Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com





 

Haberler/...

ABD'de Bir Grup Bilim Adamına Göre Hastalıkların Kaynağı: Şeker

Şeker bizi hasta mı ediyor? San Francisco, Kaliforniya Üniversitesinden bir grup bilim insanı halkı yiyecek, içecek ve ilave şeker alımı ile ilgili bilgilendirmek için, fazla şeker tüketimi ve kronik hastalıklar arasındaki güçlü bağı gösteren 8000'den fazla bilimsel yayın inceleyerek bir girişim başlattılar.

Bu zamana dek olan yaygın inanış, "şeker bizi sadece şişmanlatıyor" idi. Ancak bu araştırma ile şekerin bizi hasta ettiği netleşti. Örneğin, yağlı karaciğer hastalığındaki artış, Tip 2 diyabetin salgın olarak çocuklarda ortaya çıkışı ve metabolik bozuklukların hızlı bir şekilde artışı...

San Francisco Kaliforniya Üniversitesi Tıp Fakültesi profesörü ve SugarScience projesinin baş araştırmacısı Laura Schmidt; bulguları anlaşılır ve herkes için açık hale getirmeyi düşündüklerini söyledi. Schmidt, ilave şekerlerin, besinlerde kendiliğinden bulunmayan şekerler olduğunu belirterek:
"Bu şekerler bütün paketli gıdaların % 74'ünde bulunur, 61 farklı isim taşırlar ve genellikle gıda etiketi üzerinde bunların ne olduğunu çözmek zordur. ABD, Gıda ve İlaç Kurumu gıda firmalarının paketlerinde içerik listelenmesini mecbur etmesine rağmen, doğal ve ilave şekerlerin önerilen günlük değerleri bulunamıyor." dedi.

Gıda ve İlaç Kurumu, gıda üreticilerinin şekerlerle ilgili bilgileri tıpkı yağlar, kolesterol, sodyum, karbonhidratlar ve proteinler için yaptıkları gibi listelemeleri için bir öneri tasarlıyor. Ancak ortalama bir Amerikan tahıl kahvaltısı büyük ihtimalle kabul edilebilir günlük limiti aşacaktır. Çünkü birçok ürünün içine çok fazla şeker ilave ediliyor.

"Hiç Şans Yok: Şeker, İşlenmiş Gıda, Obezite ve Hastalıkların Üstesinden Gelmek" kitabının yazarı ve Sugar Science ekibinin bir üyesi olan pediatrik endokrinolojist Robert Lustig şunları söylüyor: "SugarScience araştırmalarına göre, bir kalorinin bir kalori olması çok da mühim değildir, önemli olan kalorinin kaynağının onun nasıl metabolize edildiğini belirlemesidir. Amerikan halkının yarısından fazlasın metabolik sendrom hastasıdır. Bu sendrom, kalp hastalıkları, diyabet ve karaciğer hastalıkları gibi kronik hastalıklara yakalanma ihtimalini arttıran bir grup risk faktörünü içerir ve bu hastalık Batılı yiyeceklerde yer alan ilave şekerlerin aşırı tüketimi ile doğrudan ilişkilidir."

Amerikan Diyabet Birliği'nin son istatistiklerine göre; 29,1 milyon Amerikalı ya da nüfusun %9,3 ü diyabet hastası. Bu rakamın 21 milyonu teşhis edilmişken, 8,1 milyonu henüz teşhis edilememiştir. Ve derneğe göre bu rakam büyümeye devam etmektedir. Amerikan Karaciğer Vakfı en az 30 milyon Amerikan vatandaşının veya her 10 kişiden 1'inin 100 çeşit karaciğer hastalığından birine sahip olduğunu belirtiyor.

Klinik tedavi uzmanları, obezitenin metabolik hastalıklara neden olduğuna inanıyorlar. Obezite bu hastalıklar için bir işaret olmasına rağmen, Lustig, nedenin bu olmadığını söyledi:
"Çok fazla şeker hem kilolu hem de zayıf insanlarda kronik metabolik rahatsızlığa sebep olur. Bunun için problem olarak obeziteye odaklanmak yerine, işlenmiş gıdalara odaklanmalıyız."

Amerikan Kalp Derneği tarafından önerilen şeker limitleri şunlardır: Bayanlar için 6 çay kaşığı (24 gram), erkekler için 9 çay kaşığı (36 gram) ve çocuklar için yaşa bağlı olarak 3-6 çay kaşığı (32-36 gram) şeker. Sadece 12 ons ( 28,3 gram) soda 8-9 çay kaşığı şeker içerir.

Gazlı içecekler, enerji içecekleri ve sporcu içeceklerindeki sıvı şeker Amerikan diyetinde önde gelen ilave şeker kaynaklarıdır. Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı'na göre, bu tüketilen tüm ilave şekerlerin %36'sıdır. Ve sıvılar lif içermediği için vücut bunu hızlıca işlemden geçirir. Bu da daha fazla şekerin, şekeri gerektiği kadar işleyebilen pankreas ve karaciğere gönderilmesine neden olur ve sonuç olarak biriken şeker kalp hastalıkları, diyabet ve karaciğer hastalıklarına yol açar.

Çok fazla şeker tüketmek kan dolaşımındaki glikoz şekerinin artmasına neden olur. Bu da, pankreastan fazla miktarda insülin salgılanmasına yol açar bunun neticesinde de vücut fazla kaloriyi yağ olarak depolar.

Çok fazla insülin aynı zamanda leptin hormonunu da etkiler, bu hormon doğal bir iştah baskılayıcı olarak, doyduğunda yemeği bırakması için beyne sinyaller gönderir. Ancak çok fazla şeker alımı lipid direnci oluşturur bu da insülin seviyesinde dengesizliğe sebep olur ve beyin o sinyali daha fazla alamaz.

Güncelleme: 29/01/2015
Kaynak: "Scientific Team Sounds The Alarm on Sugar as a Source of Disease", medicalxpress.com, çev. Zilal Önel, yaklasansaat.com, 02/01/2015.


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.