yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 



Zeytinle İlgili İlginç Haberler!

NATÜREL KARA ZEYTİN: KAPKARA OLMAZ ALACALIDIR

Zeytin meyvesi ağaçtan toplandığında hepsi aynı renk değildir. Toplanan zeytin tanelerinin bazıları kararmıştır, bazıları henüz kararmamıştır. Dalından toplanan zeytin, acı olduğu için yenmez.
Bunlar havuzlarda tuzlu salamura suyu içinde bekletilerek olgunlaştırıldıktan sonra yenebilir.
Kararmış ve henüz kararmadığı için kahverengi ve kızıl kahve renkteki zeytinler, olgunlaşmaları için havuzlarda tuzlu su içinde bekletilir. Altı ay hatta bir yıl bekleyerek olgunlaşan zeytinler, havuzdan çıkarılıp pazara sevkedildiğinde hepsi aynı renkte değildir. Doğal, tuzlu su ortamında olgunlaştırılan bu zeytinlerin bazısı, koyu siyah renkteyken bazıları, daha açık siyah renk tonlarında olur. Bunların çekirdeği de kara değil kızıl ya da koyu kahverengidir.

ZEYTİN: ZEHİRLİ BOYALARLA KARARTILIYOR

Zeytini, zehirli tekstil boyası ile veya demir sülfat gübresi ile karartıp satıyorlar. "Kararsın, parlasın" diye zeytin havuzuna atılan demir parçaları, Alzheimer hastalığı yapıyor. Boyanmış zeytinlerin tümü aynı tonda kapkara olur. Boyalı zeytinin çekirdeği de kapkaradır.

Sofralık zeytini boyamak için önceleri tekstil boyası kullanıldı. Kanserojen olduğu için Avrupa'da, tekstil sektöründe bile kullanımı yasak olan ''oksidation fetroamin'' boyası ile boyanan zeytinler pazara sürüldü. Boyalı zeytin hızla yayıldı. Çünkü, tüketici hepsi aynı renkte olmayan alacalı kara zeytini değil, parıl parıl parlayan, hepsi Erzurum oltu taşı gibi simsiyah olan boyalı zeytini, daha iyi sanarak tercih etti. İş çığırından çıktı, evinin altındaki beton havuzda kendi zeytinini salamuraya yatıran küçük çiftçiler bile zeytinlerini boyamaya başladı. Ancak piyasada boya satan kimya firmalarının uyarısı üzerine zeytin boyamasında oksidation fetroamin kullanılmaktan vazgeçildi. Onun yerine çok daha ucuz fakat daha tehlikeli başka bir boya bulundu.

DEMİR SÜLFAT ARSENİKLE İŞLENİYOR

İthal tekstil boyası olan oksidation fetroamin biraz pahalı idi. Ancak demir çelik fabrikalarında atık olarak ortaya çıkan teknik demir sülfat çok daha ucuzdu. Fabrikalarda üretilen demir, sülfirik asitle işleniyor bu işlem sonucunda ortaya çıkan teknik demir sülfat tarlada gübre olarak kullanılıyordu. Tekstil boyasını bırakan bazı zeytinciler, demir sülfatla boyama yapıyorlar. Zeytin havuzuna bir miktar bu maddeyi attığınız zaman havuzdaki tüm zeytin kapkara oluyor.

Demir - çelik fabrikalarında tehlikeli bir atık madde olarak ortaya çıkan teknik demir, arsenik, civa, kurşun gibi ağır metaller ihtiva ettiği için kesinlikle gıdalarla temas etmemesi gereken bir madde. Çünkü vücutta biriken bu ağır metallerin son yılların moda hastalığı olan alzheimere yol açtığı düşünülüyor. Kendi kârları için sağlıksız üretimden kaçınmayan bazı üreticiler, kendilerini uyaran gübre bayilerine, ''Tarlada zeytin ağaçlarına dökeceğim'' diye aldıkları demir sülfat gübresini, zeytin havuzlarına dökmekten hiç çekinmiyorlar.

ANTİBİYOTİK KULLANILIYOR

Tüketiciyi bekleyen bir başka tehlike ise antibiyotik. Havuzda tuzlu suda olgunlaşıp pazara gönderilmek üzere 18 kiloluk tenekelere konan zeytinlerin bozulmaması için pastörize edilmesi gerekiyor. Ama firmaların çoğunda pastörizasyon işlemi yapacak cihazlar yok. Bu nedenle pazara gönderilen zeytinlerin çabuk bozulmaması, raf ömrünün uzaması için, tenekelerin içine antibiyotik atılıyor. Böylece hiçbir şeyden haberi olmayan tüketici, zeytin yedikçe vücuduna antibiyotik yüklendiğini fark etmiyor bile.

ZEYTİN SÜTÜ

Zeytin Sütü

Eski veya klasik yöntem dediğimiz üretimde zeytinler, taş değirmenlerde ezilerek hamur haline getirilirler. Değirmenlerde dik dönen taşlar kullanılır. Bu taşlar granit olup aşınmaya dayanıklıdırlar.

Hazırlanan hamur torbalara dizilir. Bu dizilme sırasında prese girmeden torbalardan yağ süzülmeye başlar. İşte bu yağ, eskiden beri aranan ve yörelere göre adlandırılıp; baskı ustasının çizmelerine de bulaştığı için bazen "ayak yağı", "burun yağı", "sızma yağı", "has yağ" gibi isimler almıştır. "Zeytin sütü" aynı yağa verilen çok güzel farklı bir ifadedir. Eski sistemlerde torbalardan süzülen bu yağı biriktirmek ve ayrı saklamak için özel toplama sistemi baskının yanında kanal yapılarak elde edilirdi.

Zeytin sütü, 100 kilo zeytinden birkaç kilo elde edilerek hazırlanır. Yüksek nitelikli özelikleriyle kahvaltı ve salataların yanı sıra, börek ve baklavalarda da kullanılır. Kış sabahlarında portakal suyuna eklenecek zeytin sütü, ile kür yapılabilinir. Tüm iyi zeytinyağlarında olduğu gibi tüm vücudu tazeleme özelliklerine sahiptir.

ZEYTİN YAPRAĞINDAN KANSER İLACI YAPTILAR!

Zeytin yaprakları özel aşamalardan geçirilerek "Oleuropein" olarak tanımlanan etken madde ayrıştırılıp toz ya da sıvı olarak alınmaktadır. Oleuropein maddesi bu özelliği ile insanlar için de oldukça faydalı ve sağlık ve kozmetik başta olmak üzere birçok sektörde ara katkı maddesi olarak kullanılmaktadır. Oleuropein, kanserin tedavisinde de kullanılmaya başlandı. Kale Naturel Bitkisel Ürün Gıda Kozmetik ve Tarım Ürünleri Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin sahibi Faruk Durukan, zeytin ve zeytinyağında hücre yenileyici ve yaşlanmayı geciktirici oleuropein maddesinin bulunduğunu söyledi. Bu maddenin, başta ABD olmak üzere birçok gelişmiş ülkede kansere karşı yapılan ilaçlarda kullanıldığını belirten Durukan:

"İnsanları virüs, bakteri ve mantarların neden olduğu bazı hastalıklardan koruyan zeytinin, kansere karşı koruyucu özelliğe sahip olduğu yapılan araştırmalardan sonra ortaya çıktı. Bugün ABD'de zeytinden yapılan kanser ilacının kapsülü satılıyor. Zeytinde kansere karşı etkili birçok maddenin yanı sıra A, D, E ve K vitaminleri de bulunuyor" dedi.

ZEYTİN KARASUYU

Zeytinlerin sıkılıp ezilmesi sonucunda yağların alınmasından sonra ortaya çıkan atık su, çok bilinmese de çevreye büyük zararlar veriyor. Dünya'da da ciddi sorunlara yol açan ve bugüne kadar yapılan çalışmalarda arıtılamayan karasu, arıtılarak bahçe ve tarla sulamasında kullanılmaya başlandı.

Yaklaşık 1 ton zeytinden çıkan yaklaşık 600 litre karasu, biyolojik arıtma sistemine deşarj edildiği taktirde sistemde büyük arızalara neden oluyor. Genelde çevredeki derelere deşarj edilen karasu, ciddi anlamda toprak ve çevre kirliliğine de yol açıyor. Zeytinli Belediye Başkanı Şadan Aytaç:

"Bölgemiz için en önemli sektör olan zeytinyağı üretiminden kaynaklanan karasu, içerdiği çevre ve bitki için zehirli olan fenol bileşiklerin biyolojik olarak parçalanamaması, aynı zamanda çok yüksek kimyasal oksijen ihtiyacı değerinden dolayı su ve toprak kirliliğine neden olmaktadır. Dünya'da yapılan araştırmaları inceleyerek Ege Üniversitesi'nde yapılan fiziko-kimyasal arıtmanın laboratuvar düzeyinde başarılı olduğunu öğrendik ve laboratuvar ortamda yapılan uygulamayı arıtma tesisi kurarak denedik" dedi.

Güncelleme: 07/12/2009
Zeynep Uygur, yaklasansaat.com

Kaynaklar:
1) afiyetle 15.10.2009
2) gemlikzeytini, 12/01/2009
3) tuketiciyikoruma.org (TÜKORDER(Tüketiciyi Koruma ve Bilinçlendirme Derneği)
4) akayzeytinyag.azbuz, 05 04 2008
5) Lezzet dergisi, s. 137, 2008
6) habervitrini, 15/06/2007 
7) Heryerdenhaber, 20/04/2007
8) Ntvmsnbc, 07/06/2005
9) haber7
10) Milliyet Business, 12 Aralık 2003


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat