Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com




 

Haberler/...

Dünya'yı Saran ve Koruyan Manyetik Kalkan Zayıflıyor, Tersinme Yakın mı?

Dünya, manyetik bir alan tarafından sarılmaktadır. Bu manyetik kalkan, atmosferimizi proton gibi yüklü parçacıkların kesintisiz bombardımanından korumaktadır. Şayet manyetik kalkan olmasaydı, atmosferimiz zararlı radyasyonların etkisiyle giderek yok olurdu ve hayat bugünkü gibi olmazdı.

Manyetik kalkanı, hiç değişmeyen sabit bir şey olarak düşünebilirsiniz. Bazı açılardan haklı da olabilirsiniz. Ancak Dünya'nın manyetik alanı aslında değişmektedir. Yüz binlerce yıllık periyotla manyetik alan ters dönmektedir. Kuzey, güney; güney, kuzey olmaktadır. Manyetik alan tersindiğinde oldukça zayıflamaktadır. Jeofizikçiler, son 160 yılda Dünya'nın manyetik alanının alarm seviyesinde zayıfladığı konusunda uyarılarda bulunmaktadır. Çöküşün merkezi olarak Güney Yarımküre'deki Zimbabve'den Şili'ye kadar olan geniş bir alan gösterilmektedir. Bu bölge Güney Atlantik Anomalisi olarak adlandırılmaktadır. Bu alandaki manyetik alanın zayıflaması, bölgedeki uydular için risk oluşturmaktadır. Uydu elektroniğine parazit yapan radyasyonu engelleyebilecek bir manyetik alan giderek yok oluyor.  Üstelik manyetik alandaki zayıflama giderek artıyor. Bunun, küresel manyetik tersinmeye varabilecek potansiyelde daha dramatik olaylara neden olabileceği öngörülmektedir. Navigasyon sistemleri, elektrik iletimi gibi birçok temel olayın durumdan etkilenebileceği iddia edilmektedir. Kuzey ışıkları farklı enlemlerde görülebilir. Küresel tersinme süresince, Dünya yüzeyine daha çok radyasyon ulaşacağından, kanser oranlarında artış yaşanabilir. Hala sonuçların ne olabileceği ile ilgili tam bir öngörüye sahip değiliz. Afrika'nın 700 yıllık arkeolojik kayıtlarının da içinde bulunduğu veri kaynaklarından bu soruna ilişkin cevaplar aramaktayız.

Dünya'nın manyetik alanı, dış çekirdekteki erimiş demirin dönmesiyle oluşmaktadır. Gelişmiş gözlem ve uydu verileriyle manyetik alanın nasıl çalıştığını modelleyebiliyoruz. Yapılan analizler parmak ısırtacak şu sonuçları ortaya çıkarıyor: Güney Afrika'nın çekirdek-manto sınırında ters kutuplaşma yaması var.(Güneyin kuzey; kuzeyin güney olduğu bir bölge) Çekirdek-manto sınırı olan bu bölgede, dış çekirdekteki erimiş demir hafifçe iç çekirdekteki katı bölge ile temas ediyor. Bu alandaki manyetik alan, küresel ortalama manyetik alanın kutuplaşmasına zıt yönde. Eğer Güney Afrika'nın derinlerindeki bu bölgede bir pusula kullanırsak, kuzey noktası olarak normalin aksine güneyi bulmuş oluruz. Bu yama, Güney Atlantik Anomalisinin sebebi olarak düşünülmektedir. Sayısal simülasyonlarda, Güney Afrika'nın derinliklerindeki bu sıra dışı yamalar, jeomanyetik tersinmelerin öncüsü olarak ortaya çıkmaktadır.

Gezegenin tarihinde kutup tersinmesi sık sık gerçekleşmiştir. Ancak son tersinme, yaklaşık 780.000 yıl önce gibi çok uzak bir tarihte yaşandı. Manyetik alanın ani çökmeye başlaması ve çöküşüne zemin hazırlayan faktörleri anlamak için son 160 yılda ne olduğuna bakmak gerekir.

Arkeomanyetik çalışmalarda, tarihteki manyetik alanı hesaplayabilmek için jeofizikçiler ve arkeologlar beraber çalışır. Örneğin, çömlek yapımında kullanılan kilin içerisinde manyetit adı verilen manyetik bir mineralden az miktarda bulunur. Kil, çömlek yapımı için ısıtıldığında manyetik mineral manyetizmasını kaybeder. Soğutulduğunda ise, manyetik mineral o dönemdeki manyetik alanın şiddeti ve doğrultusu hakkında fikir verir. Bir kişi çömleğin ya da arkeolojik kazı alanının yaşını belirlemeye çalışırsa, arkeomanyetik tarihten yardım alır. Bu gibi verilerin kullanılmasıyla, Kuzey Yarımküre'nin arkeomanyetik tarihiyle ilgili bazı bilgiler edinebildik. Ancak Güney Yarımküre ile ilgili bilgilerimiz oldukça sınırlı. Özellikle de Güney Afrika ile ilgili bilgi yok denecek kadar az. Bu bölge, Güney Atlantik Anomalisindeki ters yama hakkında bilgi sağlayabilecek bir bölge.

Bugünün Güney Afrikalılarının ataları olan Bantu-konuşan metalürjiler ve çiftçiler, yaklaşık 1500-2000 yıl önce bölgeden arkalarında bazı ipuçları bırakarak göç etti. Bu Demir Çağı insanları, kilden inşa edilen kulübelerde yaşamakta; tahıllarını kilden ambarlarda depolamaktaydı. Demir Çağı'nda, Güney Afrikalılarının tarımı bolca yağışa dayanıyordu. Bu kulübe ambarların zeminleri çoğu zaman bozulmamış şekilde bulunmaktadır. Buradaki yapılardan o döneme ilişkin manyetik alanın yönü ve şiddeti hesaplanmaya çalışılıyor. Her bir zemin, küçük bir manyetik gözlemevi niteliğinde. Kilin içindeki pusula zamanla donmaktadır. Demir Çağı dönemindeki bugünkü Zimbabwe'den onun kuzeyine kadar olan bölgede, Botsvana'dan batısına ve Güney Afrika'dan güneyine kadar bölgelerde incelemeler yaptık. Limpopo Nehir Vadisinde, MS 1000-1600 yılları arasına ait Güney Afrika'nın ilk arkeomanyetik tarihine ilişkin veriler elde ettik. MS 1300 yıllarına yakın bulduğumuz bölgedeki manyetik alanın bugünkünden çok daha az olduğunu düşünüyoruz. Daha sonra manyetik alanın şiddeti yavaş yavaş arttı. 700 yıl önce ve bugünkü manyetik alan şiddetinde tekrarlı bir şeklide artıp azalmalar yaşandı.

Son yıllarda araştırmacılar bölgeden gelen sismik deprem dalgalarını analiz etmektedir. Bir sismik dalganın Dünya tabakalarındaki hareket hızı, o tabakanın kalınlığını işaret etmektedir. Anlıyoruz ki, Güney Afrika'nın altındaki çekirdek-manto sınırını yavaş sismik dalgaların geniş alana yayılması şekillendiriyor. Bu bölge, Afrika Düşük Sürüklenme Hızı (ADSH) Bölgesi olarak adlandırılmaktadır. Binlerce kilometre genişliğindeki bu bölgenin sınırları oldukça keskin. Ters manyetizmanın olduğu yama bölgesi ise ilginç bir şekilde doğu tarafıyla çakışmaktadır. Bugünkü ters manyetizma yaması ile ADSH Bölgesi ise fiziksel olarak birbirine çok yakın. Buna dayanarak iki model oluşturabiliriz: Afrika'nın altındaki olağandan farklı biçimdeki manto, altındaki çekirdekteki demirin akışını değiştirmektedir. Bu da sismik bölgedeki manyetik alanın değişmesine neden olmaktadır. Netice itibariyle burada ters yönde bir manyetik alan yaması oluşmaktadır. Bu ters manyetizmalı yama hızlıca büyümektedir. Aslında bu, Güney Yarımküre'deki manyetik alanın tersinmesine yetebilecek kadar büyük bir büyüme ve sonrasında da kutuplar yer değiştirmeye başlamaktadır.

Diğer bir görüş ise, tersinmenin çekirdeğin herhangi bir yerinde başlamasıdır. Ancak bizim iddiamıza göre, bu başlama yeri çekirdek-manto sınırında tersinmeyi başlatabilecek özel bir bölge olmalıdır.

Şu anki manyetik alanın gelecek bin yıl içerisinde tersineceğini ya da zayıflamaya devam edeceğini hala tam olarak bilmiyoruz. Fakat günümüz Güney Afrikalılarının atalarının bıraktıkları ipuçlarını analiz etmek, tersinme mekanizmasıyla ilgili modellemeler geliştirmemize yardımcı olmaktadır.

Çalışmanın yazarları; Rochester Üniversitesinden Jeofizik Profesörü John Tarduno ve yine Rochester Üniversitesinden Dünya ve Çevre Bilimleri Doktora Sonrası Araştırmacı Vincent Hare.

Güncelleme: 26/04/2017
Kaynak
: John Tarduno, Vıncent Hare, "The 'out of Africa' theory that explains why the Earth's magnetic poles may soon switch", dailymail.co.uk, çev. Ayşegül Kesmez, yaklasansaat.com, 06/02/2017


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.