yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 



Dolar Zayıflarken Altın ve Gümüş Yükseliyor

Altının fiyatı, sürekli olarak yeni bir rekora yükseliyor. Aynı şekilde gümüş de yükseliyor. Geçtiğimiz günlerde, gümüşün ons fiyatı 38,13 dolara ulaşarak, 31 yılın en yüksek değerine ulaştı. Birçok kişi, bu haberleri şaşkınlıkla takip ediyor. Çünkü bugünlerde bu tarz haberlere oldukça çok rastlanılıyor.

Avrupa'da hâkim olan borç krizinin, tekrar alevlendiği ve tüm dünyada müthiş bir istikrarsızlığın yaşandığı bir zamanda bile ABD doları çekim gücü bulamıyor. Aslında çoğu kimse ABD dolarının büyük bir çöküşün eşiğinde olduğuna inandırılmış. Öyleyse tüm bunlara sebep olan nedir?

Birçok faktör var. Ancak en önemli faktörlerden biri, dünyanın ABD dolarına olan güveninin kaybolmaya başlamasıdır. Dünyanın geri kalanının aptal olmadığını görüyorsunuz. Amerika'nın, trilyon dolarlık bütçe açığını sonsuza kadar sürdüremeyeceğini herkes biliyor. Aynı zamanda ABD hükümetinin biriktirdiği borç yığınının, belli bir noktada üzerlerine yıkılacağını da biliyorlar.

Aslında dünyanın geri kalanı, parasal genişlemenin bu en son turunda gerçekten atlatıldı. Dünya çapındaki birçok analist, ABD dolarının değer kaybetmesine sebep olan bu hareketlenme üzerinde, Amerikan Merkez Bankası'nın(FED) etkisinin olduğunu gördü.

Merkez bankasının üst düzey yetkililerinden bazıları bile, Parasal Genişleme-2(QE2)'nin bir hata olabileceğini itiraf ediyor. Dallas merkez bankası başkanı Richard Fisher, Frankfurt'ta yaptığı bir konuşma esnasında, FED'in oldukça fazla parasal genişleme yaptığını ve Amerika'nın finansal sisteminde bir sürü likitide çalkalanması olduğunu kabul etti. Buna ilaveten, hazır sermayeye ve ucuzluğun tadına alışmanın getirdiği tipik sarhoşluğun bütün işaretlerini görmekte olduklarını da ifade etti.

Gerçek olansa, bu para basmanın kısa vadede ekonomiye ani bir hız verebileceği, ancak uzun vadede daha fazla acıya neden olacağıdır. Peter Schiff, bu durumu şöyle tanımlıyor:

"Bana göre bu, aynı sürgülü cam kapıdan tekrar tekrar giren birini izlemeye benziyor. Wall Street şu andan itibaren, FED'in sağladığı büyük çapta likitide desteğinin, gelecekte yatırımlar için yapılacak harcamaları tükettiğini bilmelidir. Biz yeni bir kredi kartının onaylanmasını kutlamak için pahalı bir yemeğe giden minnettar bir aileyiz. Şu an bize hoş gelebilir ancak yaptığımız sadece kaçınılmaz olanı geciktirmektir."

Ne zaman finansal sisteme daha fazla dolar sunulsa, mevcutta olan bütün dolarların değeri düşmektedir. ABD doları değer kaybetmeye devam ettikçe, petrolün, tarımsal ürünlerin ve değerli madenlerin değerlendiğini görmeye devam edeceğiz. Çoğu kimse, uzun vadede ABD dolarının tamamen çökeceğine inanıyor. Örneğin, Shadow Government Statistics'ten John Williams daha karamsar bir tablo çiziyor ve şunları ifade ediyor:

"Bir ekonomist olarak, eninde sonunda ABD dolarının, şuanki alım gücünün neredeyse tamamını kaybedeceğini bekliyorum. Dolayısıyla, ABD doları egemenliğindeki dünyada yaşayanlar için, uzun vadede sermayelerini ve mal varlıklarını korumak mantıklı geliyor. Bunun için altın gibi gümüş de başlıca yatırımlardır. ABD dolarının dışında daha güçlü bazı para birimlerini elde tutmak ve Amerika dışında, bazı mal varlıklarına sahip olmak da mantıklı olabilir."

Sorun sadece ABD dolarının değer kaybetmesi değil. Burada daha karışık bir şeyler oluyor. On yıllardır ABD doları, dünya rezerv parası olmuştur. Geleneksel olarak, dünya hükümetlerinin nerdeyse hepsi ABD dolarını stoklamayı istemiştir. Ancak şimdi bu değişiyor. Dünya çapında merkez bankaları, ABD dolarından uzaklaşarak altın ve gümüş stoklamaya başlıyor.

Öyleyse küresel çapta çoğu merkez bankası, "rezerv para" olarak altın ve gümüşü mü kabul ediyor? Kesinlikle önemli değişiklikler oluyor. Geçtiğimiz günlerde CNBC’de yayınlanan bir makalede, dünya çapındaki merkez bankalarının tutumlarındaki hızlı değişim şöyle ifade ediliyor:

"G10 Yabancı Para Stratejisi başkanı Jens Nordvig'e göre, merkez bankaları, hisselerini yaklaşık $9 milyar civarında tutarak azaltıyorlar ve böylece dolarlarını değiştiriyorlar. Yerine ne alıyorlar? Altın."

Merkez bankaları, altın ve gümüşü finansal istikrarsızlığa karşı en iyi önlem olarak görüyor. Ayrıca tüm kâğıt paraların, eninde sonunda değerini kaybedeceğini, ancak altın ve gümüşün daima değerini koruyacağını anladılar.

Söylentilere göre, şimdiden bazı ülkeler, altını olabildiğince hızlı bir şekilde stokluyor. Örneğin, Çin'in küresel bir finansal iflas beklentisiyle altın stokladığına dair sürekli söylentiler bulunuyor. Geçmiş yıllarda, ABD hazinelerini büyük miktarlarda satın alıyordu ancak artık bu doğru değil. Çin, stratejilerini değiştirmiş görünüyor. Hala bazı ABD hazinelerini alıyor, ancak şimdilerde değerli metallerle çok daha ilgili görünüyor. Ancak tüm dünyada, altın ve gümüş talebi artıyor ve bu da uzun vadede altın ve gümüş fiyatlarının artmaya devam edeceğini gösteriyor.

Hatta bazı saygın araştırmacılar, altının 2000 $ civarında olacağından bahsediyor. Elbette altının fiyatı, kısa vadede aşağı-yukarı dalgalanacak, ancak uzun vadede ABD dolarının çöküşü, altın ve gümüş için ortam hazırlayacak. 

Öyleyse tüm insanlar için, altın ve gümüş fiyatlarının yükselişinin ve ABD dolarının çöküşünün, iyi bir haber olmayacağı bir gerçek. Gerçekten zor zamanlar geliyor. Hazır mısınız?

Güncelleme: 10/05/2011
Kaynak: "Gold And Silver Are Thriving While The U.S. Dollar Is Dying",
endofamericandream, çev. Şerife Bayraktar, yaklasansaat.com,  25/03/2011.




ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat