önemini kavrar ve dünya bu tehdit karşısında harekete geçer."

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2013_haberleri/ekim_2013/antibiyotik_patojen_savasi.asp

Çocuklara ve Antibiyotiklere Dikkat!
Gereksiz antibiyotik kullanmanın vücuttaki yararlı bakterileri öldürüyor. Nezle, grip, soğuk algınlığı gibi enfeksiyonlarda hemen antibiyotik kullanılmaması gerekir.  
Özellikle alerjisi olanlar üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde kendini gösteren soğuk algınlığına daha çok yakalanıyorlar. Bu durumda antibiyotik kullanmak yerine beslenme ve basit uygulamalarla hastalık kontrol altına alınabilir.
Hazır Gıdalara Göz Yummayın.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2013_haberleri/ekim_2013/gereksiz_antibiyotik.asp

Gümüş Antibiyotiklerin Etkisini Artırıyor 
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2013_haberleri/eylul_2013/gumus.asp

Hayvanlarda Kimyasal Antibiyotiklerden Kaçınılmalı 
Kimyasal antibiyotiklerin hayvan yemlerine ilave edilmesiyle, bu antibiyotikler et ve süt tüketilmesinin ardından insanlara geçmektedir.
Zeytin kara suyu ekstre haline dönüştürülüp, çam kabuğuyla karıştırılmış haliyle hayvan yemi olarak üretildi. Bu ürün %10 oranında hayvan yemine katılırsa, doğal bir antibiyotik görevi görüyor. Zeytinden gelen mineraller, aminoasitler ve bazı vitaminleri de taşıdığı için bir gıda destekleyici görevi var. 
Avrupa'da artık, hayvanlarda antibiyotik kullanımı yasaklandı. Ancak Türkiye'de hala antibiyotik kullanımı, küçük ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde sürüyor. 

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2013_haberleri/kasim_2013/dogal_antibiyotik.asp

Antibiyotik Kullanmayın, İstirahat Edin!
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı BaşkanıProf. Dr. Oğuz Karabay, çok kolay şekilde tedavi edilebilen hastalıkların antibiyotikler nedeniyle direnç kazanarak tedavi edilemez duruma geldiğini ifade etti.
Karabay, Türkiye'nin antibiyotiklerin en fazla kullanıldığı ülkelerden olduğunu belirterek, 2004'teki araştırmalarda Türkiye'de kullanılan her 100 ilaçtan 18'ini antibiyotiklerin oluşturduğunu söyledi. Bilinçsiz şekilde antibiyotik kullanan Türklerin birçok hastalığa maruz kaldığına dikkati çeken Karabay: "Hastane etkenli birçok mikrop artık antibiyotiklere karşı çok dirençli hale geldi. Hastalarımıza istemeye istemeye yan etkileri fazla olan ilaçlar vermek zorundayız. Bunu engellemek için, her ateşimiz yükseldiğinde antibiyotik kullanmamalıyız. Ateşimiz yüksekse antibiyotik kullanmak yerine dinlenmeliyiz çünkü antibiyotik kullanarak hastalığımızın daha da güçlenmesini sağlıyoruz." dedi.
Karabay, insanların ateşlendiklerinde antibiyotik kullanımını bırakması gerektiğini belirterek, aksi takdirde mikropların ölümcül zararlara yol açacağına dikkati çekerek: "Kesinlikle ateşliyken antibiyotiklere yaklaşılmamalı. Ateşliyken kullanılan antibiyotikler, ilacın yan etkilerini tetikliyor. Bu nedenle organlarımız zarar görüyor. Özellikle karaciğer ve böbrek, bilinçsiz antibiyotik kullanımı nedeniyle zarar görüyor" ifadelerini kullandı.

http://www.yaklasansaat.com/2013_haberleri/ocak_2013/antibiyotik_kullanmayin_istirahat_edin.asp

Hayvancılıkta Antibiyotik Çıkmazı 
Fabrika çiftliklerinde, hayvanlar stres ve sağlıksız şartlarla mücadele etmekteler. Sürekli olarak içeride tutulan bu hayvanların birbirlerine yakın bir şekilde kapatılmalarından dolayı enfeksiyonlara da yatkın olmaktalar. Bu nedenlerle hayatta kalmak için antibiyotik tedavilerine ihtiyaç duyulmakta.
Tahminlere göre, ölümcül enfeksiyonlardan birçoğu antibiyotiklerin özgürce kullanılmasından kaynaklanıyor.
Bakteriler için üreme ortamı oluşturmayan doğal ve temiz bir çevrede yetiştirilen hayvanların bulunduğu çiftliklerde, hayvanlar antibiyotikle beslenen emsallerine göre gerçekte daha sağlıklılar.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2010_haberleri/kasim_2010/kasim9.asp

Hydroxyurea İlacı: Bakterileri İntihara Sürükleyecek 
Dünya'daki hiçbir bakteri hydroxyureaya karşı direnç geliştiremiyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2010_haberleri/mart_2010/mart44.asp

Antibiyotik Kullanmayın, İstirahat Edin!
Her ateşimiz yükseldiğinde antibiyotik kullanmamalıyız. Ateşimiz yüksekse dinlenmeliyiz çünkü antibiyotik kullanarak hastalığımızın daha da güçlenmesini sağlıyoruz.
Kesinlikle ateşliyken antibiyotiklere yaklaşılmamalı. Ateşliyken kullanılan antibiyotikler, ilacın yan etkilerini tetikliyor. Bu nedenle organlarımız zarar görüyor. Özellikle karaciğer ve böbrek, bilinçsiz antibiyotik kullanımı nedeniyle zarar görüyor.
Yan Tesiri Olmayan İlaç Yok: İşte Aspirin!
Araştırmada düzenli ve uzun dönem aspirin kullananlarda yaşa bağlı olarak görme merkezinde meydana gelen görme kaybına(ıslak makula dejenerasyonu) yakalanma oranının %9,3, aspirin kullanmayanlarda ise bu oranın %3,7 olduğunu sonucuna ulaşıldı.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2013_haberleri/ocak_2013/antibiyotik_kullanmayin_istirahat_edin.asp

Yeni Bir Bakteri Keşfedildi: Etkili Antibiyotik Bulunamıyor! 
Yeni bir belsoğukluğu bakterisi türü bulundu. Bilinen hiçbir antibiyotik öldüremiyor
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2011_haberleri/temmuz_2011/temmuz6.asp

Antimikrobiyal Bakır Ölümcül Bakteriler ve Enfeksiyonlarla Savaşıyor
Hastanelerdeki antimikrobiyal bakır yüzeyler, hastane koşullarına bağlı hastalıkların ortaya çıkmasını %40 oranında azaltıyor. Ayrıca bu metal, virüslerden ve mantarlardan kaynaklanan hastalıkları yok ettiği gibi, bakterilerin de %97'sini öldürüyor.
Bu metal yüzeyler hızlı bir şekilde antibiyotiklere ve diğer ilaçlara karşı direnç geliştiren bakterileri ve patojenleri hızlı ve etkili bir şekilde ortadan kaldırmaktadır.

http://www.yaklasansaat.com/antimikrobiyal_bakir_olumcul_bakteriler_ve_enfeksiyonlarla_savasiyor.asp

Aşırı Antibiyotik, Direnci Zayıflatıyor, Virüsleri Azdırıyor
Bazı antibiyotiklerin hayvanlara verilmesiyle besin zincirine girdiği belirtildi. Artık, hiçbir ilacın iyileştiremediği süpervirüsler ortaya çıktı.
http://www.yaklasansaat.com/asiri_antibiyotik_direnci_zay%C4%B1flatiyor_virusleri_azdiriyor.asp

Antibiyotiklerin Foyası Bir Bir Çıkıyor
Orta kulak iltihabı
 tedavisinde antibiyotiğin etkisinin, hiç ilaç kullanmamakla  neredeyse aynı.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2010_haberleri/kasim_2010/kasim22.asp

Yeni İlaçlar Yararlı mı Zararlı mı?
İlaç firmaları ürünlerinin yan etkilerini olduğundan daha düşük gösterirken, yararlarını  ise abartıyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2010_haberleri/agustos_2010/agustos7.asp

Antiseptikler: Bakterileri Dirençli Hale Getiriyor 
Bakteriler sadece antiseptiklere karşı dirençlerini artırmakla kalmadı; aynı zamanda, daha önce hiç karşılaşmadıkları halde antibiyotiklere karşı da direnç kazandı.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/aralik_2009/aralik29.asp

ECDC Aile Doktorlarını Uyardı: "Gribe Antibiyotik Vermeyin!"
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/kasim_2009/kasim18.asp

"Bakterilerin Direnci" Ortadan Kalkıyor mu? 
Bakterilerin, direnç kazanmaları nedeniyle yeni tip antibiyotik üretme arayışına girilmesine gerek kalmayacak, var olanlar daha da güçlendirilebilecek ve daha az dozlarda kullanılmaları mümkün olabilecek.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/eylul_2009/eylul19.asp

Antibiyotiklerin Azdırdığı Ölümcül Bir Bakteri: "Clostridium Difficile"
Sinüzit
 veya bronşit gibi kendi kendilerine de geçebilecek hastalıkların tedavilerinde de antibiyotikler kullanılıyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/mayis_2009/mayis14.asp

Su Kaynaklarına Karışan Dezenfektanlar: Ölümcül Bakteriler Üretiyor!
1.5 milyon ton kanalizasyon atığının (yumuşatıcılar, dezenfektanlar, şampuanlar ve diğer ev temizlik ürünleri) büyük miktarı tarımsal alanlara yayılmaktadır ve besin zincirine girmeye hazırlanıyor. Bu atıklar, antibiyotiğe-dirençli bakteri içeriyor ve bu bakterilerin gelişimi, deterjanların bileşiminde bulunan kimyasallar tarafından tetiklenmektedir. Aynı zamanda, fabrikalarda ve imalathanelerde kullanılan deterjanlar ve bazı ilaçların, tehlikeli hastalıklarla uzun vadede mücadele edilemeyeceği ümitsizliğini artırıyor.
Bundan başka, çiftlik hayvanlarını, özellikle de domuzları, tedavi etmek için kullanılan antibiyotiklerin, topraktaki dirençli bakterilerin yayılmasında rol oynadıkları tespit edildi. Dirençli bakteriler, şu an çevremize yayılmış durumda.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/mayis_2009/mayis9.asp

Sağlık Tehdit Altında: Gereksiz İlaç ve İsraf!
Bunlar kimyasal maddeler. Vücuda zararının yanı sıra başka hastalıkları da tetikleyebilirler.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/agustos/agustos32.asp

Doktorlara Bir Uyarı: "Sinüzit"e Antibiyotik Yazmayın
Sinüzitin tedavisinde, antibiyotiklerin, çoğu zaman etkisi olmuyor.
Yan etkileri ve bağışıklık sisteminin direncini düşürmesi nedeniyle; her hastaya, özellikle de şikayetlerin başladığı ilk günlerde, bilinçsizce antibiyotik yazılmaması gerek.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/mart/mart30.asp

Bilinçsiz "Antibiyotik Reçeteleri Ve Kullanımı" Azalmıyor: Bakteriler Gittikçe Güçleniyor
Türkiye Antibiyotik Tüketiminde Dünya Birincisi
Bilinçsiz kullanılan antibiyotikler, vücuda fayda yerine zarar veriyor.
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2007_haberleri/h223.htm

