Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com




 



Uzaylıların(!) Elçisi Haktan Akdoğan'dan İnciler ve Uygun Cevaplar!

Uzaylıların(cin-şeytanların) sayısız gönüllü elçilerinden birisi olan Haktan Akdoğan, bilindiği gibi uzaylı dostlarının Türkiye sözcüsüdür. Sürekli yazılı ve görsel basında; dostları adına cansiparane çaba sarfeder. Maalesef, kendisine dostları tarafından aktarılan ve insanları kandırmaya yönelik "yaldızlı yalanlar"a inanmış; dolayısıyla gönüllü aldanmışlar safında yer almış görünüyor.

Haktan Akdoğan'ın, Sabah gazetesinden Ayşegül Güçlü'yle yaptığı ve baştan sona dezenformasyon kokan konuşmasından bazı bölümleri aşağıya alınmış olup; her aldatıcı-yanıltıcı beyanın gerçek karşılığı, paragrafın altında tarafımızdan verilmiştir:

HA: "UFO görüntülemeleri son zamanlarda inanılmaz derecede arttı. Dünyada her 100 kişiden altısı UFO görmüş. Bunlar arasında normal insanlar yanında, kredibilitesi çok yüksek insanlar da var; pilotlar, komutanlar, generaller, iş adamları."

YS: Neden bu uzaylı edebiyatı yapanlar, bir an için bile bu UFO olaylarının; cin-şeytan işi, ya da araçları olduklarını düşünemezler. Biz bunu yazıp-söylediğimiz için değil; ikide bir işlerine geldiği gibi atıfta bulundukları "Kutsal Kitaplar"; özellikle Kur'an ve onu bize getiren Elçi, bu konuda açıkça bize "cinleri" ve "cin-şeytanları" anlatmıyor mu? Bu varlıkları, hiç yokmuşlar gibi gözardı etmek; ne anlama geliyor? En azından "acaba bunlar olamaz mı?" diye bir soru bile sormamak konusunda neden bu denli yeminli bir ittifak var? Bu varlıkları yok saymak; bunları sevimli uzaylı, yüksek ruhlar, melekler diye takdim etmek kimin işine gelir dersiniz?

HA: "Uzaylılar arasında teknolojileri bizden ileri olanlar da var, bizden geri olanlar da var. Biz nasıl Mars'a gidiyorsak Ay'a gidiyorsak, onlar da dünyayı ziyaret ediyor. Dünya'daki zeki yaşam formlarını incelemek, araştırma yapmak için Dünya'ya geliyorlar."

YS: Cin-şeytanların, bir teknolojileri elbette olabilir, hatta bazı konularda bizden daha ileri tekniklere, yahut yeteneklere sahip olabilirler. Çünkü onlar, bizden bir boyut üstte varlıklardır. Onlar, uzaydan Dünya'ya gelmiyorlar. Bu kuyruklu bir İblis yalanıdır. Ancak ışık hızına yakın bir hızla hareket edebildikleri için; bizim şimdilik gitmekte zorlandığımız gezegen veya galaksilere gidebilirler. On binlerce seneden beri insanların yanında yaşayıp; İnsanları, bütün zaaf ve zayıflıklarıyla biliyorlar. Ve işte böyle çaktırmadan birilerini yönlendiriyor, dost-elçileri yapabiliyorlar. İnsan veya bir hayvan formuna girebilmeleri, maddeyi ve kendilerini ışınlayabilmeleri onların en önemli avantajları elbette..

HA: "Buna bir dur demenin zamanı geldi, bu bilginin açıklanması insanları bir araya getirecek. Teknolojimiz gelişecek, alternatif enerji kaynakları gelecek, silahlanmaya ayrılan milyarlarca dolar artık sosyal sorunlara ayrılacak.

YS: Bütün bunlar, Küresel Güc'ün, "Dünya Devleti" aşamasına geçmek için kullanacağı tatlı hayaller. Asıl bu hayalleri ve küresel gücün hakimiyetini arkadan gelip kullanacak olan ise, elbette son darbeyi vurmayı planlayan sevgili uzaylılarınızın(!) evrensel şefi İblis. Bunu göremezseniz pazılı hiçbir zaman elbette çözemeyeceksiniz.

HA: "UFO'lar evrensel bir plan dahilinde hareket ediyor, kafalarına göre gidip gelmiyorlar; hiç kimse UFO gerçeğinin açıklanmasını engellemeyecek. Çok büyük bir sistemden bahsediyoruz, görünürlükleri aşırı derecede arttı, artık metropollerde filolar halinde gözlemleniyorlar, yakın zamanda bu inkar edilemeyecek bir gerçek haline gelecek. 2015 ile 2020 yılları arasında bu varlık gruplarıyla direk temasın gerçekleşeceğini düşünüyorum. Direk temasçılardan, dünya dışı varlıklarla ilgili çalışma yapan arkadaşlarımızla yaptığımız toplantılar sonucunda böyle bir tahminde bulunabiliyoruz. 2015 ile 2020 yılları arasında iletişim başlayacak, o varlıklarla diyaloga gireceğiz."

YS: Bu konuda sizinle aynı görüşteyiz. Evet, evrensel bir plan dahilinde hareket ediyorlar, ama kimler? Sizin gibi nicelerini başarıyla yönlendiriyorlar, haklısınız. Ancak uzaylılar değil, çünkü uzaylılar palavrası; çok amaçlı bir maymuncuk! Hem küresel gücün ve hem de bu gücü yönlendiren "Cundun İblis"in (İblis'in ordusunun) sevimliliğini-yardımseverliğini bilinç altına ekiyor. Sizin bir medyum olmadığınızı, bu malum varlıklarla kendinizin ve temasçı arkadaşlarınızın temaslarını; hatta toplantılarınızı açıklamasanız da, elbette tahmin ediyoruz. 2015-2020 yılları arasında bu sevgili uzaylılarınızla doğrudan görüşeceğiniz beyanı; hiç de size ait bir yorum değil, aksine çok önceden deklare edilmiş İblis'in üç aşamalı planının bir parçasıdır.

HA: "Bu değişim ve dönüşüm sürecidir. Bundan kötü şeyler algılanmaması lazım. Kıyamet, aslında bir son değil değişim. Dünya yok olacak denmiyor, başka bir yerküreye dönüştürülecek. Farklı bir boyuta doğru gidiyoruz. DNA sarmallarımız 12'ye çıkacak, bu sarmalın artması demek, insanın süper bilince geçip var olup da kullanmadığı yetilerini kullanabilmesi demek. Dünyadaki insanların yükselişine yardım etmek geçişini kolaylaştırmak için çalışmalar yapıyorlar. Bu bir aydınlanma dönemi, Rönesans çağı diyoruz biz buna. Bu geçiş sürecinde bizler de yarı fiziksel bir bedene sahip olacağız, yarı saydam bir bedenimiz olacak. Duyularımız, 10-15'e çıkacak ve yeni bir dünya yaratılacak."

YS: Sayın Akdoğan; ağzınızdan uzaylılar adına bal(!) akıyor. Tam bir ışık işçisi(!) olmuşsunuz. Aydınlanma ve boyut atlama sürecine girmişsiniz. Lusiferiyen bir ağızla konuşuyorsunuz. Lusifer(İblis) lisanıyla konuşan onun yardımcıları Kryonlar, Kiraeller, Tobiaslar, Ramtalar, Aştarlar, Germanlar vs.den hiçbir farkınız kalmamış. Onların celselerine bir bakın; ki mutlaka yakından izliyorsunuzdur. Mota mot aynı yaldızlı yalanlar, orada her an ışık işçileri(!)nin beyinlerine; oradan da bilinçsiz insanlara hiç durmadan zerk ediliyor. Bu kadar yükseliş aşamasına gelmiş kaç müridan vardır acaba? Evet yeni bir dünya yaratılacağı konusunda da sizinle hemfikiriz. Ancak bu dünya "lemurye dünyası olacaktır". Yani İblis'in ve onun yardımcısı Deccal'in yönettiği "altın çağ(!)" dünyası. Tabii ki bu "altın çağ"; gerçekte dünyada insanlara cehennemi yaşatacak olan; tarihte eşi ve benzeri görülmemiş gerçek bir "karanlık çağ" olacaktır, hiç şüpheniz olmasın.

HA: "Tabii ki olumsuz varlıklar da var, ancak, evrende belli bir düzen var; galaktik federasyonlar, konfederasyonlar var, spritüel hiyerarşiler ve yapılanmalar var. Dolayısıyla endişe edecek bir durum yok. Hiçbir varlık başka bir gezegeni ele geçirme hakkına sahip değil. "Özgür irade" yasası var.
Bu varlıklar bizi, kendilerinden ayrı görmüyorlar, biz de onların bir parçasıyız."

YS: Bütün bu "federasyonlar ve spirtüel hiyerarşiler"; İblis'in ordusunun, değişik sınıflandırması, göz boyama-hayallendirme manipulasyolarının bir bölümüdür. Sayın UFO'cu arkadaş, sizi uyutuyorlar, hatta uyutmuşlar, maalesef! "Özgür İrade yasası" varmış! Özgür irade aldanmayı; düşmanın oyununa gelmeyi engelliyor mu? Özgür irade, tarihte yok muydu? Nice milletler, düşmanlarının ipine boynunu uzatmadı mı? Siz kanmışsınız anladık da, çocuk mu kandırıyorsunuz? "Bu varlıklar bizi kendilerinden ayrı görmüyorlar", nasıl diyebiliyorsunuz? Yoksa bu uzaylı maskeli "görünmez ordu"nun UFO komutanı mısınız?

HA: "İnsanlar uyurken geliyorlar, yataklarından alıyor ve sabah yataklarına geri bırakılıyorlar. Sabah kalktıklarında rüya gördüklerini sanıyorlar, ama aslında gerçek. Dünya dışı varlıklar bunu söyle açıklıyor: Korkutmamak için sizin rüya tabir ettiğiniz astral alanda, deney yapıyoruz, sonra da bırakıyoruz. Çünkü eğer hatırlarsanız şu anki hayatınıza ayak uyduramazsınız. İnsan aklını kaçırabilir, sosyal statüsünü ailesini kaybedebilir; dolayısıyla rüya diye algılattırıyorlar. Milyonlarca insan buna maruz kalıyor..
Bilim adamları bunu, dünya dışı varlıkların, melez bir ırk yaratma çalışması olarak açıklıyor."

YS: Peki bu yukarıdaki vahim ifadeler neyin nesi? Kaçırmalar, uykuda yataktan almalar, çip takmalar, melez bir ırk; yani adeta Atlantis'te olduğu gibi Ye-cuc, Me-cuc yaratmalar! Peki kimin eli kimin cebinde? Hani sizin parçanızdı, insanlığı seviyorlardı! Ha bunlar kötü uzaylılar, ya da bizim iyiliğimiz için bütün bunları yapıyorlar der gibi oluyorsunuz. Bu ne yaman çelişki, bu ne yaman aldanmışlık!

Sonuç olarak, kendisini tanımayan, düşmanını tanımayan; sonsuz yüce Allah'ın gerçek aydınlatıcı ışığına kör olanların; sinsi ve kindar plancı düşmanlarının oyuncağı ve helak olmaktan başka bir akibeti olmayacağını, tarih bize haykırıyor!

Yaklasansaat, 16/03/2010


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.