yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 



Kontrol Edemeyeceğiniz Enerjiyi Niçin Kullanıyorsunuz?

İnsanların elleriyle kazandıkları(yaptıkları) dolayısıyla, karada ve denizde fesat(büyük olaylar) ortaya çıkacak. O bazı yaptıkları(şeylerin) karşılığını tatmaları için! Umulur ki dönerler!

De ki: "Yeryüzünde gezip-dolaşın. Öncekilerin akıbetinin nasıl olduğunu görün! Onların çoğu, müşrik kimselerdi."

[RUM(30)/41-42]

Nükleer paniğin yaşandığı Fukuşima santralinde iki yeni patlama ve yangın meydana geldi, radyasyon(*) miktarı çok yüksek seviyelere çıktı. Helikopterle su atma girişimi başarısız oldu. Isı seviyesi 2.200 dereceyi aşan reaktörlerinde ardı ardına patlama meydana gelen santralden sızan radyasyon, dünyanın yüreğini ağzına getiriyor.

40 yaşındaki Fukuşima santralindeki 6 reaktörün her birinde nükleer materyallerin depolandığı tankın delinmesi ve 1760 ton ağırlığındaki uranyum ve plütonyum gibi çok tehlikeli ağır metallerin eriyerek doğaya karışması en büyük endişe. Bu durumun "kısmi erime"(partial meltdown) şeklinde 1 ve 2 nolu reaktörlerde gerçekleştiği belirtiliyor. Fransa hükümeti ve AB: "Japonlar kontrolü kaybetti. Kıyamet sözcüğü artık uzak değil" açıklaması yaptı.

Gelişmeler üzerine dünyada ABD ile birlikte en çok nükleer santrale sahip olan Fransız hükümeti, tüm dünyada büyük paniğe sebep olan bir açıklama yaptı. Fransız Endüstri Bakanı Eric Besson: "Artık saklamanın alemi yok. Çok açık bir şekilde belli ki Japonlar durumun kontrolünü kaybetti. Dünyadan gizliyorlar ama bizim yaptığımız analizin sonucu bu" dedi.

Avrupa Komisyonu Enerji Komiseri Guenter Oettinger de, "Tokyo'nun kontrolü kaybettiği açık. Kıyametten bahsediyorlar ve ben bu kelimenin yerinde seçildiğini düşünüyorum. Pratik olarak her şey kontrol dışında. Önümüzdeki saat ve günlerde daha beteri de olabilir'' diye konuştu.

Japon hükümet sözcüsü de: "Soğutma faaliyetlerinin uzun vadede işe yaramayabileceğini kabul ediyoruz" ifadesini kullandı.

Dünyanın en prestijli üniversitelerinden MIT'te görevli Dr. Thomas Neff: "Yavaş yavaş gelen bir kâbusu yaşıyoruz" dedi.

Çok nadir olarak ulusuna seslenen ve ülkede sadece sembolik bir görevi olan Japon İmparatoru Akihito, televizyonda yayınlanan konuşmasında, Japon halkından umutlarını yitirmemelerini isteyerek depremden sonra ortaya çıkan nükleer santral krizinden derin endişe duyduğunu söyledi.

Daily Telegraph, Japonya'da Fukuşima nükleer santralinden radyasyon sızıntısını önlemeye yönelik çabaların kritik bir aşamaya geldiğine dikkat çekiyor ve Fransız nükleer uzmanlara dayanarak Çernobil benzeri bir nükleer faciayı önlemek için 48 saatten az bir zamanın kaldığını belirtiyor. Gazete, kullanılmış yakıt çubuklarının muhafaza edildiği bir havuzun aşırı ısınma nedeniyle tamamen susuz kalmasından sonra felaketi önleme umutlarının azaldığını kaydediyor.

Bazı ülkelerin vatandaşlarına Tokyo'yu terk etme çağrısı yaptığını anımsatan Daily Telegraph, Avrupa Birliği'nin üye ülkelerden Japonya'dan ithal edilen gıda ürünlerine radyasyon incelemesi yapmasını istediğini belirtiyor.

Gazete ayrıca, Wikileaks'in sızdırdığı gizli Amerikan Dışişleri Bakanlığı belgelerine dayanarak Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun (UAEK) iki yıl önce nükleer santrallarin şiddetli depremlere dayanamayabileceği konusunda Japonya'yı uyardığını yazdı. Belgelere göre, UAEK'den bir yetkili, Aralık 2008'de Japon hükümetine, nükleer santrallardeki güvenlik standartlarının çağın gerisinde kaldığı ve şiddetli bir depremde ciddi sorunlar yaşanabileceğini söyledi. Japonya'daki santrallerin 35 yıl içinde sadece 3 kez kontrol edildiğine dikkat çekildi.