Antibiyotikler ve Bakterilerin Savaşı 
-Bilinçsiz "Antibiyotik Reçeteleri Ve Kullanımı" Azalmıyor: Bakteriler Gittikçe Güçleniyor
-Türkiye Antibiyotik Tüketiminde Dünya Birincisi
Kültür ve antibiyogram tahlil sonuçları alındıktan sonra konulan teşhis doğrultusunda antibiyotik yazımına özen gösterilmesi gerekir.
Tahlil yaptırılmadan antibiyotik kullanılmamalıdır. Dar spektrumlu antibiyotiğin yeterli olacağı bir vakada, geniş spektrumlu antibiyotik kullanılması, vücudun bağışkanlık kazanmasına neden oluyor.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2007_haberleri/h223.htm

Antibiyotiğe İlginç Alternatif! 
Antibiyotik yakın gelecekte yerini gümüş moleküllerinden oluşturulan ilaçlara bırakabilir. Zira gümüş molekülleri bağışıklık sistemini kuvvetlendirirken, insan vücudundaki virüs ve bakterileri yok ediyor. 
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2007_haberleri/h79.htm

Bakterileri Öldürmeyip, "Etkisizleştiren Antibiyotik" 
Bakteriler, öldürücü antibiyotiklere karşı uyum geliştirebiliyorlar. Yeni yöntemde, ise bunun mümkün olamayacağı belirtiliyor. 
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/agustos/agustos49.asp

Antibiyotikleri Fazla mı Uzun Kullanıyoruz?
Zatürre için; 7-10 gün değil 3 günlük antibiyotik tedavisinin yeterli oluyor.
Özellikle de kulak ve idrar yolları enfeksiyonlarındaki kullanım süresinin, bu nedenle şimdiden aşağıya çekilmeye başlandığı, hatta boğaz enfeksiyonlarının bazı türlerinde, kullanım tümüyle kalkmaya başladı.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2006_haberleri/h18.htm

Doğal Antibiyotik: Kekik!
Antiseptik, antimikrobik...
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2009_haberleri/nisan_2009/nisan40.asp

Prof. Rasim Küçükusta: Soğuk Algınlığı İlaçlarına Dikkat! 
Öksürük ve soğuk algınlığı ilaçları, tavsiye edilen dozlar aşılmadığında emniyetli oldukları, sık veya yüksek dozlarda kullanıldıklarında yan etki ve ölüm ihtimali de o nispette yüksek oluyor.
FDA, 6 yaşından küçük çocuklara 'öksürük ve soğuk algınlığı ilaçlarını yasakladı.
Virüslere antibiyotiklerin hiçbir etkisi yok. Gerçek vitamin eksikliği tabloları dışında, vitaminler ilaç olarak değil doğal olarak, yani meyve, sebze, süt, yoğurt gibi besinlerle alınmalıdır.
Çocuğun burnu aktı, birkaç kere öksürdü, boğazı ağrıyorbiraz ateşi var diye hemen ilaçlara sarılmayın. Bu hastalıkların tedavi edilse de edilmese de bir haftada geçtiğini de asla unutmayın.

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/ekim/ekim28.asp

Buruna Çekilen Tuzlu Su: Soğuk Algınlığına Etkili 
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/subat/subat55.asp

Canlılar Yaralanmalarını İyileştiriyor: Buz Uygulaması ve Antibiyotiklere Dikkat! 
Kas yırtılmalarında, ezilmelerinde ve burkulmalarda şişliği azaltmak için buz koymanın iyileşmeyi yavaşlattığı fark edildi. Çünkü buz koymak, tamir edici hormonlardan en önemlisinin açığa çıkmasını engelliyor.
Kortizon gibi anti-inflamatuar ilaçların uzun süreli-fazla kullanımı yaraların iyileşmesini yavaşlatıyor.

http://www.yaklasansaat.com/kasim_2013/yaralanmalarda_buz_uygulamasi.asp

 


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat