Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com




 

Haberler/...

Çörek Otu ve Tohumu: "Kara Habbe"2

Çörek otu konusunda yurt dışı ağırlıkta olmak üzere ciddi tıbbi dergilerde yayınlanmış 400'ün üzerinde tıbbi makale bulunmaktadır. Bu makalelerde çörek otunun değişik hastalıklar üzerindeki etkisinden bahsedilmektedir. Bu yayınlarda çörek otunun insan ve hayvan bağışıklık sistemini hem hücresel(T-helper aktivasyonu gibi), hem de salgısal(antikor vd) düzeyde tüm elemanlarını dengeli (immunmodülatör ve immunstimulan) olarak güçlendirdiği gösterilmiştir. Yerli ve yabancı tıbbi dergilerde yayınlanan aşağıdaki hastalıkların da içinde olduğu tüm kronik hastalıkların tedavisinde değişik oranlarda etkili olduğu hayvan ve insan deneylerinde klinik ve laboratuvar bulguları ile gösterilmiştir. Geleneksel kullanımı, bilimsel teoriler ve sınırlı araştırmalar ile çörek otunun kullanıldığı bazı alanlar:

ÇÖREK OTU KAN ŞEKERİNİ DÜZENLER

2003 Aralığında "Tohoku J Exp Med" Dergisinde yayınlanan bir çalışmada; Türkiye 100. Yıl Üniversitesinden araştırmacılar şeker hastalığına yakalattıkları 50 fare üzerinde deney yapmışlardır. Bundan sonra fareler iki gruba ayrılmıştır. Birinci gruba 30 gün süre ile her gün karın zarından(periton) uçucu çörek otu yağı verilmiştir. Diğer gruba ise çörek otu yağı içermeyen tuzlu bir sıvı verilmiştir. Araştırmacılar şeker hastalığına yakalanmış farelerde çörek otu yağının kanda şeker oranını düşürdüğünü ve insülin miktarını arttırdığını tespit etmişlerdir.

Japonya'da yapılıp 2002 Aralığında "Ress Vet Sci" Dergisinde yayınlanan bir çalışmada; araştırmacılar çörek otu yağının şeker hastalığına yakalandırılan farelerde insülin salgısını arttırdığını tespit etmişlerdir. Deney farelerinde çörek otu yağı kanlarında şekerin düşmesine yol açmıştır.

Dr. Muhammed ed-Dehahıni'nin 2002 yılında "Planta Med" Dergisinde bir araştırması yayınlanmıştır. Doktor bu çalışmasında kan şekerini düşüren çörek otu yağının etkisinin kanda insülin miktarını arttırarak değil, aksine pankreas harici bir yoldan sağlamış olabileceğini ileri sürmüştür. Fakat bu konuda daha çok bilimsel çalışma yapmaya ihtiyaç vardır.

Türkiye'de 100. Yıl Üniversitesinde yapılıp, 2001 yılında yayınlanan bir araştırmada bu kez Yeni Zelanda tavşanları kobay olarak kullanılmıştır. Tavşanlar iki gruba ayrıldıktan sonra bir grup şeker hastası yapılmış ve ağız yoluyla iki ay süreyle günlük olarak çörek otu özü ile tedavi edilen tavşanlarda kan şekerinin düştüğünü, bunun yanında damar sertliği oluşumunu azaltmada rolü olan anti oksidan maddelerin arttığını tespit etmişlerdir.

ÇÖREK OTU KÖTÜ KOLESTROLÜ DÜŞÜRÜR

Kazablanka (Fas) Kral II. Hasan Üniversitesinden araştırmacılar çörek otunun farelerde kolesterol ve kan şekeri düzeyine olan etkisini araştırdılar. Bu çalışmada farelere on iki hafta boyunca 1 mg. Çörek otu yağı verildi. Yapılan deneyin sonucunda farelerin kanında kolesterolün %15, trigliseritin %22, kan şekerinin %16.5 azaldığı, buna karşılık hemoglobin miktarının %17.5 arttığı görüldü. Bu da bize çörek otu yağının insanlarda kolesterol ve kan şekeri düzeyini düşürmekte etkin olabileceği izlenimini vermektedir. Fakat bu konuda insan denekler üzerinde daha fazla laboratuvar çalışması yapmaya ihtiyaç vardır.

Dr. Muhammed Dahıhıni'nin 2000 Eylülünde bir Alman dergisinde yayınlanan çalışması, çörek otu yağının farelerde kolesterol ve trigliserit düzeyini düşürdüğünü ortaya koydu.

ÇÖREK OTU TANSİYONU DÜŞÜRÜR

Kazablanka(Fas) "Therapi" dergisinin 2000 sayısında yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar günlük olarak 0.6mg. alınacak çörek otu özünün idrar söktürdüğünü ve tansiyonu düşürdüğünü tespit ettiler. Çörek otu özü ile tedavi edilen farelerde tansiyon yüksekliği ortalama olarak %22 oranında düşerken; nidilat hapı verilerek tedavi edilen farelerde %18 oranında düştüğü görüldü. (Nidilat, tansiyon düşürücü etkisi bilinen meşhur bir haptır.) Çörek otu ile tedavi edilen farelerde idrar miktarı artmıştır.

ÇÖREK OTU KALP VE DAMARLARA İYİ GELİR

Bilindiği üzere kanda bulunan homocysteine maddesinin yüksekliği, kalp, beyin ve periferik damarlarda genişleme meydana getirmektedir. Araştırmacılar, hastaya vitamin (folikasit, vitamin B6, vitamin B12) verilmesinin kandaki homocysteine düzeyini düşürdüğünü göstermiştir. Buradan hareketle araştırmacılar, Kral Suudi Üniversitesinde (Suudi Arabistan) çörek otunun kandaki homocysteine düzeyine olan etkisini incelemişlerdir. Yapılan bu çalışma 2004 Ocağında Int "J Cardinol" dergisinde yayınlanmıştır. Araştırmacılar bir hafta boyunca 30 dakika süreyle bir grup fareye çörek otunda bulunan anti enflamatuardan 100 mg. vermişlerdir. Bunun neticesinde anti enflamatuar özelliğin kanda homocysteine maddesinin yükselmesine karşı etkili olduğunu tespit etmişlerdir. (Doğal olarak farelere bu deneyden önce homocysteine maddesinin düzeyini yükseltecek ilaç verilmiştir.) Homocysteine maddesinin kandaki yüksekliği trigliserit, kolesterol ve vücuda zararlı oksidan maddelerin düzeyinin yükselmesine yol açmaktadır. Araştırmacılar çörek otu özünün homocysteine düzeyinin yüksekliğine eşlik eden zararlı maddelerin azalmasına yol açtığını görmüşlerdir. Bu, çörek otu yağının homocysteine düzeyinin yüksekliği ile ona eşlik eden kan yağlarının yükselmesi neticesinde meydana çıkan zararlı etkilerden kalbi ve damarları korumasının mümkün olduğu anlamına gelmektedir. Hiç kuşkusuz bu alanda daha fazla araştırma yapmaya ihtiyaç vardır.

ÇÖREK OTU KANI SULANDIRIR

Demmam Kral Faysal Üniversitesinde (Suudi Arabistan) fareler üzerinde yapılan bir çalışma çörek otu yağının pıhtılaşma faktörlerine karşı etkisini ortaya koymuştur. Denek fareler çörek otu yağı ihtiva eden unla beslenmiştir. Araştırmacılar normal unla besledikleri farelerle bu fareleri mukayese etmişlerdir. Ortaya çıkan sonuç pıhtılaşma faktörlerinde bazı değişikliklerin görüldüğüdür. Farelerin kanında fibrinojen maddesinin yükseldiği görülmüştür ve prothrombin zamanı uzamıştır. Bu da bize çörek otu yağı kullanarak farelerde kanı pıhtılaştıran faktörde değişiklikler meydana getirme imkanı olduğunu göstermektedir. Ancak bu konuda da insanlar üzerinde deney yapılmasına ihtiyaç vardır.

ÇÖREK OTU KARACİĞERE YARARLI

Bilindiği üzere çörek otu yağı, karaciğerin bazı zehirli türlere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir. Çörek otunun halk tarafından karaciğer hastalıklarında şifalı bitki olarak kullanılmakta olduğunu bilinmektedir. Demmam Kral Faysal Üniversitesinden Dr. El-Ğamadi, yaptığı bir çalışmada çörek otu çözeltisinin fareler üzerinde karaciğeri carbon tetrachloride adındaki zehirli maddeye karşı korumadaki etkisini ortaya koymuştur. Bu araştırma 2003 Mayısında "Am J. Clin Med" dergisinde yayınlanmıştır. Yapılan çalışma göstermiştir ki çörek otu çözeltisi, karaciğer üzerine carbon tetrachloridin zehirli etkisini azaltıcı bir sonuç vermektedir. Çörek otu verilen farelerde karaciğer enzim düzeyi daha düşük çıkmıştır. Bunun yanında karaciğer dokusu üzerine zehirli maddelerin etkisi ise daha az görülmüştür. Bir başka araştırma 2003 Eylülünde "Phytother Res" dergisinde yayınlanmıştır. Bu makalede araştırmacılar carbon tetrachloride gibi zehirli maddeler verilen farelerde çörek otu tedavisi neticesinde karaciğer tahribatının daha az olduğunu ortaya koymuştur.

ÇÖREK OTU MİKROPLARLA MÜCADELEYİ ARTTIRIR

Kahire Üniversitesinden Dr. Mürsi Acta "Microbiol Pol" dergisinin 2000 sayısında yayınlanan bir araştırmasında çörek otunun mikroplara olan etkisini incelemiştir. Doktor, gram pozitif boyadan 16, gram negatif boyadan 6 çeşit üzerinde incelemede bulunmuştur. Bunun neticesinde bazı mikrop türlerinin çörek otu özüne karşı olumlu cevap verdiği ortaya çıkmıştır.

Ağa Han Üniversitesinde (Pakistan) yapılan bir çalışma "Phytother Res" dergisinin 2003 Şubat sayısında yayınlanmıştır. Bu çalışmada kandidiyasiz (candıda albicans) hastalığına yakalandırılan fareler çörek otu özüyle tedavi edilmiştir. Araştırmacılar candida albicans mantarlarının gelişiminde çok büyük oranda gerileme olduğunu görmüşlerdir. Dr. Ağa Han araştırmasının sonunda şöyle denmiştir: "Bu çalışmanın neticesi, çörek otunun mantarların tedavisinde faal olduğunu ortaya koymaktadır."

ÇÖREK OTU ALERJİK HASTALIKLAR

Berlin(Almanya) Charite Üniversitesinde yapılan bir çalışmaya göre araştırmacılar alerjik hastalıklara yakalanmış 152 hasta üzerinde bir çalışma yapmışlardır. (Bu hastalarda alerjik burun iltihabı, astım ve egzama hastalıkları bulunmaktaydı.) Yapılan çalışma "Tohoku J Exp Med" dergisinin 2003 sayısında yayınlanmıştır. Bu alerjik hastalar, çörek otu yağı ihtiva eden kapsüllerden günlük 40-80 mg. arası verilerek tedavi edilmişlerdir. Hastalardan bu deney süresince özel ölçüm araçlarıyla kendilerindeki belirtileri kaydetmeleri istenmiştir. İmmunglobilin-E(IgE) ölçümü gibi laboratuvar tetkikleri ile hastaların akyuvar sayısı, cortizol hormon düzeyi, iyi huylu (HDL) ve kötü huylu (LDL) kolesterol düzeyleri ölçülmüştür. Yapılan çalışmalar astım veya alerjik burun iltihabı ya da egzama hastalığına yakalanmış kişilerde belirtilerin iyiye doğru gittiğini ortaya koymuştur. Bu hastalarda trigliserid düzeyi hafif miktarda düşmüş, buna karşılık faydalı kolesterol düzeyi açık biçimde yükselmiştir. Diğer yandan da cortizol veya lenfositlerde kayda değer bir etki görülmemiştir. Alman araştırmacılar, yaptıkları deneyden çörek otu yağının alerjik hastalıklarda ek bir ilaç olarak etkin olduğu sonucunu çıkarmışlardır.

ÇÖREK OTU ANTİOKSİDANDIR

Antioksidan maddeler, vücudu birçok dokuda tahribat oluşturan ve damar sertliği, kanser, bunama ve benzeri birçok hastalığa yol açan serbest radikallerin etkisinden korumaktadır.

"J Vet Med Clin Med" dergisinin 2003 Haziran sayısında bir araştırma yayınlandı. Bu çalışmayı yürüten doktorlar carbon tetra celoride verilen farelerde çörek otunun antioksidan olarak etkilerini tespit etmek için bir deney yaptılar. Bu deney 60 fare üzerinde gerçekleştirildi ve birçok fareye karın zarından (periton) girerek çörek otu yağı verildi. Bu deney 45 gün sürdürüldü. Deney neticesinde araştırmacılar çörek otu yağının lipid peroxidation düzeyini düşürdüğünü, buna karşılık antioksidan maddeleri arttığını tespit ettiler. "Drug Chem Toxicol" dergisinin 2003 Mayısında yayınlanan bir başka araştırma çörek otu yağında antioksidan maddenin bulunduğunu ortaya koydu.

ÇÖREK OTU ROMATİZMA ETKİLERİNİ HAFİFLETİR

Ağa Han Üniversitesinden (Pakistan) araştırmacılar, "Phytother" Dergisinin 2003 Eylül sayısında yayınlanan bir çalışmalarında aşağıdaki soruyu gündeme getirdiler:
"Romatizma hastalığına yakalanmış olan kimselerde mafsal iltihabının hafifletilmesinde çörek otu ne gibi bir rol oynamaktadır?"

Doktorlar tarafından bilinen; vücutta fagostik hücrelerin (macrophages) ürettiği bir madde olduğu ve bu maddenin nitric oxid adını aldığı bilinmektedir. Bu madde iltihap olayında arabulucu bir rol oynamaktadır. Araştırmacılar çörek otu özünün nitric oxid üretimini yavaşlattığını tespit etmişlerdir. Belki bu, çörek otunun eklem iltihaplarını hafifletmedeki rolünü açıklayabilir. Demmam Kral Faysal Üniversitesinden Dr. El-Ğamadi'nin "Jethno Pharmacol" Dergisinin 2001 sayısında yayınlanan bir araştırmasına göre çörek otunun eklem iltihaplarına karşı yatıştırıcı bir etkisi bulunmaktadır. Bu özellik çörek otunun bu etki mekanizmasını anlamak için daha fazla çalışma yapılmasına kapıyı aralayacaktır.

ÇÖREK OTUNUN MİDE HASTALIKLARINDA KORUYUCU ETKİSİ VARDIR

Çörek otunun mide zarını koruyucu etkisi bulunmaktadır. Kahire Üniversitesinden araştırmacılar midelerinde yara açtıkları fareler üzerinde deneylerde bulunmuşlar ve denek farelerini, çörek otu yağı veya (içindeki etkin özellik) anti enflamatuar ile tedavi etmişlerdir. Yapılan deney, bu iki maddenin mide zarını tahriş edici etkenlerden veya mideye zararlı yaralardan koruduğunu açıkça ortaya koymaktadır. İskenderiye Üniversitesinde görevli ve çörek otu alanında uluslararası üne sahip büyük uzman Dr. Muhammed ed Dahahıni bu konuda bir çalışma yapmıştır. Dahahıni, fareler üzerinde yaptığı çalışmada çörek otunun alkolün sebep olduğu tahrişlerden mide zarını koruyucu etkisini incelemiştir. Bu araştırma neticesinde çörek otu yağının alkolün sebep olduğu mide tahrişlerine karşı etkin koruyucu bir tesiri olduğunu ortaya koymuştur.

ÇÖREK OTU NEFES DARLIĞINI AÇAR

Senelerden beri çörek otu ilaçları öksürük ve solunum yolu hastalıklarında kullanılmaktadır. Acaba bunun doğru olduğuna bilimsel ve modern bir delil bulunmakta mıdır? Riyad Kral Suud Üniversitesinden araştırmacılar çörek otu yağının anti enflamatuar etkisini kobay olarak kullandıkları Hint domuzunun (Guinea Pig) nefes borusu (Trachea) üzerinde araştırmışlardır. Araştırma neticesinde anti enflamatuar etkinin nefes borusu adeleri üzerinde gevşetici bir role sahip olduğunu görmüşlerdir. Bir başka ifadeyle çörek otu yağının anti enflamatuar özelliğinin nefes borusu adalesini genişlettiği ortaya çıkmıştır. Bu da nefes darlığının tedavisine yardımcı olmaktadır.

Dr. Cilani, çörek otu özünün nefes borusunu genişletici ve adalelerini gevşetici (spasmolytic) etkisini öğrenmek için laboratuvar çalışması yapmıştır. Yapılan çalışma, çörek otu yağının kalsiyum salgılanmasını engelleyerek adaleleri gevşetici ve nefes borusunu açıcı bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur.

ÇÖREK OTU BÖBREK HASTALIKLARINI YAVAŞLATICI ETKİYE SAHİPTİR

Sık geçirilen idrar yolu hastalıkları, özellikle felçli hastalarda tedaviye dirençli idrar yolu hastalıklarında. Ezher Üniversitesinden araştırmacılar çörek otundaki anti enflamatuar özelliğin böbrek rahatsızlığına olan etkisi üzerine bir çalışma yapmışlardır. Doxorubicin maddesi vasıtasıyla fareler üzerinde yapılan çalışmada anti enflamatuar (çörek otundaki etkin özellik) idrar yoluyla protein ve albümin atımını yavaşlattığı tespit edilmiştir. Ayrıca çörek otunun böbrekte meydana gelen olumsuz etkileri yavaşlatan anti oksidan madde içerdiği görülmüştür. Buda anti enflamatuar özelliğin böbreği hasta olmaktan koruyan bir rolünün olabileceğini göstermektedir.

Böbrek hastalıkları: Nefritler, proteinnüriler(proteinurisi olan hastalarda proteinurinin tam kaybı; 10 ile 14 ay arası sürede gerçekleşti ve çörek otunu bırakanlarda tekrarladı. Bu nedenle proteinuri kaybolduktan sonra da çörek otu almaya devam edilmelidir. Kanser tedavisinde ilaçlar ile beraber ve ilaç sonrası dönemde kullanılabilir. Ayrıca bu hastalarda bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisi yanında kimyasal tedavi sırasında açığa çıkan serbest radikallerin kan düzeyini azaltarak yan etkilerini hafifletir.

ÇÖREK OTU KANSERE KARŞI 

"J. Carcinog" dergisinin 2003 sayısında yayınlanan bir çalışmaya göre Sri Lanka Kelaniya Üniversitesinden uzmanlar diethylnitrosamine vererek karaciğer kanseri oluşturdukları 60 fare üzerinde araştırma yapmışlardır. Bu farelerden bir grubuna çörek otundan bir karışım verilirken, diğer gruba sadece ot verilmiştir. Daha sonra araştırmacılar bu fareleri on hafta süreyle izlemeye almışlar ve deney farelerinde karaciğer dokusunu inceledikten sonra kanser etkisinin şiddetinin çörek otu karışımı ile tedavi edilen farelerde daha az olduğunu ortaya koymuşlardır. Araştırmacılar buradan bu çeşit maddelerin karaciğeri kanserojen etkilerden korumada payı olduğu sonucunu çıkarmışlardır.

Acaba insan çörek otu sayesinde kolon kanserinden korunabilir mi? Mısır Tanta Üniversitesinden araştırmacılar bu soruya cevap vermeye çalışmış ve araştırmalarını 2003 Şubatında "Nutr Cancer" dergisinde yayınlamışlardır. Araştırmacılar 45 fareye kolon kanserine yol açan kimyasal madde vermişler, 30 fareye de ağız yoluyla çörek otu yağı içirmişlerdir. Deneyin yapılmasından 14 hafta sonra çörek otu yağı verilen farelerde kolon, karaciğer veya böbrek üzerinde herhangi bir kanserli değişiklik olmadığını görmüşlerdir. Bu da bize çörek otunun uçucu yağının kolon kanseri oluşumunu engellemedeki gücünü göstermektedir.

ABD Jackson Mississipi Üniversitesinde yapılan ve "Bio Med Sci Instrum" dergisinde 2003 yılında yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar çörek otu özü kullanmanın meme kanseri hücrelerini yavaşlatmadaki etkisini ortaya koymuşlardır. Bu çalışma bu alanda daha fazla çalışmanın kapısını aralayacak niteliktedir.

Bilim camiasının en saygın dergilerinden biri olan "Moleclar Cancer Therapeutics"de yayınlanan bir makalede, çörek otundan elde edilen Thymoquinone isimli maddenin tümör hücrelerinin çoğalmasını çevre dokulara yayılmasını ve diğer organlara metastaz (başka organlara yayılması) yapmasını engellediği tespit edilmiştir. Daha detaylı bir şekilde açıklayacak olursak, çalışmada deney farelerinde insan prostat kanseri hücreleri verilmek suretiyle prostat kanseri oluşturulmuş ve yapmış oldukları deneylerle bu kanser hücrelerinin çoğalmasının ve yayılmasının engellendiği tespit edilmiş; bu etkilerin mekanizmaları açıklanmıştır. Ayrıca, çalışmada bu maddenin hiçbir yan etkisine rastlanmamıştır.

Prostat kanseri ile ilgili yapılan laboratuvar ve hayvan deneylerini içeren başka bir çalışmada, Thymoquinone'un hormona duyarlı ve dirençli olan iki farklı tipteki prostat kanseri tedavisinde de etkili olduğunu göstermişlerdir. Buna ilave olarak, prostat kanserinin oluşumunu da engelleyebileceği belirtilmiştir.

Ayrıca, meme kanseri ile ilgili yapılan bir çalışmada, araştırmacılar Nigella Sativa'nın(çörek otu) meme kanseri oluşumunu önlemede etkin olduğunu tespit etmişlerdir.

Başka bir çalışmada, çörek otu yağının yumuşak doku tümörü olan Fibrosarkoma tümör hücrelerine karşı etkili olduğu görülmüştür. Bir diğer çalışmada, Doxorobucin ve Etoposide gibi standart kemoterapilere dirençli olan kanser hücrelerine çörek otundan elde edilen Thymoquinone ve dithymoquinone maddelerinin etkileri araştırılmış ve bu maddelerin kemoterapiden daha etkili olduğu gösterilmiştir.

2009 yılında Banerjee ve arkadaşları, "Cancer Research" adlı bilimsel dergide yayınlanan makalelerinde çörek otu ekstresinden elde ettikleri Thymoquinone'un pankreas kanseri üzerine olan etkilerini araştırmışlar ve bu çalışmada Thymoquinone'un pankreas kanseri hücrelerini moleküler düzeyde etkileyerek nuclear factor-kappaB(NF-kappaB), Bcl-2 gibi tümörden sorumlu maddelerin oluşumunu önlediği gösterilmiştir. Buna ilave olarak, Thymoquinone'un pankreas kanseri tedavisinde kullanılan Gemcitabine ve Oxaliplatin isimli kemoterapetik ilaçların etkilerini önemli derecede arttırdıklarını göstermişlerdir.

Deney hayvanlarında Azoxymethane ile oluşturulan kolon(kalın bağırsak) tümörü modellerinde, ratlar(deney fareleri) çörek otu, değişik vitamin ve ilaçlarla 5 hafta boyunca beslemiş ve bu süre sonunda bütün hayvanların kalın bağırsakları incelenmiş ve sonuç olarak da çörek otunun DNA hasarını ve kolon kanseri oluşumunu önlediği tespit edilmiştir.

M. D. Anderson Kanser Merkezinde yapılan ve çörek otundan elde edilen Thymoquinone'un kanser hücreleri üzerine olan etki mekanizmalarını araştıran bir çalışmada, sonuç olarak; Thymoquinone'un özellikle lösemi ve diğer kanser türlerinde etkili bir tedavi yöntemi olabileceği belirtilmiştir.

Çörek otu ve balın kanser tedavisindeki yerini araştıran bir çalışmada kanserojen bir madde olan Metilnitrozüre, kanser oluşturmak üzere deney farelerine verilmiş ve 1. grup çörek otu, 2. grup çörek otu ve bal ile 3. grup ise normal diyet (çörek otu veya bal verilmeden) ile 6 ay beslenmişler. 6 ay sonra hayvanlar patolojik olarak incelendiğinde 3. Grupta yer alan, yani bal veya çörek otu verilmeyen deney hayvanlarında akciğer ve ciltlerinde inflamatuar lezyonların, kalın bağırsaklarında ise kanser oluştuğu ve kanlarında toksik maddelerin artmış olduğu gözlemlenmiştir.

Buna karşılık, bu lezyonların ve belirtilen kanserin oluşumunun, yalnız çörek otu ile beslenen grupta %80 oranında, çörek otu ve bal ile beslenen grupta ise %100 oranında önlendiği görülmüştür. Ayrıca 1. ve 2. gruplarda kandaki toksin madde düzeylerinin çok ciddi derecede düştüğü gözlemlenmiştir. Makalede sonuç olarak, çörek otunun ve özellikle bal ile birlikte kullanıldığında inflamatuar olayların ve kanser oluşumunun önlenmesinde çok etkin olduğu vurgulanmıştır.

Son zamanlarda çörek otuna olan ilginin artması sonucu etken maddelerinden birisi olan Thymoquinone'un toksik etkilerinin araştırılması ihtiyacı ortaya çıkmış ve bu etken madde yapılan bir çalışmada test edilmiştir. Bu çalışmaya göre deneysel hayvan modellerine Thymoquinone değişik yollarla (ağız ve enjeksiyon yoluyla) verilmiş ve hayvanların karaciğer, kalp, böbrek ve akciğerleri histopatolojik olarak incelenmiş; sonuç olarak herhangi bir toksik etkiye rastlanmamıştır. Ayrıca ağız yoluyla alınan Thymoquinone'un toksisitesinin olmadığı ve kanda yeterli düzeye ulaştığı gösterilmiş, bu yolun en etkin ve güvenli olduğu belirtilmiştir.

Sonuç olarak çörek otunun, yapılan bilimsel çalışmalar sonucu elde edilen ön verilerle kanser tedavisinde ne kadar önemli olduğu tespit edilmiş, daha da önemlisi çörek otunun kanser oluşumunu da önlediğine dair bilimsel veriler çalışmalarda gösterilmiştir. Bunun yanında herhangi bir toksik etkiye de rastlanmamıştır. Bütün bu gelişmeler, bilim camiasının dikkatini çekmiş ve bu konuyla ilgili çalışmalara da hız verilmiştir. Yapılan yeni çalışmalar, literatürdeki bilgiler dışındaki hangi hastalıklarda da etkili olduğunu tespit konusunda ve çörek otunun hücresel düzeyde hangi mekanizmalarla tümör hücrelerini yok ettiği ve kanser oluşumunu önlediğini tespit etmeye yönelik olmaktadır.

Radyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Kılınç: "Çörek otunu 1998'de tutulduğum Bronşial astıma hastalığının ilaç dışındaki tedavi yollarını araştırırken okuduğum hadisi şerif üzerine değişik şekillerde kullanmaya başladım, yeterli tesirini göremedim. Ancak tavsiye üzerine nasıl kullanılacağını tespit ettikten sonra; ailem ve yakınlarıma, sonra da radyoloji kliğine başvuran ve görüntüleme muayenelerini yaptığım bütün kronik hastalara ve kür tedavisi gören kanser hastalarına önerildi. Sayıları yaklaşık 7000 kadardır. İçlerinde kanser tedavisi de gören ve değişik hastalığı bulunan yaklaşık 600 civarında kişi düzenli olarak takip edilebildi. Hemen hemen tümünde değişik ölçüde olumlu sonuç alındı. Bu hastaların yaşları; 1,5 ile 73 arasında değişmektedir. Kronik hastalıkların çoğu ömür boyu sürer ve tedavileri günlüktür. Bu hastalarda tedavi semptomlara(şikâyetlere) karşıdır. Semptomatik tedavi görenlerden düzenli çörek otu kullananların tamamına yakınında ilaç alma ihtiyacında azalma ve yaşam konforunda artış izlendi. İlaç kullanma ihtiyacının kalmadığını bildirenler de oldu. İlaç dozundaki değişiklikler doktor kontrolü altında yapıldı. Ancak kür tedavisi gören kanser hastalarında, hayati hastalığı olanlarda ve şeker hastalığı ile hipertansiyon gibi belirtisi her zaman hissedilmeyen hastalarda ilaç tedavisinde değişiklik yapılmadı. Genel olarak yaşam kalitesinin arttığını bildirdiler. Göz ardı edilmemesi gereken diğer nokta ise nasıl her ilacın hastalar üzerindeki etkisi farklı ise çörek otunun da etkisi kişiden kişiye değişebilir."

YAN ETKİLER VE UYARILAR

Çörek otu tohumu normalde gıdalarda bulunan miktarlarda ağız yoluyla alındığında güvenlidir.
Çörek otu tohumunun bağışıklığa etkisinden dolayı, bağışıklık sistemi bozukluğu olan hastalarda, yiyecekler dışındaki yüksek dozlarda dikkat edilmelidir.
Çörek otu kanama riskini arttırabilir. Kanama bozuklukları olan ve ilaç kullanan hastalarda dozaj ayarlamaları gerekebilir.
Çörek otu kan şekeri düzeyini düşürebilir. Diyabet, hipoglisemi(kan şekeri düşüklüğü) hastaları ve kan şekerini etkileyen ilaç, bitki ve takviyelerini kullananlar dikkat etmelidir. Kan şekeri seviyelerinin nitelikli bir sağlıkçı tarafından (eczacı da olabilir) izlenmesi gerekebilir.
Uyuşukluk veya sedasyon oluşabilir. Sürüş veya ağır makine kullanımı sırasında dikkatli olunmalıdır.
Çörek otu kalp büyümesini teşvik edebilir, bu da egzersizler sırasında kalp değerlerinin düşmesine sebep olabilir.
Mide ve bağırsak şikayetleri, kabızlık ve uterus kasılmaları ortaya çıkabilir.
Mide ve bağırsaklara etkilerinden dolayı, kolesterol düşürücü ilaç veya epilepsi ilaçları kullananlar dikkatli olmalıdır.
Hamile, emziren veya hamile kalmaya çalışanlarda, yiyeceklerde bulunan miktardan daha fazla dozlarda almaktan kaçının. Çörek otu rahim kasılmalarını sağlayabilir ve gebe kalmayı engelleyebilir.

Derleyen: Müjde Eser
Yaklaşan Saat, 22/02/2017
Kaynaklar:

1) gidaraporu.com
2) Bülent Hatipoğlu, M.D. Anderson Kanser Merkezi(Houston, TX, USA), doktorsaliheken.com,
3) Dr.Mehmet Kılınç, Radyoloji Uzmanı, corekotufaydalari.com,
4) dogaltedavi.wordpress.com



Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.