Tokyo elektrik şirketi yetkililerinden Masahisa Otsuki, havuzlardaki su seviyesini, ısıyı ve son olarak santralde neler olup bittiğini bilmediklerini söyledi. Tokyo elektrik şirketinin bir başka yetkilisi Hikaru Kuroda, 4. ünitedeki soğutma havuzundaki su seviyesinin büyük bir kaygı kaynağı olduğunu belirterek, havuzun yakınına gidemediklerini, durumu uzaktan izleyebildiklerini söyledi.

Depolama havuzlarının sürekli soğutma suyuna ihtiyacı var. Reaktörlerden çıkarılsa bile uranyum çubuklarının son derece sıcak olduğu için soğutulmasının aylar alabileceği belirtiliyor. Bir reaktörün üzerinde de beyaz bir duman tabakası oluştu. Japonya hükümeti sözcüsü Yukio Edano; "Beyaz bulutun buhar tabakası olduğunu, radyasyon seviyesinin de bu yüzden arttığını tahmin ediyoruz" dedi. Sözcü, reaktör kazanlarından birinin yırtılmış olabileceğini, buharın da buradan geldiğini belirtti.

Amerika Birleşik Devletleri, santraldeki kriz konusunda kaygı belirtti. Amerikan Nükleer Denetleme Komisyonu Başkanı Gregory Jaczko, reaktörleri soğutarak radyasyon sızıntısını önleme çabalarının sonuçsuz kalmaya başladığını söyledi. Santral çalışanlarının ölümcül seviyede radyasyona maruz kalabileceklerini kaydeden Amerikalı yetkili, reaktörlerden birinde, kullanılmış yakıt çubuklarının depolandığı havuzun aşırı ısınma nedeniyle tamamen susuz kaldığını düşündüklerini söyledi.

Japonya'daki Amerikan askerlerinin bir bölümüne radyasyonun olası etkilerine karşı potasyum iyodür tabletleri verilmeye başlandı. Amerikan yönetimi ayrıca vatandaşlarını santralin 80 kilometre uzağında durmaya çağırdı.

Öte yandan Japonya'dan uçakla Güney Kore'ye gelen üç yolcuda yüksek düzeyde radyasyona rastlandığı bildirildi. Japonya'da Fukujima nükleer santrali yakınındaki bölgede, radyasyon tehlikesi nedeniyle tedavi gördükleri hastanenin dışına nakledilen 14 yaşlı hasta öldü. Yetkililerden Çuei Inamura, ''iyi bakım verebilecek imkanlara sahip değildik'' diye konuştu.

Bugün askeri helikopterler, Fukuşima nükleer santralinde tehlikeli bir şekilde aşırı ısınan uranyum yakıt çubuklarını soğutmak için havadan deniz suyu dökmeye başladılar. CH-47 tipi askeri helikopter TSİ 02.48'de santrale su dökmeye başladı. Helikopterin en az dört kez su attığı, ancak televizyondan izlendiği kadarıyla suyun çoğunun rüzgarla dağıldığı belirtiliyor.

Muhtemel bir "Çin Sendromu", eriyen nükleer çekirdek yüzünden yalnızca Japonya değil, Çin'den başlayarak bütün dünyayı tehdit eden bir kaosa dönüşebilecek. Bir nükleer santralde sızıntı olması durumunda 'magma'ya kadar önüne çıkan her şeyi eriteceği hesaplanır. Nükleer çekirdeğin yüksek ısısının önünde durabilecek hiç bir yöntem ve teknoloji yoktur.

Bu arada Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı(UAEA), dünya genelindeki 442 ticari nükleer santralin beşte birinin sismik canlılık olan yerlerde bulunduğunu hatırlattı.

(*)Radyasyonun Etkileri

ABD Çevre Koruma Kurumu'na göre millisievert birimiyle, farklı radyasyon seviyeleri ve bunların insan sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri şöyle:
1-10 milisievert: Bir insanın bir yılda aldığı radyasyon
50-100 millisievert: Kanın kimyası değişiyor
500 millisievert: Saatler içinde bulantıya yol açıyor
700 millisievert: Kusma
750 millisievert: 2-3 haftada saç dökülmesi
900 millisievert: İshal
1000 millisievert: Kanama
4000 millisievert: Tedavi uygulanmazsa, 2 ay içinde muhtemel ölüm
10 bin millisievert: Bağırsaklarda tahribat, iç kanama ve 1-2 haftada ölüm
20 bin millisievert: Merkez sinir sisteminde tahribat ve dakikalar içinde bilinç kaybı. Saatler ve günler içinde ölüm.

Yaklaşan Saat, 17/03/2011


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat