Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com





 

Haberler/...

Karıncalar ve Epifit Bitkilerinin İlginç Ortaklaşa Yaşamı

Avustralya ormanında Myrmecodia epifit bitkisi salkımı. Bitkinin kabarık tabanı delinmiş, agresif Philidris karıncalarına yuvalık yapan girift odalar yer alıyor. Karıncalar bikiyi savunuyor ve ona besin sağlıyor. Avustralya, Quinsland, Iron Range Ulusal Parkı. 

Fiji adalarındaki ilk çiftçiler karıncalardı. Milyonlarca yıl boyunca adalardaki karınca türleri, epifitleri(*) beslemiştir ve böylelikle onlara yuva alanları sağlamıştır. Dahası, bu etkileşim iki tarafın da hayatta kalması açısından oldukça önemlidir.

Bir çok karınca türü, bitkiler ile simbiyoz şekilde yaşar ve bu ilişkiden her iki tarafta faydalanır.

Münih'teki Ludwig-Maximilians Üniversitesinden (LMU) botanik profesörü Susanne Renner ve Guillaume Chomicki'nin yeni çalışmasında, bu etkileşimlerden en ilgi çekici olan Philidris Nagasau türü karınca ile Fiji adalarındaki Genus Squamellaria bitkisini konu almaktadır. LMU araştırmaları, karıncaların bitkiyi aktif olarak ekip biçmeye 3 milyon yıl önce başladığını gösteriyor.

Genus Squamellaria, ağaçlarda yetişen epifitik türlerden oluşuyor. Küçük karıncalar, çiftçilik görevlerine Squamellaria türlerinden tohumları toplayarak başlıyorlar. Daha sonra böcekler, tohumları konak ağacın kabuklarına ekiyorlar ve burada çimlenmeye başlıyor.

Renner:
"Bitkiler, üç veya dört ağaç türünde koloni kuruyorlar ve bu ağaçlar kolay ulaşılabilen nektarları ya da yumuşak kabukları ile karıncalar için çekicidir" diyor.

Squamellaria, bu oyuğa uyum sağlıyor ve çimlenen tohumların hipokotili farklı bir ayak şeklinde uzayarak tohumların oyuktan dışa ışığa doğru büyümesini sağlıyor. Daha sonra karıncalar gelerek tohumu gübreliyor. Tohumlar büyüdükçe, dışarı ile bağlantılı geçitler oluşur ve burada karıncalar büyük koloniler oluşturmak için yerleşirler, bazı boşlukları dışkı için ve diğerlerini larva için kullanırlar.

Epifitlere gelirsek, Squamellaria türleri topraktan inorganik besin maddelerini çekemeyeceği için, karıncalar gübre sağlayarak büyümelerine yardımcı olur.

Karıncalar daha fazla tohum ektikçe, konak ağaçta bir tür köy oluşturuyorlar. Bir karınca kolonisi, bir çok Squamellaria bitkisini işliyor ve bu evlerden birinde kraliçe karınca bulunuyor. Chomicki:
"Tek bir ağaçta, karınca yollarıyla bağlantılı düzinelerce koloni bulunmaktadır. Tüm bu bireyler, yuvası sistemin merkezinde yer alan kraliçe karıncanın neslidir" diye açıklıyor.

Karıncalar ve bitkiler arasındaki diğer simbiyotik örneklerden farklı olarak, Squamellaria ve Philidris nagasau arasındaki etkileşim, her iki partnerin de kendi başına hayatta kalamayacağı şekilde özelleşmiştir.

(*) Epifit: bazı bitkiler diğer bazı bitkileri sadece konak olarak kullanırlar ve onlara zarar vermeden konum ve destek sağlamak için üzerlerinde büyür ve gelişirler. Toprakta kök yapmazlar. Böyle hayatını devam ettiren bitkilere "epifit" adı verilir.(vikipedi)

Güncelleme: 31/12/2016
Kaynak: 
Guillaume Chomicki, Susanne S. Renner, "Ants and epiphytes: A longstanding relationship", sciencedaily.com, çev. Ayşe Alp, yaklasansaat.com, 22/11/2016.


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.