yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 



Arılar: Larvaları Korumak İçin Antibiyotik Geliştirmiş

Yararlı bir bakteriyle simbiyoz geliştiren bir tür yaban arısı, üretilen 9 tür antibiyotiği, larvalarını korumakta kullanıyor.

Antibiyotik etkili maddelerin, penisilinin Fleming tarafından icadından yüzyıllar önce, yaban arıları tarafından üretildiği ve kullanıldığı belirlendi. Yaban arıları, yararlı bakterilerden ürettikleri antibiyotik kokteylini, larvalarını enfeksiyonlardan korumak için kullanıyormuş.

Nature Chemical Biology bülteninde yayımlanan makaleye göre, Philanthus ailesine üye, tünelci yaban arısı, larvalarının kozasını antibiyotik etkili maddelerden oluşan bir karışımla sıvıyor, böylece mikropların larvalara zarar vermesini önlüyor.

Almanya'daki Max Planck Kimyasal Ekoloji Enstitüsü, Regensburg Üniversitesi ve Jena Leibniz Doğal Ürünler Araştırma Enstitüsü'nden bilimciler, tünelci yaban arılarının, larvalarının kozalarındaki maddeleri, kütle spektroskopisi denen bir teknikle görüntülediklerinde, her biri ayrı renkte ortaya çıkan 9 ayrı antibiyotik belirlemiş.

Bu yaban arıları, dişileri yuvalarını toprak içine kazdıktan ve yumurtalarını bıraktıktan sonra, çıkan larvaları beslemek üzere bir balarısı yakalayıp paralize ederek yumurtaların önüne koyuyor. Ancak, toprağın altı, burada yaşayan canlılar ve özellikle yumurta ve larvalar için fazla dost bir ortam değil. Toprak altı sıcak, nemli ve organik madde bakımından zengin olduğundan hem yuvadaki yumurta ve larvalar, hem de yiyecek stokları, küf ve bakteri gibi patojenlerin etkisine açık.

Dolayısıyla arıların dişileri, yavrularını bunlardan korumak için kendi anten salgılarında barındırdıkları streptomyces cinsinden bakterileri, yuvanın tavanına asıyorlar. Yumurtadan çıkan larvalar da, tavandaki bu ecza dolabını açarak bakterileri, kozalarına sürüyorlar. Araştırmayı yürüten bilimciler, bu yaban arılarının evrim sürecinde sadece antibioyotik üretme yöntemi keşfetmekle kalmayıp, bunları modern tıptaki gibi kokteyler halinde kullanarak etkisini arttırdığını söylüyor.

Max Planck Enstitüsü'nden Johannes Kroiss'e göre, yaban arısı temelde Streptomis denilen bir bakteriden yararlanıyor. ''Sıcak bir yuva'' edinen bakteri, bunun karşılığında 9 antibiyotik maddeden oluşan bir salgı üretiyor. Bu salgı, farklı türlerde çok sayıda zararlı bakteri ve mantara karşı etkili.

Larvanın üzerinde kütle spektroskopisi tekniğiyle, farklı renklerde görülebilen 9 tür antibiyotik katmanı bulunuyor.

Dişi yaban arısı, Streptomis adlı üretken bakteriyi, duyargalarındaki özel haznede yaşatıyor ve çoğalmasına izin veriyor. Daha sonra, bu haznedeki bakterili sıvıyı kuluçka hücrelerine sürüyor. Hücrede büyüyen larva da, daha sonra koza örerken bu sıvıyı alıp kozanın dışına taşıyor.

Kroiss, farklı türde mikroplarla savaş için, değişik antibiyotik karışımları kullanma yönteminin modern tıpta da kullanıldığını, yaban arılarınınsa bunu belki milyonlarca yıllar süresince mükemmelleştirip kullandığını söylüyor.

Bilimcilere göre bu bulgu, yeni antibiyotik tedavilerinin geliştirilmesinde önemli rol oynayabilir.

Güncelleme: 08/03/2010
ensonhaber , 01/03/2010


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat