yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 



Yarman: ''En Büyük Nükleer Facia, Japonlar Yurt Arıyor''

Nükleer reaktör mühendisi Prof. Dr. Tolga Yarman'ın, Mine Şenocaklı ile yaptığı röportajdan bir özet aşağıda verilmiştir:

Soru: Güvenli nükleer santral kurulabilir mi hocam? Hiçbir problem olmadan...

Cevap: Dünya'da elektrik üretiminin 6'da 1'i nükleer enerji üretimi yoluyla sağlanıyor. Bu santrallerden ise şimdiye kadar 4 bin megawatt, yani %1fire olmuş. Yalnız şurası çok önemli, bu özel kazalar bütün güvenlik önlemlerinin dışında, havsala ötesinde gerçekleşmiştir. Tabii başka ufak tefek kazalar da yok değil. % 1 fire verilmiş dedim. Yani %90'ın çok üzerinde pırıl pırıl işlev sürdürülmüş. Ama... Hâlâ daha nükleer atık sorunu çözülmüş değil.

Soru: Nükleer atıklar için Amerika 10 milyar dolarlık bir tesis yapmıştı...

Cevap: Evet. Ben nükleer kabristan diyorum ona. Ama henüz bu tesise bir tek nükleer mevta gömülmüş değil. Çünkü çevredeki halkı ikna edemiyorlar. Çölün ortasında, toprağın altına gömecekler. Ama kimse ikna olmuyor. Demek ki, göreceli olarak bakıldığında oldukça başarılı sayılabilecek bir nükleer enerji karnesi var ama %1'lik dilim içinde öyle beklenmedik facialar meydana gelmiş ki, bu tüm algıyı hasara uğratmış.

Soru: Algı bir tarafa Fukuşima'nın etkisi ne olur insanlığa?

Cevap: Fukuşima da Çernobil noktasına geldi, onu diyeyim. Henüz onu aşmadı ama o noktaya geldi. Mesela nükleer santralin dış güvenlik kabuğunun 8 atmosfere dayanıklı olması söz konusu, 6-7 atmosfere kadar çıktı. Onun için hababam dışarıya istim koyuveriyorlar. Yani radyoaktivite! Yoksa Japonya'dan, Amerika'ya kadar giden radyoaktif atıklar başka türlü gidiyor değil.

Soru: Yani düdüklü tencerede olduğu gibi?

Cevap: Evet. Çernobil'i kontrollü olarak ufak ufak dışarıya salıyorsun. Bir anda patlamasın diye. Tabii yalnızca Japon halkını etkilemiyor bu nükleer istim koyuverme, binlerce kilometre uzaklara da ulaşıyor rüzgârla...

Soru: Önümüzdeki on yılda nasıl bir tablo ortaya çıkar bölgede?

Cevap: Bugün Japonlar kendilerine yeni bir yurt arama noktasına geldiler. Bu facia şu ana kadar yeryüzünde olmuş en büyük nükleer faciadır. Çünkü şimdiye kadar hiçbir mevkide 3 reaktör birden aynı etki uzantısında bu resmi vermedi. 200 bin insanı şimdiden tahliye ettiler. Bu sayı daha da artar... Çünkü bu reaktörlerde mox yakıtı var. Mox yakıtı, içinde plütonyum bulunduran yakıt demek. Plütonyumun yarı ömrü ise 25 bin yıldır. Dışarıya plütonyum saçıldı. Başka çare yoktu, ya Çernobil gibi patlayacak ya da dışarıya ufak ufak vereceksin. Kırk satır mı kırk katır mı noktasında kaldı Japonlar.

Soru: Siz daha ilk günlerde "Ben olsam hiç beklemez betonla kaplamaya başlarım reaktörleri" demiştiniz. Nitekim onu yapmaya başladı Japonlar. Bu çare olacak mı peki?

Cevap: Başka seçeneğiniz yok. Bir şekilde hapsetmeniz lazım. Yalnız bu plütonyum betonu dahi patlatabilir, onu belirteyim. Bakın kim ki bu kazayı Çernobil'in altında tasvir ediyorsa olana bitene nükleer açıdan düzgün bakmıyor demektir. Bu kaza şu anda Çernobil'den de vahim bir kaza.

Şu boyutuyla daha vahim, 3 reaktör birden ergidi ve dışarıya kontrollü olarak da olsa istim salar gibi radyoaktivite salınmak zorunda kalındı. Salınma olmasaydı tehlike çok daha büyük boyutlardaydı. Oradaki topraklar yüzlerce yıl kullanılamıyor olacak. Orada öyle bir puslu bir bölge var ki şu anda... Ne olduğunu söylemek akademik bir çalışma yapmadan mümkün değil. Ama şunu ilk defa söyleme ayrıcalığını taşıyorum, bu hiç akla gelmedi; tsunami geldi vurdu, peki nükleer reaktörlerin yanı başında soğutulsun diye bekletilen nükleer morglarda bulunan nükleer yakıtlara kadar ulaştı mı etkisi, henüz belli değil. Ama etki etmeyecek olma ihtimali çok düşük.

Beklenmeyen derecedeki deprem içeride hangi haltı karıştırdı henüz bilmiyoruz. Nükleer aksamda, kaza senaryoları çerçevesinde öngörülmüş olup devreye girmesi gereken her şey devreye girdi mi bilmiyoruz. Tsunami geliyor, 3 reaktör birden tam susuz kalıyor. Böyle bir facia yaşanmadı. Yedek jeneratörler devreye girmedi. Bir yandan yakıtlarda plütonyum bulunması, dolayısıyla onun kontrollü dahi olsa dışarıya verilmesi uzantısında bir nükleer kirlenmeyle karşı karşıya kalınıyor. Bu, reaktörlerin yanı başlarında bekletilen havuzlardaki nükleer morglardaki nükleer mevtaların bir anlamda hortlaması sonucunu beraberinde getirebilir. Ben bu ihtimali bir çırpıda dışlanacak bir ihtimal olarak görmüyorum. Nitekim Amerikan Atom Enerjisi Kurumu ben bunu açıkladıktan sonra böyle bir tehlikenin olabileceğinden dolayı endişelerini ifade etti.

Soru: Gerçekten de bundan sonra Kuzey Japonya'da yaşanmaz mı?

Cevap: En az bir asır orada kalır radyoaktif maddeler. Çok ciddi bir nükleer felaket söz konusu...

Güncelleme: 22/03/2011
Mine Şenocaklı, haber.gazetevatan, 21/03/2011


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat