yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 



Prof. Fagan: GDO'lu Ürünler Konusunda Yönetimleri Uyarıyor!

Prof. Dr. John Fagan

GDO'lu gıdalarla beslenen hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda üreme bozuklukları, organların kimyasında bozulma, gen işlevlerinde bozulma ve kötü kolestrol üretiminde artış tespit edildiğine dikkat çeken mikrobiyolog ve Amerika Maharishi Yönetim Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. John Fagan:

"Mesela 24 ay bu gıdalarla beslenen farelerde aniden yaşlanma görülüyor. Bu hayvanların DNA'larında değişiklikler meydana geliyor" dedi.

ORGANİZMANIN GENETİK YAPISINI BOZUYORLAR

Canlı organizmalardan parçalar alınarak birleşik bir gen (transgen) yaratıldığı bilgisini aktaran Fagan:

"Böylece daha önce dünyada görülmeyen yeni bir gen ortaya çıkıyor. Genetik mühendisleri, her şeyin güvenli ve kontrol altında olduğunu iddia ediyorlar. Ama bir sonraki adımı söylemiyorlar. Bu yeni birleşik genin işlevsel olması için canlı bir organizmanın DNA'sına bunu eklemek zorundalar. Fakat, bundan sonraki kısmı belirsiz maalesef. Birleşik genin hücrenin neresine ve nasıl yapıştığı bilinmiyor, iki gen arasına da yapışabilir, bir genin içine de girebilir yani o zincirin neresine takılacağı belli değil" dedi.

Normal şartlarda her genin ayrı bir değeri olduğuna vurgu yapan Fagan, organizmanın genetik yapısını değiştirerek doğal süreçteki çalışmasının bozulduğuna dikkat çekerek:

"Bu durumda bitki vitamin yaratmıyor.Bunun da ötesinde bu gıdalar alerjik rahatsızlıklara yol açabiliyor" dedi.

BİR GENİ DEĞİŞTİRİRSEN: BİRÇOK ŞEYİ DEĞİŞTİRİRSİN!

Genetik mühendislerinin sadece bir tek geni dahil ettikleri ve bununda metabolizmada sadece bir değişikliğe yol açacağı iddiasının gerçekleri yansıtmadığını iddia eden Fagan, canlı bir organizmada her şeyin birbirine bağlı olduğunu söyleyerek:

"Onlar 1 gen bir değişiklik yaratır diyorlar ama doğru değil. Canlı bir organizma da, her şey birbirine bağlı. Bir geni değiştirdiğinde diğer genlerin çalışmasını da bozuyor ve onların hücrelerinde de pek çok değişiklik yaratıyorlar. Zincirleme değişiklerle birbirini etkiliyor. Sonuç olarak hücrelerde, dokularda ve organlarda bir tek değişiklik, pek çok değişikliğe sebep oluyor" şeklinde konuştu.

SALGIN HASTALIKLAR ARTABİLİR

Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) kullanımının bağışıklık sisteminin bozarak daha fazla antibiyotik kullanımına yol açacağını söyleyen mikrobiyolog Prof. Dr. John Fagan; bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla insanların hastalık riskine açık hale geleceğini sözlerine ekledi. Fagan, sözlerine şöyle devam etti:

"GDO kullanımı, karaciğer ve böbrek işlemlerinde sorunlar yaratır. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda üç kuşak GDO ile beslenen fareler de karaciğer ve böbrek işlevlerinde bozukluklar tespit edilmiştir. Bunun yanın sıra kan kimyasında ve bağışıklık sistemi faaliyetlerinde bozukluklara sebep olduğu da gözlemlenmiştir".

Dünyada en çok soya, mısır, kanola ve pamukta GDO kullanıldığına dikkat çeken Fagan, normalde son derece sağlıklı olan bu besinlerin genetik yapılarıyla oynanarak;insan sağlığına zararlı hale geldiklerini belirtti. Fagan, GDO'lu gıdaların daha az besleyici olmaları sebebiyle beslenmeyi zayıflatacağına da dikkat çekti.

TÜRKİYE: GDO'YA İZİN VERMEMELİ

GDO'lu gıdaların satılmadan önce testlerden geçirilmediğini bilgisini aktaran Fagan, bunları piyasaya sürmeden en az 50 yıl araştırma yapılması gerektiğine vurgu yaptı. Tüm bu tehlikelere rağmen, Amerika, israil ve Arjantin başta olmak üzere, pek çok ülkenin GDO'lu gıdaları piyasaya sürüldüğünü belirten Fagan; Türkiye'ye de GDO'yu kabul etmesi için baskılar yapıldığını işaret etti. Özellikle küresel sermayeyi elinde bulunduran çok uluslu şirketlerin GDO kullanımını bir gelişmişlik göstergesi olarak gösterip, Türkiye'yi ikna etmeye çalıştığını dile getiren Fagan, Türkiye için akıllıca olanın GDO kullanımına izin vermemek olduğu vurguladı." Fagan:

"GDO'lu ürünler insan sağlığını tehdit ediyor. Bu ürünleri yapan ülkeler kendi içlerinde araştırmaları yapsınlar. 20-30 yıl sonra eğer güvenli bulurlarsa başka ülkelerde satsınlar" şeklinde konuştu.

"ORGANİK TOHUMLAR"INIZA SAHİP ÇIKIN

Çok uluslu şirketler tarafından üretilen GDO'lu tohumları kullanan çiftçilerin, geleneksel tarımı bir yana bırakarak organik tohumlarını depolara kaldırdıklarına işaret eden Fagan, bu tohumların 1-2 yıl içinde kullanılamaz hale geldiğini bildirdi. Böylece çiftçilerin, çok uluslu şirketlere mahkum hale geldiğini dile getiren Fagan:

"Türk çiftçisi bu tohumlara mahkum olursa, Türkiye'nin gıda sağlığı güvenliği çok uluslu yabancı şirketlerin eline geçer. Bu şirketler de sadece hissedarlarını zengin etmeyi düşünürler. Böylece ne devlet, ne de çiftçiler bunu kontrol edemezler. Türkiye'nin ulusal güvenliği de tehlikeye girer. Ülke kendi doğal ürünlerini kaybedip yabancı ve organik olmayan tohumlara muhtaç hale gelir" ifadelerini kullandı.

DOĞAL ÜRÜNLER: YETERİ KADAR BESLEYİCİ

Amerika Birleşik Devletleri'nin mısırda GDO kullanmaya başlayınca Avrupa Birliği ve Japonya'nın GDO'lu mısır almayı kabul etmediği bilgisini aktaran Fagan, böylece Amerika'nın bir yıl içinde pazarının %90'nını kaybettiğini dile getirdi. Ayrıca Amerika'nın soyada GDO kullandıktan sonra bu alan da uluslararası piyasalarda rekabet gücünü kaybettiğini söyleyen Fagan:

"Buna pirinçte dahil edildiğinde 2006'da pazarlarının çoğunu kaybettiler ve 2009'a kadar pazarlarını geri alamadılar. Böylece sorumluluğu şirketlere yüklüyorlar" dedi.

ETİKET ZORUNLULUĞU "ŞART"

Avrupa, Japonya ve Kore gibi pek çok ülkede GDO'lu ürünlere etiket koyma zorunluluğu olduğu bilgisini aktaran Fagan:

"Bunun yanında Amerika ve Kanada başta olmak üzere pek çok ülkede etiket koyma zorunluluğu yok. İnsanlar yıllarca bunu gıda takviyesi olarak yediler. Umarız artık etiket şartı konur. En azından Avrupa'daki kadar kontrol olur. Etiket konunca en azından halkın bir seçim hakkı oluyor. Tüketiciler GDO'lu gıdaları istemiyor" şeklinde konuştu.

Fagan, Avrupa'da satıcı firmaların halkın GDO'ya olan olumsuz tavrının bilincinde olduğunu ve GDO'lu gıdaları satmadığını sözlerine ekledi. Tüketicilerin baskısıyla; pirinç, patates ve buğday da GDO kullanmaktan vazgeçtiler. Çünkü GDO'nun riski fazla ve doğal değil. Doğal ürünler zaten yeteri kadar besleyici ve lezzetli. Onu değiştirmeye ihtiyaç yok" değerlendirmesini yaptı.

Güncelleme: 02/03/2010
Yasemin Nuhoğlu, iyibilgi, 01/03/2010.


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat