yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 



Şeker: Sağlığımızı Nasıl Tehdit Eder?

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Demirkol, "şeker"in, hastalıklarla ilişkisini, korunma yollarını, vücudun doğal yolla şeker ihtiyacını karşılamasının sırrını anlatıyor:

 Soru: Şeker günümüzde artan hastalıkların ana sebeplerinden diyorsunuz, peki eski insanlar ne yiyordu?

Cevap: Taş devrinde insanlar şekerle tanışık değildi. Tarım ortaya çıktıktan sonra insanlar mevsimsel olarak bal ve meyve ile şeker alıyorlardı. O dönemdeki meyvelerin şeker oranı, bugünkü meyvelerin şeker oranının 3/1'i kadardı.

Soru: Peki ne oldu da meyvelerdeki şeker oranı arttı?

Cevap: Kültür üretiminin artması ile, melezleşmeden dolayı şeker oranı, gün geçtikçe arttı. İnsanın genetik yapısı şeker tüketimine uygun bir yapı değil, genetik yapının uyum sağlama süreci on binlerce yıl ile ölçülür."

Soru: Şeker insan vücudunu sinsi sinsi tahrip ediyor ama nasıl?

Cevap: Şeker ile ilgili anahtar kelime: "İNSÜLİN"dir. Yüz yaş üstü yaşayan insanların ortak özelliğine bakıldığında, kan insülin düzeylerinin çok düşük olduğu görülüyor. İnsülin, giderek artan şeker ve nişasta tüketimiyle aşırı salgılanır hale geldiği için obezite arttı.

‘İnsülin’in asıl görevi enerji depolamaktır. Basit şeker ya da glisemik endeksi yüksek karbonhidratlar ince bağırsaktan emildiğinde, glikoz ve/veya früktoz portal ven ile karaciğere taşınır. Portal ven kanındaki glikoz miktarı, damardaki reseptörler ile saptanarak insülin salgılanır. Glikoz yüksekliğine eşdeğer oranda insülin salgılanmaktadır. Glikoz, insülin aracılığı ile kas ya da karaciğer hücresine sokulur ve burada glikojene dönüşür. İnsan vücudunda toplam 120 gram kadar bir glikojen deposu vardır. Bu depo dolunca, glikoz, yağ hücresine sokularak trigliseride dönüştürülür.

Sürekli çok miktarda glikozun, hücre içine sokulmaya çalışılması sonucu hücrelerde zamanla direnç gelişir. Buna insülin direnci denir. Insülin direnci, arttıkça daha fazla insülin salgılanır. Böylece, insülin direnci sonucu hiperinsülinizm gelişir (postprandial hipoglisemi - kendini doyuramama hissi, aş erme!) Bunun uzun süre devam etmesi sonucu bir tükenme fenomeni olan Tip II diyabet gelişir.
Sürekli fazla şeker, ya da karbonhidrat alınması insan vücudunun yağlanmasına yol açan ana etkendir.

Şişmanlık, beslenme hatasının en önemli sonucudur. şişmanlığın ana nedeni, tüketilebileceğinden fazla kalori alınmasıdır. Son iki yüz yıldır rafine şeker tüketiminin giderek artması, şişmanlığın en önemli nedeni olarak görülebilir. Çünkü şeker, bilimde (boş kalori) olarak adlandırılır. Bu ifade ile anlatılan; şeker tüketimi sırasında hiçbir besin içeriği olmaksızın sadece kalori alınmış olmasıdır.

Soru: Sınav öncesi şeker büyük hata!

Cevap: Okurlarımız hemen itiraz edebilirler! Beyin enerji kaynağı olan glikozu kullanmaktadır diyebilirler, hatta bu nedenle her sınav öncesi şeker verilir diye örnek de gösterebilirler. Evet, beyin enerji kaynağı olarak glikoz kullanır. Ama insan vücudu, diğer besin öğelerinde olduğu gibi bu glikozu da kendisi üretebilir. Sınav öncesi alınmış yapay şeker ise hızla insülin salgıladıkça kişide kan şeker oranının düşüşüne yol açar, bu da beynimizin daha az çalışmasına neden olur. Sınav öncesi şeker, büyük hata! Şeker yiyerek beyninizi daha iyi çalıştıramazsınız. Beynin enerji kaynağı glikozdur, ama vücut bunu kendi üretebilir. Örneğin: spermin enerji kaynağı da fruktozdur, ancak bunu dışardan almıyorsunuz, vücut kendi üretiyor!

Soru: Şeker bağımlılık yapıyor haberleri son günlerde gündemden düşmüyor, şeker bağımlılık yapar mı ?

Cevap: Gıda maddelerinin hiçbiri fiziksel bağımlılık yapmaz, psikolojik bağımlılık yapar. Şeker de böyle, ancak kısmen fiziksel bağımlılık yapıyor diyebiliriz. İnsanlar akıllı olacak. Genetik yapımıza uygun besinler tüketmek zorundayız. Genetik yapımıza aykırı her gıda bizim ömrümüzden çalar!

Soru: Tamam o zaman, genetik yapımıza uygun besinlerden, mesela doğal kuru meyvelerden tüketerek şeker ihtiyacımızı karşılasak olmaz mı?

Cevap: Akrep zehiri de doğal! Doğal deyip sadece şekerli meyveler yerseniz olmaz. Çok az miktarda tüketmek gerekiyor. Örneğin; bal, çok kuvvetli bir antioksidandır. Her gün az miktarda tüketilebilir. Ama bal yediyseniz meyve yemeyeceksiniz." 

Soru: Ölçü ne olmalı?

Cevap: Günlük bal tüketimi 30 gr.'ı (1 tatlı kaşığı) aşmamalı. Meyvede en fazla 200 gr. tüketilmeli. Örneğin; 1 elma ve 1 portakal yerseniz başka şekerli besin yemeyeceksiniz. Bal yediyseniz de meyve yemeyeceksiniz." 

Soru: Şekeri bırakan hangi hastalıklardan kurtuluyor?

Cevap: Şekeri bırak obezite, diyabet, kalp, eklem romatizması hastalıklarından, diş çürüklerinden, sinir ve stresten, ruhsal hastalıklardan, bazı kanser hastalıklarından kurtulur diyebiliriz!

Güncelleme: 26/01/2009
Kaynak: Nihal Doğan, İyibilgi 30/12/2008


 

ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat