Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com




 

Haberler/...

Evreni Anlamak İçin Önemli Bir Keşif: Kütleçekim Dalgaları Gözlemlendi

Bilim adamları, Albert Einstein'ın 100 yıl önce ortaya attığı fakat çok zayıf oldukları için gözlemlenemeyeceğini düşündüğü kütleçekimsel dagaların varlığını kanıtlamayı başardı. Gözlemler sırasında birbiriyle çarpışan iki karadelik tespit ettiklerini belirten bilim adamları, çarpışma sesinin de kaydedildiğini açıkladı.

ABD'deki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve California Teknoloji Ensitüsünün ortaklaşa düzenledikleri basın toplantısında, 100 yıla yakın süredir ispat edilmesi için çaba gösterilen Einstein'in kütleçekimsel dalgalarının gözlemlendiğini duyurdu. Bu keşif aynı zamanda, Einstein'ın Genel Görelilik Teorisi'nin doğrulanması anlamına geliyor.

ABD Ulusal Bilim Vakfı tarafından düzenlenen aralarında önemli fizikçilerden birisi olarak gösterilen Kip Thorne'un da yer aldığı basın toplantısında, LIGO (Laser Interferometer Gravitational Wave Observatory/Lazer İnterferometre Kütleçekimi Dalgası Gözlemevi) Laboratuvarları'nda ilk kez 14 Eylül 2015'te gözlemlenen kütleçekim dalgalarının varlığının kanıtlandığı açıklandı.

LIGO üyesi Columbia Üniversitesindeki Deneysel Yerçekim Grubu'ndan fizik profesörü Szabolcs Marka: "Kütleçekimsel dalgaların keşfi, düşüncem odur ki, modern bilimdeki en önemli ilerlemedir" şeklinde yorumlayarak artık evrenin daha yakından anlaşılabileceğini belirtti. Diğer yandan, bilim adamları "ikili kara delik sistemleri"nin var olabileceğini de kanıtlamış oldu. Ekip, Nobel Ödülü getireceği düşünülen araştırmalarını "Pycical Review Letters"da yayımladılar.

LIGO Araştırma Ekibi'nin Başkanı David Shoemaker da açıklamasında, "Einstein'ın 1916 tarihli teorisinde temel aldığı dalga şekliyle bizim 2015'te gözlemlediğimiz dalga şekli tamamen aynı." dedi.

Kütleçekimi dalgalarını "görebilmenin" Büyük Patlama'dan başlayarak uzayın pekçok sırrını çözmekte faydalı olacağı ifade ediliyor. Projenin Avrupa'daki lideri olan Max Planck Kütleçekimi Fiziği Enstitüsünden Profesör Karsten Danzmann, Higgs bozonunun bulunuşu kadar önemli bir keşif yaptıklarını, bu keşfin DNA'nın yapısının anlaşılması ile bir tutulması gerektiğini söyledi.

1,3 milyar ışık yılı uzaklıkta Güneş'in 36 kat büyüklüğündeki bir karadelik ile, Güneş'in 29 kat büyüklüğündeki bir karadeliğin çarpışmasıyla ortaya çıkan dalgaların sinyalleri iki dev lazer dedektörü sayesinde tespit edildi. Bilim adamları, bu dalgaları ses dosyasına dönüştürerek dinlediler. İki karadeliğin 0,2 saniyelik dansları sırasında yaydığı enerji, evrendeki tüm yıldızların toplamından daha büyük!

Londra College Üniversitesinden Fizik Profesörü Andrew Coates, bu keşifin "Higss bosonu, nötrino kütlesi, elektronun keşfi, elektromanyetizm, Kopernik devrimi ve Newton'un kanunları ile aynı seviyede olduğunu" ifade etti. 

Ünlü fizikçi Stephen Hawking de bu buluşun "bir astronomi devrimi başlatacağını" söyledi. Çalışmayı gerçekleştiren bilim adamlarını tebrik eden Hawking, elde edilen bulguların kendisinin 40 yıl önce Cambridge Üniversitesinde yaptığı tahminlerle örtüştüğünü kaydetti. Hawking, "Kütlesel çekim dalgaları evrene tamamen yeni bir bakış şekli getiriyor. Onları tespit edebiliyor olma kabiliyeti, astronomide bir devrim yaratma potansiyeline sahip." dedi. Kara delikler konusunda uzman olan Hawking, "Einstein'ın İzafiyet Teorisi'ni sınamanın yanı sıra, evrenin tarihi boyunca oluşmuş tüm kara delikleri görmeyi umabiliriz. Hatta Büyük Patlama sırasındaki evrenden kalıntıları bile görmek mümkün olabilir." dedi.

Cardiff Üniversitesinden Profesör B S Sathyaprakash: "Artık evrene sadece bakmayacağız, onu dinleyebileceğiz. Bu pencere evrenin müziğinin sesini açtı" değerlendirmesinde bulundu.

1- Kütleçekimi dalgaları nedir?

Kütleçekim Dalgaları, Evrenin üç boyutlu uzaya ek olarak "zaman" ile birlikte dört boyutlu uzay-zamanda birleştirildiğini, bu uzay-zamanınsa devasa boyutta bir trambolin olduğunu farz edin. Bu uzay-zamandaki yani trambolindeki değişimleri ise kütleçekimi gibi düşünün. Tramboline bir kütle koyduğumuzda, kütlenin miktarına göre çukur oluşacaktır. Çukuru oluşturan kaynaktan dışarı doğru yayılan dalgalara da kütleçekim dalgaları deniyor. Büyük bir kütle koyduğumuzu farz edelim, çevresinde kendisinden daha küçükleri kendine çekmek isteyecektir. Hatta karadeliklerin neden her şeyi içlerine çektiğinin temel nedeni de karadeliklerin çok büyük olmasıdır.

Einstein'ın İzafiyet Teoremi'nde yer alan kuramlardan birisi tüm evrenin kütleçekim dalgalarıyla kaplı olduğu. Bu dalgaların çıkış sebebi ise uzay zaman dört boyutlusunda oluşan kırışıklıkların kaynaktan dışarıya doğru yayılması. Şöyle ki, uzayda herhangi bir bölgedeki yerçekimi ani bir olay sonucu değişirse (örn. karadeliklerin çarpışması) o bölgeden uzaya ışık hızıyla kütleçekimi enerjisi dalgaları yayılıyor ve bu dalgalar uzayda yol alırken geçtikleri yerleri geriyor veya sıkıştırıyor. Einstein'a göre, tespit edilebilir kütle çekim dalgalarının kaynakları arasında beyaz cüceler, nötron yıldızları veya siyah delik içeren çift yıldız sistemleri bulunuyor. İşte uzaydaki bu ve benzeri cisimler, kütlelerinin büyüklüğü ile doğru orantılı olarak o denli çok çekim kuvvetine sahipler. Bu çekim kuvveti ise uzay-zamanın üst üste geçmiş, genişleyip büyüyebilen katmanlarından oluşuyor ve zamanı bükebiliyor.

Uzay-zamandaki dalgalar. İki büyük kara deliğin çarpışması gibi şiddetli olaylarla doğuyor ve örneğin bir havuza taş atıldığında yüzeyinde oluşan halkalar gibi dağılmaya başlıyorlar. Işık hızıyla hareket eden bu dalgalar zamanla yalnızca galaksiye değil, uzay-zamanın tümüne yayılıyor. Başka açılardan da ışığa benzeyen bu dalgaların, ışıktan önemli bir farkları var: Onun gibi başka cisimler tarafından saçılmıyor ya da emilmiyorlar. Yani bozulmadan kalıyorlar. Bu nedenle de bilim adamları onlara "Mükemmel haberciler" diyor. Bu dalgalarla gönderilen mesaj, aradan milyonlarca yıl da geçse ilk günkü gibi kalıyor.

2- Bu keşif ne işe yarayacak?
Keşfi yapan LIGO İşbirliği adlı uluslararası ekip, gözlemlerinin astronomide çığır açacağını ve nihayetinde Büyük Patlama'yı anlamamıza yardımcı olacağını söylüyor. Çünkü kütleçekimi dalgalarının ilk olarak evrenin oluştuğu anda meydana geldikleri ve hala uzayda dolaştıkları tahmin ediliyor.

3- Bilim insanları şimdi nelere bakacaklar?
Keşfin özellikle uzayın "Karanlık Evren" denen ve bugün elimizde olan teleskoplarla göremediğimiz daha büyük olan bölümünü anlamakta işe yarayacağı umuluyor. Kara delikler, nötron yıldızlar ilk bakılacak yerler olacak. Ama tabii asıl, uzayın derinliklerinde geçmişin ve "Büyük Patlama"nın izleri aranacak. Bilim çevreleri bu imkanın yepyeni bir kuşağı bilimsel araştırmalara yönelteceği umudunu da dile getiriyor.

4- Araştırma nasıl yapıldı?
Dünyanın çeşitli yerlerindeki laboratuarlar, yıllardır L şeklindeki uzun tüneller boyunca lazer ışıkları yollayarak uzay-zamanın dokusundaki dalgalanmaları saptamaya çalışıyordu. Dalgaların izi, interferometre denen aletlerle ölçülen, bir atomun büyüklüğünden kat kat ufak değişimlerde arandı. Sonunda ilk gözlem, Dünya'ya bir milyardan fazla ışık yılı uzaklıkta iki kara deliğin çarpışması sırasında yapıldı. Üstelik kara deliklerin birleşmesi ABD'de Washington ve Louisiana eyaletlerindeki iki ayrı LIGO (Lazer İnterferometre Yerçekimi Dalgası Gözlemevi) laboratuarında birden, 14 Eylül 2015'te, 13:51'de saptandı. Yani interferometreler bir milyar yıldan fazla bir süre önce yaşanan olayı kaydedebildi.

5- Gerçekten ilk kez mi görüldüler?
2014 yılında Antarktika'daki BICEP-2 teleskobuyla çalışan araştırmacılar ilk keşfi yaptıklarını sanarak bilim dünyasını heyecanlandırdı. Ancak iki hafta kadar sonra, yanlış analiz yaptıkları ortaya çıktı.

6- Einstein ne demişti?
İzafiyet Teorisi'ni yazarken ortaya attığı kuramlardan birinde, tüm evrenin kütleçekimi dalgalarıyla kaplı olduğunu söylemişti. Einstein'a göre uzayda bir bölgedeki kütleçekimi ani bir olay sonucu değişirse, o bölgeden uzaya ışık hızıyla kütleçekimi enerjisi dalgaları yayılır. Bu dalgalar da uzayda geçtikleri yerleri gerer ya da sıkıştırır. Fakat Einstein bir noktada yanıldı: Bu dalgaların fiziksel varlığını saptamanın hiç mümkün olmayabileceğini yazmıştı. Einstein'ın 1916'da söylediğine göre uzayda bulunan cisimler, kütleleri ne kadar büyük olursa o kadar çok çekim kuvveti uygularlar. Bu cisimlerin oluşturduğu çekim kuvveti, uzay ve zamanın üst üste geçmiş olan katmanlarının ikisini de etkiler. Bundan ötürü kara delik gibi çok büyük kütleli olan cisimlerin hem çok fazla çekim kuvvetine, hem de tam anlamıyla zamanı bükebilme yeteneğine sahip olduğunu görürüz.

Yaklaşan Saat, (Derleme), 14/02/2016


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.