Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com





 

Haberler/...

İşte Küresel Derin Güç ve Dünyayı Kaosa Götüren Eylemleri

William Engdahl

ahaber'de yayınlanan Ergün Diler-Bekir Hazar yönetimindeki Yaz-Boz Programında William Engdahl ile yapılan söyleşinin önemli bir bölümü aşağıda verilmiştir:

ABD'NİN OLDUĞU HER YERDE İNGİLTERE'DE VARDIR

Soru: İngiltere haritanın neresinde? Orda Doğu'da yani; Irak'ta ya da Suriye'de pek gözükmüyorlar?

Cevap: Oradalar, İngiliz özel kuvvetleri orada ve Amerika ile birlikte kirli oyunları sahneliyorlar. Amerika'nın olduğu her yerde bir şekilde İngiltere de vardır. İngiltere ile alakalı sorun şu; neredeyse iflas etmiş durumdalar. Finansal kriz bellerini çok ciddi bir biçimde büktü.

ABD ORDUSU TAMAMEN KONTROLDEN ÇIKTI

Şimdi bu söyleyeceğim şey için arkanıza iyi yaslanın. ABD ordusu tarafından geçtiğimiz birkaç yıl içerisinde takibi yapılamayan 6.5 trilyon ABD doları harcanmış ve bu rakam sadece orduyu kapsıyor. Yani bu paralar Afganistan'daki eroin sevkiyatına ya da Pentagon ile CIA işbirliği çerçevesinde yapılan gizli operasyonlara ya da herhangi başka bir yere gitmiş olabilir ancak sorun şu ki; durum tamamen kontrolden çıkmış.

Kongre, 2017 yılında ordunun bütün bu harcanan paranın hesabını vermesini gerektiren bir kanun dahi çıkarttı ancak bana kalırsa 2017 yılına gelindiğinde silahlı kuvvetler; "kusura bakmayın çok büyük bir sorunumuz var. Bilgisayar sistemlerimiz bozuldu." diyecekler ve yolsuzluklarına devam edecekler. Bu durum tıpkı MS 400'lü yıllardaki Roma İmparatorluğu gibi, gerçekten tamamen kontrolden çıkmış bir durum diyebiliriz.

ABD BÜYÜKELÇİLERİ DİPLOMASİ İÇİN DEĞİL REJİM DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN ÇALIŞIRLAR

Soru: Şu cümleye katılıyor musunuz; "Bir ABD konsolosluğunun olduğu her şehirde her daim darbe tehlikesi vardır." Her zaman var mıdır?

Cevap: Her zaman darbe tehlikesi vardır. Şu sıralar üzerinde çalıştığım çok ilginç bir kavram var. Hatta bunun üzerine bir kitap da yazıyorum. Bu kavram; "Demokrasi İmalatı."

Washington ve Freedom House Nationale, Endowment for Democracy, Soros'un Açık Toplum Vakfı, sözümona Açık Toplum gibi insan hakları dernekleri bu imalatı yapıyor. Bu makine Washington'un hoşuna gitmeyen ve küreselleşme oyununun siyasi ya da ticari emellerinin bir parçası olmayı reddeden seçilmiş hükümetleri görevden indirmeye yarıyor. Önemli ülkelerdeki ABD büyükelçileri ciddi görevler alır. Son 30 yılda Washington'dan Ankara'ya gönderilen her büyükelçi ABD'nin jeopolitikası üzerinde çok ciddi bir rol oynamıştır. Aynı şey Moskova büyükelçisi için de geçerlidir. Önemli ülkelerdeki büyükelçiler, istihbarat yöneticileriyle yer değiştirirler. Onlar diplomasi konusunda değil rejim değişiklikleri konusunda uzmanlaşmışlardır.

Soru: John Bass hakkında ne söyleyeceksiniz?

Cevap: John Bass, zannediyorum ki; kendisinin özgeçmişine bakarsanız diplomasi konusunda değil rejim değişikliği konusunda uzman olan bir başka elçi göreceksiniz.

Soru: Bu darbe girişiminin ardında onun isminin olduğunu söyleyebilir miyiz?

Cevap: Bu konuda elimde herhangi bir kanıt yok. Bu yüzden böyle bir şey söylemek istemiyorum. Ancak elbette "Bu işte bir anlamda onun da parmağı var" dense kesinlikle şaşırmam.

"ARAP BAHARI"NI WASHİNGTON ORGANİZE ETTİ

Onun, Erdoğan tarafından neredeyse Ankara'dan kovulacak olan selefinin(Ricciardone) Arap Baharı isimli bölgenin istikrarsızlaştırılmasını kapsayan planda çok ciddi bir rol oynadığı ortaya çıktı. Arap baharı olaylarını tamamıyla Washington organize etti. Bu olaylar 2011 yılında başladığında Hillary Clinton Dışişleri Bakanı'ydı. ABD Orta Doğu liderlerini özenle seçtiği kişilerle değiştirmek istedi.

AB ÇÖZÜLME VE DAĞILMANIN ARİFESİNDE

Eğer Türkiye'nin dış politikası hakkında etki sahibi bir insan olsaydım, NATO'nun zamanında Türkiye ile yaptığı gibi ilkeli stratejik ittifaklar kurmak olurdu. Ekonomik ilişkiler konusunda ve uzun vadeli altyapı ilişkileri konusunda ilkeli ittifaklar kurmalısınız. AB şu anda çözülme ve dağılma süreci içerisinde. AB Merkez Bankası'nın yapısı bir felaket. Suni yaşam desteğiyle Deutsche Bank gibi Avrupa bankalarını hayatta tutuyorlar. Avrupa bankaları 2007-2008 yılları arasındaki krizi hiçbir zaman atlatamadı ve şu anda AB çözülme ve dağılmanın arifesinde. Macaristan'daki referandum da bu çözülmenin Brexit'ten sonraki adımı. Ben inanıyorum ki bu noktadan sonra Avrupa'nın dış çeperinde kalan ülkelerin tek tek ya da birkaç kütle halinde Brüksel'den uzaklaşmaya başlayacağını göreceğiz. Çünkü Brüksel gölgelerin ardından kontrol edilen kastvari bir hiyerarşiyle örgütlenmiş kimliği belirsiz bir bürokrasi, açık değil, şeffaf değil, demokratik değil ve gizli ajandasında da ülkelerin ulusal egemenliklerini bir bir yok etmek var. Bence bu Avrupa için iyi bir şey değil. Yani Türkiye'nin bir stratejiye ihtiyacı var. AB üyeliği Türkiye için iyi sonuçlara yol açacak bir strateji değil diye düşünüyorum. Yıllar önce aynı şeyi Hırvatistan'ın AB'ye katılma stratejisi hakkında Zagrep'te söylemiştim. Bu bir hataydı ve bugün Hırvatlar bana gelip 10 sene önce sizi dinlemeliydik diyor.

SURİYE VE IRAK'TAKİ TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİNİ AMERİKA KURDU

ABD istihbaratı yıllardır Suriye'deki ve Irak'taki kürtlerle birlikte çalışıyor. Amerika bu yönde karar verdiği takdirde Türkiye'ye çok daha ciddi hasarlar verebilecek güce sahip. Türk hükümetinin bu konuda yapabileceği en iyi savunma ciddi bir istihbarat çalışmasıyla Washington'un bu olayların içerisindeki karanlık elini tespit etmek. Direkt olarak kürtlere, direkt olarak DAEŞ'e ya da direkt olarak El-Nusra cephesine ya da El-Kaide'ye odaklanmamalısınız. Çünkü bu örgütlerin hepsi ABD tarafından kuruldu. "Kaybedilmiş Hegemonya" kitabımda da bu örgütlerin tarihçesini anlattım.

1950'lerden bu yana CIA, İslam'ın siyasi ayağını uluslararası terör ağının kurulması konusunda kullandı. DAEŞ, General David Petraeus ve diğerleri tarafından kurulan El-Kaide ağları yüzünden ilk olarak 2003-2004 yılları arasında Irak'ta oluştu. Ardından Suriye'ye sıçradı ve bugünkü haline evrimleşerek İslam Devleti ya da diğer deyişle DAEŞ haline geldi. DAEŞ'in açılımı bildiğiniz gibi Suriye-Irak İslam Devleti. Eğitimlerini ABD istihbaratlarından aldılar.

PENTAGON 11 EYLÜL 2001 YILINDA ORTA DOĞU'DA 7 ÜLKEDE REJİM DEĞİŞİKLİĞİNİ HEDEFLEDİ

Clark, kendisine 11 Eylül 2001 tarihinden sonra Donald Rumsfeld'in Pentagon'daki ofisinde bir general tarafından bir harita gösterildiğini ve bu haritada Washington'un ya da Pentagon'un rejim değişikliği hedeflediği 7 ülkenin olduğunu söyledi. Bu ülkeler Suriye'den, Libya'dan, Orta Doğu'da Arap Baharı olayları ya da savaşlar gördüğümüz ülkelerden oluşuyor. Yani bu adamlar Dünya'nın en zengin petrol ve doğalgaz yataklarına ev sahipliği yapan Orta Doğu'nun direkt olarak askeriye tarafından kontrol edilmesini öngören uzun vadeli bir strateji. Ayrıca Pentagon AB'yi de kontrol altına almak için bu kontrolü sağlamak istiyor. Çünkü Avrupa endüstrisinin İran gibi, Rusya gibi ülkelerle işbirliğine gidip Çin ile ipekyolu, tren yolu altyapısının kurulması için adımlar atmaya ve esas olarak Doğu'ya doğru açılmaya çok ciddi bir yatkınlığı var. Böyle bir durumda da Brzezinski'nin deyişiyle AB'nin, NATO ve Washington'un sömürge devleti olmaktan çıkacağı anlamına gelir. İşte Washington'un korkularının altında yatan temel şey bu. Avrupa'nın ve Dünya'nın diğer uluslarını tehdit edebilmek için enerjinin çıkış noktasını ellerinde tutmak istiyorlar. Olay bu kadar basit. Bu arada bu plan uzun vadede kesin olarak işe yaramayacaktır.

ÜST AKLIN PLANI

Bu planın nihai amacı; Avrupa'yı ulusal kültürleri olan bir ulus devletler topluluğundan, bir takım uluslararası şirketler için ucuz bir işgücü havuzuna dönüştürmek olduğu ortada. Bu şirketlere ötnek olarak; Transatlantic Trade Investment, Partnership, Monsanto, Bayer'i verebiliriz. Bu şirketler de GDO'ların yani Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların ve tarım kimyasallarının yaygınlaşmasını istiyor. Bu durum hem Avrupa için hem de dünya için bir felaket olur.

Güncelleme: 06/11/2016
Yaz-Boz Programı
, ahaber, 05/11/2016

 


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.