yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 



Cin-Şeytanlar: Kimlere Çengel Atıyor?

"Dona"nın kuşattığı "aldanmış Zona(!)"

Kristal çocuklar, İndigo çocukları, çakra açıcılar, şifacılar, meditasyoncular, ruh çağırıcılar, foton kuşakçılar vs. daha bir sürü Yeni Çağ Dini (New Age) altındaki sayısız tarikatlar, amip gibi çoğalıyor, yayılıyor ve ahtapot gibi Batı'yı ve Doğu'yu kuşatmış bulunuyor. Bunların, Doğu'daki benzerleri; mistisizm, ezoterik tarikatlar, Hinduizm, Sufizm, Transandantalizm, Zen Budizm, kabbalacılar vs.. Yeni Çağ felsefesinin, Doğu'daki tarihi versiyonlarıdır.

Geleceğe dair kehanetler, kendilerini, yerine göre melek, ruh ve uzaylı olarak takdim eden cin-şeytanlara kanallanan medyumlar aracılığıyla hazırlanan kitaplar, filmler, toplu meditasyonlar, seminerler, internet siteleri vs.

Bütün bunlar, Dünya insanlığını, sağlı sollu kroşelerle şaşkına çevirmeye çalışan "Yeni Çağ İstilası"nın görünen eylemleridir. İblis'in "çok boyutlu aldatma ve yanıltma oyunu"; Dünya'nın ve toplumların tüm kesimlerinde; birbirinden farklı tarikatlar, New Age'ci akımlarla ve insanların en zayıf yanlarından yakalayan "avlayıcı-gizemli ve cehalet kokan olaylar"la, insanları şaşırtmaya, kavramları alt-üst etmeye devam ediyor.

Görünmeyen varlıklar(cin-şeytanlar), tarih boyunca oynadıkları aldatmaca, korkutmaca, vizyon ve etkileme rolleriyle, yeni çağda, yeni hayaller üretiyorlar ve Kur'an ifadesiyle yaldızlı laflar ediyorlar. Dinden, tarihten, dost ve düşmandan habersiz insanları, son bir kere daha "avlama ve aldatma senaryosu"nu sahneye sürüyorlar.

İnsanoğlu, Yaratıcısı'ndan yüz çevirip; "yardımsız" ve "gerçek vahiy"siz kalınca; bencilliğinin, ihtiraslarının ve hayallerinin esiri olmaya başlıyor. Giderek fıtratını bozuyor, "ben- merkezci", "hayalci-tatminsiz" bir eğilimle; kendisini, "tekillik boyutu"nda hapsediyor. İnsanın, insanlığını kaybetmeye yöneldiği bu yolculukta; elbette cin- şeytanlar en büyük yardımda(!) bulunuyorlar. Rehberlik yaptıkları dostlarının hayallerine, hayal katarak; kibirlerini okşayarak; tamamen bir "hayal dünyası" oluşturuyorlar.

Artık o "hayal dünyası"nda, tüm kavramları alt-üst edebilirsiniz: Işık, karanlık; karanlık,ışık; doğru, yalan; yalan, doğru; gerçek, hayal; hayal, gerçek olabiliyor. İşte böylece, "hayal alemi"ne sürüklenmiş topluluklara; istediğiniz yalanları kolaylıkla empoze edebilirsiniz.

Önce "kibirli-tekiller"e çengel atılıyor. Onlar, kendi akıllarını çok beğendikleri için; "kurtarıcı" olmaya çok heveslidirler. Matrix'ten Neo'yu hatırlayınız. Hayallendirilmeye yatkın "megoloman kişiler", meditasyon benzeri yöntemlerle, "ruhsal eğitim(!)"den geçirilerek; medyum(cin-şeytanın elçisi) mertebesine yükselirler. Bu kimseler, diğer insanları kandırmak için artık "aracı-yayıncı yeteneği" kazanmışlardır. Bundan sonrası, kendilerine çengel atan; "cin-şeytan dostları"nın, "yaldızlı yalanları"na aracılık etmek; kendileri gibi hayalci ve aldanmaya ehil kimseleri, oltaya düşürmektir.

İşte size, melek postlu cin şeytanların, yaldızlı palavralarla aldattığı, biri Batılı, diğeri Türkiyeli;"aldanmış" ve "aldatıcı medyum bozuntuları"ndan örnekler:

Aldanmış-Aldatıcı: 1

İrlanda asıllı Katolik bir Hıristiyan olan Lorna Byrne, "Angels In My Hair"(Saçlarımdaki Melekler) adıyla bir kitap yayınlıyor. Küçük yaşlardan itibaren, melekleri(!) ve Hz. Meryem'i(!) gördüğünü ileri süren Lorna Byrne, kitabında, Hz. İsa'nın doğum anına tanıklık ettiğini(!) söylüyor. Byrne'nin, şeytani palavralarını hikaye eden bu kitabı, bakınız, iki ayda 70 bin satıyor. İngiliz Daily Times gazetesi, bu kitabı basan yayınevi tarafından düzenlenen imza gününde; binlerce insanın oluşturduğu uzun kuyruklarda, gözyaşları döktüklerini belirtiyor.

İşte bu, insanlık adına korkunç bir şey... Hurafeler, hayaller, şeytani vizyonlar bakın nasıl müşteri buluyor. İnsanlık adına, utanç verici bir durum. Değerli olan, "gerçek din" değil, "ilim" değil, "gerçek" değil; cehalet, hayal görme, şeytani fısıltı ve vizyonlar...

Aldanmış-Aldatıcı: 2

Burak Özdemir

Sözünü ettiğimiz 2. aldanmış-aldatıcı: Burak Özdemir. Tanrı tarafından yazdırıldığını söylediği kitabı: "Tanrı'nın Doğum Günü". Sadece kitabın ismi bile, işin içine şeytanların karıştığını, Samiri'nin Buzağısı gibi böğürerek ilan ediyor.

Kitap(Kur'an) nedir, vahiy nedir, din nedir, peygamber nedir, Hak nedir, Batıl nedir, cin nedir, cin-şeytan nedir bilmeyen bir cahilin, şeytani zırvalarının kitap haline geleceğine; müşterilerinin çok olacağına şaşırmayın! Kendisini kimin yönettiğini anlayamayacak kadar cahil ve cüretkar bir "kibir abidesi"nin; aynı zamanda, haşa Allah'ın, güya elinden tutarak, kitap verdiği(yazdırdığı) bir elçisi olduğu iddiasına şaşırmayın!

Batı'da, bunlardan it sürüsü kadar çok.. Ancak Batı'dakiler, biraz olsun mazur.. Sağlam bir esasa dayanmayan dinleri, her türlü vizyonu ve vahiy almayı ön görüyor. Saint Paul, İsa'nın düşmanıyken; çölde İsa'dan(!) uyarı ve vahiy alarak, Hıristiyanlığın temellerini atabiliyor.

Peki İslam'da, vahiy kesildi, peygamberlik bitti. Kim vahiy aldığını söylerse veya bu anlama gelecek, Allah'tan kendisine vahiy(bilgi) geldiğini söylerse; yalancıdır, yalancı peygamberdir. Tabbi ki böyle olaylar, kıyametin alametlerindendir.

O halde, bu kadarcık temel bir bilgiden bile mahrum bu reklamcı vatandaş, kimin adına konuşuyor? Eline "Tanrı'nın Doğum Günü" diye o kitap müsveddesini kim tutuşturmuş dersiniz? Elbette, İblis'in askerlerinden birisi: Dona.. Dona kim? Kryon, Kirael, Tobias, Aştar, Ramta, Metatron, Saint German, Sananda, Kuthumi vs. kimse, Dona'da o.. Yani İblis'in yardımcıları, cin-şeytanlar..

Aslında bu iddialarda bulunan bir insanın "ruh sağlığı", bozulmuştur. Bu durum, Mezarcı ve Evrenesoğlu örneklerini çağrıştırmaktadır. Böyle durumlarda, şizofrenik bir vaka söz konusudur. Kendisiyle, meditasyon aracılığıyla ilişki kuran ve beynine mesajlar zerk eden dostu Dona'ya, kontrolü kaptırmıştır. Hiç olmazsa, Tanrı'dan değil de; Batılı medyumlar gibi bir melekten(!) mesaj aldığını söyleyebilseydi, daha az komik olurdu. Biraz Hıristiyankolik olurdu ama, zaten İslam ve Kur'an konusunda, ilgisiz ve bilgisiz; hatta zırcahil...

