Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com





 

Haberler/...

Satılık Hastalıklar1: Hastalıklar ve İlaçlar Nasıl Pazarlanıyor?

Bugün Dünya'nın en büyük ilaç şirketlerinin pazarlama stratejileri saldırgan bir biçimde sağlıklı ve iyi durumdaki insanları hedefliyor. Günlük hayatın olağan iniş çıkşları, sinir rahatsızlıkları oldu; genel şikayetler, korkutucu hastalıklara dönüştürüldü ve gittikçe daha fazla sağlıklı insan hasta yapıldı. Ölüm, yaşlanma ve hastalık korkularını kullanan 500 milyar dolarlık ilaç endüstrisi, yaptığı promosyon kampanyalarla insan olmanın anlamını değiştiriyor.

HEKİMLERLE İLAÇ ENDÜSTRİSİ ARASINDAKİ ÇIKAR İLİŞKİSİ

Hekimlerin işlerinde, tıp eğitimlerinde ve bilimsel araştırmalarındaki endüstri nüfuzu tartışmaya açık olduğu kadar, yaygın da. Bu nüfuz, hekimlerin ilaç yazma alışkanlıklarını tahrif etmekle kalmayıp "yüksek kolesterol" gibi durumların tanımlanma ve pazarlama şeklini de etkiliyor. Bir araştırmacının açık yüreklilikle belirttiği gibi, hekimlerle ilaç endüstrisi arasındaki ilişki artık "bir yaşam biçimi" halini aldı.

Bu iç içelik, hastane çalışanları ve stajyerler için bedava pizzayla başlar, ondan sonra da hiç bitmez. ABD'li doktorlar eğitim hastanelerinden mezun olup uzmanlık alanlarında çalışmaya başladıklarında, her gün karşılarına çıkacak seksen bin kişilik güçlü bir ilaç satış temsilcisi ordusu, yüzlerinde bir gülümseme, ellerinde sıcak çörekler, en yeni ilaçlar ve en son hastalıklar hakkında dostane tavsiyeler ile kendilerini beklemektedir. Bu ilişkileri araştıranlara göre bu adımlar, endüstriyle, doktorlar arasında ömür boyu sürecek bir ilişkinin temelleridir.

Sonra hiç bitmeyen tıp eğitimleri vardır. Hekimlerin katılmaları için teşvik edildiği ve bazen de resmi olarak mecbur bırakıldığı bilgi tazeleyici eğitimlerdir bunlar. Günümüzde ABD'de tıp eğitimlerinin maliyeti bir milyar dolar civarındadır. Bu miktarın yarıya yakınını doğrudan ilaç endüstrisi karşılar. Yani, doktorlara ilaçların kullanım şekli ve kaçımıza yazılması gerektiği aynı ilacı üreten şirketlerin sponsorluğunda öğretilir.

Yeni antidepresan ilaçların neredeyse tüm klinik deney masraflarını, kamusal veya kar amacı gütmeyen kurumlar değil, kendi üreticileri karşıladı. Sponsorlu araştırma sonuçları ise çoğunlukla kendileri de ilaç şirketleri himayesinde bulunan Amerikan Kalp Vakfı gibi kurumların ev sahipliğinde, endüstrinin finanse ettiği senede üç yüz binden fazla bilimsel toplantı ve konferansta tartışılıp yayınlanır.

Bu hiyerarşinin en tepesinde fikir babaları diye anılan, klinik uygulama kılavuzlarını yazan, sponsorlu araştırmaları gerçekleştiren, sponsorlu konferanslarda meslektaşlarını eğiten, ilaç şirketi reklamlarıyla dolup taşan tıp dergilerinde makaleler yazan üst düzey doktorlar bulunur. Çoğu fikir babasının saygın akademik kurumlarda bir görevi vardır. Aynı zamanda da danışman veya sözcü olarak ilaç şirketi bordrosunda yer alırlar. 

İLAÇ ENDÜSTRİSİ EĞİTİM MASKESİ ALTINDA DOKTOR DEVŞİRİYOR

Son yıllarda, doktorlarla ilaç şirketleri arasındaki bu birbirine dolanmış ilişkileri temizleme çabaları toplumun büyük ilgisini çekti fakat fazla ilerleme kaydedilemedi. Örneğin, endüstrinin gönüllü olarak koyduğu bir kurala göre, bir ilaç şirketinin görünürde bağımsız üç yüz doktoru bir golf merkezine götürmesi, organizasyona katılmaları için ödeme yapması, şirketin en yeni ilacı hakkında "eğitmesi" ve sonra da şirketin maaşlı sözcü ordusunun bir parçası olmaları için yetişmesi uygundur.

Golf merkezi senaryosunu aslında ilaç endüstrisinden bir uzman "sözcü ordusu yetiştirmenin uygun bir yolu" olarak aktarmıştı. Sözcü ordusu ilaç şirketlerinin "iletişim çabalarını" desteklemek için gerekliydi. Bu yakınlaşmanın asıl tehlikesi şu: Bizlere güçlü ilaçlar hakkında tarafsız öneriler vereceğine inandığımız doktorlar, ne kadar bağımsız fikirli olurlarsa olsunlar, söz konusu ilaçlar için geliştirilen pazarlama kampanyasının parçası haline gelirler. Sadece ilacı değil, o ilaçlar için pazarı genişletecek belirli bir hastalık tanımını da satmaya yardım ederler.

Manhattan'da çalışan Vince Parry bu global pazarlama ağının en uç noktasını temsil ediyor. Reklamcılıkla uğraşan Parry, ilaç satma işinin en karışık parçasında uzmanlaşmıştı.: İlaç şirketleri ile çalışarak yeni hastalıklar "türetmelerine" yardım ediyor. "Bir Rahatsızlığı Markalaştırma Sanatı" isimli şaşırtıcı makalesinde Parry, ilaç şirketlerinin tıbbi hastalıkların "türetilmesini nasıl teşvik ettiklerini" ifşa etti:
Bazen az bilinen bir hastalığa dikkat çekilir.
Bazen eski bir hastalık yeniden tanımlanır ve yeni bir isim verilir
Bazen de yepyeni bir hastalık türetilir.

500 milyar dolarlık cirosu ile ilaç sektörü, dünyada üçüncü en büyük "sektör" konumunda. Ve bu dev sektör "malını" pazarlamak için her yolu deniyor. 100 binlerce kişilik ilaç tanıtım elemanı ordusu, yine binlerce kişiden oluşan "reklam-PR-manipulasyon" ordusuyla işbirliği yaparak bizleri şuna inandırmaya çalışıyor: "Aslında hepiniz hastasınız"...

Dünyayı ilaç bataklığına çevirmek isteyen profesyonel hastalık satıcıları, insanları zayıf noktalarından vurmaya çalışıyor.

Derleyen: Müjde Eser
yaklasansaat.com


24/12/2012

Kaynak:
 Ray Moynihan, Alan Cassels, Satılık Hastalıklar, çev. Gökçesu Tamer, Evren Yıldırım, Hayy Kitap, İstanbul, Mart, 2012

 


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.