yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 



İşte Zalim Bir İşgal ve Vahşi Felsefe: Uygarlık Bunun Neresinde!

Irak'ta 2003'te başlayan ABD işgalinin karanlık yüzünü ortaya çıkarmak için Amerikalı gaziler tarafından kurulan Truthout (Gerçekler Ortaya Çıksın) Derneği, Bağdat ve çevresinde görev yapan askerlerin akıl almaz itiraflarını yayınladı.

"Wikileaks.org" 5 Nisan'da, temmuz 2007'de ABD ordusu apaçi helikopterinin çektiği bir video yolladı. Görüntülerde iki Reuters muhabirinin de öldüğü 12 kişinin ölümü ve iki çocuğun yaralanması yer alıyordu. ABD ordusu videonun gerçek olduğunu onayladı. Görüntülerde masum insanların katledilişi ve arka planda da Amerikan askerlerinin tuhaf konuşmaları yer alıyordu.

Truthout, Irak'ta benzer korkunç hikayeleri olan ve masum Irakllıların katledildiğine şahit olan Amerikan askerleriyle konuşması ve haberin yeniden güncellik kazanması dolayısıyla tekrar yayınlamış bulunuyoruz.

Irak'ı 7 yıl önce işgal eden ABD güçleri, 2011'de bu ülkeden tamamen çekilmenin hesaplarını yapsa da, Iraklılar bölgede yaşanan insanlık dramının yaralarını sarabilmiş değil.

İşgal boyunca ölen Iraklı sivillerin sayısı bile kesin olarak bilinmiyor. Iraqi Body Count, 103 bin Iraklının öldüğünü savunurken; Lancet, 600 bin; Opinion Research Business araştırması ise 1 milyon Iraklının işgal nedeniyle öldüğünü öne sürüyor. Bu kayıplar, işgali daha da tartışmalı hale getiriyor. Truthout Derneği'nin yayınladığı itiraflar ise bu tartışmayı daha da alevlendirecek gibi görünüyor.

BAHÇESİNİ SULAYANA: ÖLÜM!

Garret Reppehnagen (Er): Bağdat'ta sokağa çıkma yasağı ilan edilen bir gece, akşam devriyesi sırasında; tarlasında toprağıyla uğraşan iki çiftçi gördük. Yanımdaki asker hemen üzerlerine ateş açtı ve "emrin" sokağa çıkma yasağını delen herkese ateş edilmesi şeklinde olduğunu söyledi. Ölen iki çiftçinin hikayesini sonradan öğrendik. Tarlayı sulamak için kullandıkları pompa elektrikle çalışıyormuş. Gündüzleri elektrik olmadığı için gece tarlada iş yapmak zorunda kalmışlar. Onları öldüren askere, "Bunu bilsen yine de ateş eder miydin" diye sordum. Bana, "emir böyle" diye yanıt verdi.

"BİZE MEYVE GETİREN KADINA: ÖLÜM!"

Jason Washburn (Onbaşı): Devriyedeyken bir Iraklı kadın karşıdan geliyordu. Elinde büyük bir çanta vardı. Bize doğru ilerlediğini ve bomba taşıdığını varsayarak, hemen bomba atar diye "önleyici saldırı" yaptık. Havayı kaplayan toz bulutu kalktığında, çantanın içinde bizim için hazırladığı meyveler olduğunu gördük. O bize yemek getirmişti, biz onu parçalara ayırdık. Yanımızda ekstra silahlar taşıyorduk.

Ne zaman masum bir sivili öldürsek, hemen cesedinin üzerine bu silahı yerleştirip öldürdüğümüz kişiye direnişçi süsü veriyorduk. Bunu komutanlardan aldığımız talimatla yapıyorduk. Ölenlerin sayısı hesaplanmıyordu. Bu şekilde kaç Iraklı hayatını kaybetti bilmiyorum. Ama inanın sayısı çok fazladır.

"BÜTÜN TAKSİLERİ: TARAYIN!"

Hart Viges (Er): Bir keresinde direnişçilerden birinin bir takside olduğunu söyleyen komutan, telsizden gördüğümüz tüm taksilere ateş açmamız emrini verdi. Hazır bekleyen keskin nişancılar şaşırmıştı, "Tüm taksilere mi ateş açacağız? Yanlış duyuyorum heralde" dediler. Telsizden yarbayın cevabı duyuldu: "Beni doğru duydun asker! Sana bütün taksilere ateş etmeni emrediyorum!" Bu emir sonrası taksilere mermi yağdırmaya başladık.

Brian Casler (Onbaşı): Bazen Iraklı çocuklara ABD ordusunun bize verdiği hazır yiyeceklerden dağıtırdık. Ama bazı askerlerin bu yemeklerin içine işediğini gördüm. Bazıları da içecek şişelerinin içine işedikten sonra o şişeleri çocuklara fırlatırdı.

"ASKERİ KONVOYUN ÖNÜNDE GİDEN SİVİLLERE: ÖLÜM!"

Jason Moon (Er): Kadınlar ve çocuklar konvoyumuzun önüne çıktığında kesinlikle yavaşlamayacaktık ve durmayacaktık, emir almıştık. Eğer bir direnişçinin, sivillerin arasından konvoya saldırdığına emin olursak, savmamız emredilmişti. Sivillerin sayısı 30'un altındaysa ateş açabiliyorduk. Peki ateş altındayken hangimiz "Burada 30 kişiden fazlası var ateş edemem" diye düşünür ki?

"ÇEVREYE RASTGELE ATEŞ AÇAR: CESETLERİ EZERDİK!"

Vincent Emanuele (Er): Devriye gezerken çevreye rastgele ateş açar, bir şarjörü boşaltırdık. Yoldan geçen araçlara rastgele ateş ederdik. 8 ay boyunca bu şekilde davrandık. Yoldaki cesetlerin üzerinden Humvee ciplerimizle geçer sonra durup cesetlerle hatıra fotoğrafı çektirirdik.

"SİZ İNSANLARI VURUN!: BİZ SİZİ KURTARIRIZ"

Jason Wayne Lamue (Er): Kürek taşıyan (yol kenarı bombası için çukur kazdıkları gerekçesiyle), çatıda cep telefonuyla konuşan ya da sokağa çıkma yasağını ihlal eden herkes, öldürülmesi emredilen kişilerdi. Emin olun bu şekilde hayatını kaybeden çok insan oldu. Subaylar, "Siz insanlara çekinmeden ateş edin, biz sizi kurtarmak için gereğini yaparız" diyordu.

"BEYAZ BAYRAK SALLASA DA: VURUN!"

Michael Leduc (Onbaşı): 2004'teki yapılan Felluce baskınına katıldım. Bize verilen emir şuydu: Size doğru beyaz bayrak sallayarak yaklaşan birini görürseniz, bunun numara olduğundan emin olun ve onu öldürün. Komutanlar sivil kayıpları önemsemiyordu ve kurallara uymadan sivil kayıplara neden olanlara göz yumuyordu. Hatta rastgele ateş açmayı teşvik ediyordu.

"ÇOCUKLAR: CANLI KALKAN!"

Scott Ewing (Er): Çocuklara şeker vermemizin, onları çok sevmemizden kaynaklandığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çocuklar araçlarımızın yanında olduğu zaman, direnişçiler bize ateş açamıyordu. Bu nedenle sürekli şeker dağıtarak çocukları "canlı kalkan" olarak kullanıyorduk. Bize dağıtılan uyarı metinlerinde insanlara silahlı olduklarından emin olmadıkça ateş açmamamız öğütleniyordu. Ancak kağıtların son bölümünde "Bu kurallar, hayatınızı tehlikeye atmanızı gerektirmiyor" notu vardı.

"BİR PİREYE: YORGAN YAKANLAR!"

Cliff Hicks (Er): Amerikalı yarbayın aracına, bir apartmandan ateş açıldı. Bir şey olmamıştı ama yarbay çok sinirlendi. Ertesi gece bir C-130, o apartmanı yerle bir etti. Oysa ki sabah, içinde onlarca ailenin bulunduğunu görmüştük.

Güncelleme: 12/04/2010
Kaynak: Dahr Jamail, "Iraq War Vet: 'We Were Told to Just Shoot People, and the Officers Would Take Care of Us'", truthout, 07/04/2010.


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat