yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 



Chomsky: "Yeni Dünya Düzeni"nin Sözcüsü Obama'yı Nasıl Okuyor?

Baba Bush, Obama, Oğul Bush, Clinton, Carter

Aşağıda Noam Chomsky'nin Obama analizi verilmiştir. Bir Alman dergisiyle röportaj yapan Chomsky, bakın "Yeni Dünya Düzenin Sözcüleri"ni ve özellikle Obama'yı nasıl okuyor.

Reinischer Merkur: Jimmy Carter, George Bush, Bill Clinton, George W. Bush ve Barack Obama'yı birlikte gösteren şu fotoğrafı biliyorsunuz. Bu, sizin için umut ve değişimin kanıtı mıdır?

Noam Chomsky: Hayır, tam tersine. Bu beş başkan birbirlerinden çok farklı değildi. Onlardan biri fotoğrafta biraz kenarda duruyordu: Jimmy Carter. Carter, Demokrat Parti'nin kongresine konuşmacı olarak da davet edilmedi. Bu epeyce hakaretamiz bir durumdur ve aynı zamanda gelecek iktidara ilişkin bize çok şey söylemektedir.

RM: Bununla ne kastediyorsunuz?

Chomsky: Jimmy Carter, görevden ayrılmasından bu yana insan hakları, özgürlük ve demokrasi için uğraş vermesiyle tanınıyor. Besbelli ki parti kongresi bunları işitmek istemedi.

RM: Obama insan haklarına sahip çıkmak istiyor, ama aynı zamanda Irak'taki işkenceleri destekleyen eski CIA'li John Brennan'ı, terör meseleleriyle ilgili baş danışmanı olarak atadı. Obama, acaba bütün o şahinlerden sonra beklenen güvercin midir?

Chomsky: Her yeni başkan, Bush'un çevresinde bulunan ve ABD'nin uluslararası prestijinin bütün zamanların en kötü seviyesine gelmesine neden olan aşırı elementleri muhtemelen temizlerdi. John MCCain bile bunu yapmak istiyordu. Bir politika değişimi olacak, ama bu daha ziyade Bill Clinton tarzında merkezi hedef alan demokrat bir siyaset olacak. Obama, Clinton'ın çevresindeki bir çok insanı zaten çevresine topladı. Brennan'den daha önemli olan senatoda Irak savaşının en ateşli savunucularından, Obama'nın yardımcısı Joe Biden'dır. Ya da Temsilciler Meclisi'nde yine Irak savaşını hararetle savunanlardan Rahm Emanuel, Obama tarafından Beyaz Saray'ın personel şefliğine atandı. Yatırım bankacılığı, finans ve silah endüstrisindeki iş deneyimleri, onun kimin çıkarlarını temsil ettiğini gösteriyor. Obama, yüksekten uçan bir retorik.

RM: Demokrat Parti'nin liberal özelliklerini yitirmesinden korkuyor musunuz?

Chomsky: "Wall Street Journal", Rahm Emanuel'e silahlanma harcamalarının düşürülmesi için mücadele eden Demokratik Parti'nin sol kanadının akıbetinin ne olacağını sordu. Emanuel'in cevabı, Obama yönetiminin çıkarcı davranacağı ve bu aşırı kanattan uzak duracağıydı. Obama'nın yaptığı en önemli atamalar, ekonomik krizle ilişkilidir. Şimdiki krizin mimarları ve krizden istifade eden Clinton'ın müsteşarları Laurence Summers ve Robert Ruben bunlardandır. Obama, uluslararası siyasette etrafına Dennis Ross ve Daniel Kurtzer gibi İsrail taraftarı şahinleri topluyor. Bu ikisi, Obama'nın American Israil Public Affairs Committee (AIPAC) önünde yaptığı konuşmayı hazırlamışlardı.

RM: AIPAC, İsrail ile ABD ilişkilerini etkileyen en önemli lobi.

Chomsky: Obama, bu konuşmasında, Kudüs'ün İsrail'in sonsuza kadar bölünmeyen başkenti olarak kalacağını söyledi. Bu ifadesiyle, Bush'un şimdiye kadar söylediği her şeyden daha ileri gitti. Ayrıca bu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin birçok kararına aykırı düşüyor. Obama'nın adamları daha sonra geri adım atarak, bunun o anlamda söylenmediğini ifade ettiler. Şayet kişisel web sitesinde Obama'nın Orta Doğu politikasına ilişkin yazılanlara bakarsanız, her şeyin açık olduğunu görürsünüz: Filistinliler, hiçbir rol oynamıyor. Her şey İsrail'e verilen kayıtsız şartsız desteğin etrafında dönmektedir. Güya göreve başlamadığı için aktüel Gazze saldırısı hakkında da Obama'dan bir ses çıkmadı. Bu, bir skandaldır! Ama Bombay saldırıları hakkında açıklama yapabilmişti!

RM: Obama'nın başkanlığı nasıl olacak?


Chomsky: Bush'un ikinci dönemi gibi olacağına ilişkin birçok karine mevcut. Bush'un siyaseti başlangıçta aşırı kibir, hukuku hiçe sayma ve suç işleme tarafından belirlenirken, ikinci kez seçildikten sonra ılımlı bir çizgiye geri döndü. Obama'nın ekibi, bir şey söylememeye özen gösteriyor. Ön planda "umut", "değişim" ve "birlik beraberlik" gibi yüksekten uçan belagat örnekleri durdu. İyi ama bütün bunlar ne anlama geliyor?

RM: Obama, en azından Guantánamo'yu kapatacak.

Chomsky: Obama, bu konuda yavaş ve dikkatli adım atılacağını daha yeni söyledi. Yani bu iş o kadar kolay olmayacak. Ama McCain de zaten Guantánamo'yu kapatacaktı. Guantánamo, ülkemiz için son derece utanç verici. Cumhuriyetçi sorumlular, Demokratik Parti yönetiminin de Guantánamo ve diğer cezaevlerinde ne olup bittiği konusunda bilgilendirildiklerini zaten ima etmişlerdi. Donald Rumsfeld'i suçlamak kolay, ama o tek başına ve gizlice hareket etmedi. Bu nedenden ötürü, bu suç işleyenlerin hukuki açıdan ciddi olarak üstüne gidilmeyecek.

RM: Dinin Obama'nın politikası üzerindeki etkisi ne olacak?

Chomsky: Başlangıcından bugüne dek Amerika tarihinde takdiri ilahi ilkesi geçerlidir. Olan her şeyde tanrının iradesi söz konusudur ve Birleşik Devletler, yerli halkı yok etmiş olsa da tanrının iradesinin yönettiği kutsal ülkedir! Bu bakış açısı geçmişten bugüne dek uzanır. Her başkan, takdiri ilahiden ve tanrı tarafından belirlenen misyonundan bahsetmiştir. Bunun eskiden yani 30 sene öncesine kadar Amerika'nın politikası üzerinde neredeyse hiçbir etkisi yoktu. O zaman parti menajerleri, adaylarını koyu dindar olarak lanse ederlerse ciddi bir seçmen desteğini alacaklarını keşfettiler. Başkanların çoğu, muhtemelen yaklaşık olarak benim dindar olduğum kadar dindardı, ama dindar olarak takdim edildiler. Amerikan seçimleri, marketing operasyonlarıdır. Reklam endüstrisi, her yıl seçim kampanyaları için bir ödül verir. 2008 yılında bu ödülü, Obama'nın kampanyası aldı. Seçimler, kozmetik satan şirketler tarafından organize edilir. Diş macunu ya da başkan – araçlar benzerdir.

RM: Yeni başkan, bir toplumsal hareketten gelmiyor. Seçimi profesyonel bir kampanyanın sonucudur. Barack Obama kimdir?

Chomsky: Obama, her zaman belirsizlikle maluldür. Başta kendini temiz beyaz bir kağıt gibi sundu. Bir seçim kampanyası, günbegün seçmene duyurulanla beslenir. Ama Obama'nın seçim kampanyasında söylenenler bir şey ifade etmiyordu. "Umut" ve "değişim". Obama'nın söylediklerinden, onun kim olduğunu çıkaramazsınız. Sol bile Obama'nın Irak savaşına ilkesel olarak karşı olduğunu sanıyor. Peki öyle mi? Obama için Irak savaşı stratejik bir hataydı. Irak savaşını ilkesel olarak reddetmek demek, bu savaşın yanlış olduğunu söylemeyi gerektirir, böyle olmayacağını söylemeyi değil. Nazi generalleri de Stalingrad'dan sonra bu kadar ileri gitmenin bir hata olduğunu söylemişlerdi.

RM: Obama, bir Nazi generalini mi andırıyor?


Chomsky: Hayır, ama savaşı eleştirme biçimi ilkesel olmaktan başka her şeye benziyor. Onun için önemli olan tek şey bizim için iyi olandır, bunun için yüz binlerce insanı öldürüp öldürmediğimiz değil. Barış gücü İsrail'e gönderilmeli.

RM: Obama, dış politikada önce İsrail-Filistin çatışması ile yüz yüze gelecek. Nasıl hareket etmeli?

Chomsky: ABD, bizi dünyada izole eden ret tutumundan vazgeçmelidir. İsrail'in devam eden saldırıları – sadece Gazze'de değil, Batı Şeria'da da – siyasi bir çözümün olanaklarını dinamitlemektedir.

RM: Ama Hamas roketleri de kriminal!

Chomsky: Bu doğru, kriminal ve siyaseten aptalca. Ama bu, İsrail'in buna karşı kendini savunma hakkının olduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte İsrail'in elinde kendini savunmak için mükemmel bir araç olabilirdi: Uluslararası uzlaşmayı kabul etmek ve Filistinlilere kendi devletlerini kurma hakkını teslim etmek.

RM: Bu konuda emin misiniz?

Chomsky: Hamas'ın saldırıları, İsrail'in işlediği suçlara karşı misilleme darbeleridir. İsrail, 2000 yılında Lübnan'dan çekildiği zaman Hizbullah'ın İsrail'e karşı düzenlediği saldırılar sona erdi. 2006 yılına kadar bir tane bile roket atılmadı!

RM: Gençliğinizde Siyonist idiniz ve ortak bir Yahudi-Arap federasyonu fikrini destekliyordunuz.

Chomsky: Bu, o zamanlar yani 1940'larda ve 1967'den sonra kesinlikle gerçekçi bir vizyondu. İsrail'in bölgede sözü geçiyordu ve federal bir model istikametine doğru yönelebilirdi. İsrailli üst düzey gizli servis elemanlarının bunu önerdiğini bugün biliyoruz. Ama İsrail hükümeti bunu istemiyordu.

RM: Gazze'ye uluslararası barış gücü yerleştirilmeli mi?

Chomsky: Barış gücü İsrail'e gönderilmeli, çünkü saldırgan olan ve Gazze Şeridi'ni abluka altına alan İsrail'dir.

RM: Genç iken İsrail'de yaşadınız.

Chomsky: Hatta eşim ve ben orada kalmayı da düşündük, ama sonra durum farklı gelişti. Bugün Amerikalı genç Yahudiler, İsrail'e sırtını dönüyor. Politikamız vatandaşlarımızın isteklerine göre belirlense, bu değişebilir.

RM: Yazılarınızda "entelektüel öz savunmayı" öneriyorsunuz. Bu nasıl olacak? Bunun için hepimiz Marks mı okumalıyız?

Chomsky: Örmeğin İsrail'in saldırıları hakkında bilmemiz gerekenlerin çoğu medyada var. Sadece dikkatle bakmamız gerekiyor. Ve bazı şeyleri de her yanıyla düşünmeliyiz, mesela şu sonu gelmeyen 'Bir devlet, saldırıya uğrarsa kendini savunma hakkı vardır' mantrasını Nazi Almanyasının partizan terörüne karşı kendini savunma hakkı var mıydı?

RM: Ama İsrail, Nazi Almanyası değil ki!

Chomsky: Tabii ki değil. Ama burada söz konusu olan ilkedir: Saldırgan olan İsrail'dir.

RM: Kendinizi peygamber gibi mi hissediyorsunuz?

Chomsky: Peygamber, bugün eleştirel entelektüel olarak adlandırdığımızdan başka bir şey değildir.

RM: Amerikalı olmaktan memnun musunuz?

Chomsky: Evet. Yoksa burada kalmazdım.

RM: Dilbilimde devrim yarattınız, Amerikan sisteminin önde gelen eleştirmenisiniz, düzinelerce kitap yazdınız, yüzlerce deneme, konuşma ve konferans. 100 yaşınıza geldiğinizde sizden nasıl söz etmeli?

Chomsky: Kulağa sahte tevazu gibi gelse de, aslında hiç umurumda değil.

Güncelleme: 09/04/2009
Kaynak: Rheinischer Merkur(Almanya'da yayınlanan haftalık siyasi bir dergi) 15/01/2009, (ensonhaber).


 

ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat