yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 



Fukushima Radyasyonu: Okyanusu Normalin 50 Milyon Katı Kirletti

Fukushima'daki olaylar tekrar kızışmaya başladı. Daha önce bildirildiği gibi, Fukushima'nın 4 nolu reaktörünün güney duvarı, geçtiğimiz bir kaç gün içerisinde çöktü. Bu durum, ''koruma binasından geriye kalanların ne halde olduğu'' sorusunu akla getiriyor.

Fukushima nükleer enerji santralinin hasarlı yapısıyla ilgili haberleri, önemsiz gibi gösterme çalışmalarına devam eden popüler medya, bu gelişmelerle ilgili hiç bir şey söylemedi. Dünyadaki bir çok nükleer enerji santralinin kurucusu olan General Electric'in; NBC, MSNBC gibi büyük medya kuruluşlarının sahibi olduğu göz önüne alınırsa, bu durum hiç de şaşırtıcı değil.

''Enenews.com'' sitesi hasarlı yapıya ait fotoğraflar ortaya çıkardı. Ayrıca yayınlanan raporla, daha önce zarar görmemiş olan bir duvarın, şu an aslında kayıp olduğunu ve yapıda oluşacak daha ileri derecede bir bozulmanın Japonya'da kitlesel tahliye gerektireceğini açıklıyor.

50 MİLYON KAT YÜKSEK RADYASYON SEVİYELERİ

Ken Buesseler, Michio Aoyama ve Masao Fukasawa'nın yazdığı "Deniz Radyoaktivitesine Fukushima Nükleer Güç Santrallerinin Etkisi" başlıklı rapor, popüler medyayı sarstı.

"Çevre Bilimi ve Teknolojisi" dergisinde yayınlanan rapor; Fukushima'nın Dai-chi tesisi yakınlarındaki okyanus sularındaki radyoaktif sezyum elementinin, normal seviyesinin 50 milyon katına ulaştığını ortaya çıkarıyor. Raporun vardığı sonuçlar ise daha da endişelendiriyor.

Temmuz sonuna kadar, reaktörlerden devam eden salınımların beraberinde, yeraltı suları ve kıyıdaki tortular gibi kirlenmiş kaynaklara bağlı olarak, yoğunluklar beklenenden daha yüksek çıkacaktır.
Bu, tabi ki popüler medyanın, radyasyonun kontrol altına alındığı ve direk olarak çevreye sızmadığı şeklinde yansıttığı bilgilerle çelişiyor. Yalnızca alternatif medya, insanlık tarihinin en kötü radyoaktif kazası olan Fukushima'nın gerçek durumunu yazdı.

Aynı çalışma sonuç olarak, okyanustaki radyasyon kirliliğinin bu seviyede zararsız olduğunu açıkladı. Doz hesaplamalarına göre; bölgedeki okyanus sularına direk maruz kalmaları nedeniyle, sudaki canlılar ve insanlar üzerinde minimal bir etkisinin olduğunu tahmin ediyorlar. Fakat radyasyonun biyolojik emilimi ve deniz ürünlerinin tüketimi konusu ise tartışmalı ve ileri bir çalışma gerektiriyor. Bu tabi ki, şüpheci ve dikkatli bir yaklaşım gerektiriyor. Çünkü bir yandan "ortada bir problem yok" derlerken, diğer yandan "belki de deniz ürünleri yememelisiniz zira deniz ürünlerinin yutarak topladığı radyoaktif elementlerin miktarını ve yoğunluğunu gerçekten bilmiyoruz" diyorlar.

KUŞKUSUZ RADYOAKTİF STRONSİYUM OKYANUSA SIZDI

Ortaya çıkan bir diğer önemli gelişme de; sonunda Tokyo Elektrik Güç Şirketi TEPCO'nun, yarılanma ömrü 30 yıl olan radyoaktif stronsiyum elementinden okyanusa ürkütücü miktarlarda sızıntı meydana geldiğini kabul etmesidir ve sızıntı devam ediyor.

TEPCO, radyoaktif sızıntılarla ilgili kötü haberleri önemsiz gibi göstermek için, tekrar tekrar ve bilerek halka yalan söyledi. TEPCO'ya göre, Fukushima kazasına bağlı olarak "26 milyar bekerellik radyoaktif madde" okyanusa sızdı. Woods Hole Okyanus Bilimi Enstitüsünden Ken Buesseler:

"Bu, sızıntının halen bitmediğini gösteriyor ve endişe oluşturuyor. Salınım dursa bile kirlilik, dip tortuları ve çamurlarda gelecek yüzyıllar boyunca kalacaktır. Ayrıca deniz dibi canlıları ve dip balıkları tüketicileri için potansiyel bir tehlike olacaktır."' diyor.

Tüm bunlardan anlaşılan:
- Fukushima tesisinin durumu değişkenlik gösteriyor ve her an daha kötü hale gelebilir. Özellikle bir deprem veya tsunami, nükleer yakıt çubuklarının bulunduğu koruma binasının yapısında ileri bir hasar oluşturabilir.
- Popüler medya sürekli olarak Fukushima kazasındaki durumu önemsiz gibi göstermeye çalıştı, muhtemelen problemin gerçek boyutunu yok sayarak, korkuları yatıştırmak istiyorlar.
- TEPCO, erime olayı sırasında ve olayın ertesindeki haftalarda, Fukushima'nın durumu hakkında sürekli yalan söyledi.
- Bu nedenle Fukushima tesisinin durumu hakkında, resmi kaynakların verdiği bilgilere güvenemeyiz. Resmi kaynaklar tarafından, yanıltılmış olma riskimiz çok fazla.

GERÇEĞİ ARIYORSANIZ RESMİ KAYNAKLARA SAKIN GÜVENMEYİN

Bu şartlar altında yapılması gereken; eğer Fukushima'nın durumu aniden kötüleşirse, bilgili ve hazırlıklı olmaktır. Fukushima'da meydana gelecek bir salınım, Amerika'nın batı kıyılarındaki geniş bir kesimi, radyoaktif döküntü ile kirletebilir.

Japonya ve Amerika'nın resmi kurumlarının, her ikisinin de kabul edilebilir radyasyon miktarı sınırını değiştirmiş olmaları nedeniyle, bu hükümetlerin tedbirli davrandığını söylemek zor. Aslında bu hükümetler, daha önce zehirleyici kabul edilecek bir kirlilik düzeyini, şimdi "güvenli sınırlar içerisinde" şeklinde göstererek, ileride meydana gelecek bir radyoaktif felaket tehlikesini saklamaya çalışıyorlar.

Fakat kimin "güvenli sınırlar içerisinde" tanımına göre? Sonuçta, ABD hükümeti florür içmenizin, Ulaştırma Güvenlik İdaresi noktalarında vücudunuza mikrodalgalar vermenizin, GDO'lu besinler yemenizin, aşılardaki kimyasal destekleyicilerle tekrar tekrar aşı olmanızın ve aspartam içmenizin de güvenli olduğunu söylüyor.

Haydi! Bunların üstüne, birazcık radyasyonun da kime zararı var?

Güncelleme: 23/01/2012
Kaynak: Mike Adams, ''Confirmed: Fukushima Disaster Contaminated Ocean with 50 Million Times Normal Radiation, Leaks Still Ongoing'', naturalnews, çev. Ayşe Alp, yaklasansaat.com, 13/12/2011

 


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat