Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com





 



CERN'de: Hint "Şiva Tanrısı"nın İşi ne?

Yandaki resim Fransa-İsviçre sınırında bulunan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN)'in kampüsünde çekildi. Hani şu yerin altındaki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda. "Büyük Patlama"yı taklit etmeye çalışan, "Tanrı parçacığı" olarak da nitelenen Higgs Boson parçacığının varlığını araştıran deneyin yapıldığı yer.

"Neden nükleer araştırma merkezinde bir Hindu tanrısının heykeli var?" 

CERN'de bir tanrı heykelinin, Şiva heykelinin, ne işi var sorusunu anlamak için, Hinduizm'de Şiva neyi temsil eder ona bakmak gerekiyor. Hinduizm, çok-tanrılı dinler içersinde, öğrenilmesi en zor olanlardan. Binlerce tanrının bulunduğu, bir o kadar mezhebin boy gösterdiği bu din hakkında şunu bilmemiz gerekir: Şiva, Hinduizm'in tanrılar hiyerarşisinde en büyük tanrılardan biri. Milyonlarca insan tarafından en büyük tanrı olarak kabul ediliyor. Neyi temsil ediyor diye sorarsanız, en basit şekliyle "yokoluş-varoluş çemberi"ni diyebiliriz. Ama temsil ettiği kavramdan öte, daha önemli bir şey var ki, o da heykelin içinde bulunduğu durum.

Dikkat ederseniz, Şiva bu heykelde bir çemberin içinde bulunuyor. Elinde alev topu tutarken, bacaklarının pozisyonundan dans ettiğini görebiliyoruz. Heykelin pozisyonuyla ilgilenmemizin sebebi, bu imajın Hinduizm'de temsil ettiği anlamı kavrayabilmek. Tanrı Şiva'nın dans eden figürü, Hinduizm'de "Nataraja" (Dans tanrısı) adıyla biliniyor. Ve Nataraja'nın iki türlü dansı var. Biri maskulen, öbürü feminen. Maskulen dansın adı Tandava olarak biliniyor, yokoluşu sembolize ediyor. Feminen dansın adı ise Lasya, o da varetmeyi sembolize ediyor. Yokoluş ve sonrasında varoluş ve tam tersi, bir döngü halinde. Bu yüzden tanrı, çemberin içinde. Bilin bakalım, Bilim merkezinin kampüsündeki Şiva hangi dansı yapıyor?

CERN'deki Hindu tanrısı Şiva'nın yokoluş dansı, bir mesaj mı? Tüm dünyayı ilgilendiren bu kadar büyük bir deneyin yapıldığı yere, kim, neden bu tür sembolleri yerleştiriyor? Neden "bilimsel bir deney", bu kadar çok dini motifi içerisinde barındırır?

Editör'ün notu: İnternette Fritjof Capra isimli bir fizik uzmanının (Fiziğin Tao'su isimli kitabın yazarı) sitesinde, bu heykelin 18 Haziran 2004 senesinde, Hindistan hükümeti tarafından hediye edildiği iddia edilmiş.

Güncelleme: 08/04/2010
iyibilgi, 05/04/2010

YS: Bugün bilim ve teknoloji hızla ilerlemesine rağmen; "bilim sermayesi ve felsefesi"; belli çevrelerin amaçlarına hizmet etmek gibi bir hedefe kilitlenmiş görünüyor. İnsanlığın servetini ve kaderini eline geçirmiş bulunan bu "küresel yıldız aileler"; kendi Lusiferiyen New Age felsefelerini hakim kılmak için, bilim dahil tüm yöntemleri, sınırsız bir şekilde kullanıyorlar.

Bir taraftan, "bilim"i de, "kainat"ı da yaratan mutlak ve sonsuz ilim sahibi Allah'ı, bilimin dışına iterken ve "Allah" diyen bilim insanlarını; apokrif sayarak, gizli yasaklı listeler oluştururken; diğer taraftan Mısır, Yunan, Sümer, Babil, Roma, Hint tanrılarını, habire kutsuyorlar. Özellikle Yunan tanrıları, bilim çevrelerince oldukça seviliyor ve göklere çıkarılıyor. Birçok pozitif bilim dallarında uzman olan namlı bilim insanı, bilimsel kitaplarına, çağdışı ve gerçekte bilim dışı tanrı(şeytan) hikayeleri anlatarak başlıyorlar.

Bugün hangi keşfe baksanız; o keşfedilen şeyin ismi, eski Yunan tanrılarına aittir. Gezegenler mi dersiniz, yıldızlar mı dersiniz, galaksiler mi dersiniz, uydular mı dersiniz, bir gezegen uydusu yahut kaya parçası mı dersiniz, biliniz ki ona verilen isim "Yunan tanrıları"nın; gerçekte "şeytanlar"ın ismidir.

Skolastik Avrupa'yı ve onun bir versiyonu olan Amerika'yı kim aydınlattı? Endülüs ve Sicilya kanalıyla İslam mı, yoksa eski Yunan'ın çağdışı "şeytani mitolojiler"i mi? Mademki din, bilimden ayrıdır; din ve dinsel kavramlar, zinhar bilimle beraber zikredilmemelidir diyorsunuz; o halde Yunan mitolojisi, Platonculuk, Aristoculuk, Nichecilik, vs., bir din felsefesi değil mi? Neden paganizm, çok tanrıcılık-tabiatçılık-putçuluk kutsanıyor da; "Tevhid dini", bu derece tehlikeli ve de sakıncalı görülüyor?..

Neden Jüpiter, Mars, Venüs, Merkür, Uranüs, Uranyum, Herkül, Draco, Serpens, Ophiuchus, Scorpius, Orion vs. saymakla bitmez, yerde ve gökte keşfedilen en küçük şeylere; durmadan sapkın-skolastik- çok tanrıcı eski toplumların "dince kutsal saydıkları isimler" verilerek yaşatılıyor? Diğer taraftan ağzından Allah kelimesi çıkan bilim insanları üzerinde engizisyon baskıları işletiliyor. Bir bilim-deney merkezinde; "güneş diskli Hint Şiva tanrısı"nın ne işi var? Bilim çağının bilimcileri neden eski çağların "uyduruk-şeytani ve akıldışı" inanışlarını kutsuyor ve baş tacı ediyor?

Anlamlı bir halk sözü; "parayı veren düdüğü çalıyor." Parayı alan, verenin kılıcını sallıyor. "Bilim dünyası" da bu kuralın dışında değildir maalesef. Bu nedenledir ki, parayı alan küresel ısınmayı şişirebiliyor. Parayı alan, hastalıkları, aşıları icad edebiliyor. Parayı alan, GDO'ları insanlığın gözüne baka baka milletlere yutturabiliyor.

Uzun sözün kısası ve bu meselenin özü şudur: Küresel Sermaye, "paganist-kabalist New Age havuzu"nu; "şeytani tanrılar"ı kutsayan "eski milletler"in "kirli suları"yla dolduruyor ve "Lusiferiyen felsefeler"in yeşermesi için "zıt kutuplu dualite"yi uyguluyor. Allah'a ve O'nun Hak(gerçek) dinine kapalı; Lusifer'e(İblis'e) ve onun çağdışı-akıldışı dinlerine açık bir ikili sistem: Biri içeri, diğeri dışarı...Çünkü "Efendiler" böyle istiyor...

 



Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.