Bu kimseleri, yakından incelediğinizde; bunların hepsinde ortak bir özelliğin; kendi akıllarını beğenme, olağanüstü yeteneklere sahip oldukları zehabına kapılma; yani tekillik olduğunu görürsünüz.

İşte, "Dona'nın Dostu"nun, cehalet kokan ve cüretkar beyanları:

"Gerçekte ben, bir peygamber karakteri yarattım. Modern zamanların ilk Tanrı elçisi…"

"Cesaretimin kaynağı, korkusuzluktan öte, elime tutuşturulan bu ilimdir."

"Elimizde artık Yeni Çağ'ın(New Age'in) Kur'an tefsiri var. İslam külliyatının kıyametidir bu tefsir. O yokmuş gibi davranmak…"

"Klavyenin tuşlarına basan evet bendim. Ama Tanrı'nın elini(!), benim elimin üzerinde sürekli hissettim. Bu anlamda, ilahi bir yardım(!) aldığımı söyleyebiliriz. Zaten ben kendimi, bu kitabın yazarı olarak görmüyorum. Ben, "Tanrı'nın Doğum Günü"nün ilk okuyucusuyum… Bu kitap, benim değil, onun(Dona'nın) eseri. Kendi eserinin üzerine benim adımı yazması ise, tanrısal bir jest(!)."

"İçimdeki bu sesin, dışımdaki olayları da yönettiğini anladığımda, artık direnecek gücüm kalmamıştı. Karşı koymayı bıraktım ve ona teslim oldum. Ama geriye dönüp baktığımda, kendime çok saygı duyuyorum. 2005 ve 2006… Eve kapanarak geçirdiğim bu yıllarda ben, içimdeki gerçek kendimi buldum. Sonsuz mutluluk boyutuna, kendi cennetime(!) yerleştim."

"Yeniköy'deki konforlu evimdeki bir yılım, sürekli meditasyonla geçti."

"Meditasyonlar, çok renkli geçiyordu. Geçmiş yaşamıma ait anılara, karmik düğümlere, bağışlamam gereken kişilere, içimdeki çocuğa(!), daha pek çok şeye, meditasyonlarım sayesinde ulaştım. Artık öyle bir hale gelmiştim ki, gözlerimi kapatır kapatmaz, kendimi derin bir meditasyonun içinde buluyordum. Bir gün, gördüğüm tüm varlıklardan farklı olan biri geldi ve bana bir madalya taktı. Çok sevinmiştim. Herhalde başardım, bu arınma süreci(!) bitti dedim."

"Ses", ilk olarak kitabın adını verdi. "Tanrı'nın Doğum Günü".. "Ses", ben bu keşfi yaptıktan sonra, beni tümüyle teslim aldı. İşi o kadar ileri götürdü ki, bana bir sure adı veriyor, "git ve onu bul" diyor. Gidiyorum, ayetlere göz gezdiriyorum. İşte bu ayet diyor."

"Ne sorsam, cevabı anında geliyor, derken bir baktım kitap, Tanrı'nın imajını değiştirirken, İslam'ınkini de değiştiriyor."(*)

Bu zavallı delikanlıyı, anlaşılıyor ki ailesinden, yahut yakınlarında uyaran olmamış. Anlaşıldığı kadarıyla bilakis destek görmüş. Maalesef daha çok Buraklar, bir "alet- araç" olarak kullanılacaktır. Böylece İblis ve yandaşlarının, Batı'da yeşerttikleri "şeytan tohumları"yla(New Age hastalığıyla), özellikle "Kur'an'ı dönüştürme"ye çalışacakları aşikardır. Bunun, şimdiye kadar birçok örneklerini gördük, görmeye de devam edeceğiz.

Mevcut İslam etiketli toplulukların, Kur'an'dan sapmış ve onu sadece ölü kitabı haline getirmiş olmaları; mevcut "din adamları"nın da, "dünya adamları" olmaları sebebiyle; "şeytani güçler"in işleri kolaylaşmaktadır.

(*)Nihal Gürsoy röportajından alınmıştır. Sevgi Dünyası Dergisi, (derki.com), 26/10/2008.

Yaklasan Saat, 11/01/2009



ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat