yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 



Orta Doğu'nun: "Yakın Geleceğinde Büyük Deprem!"

11 Temmuz 1927 tarihinde Kudüs, depremle tahrib oldu. Ölü Deniz fayı üzerinde ilk modern sismografla kaydedilen bu deprem; 6.2 Richter ölçeğindedir. Depremin merkezi ise, Ölü Deniz'in kuzeyindedir.

Dünya'daki en iyi sismologlar, bir sonraki büyük depremin ne zaman vuracağını bilmiyor. Ancak Tel Aviv Üniversitesinden bir jeolog; Orta Doğu ülkelerinin tarihi belgelerinde kayıtlı olan deprem modellerine göre, bölgenin bir sonraki sarsıntısının çok gecikmiş olduğunu ileri sürüyor.

Tel Aviv Üniversitesinden, jeolog Dr. Shmulik Marco, konuyla ilgili şunları söylüyor:

7 ŞİDDETİNDE DEPREM

"Orta Doğu'nun, politik olarak kırılgan bölgesinde beklenen, Richter ölçeğine göre 7 şiddetinde büyük bir deprem; son derece kıymetli kutsal yerler ve dünya barışı açısından korkunç sonuçlara neden olabilir."

Bu yakın tehlike sebebiyle, üniversitenin jeofizik ve gezegen bilimleri bölümünden Dr. Marco; Vatikan'ın tarihi kayıtlarını ve bazı dini kaynakları kendince değerlendirerek, depremin önceden tahminine yönelik tarihsel bir yaklaşım getirdi.

Dr. Marco, geleceğin anahtarının, geçmişte saklı olduğunu söylüyor. Kariyerini tarihi ipuçlarını toplamaya adamış biri olan Marco, "Bölgede yaşayanlar olarak hepimiz endişelenmeliyiz", diyor.

Dr. Marco, çevirilmiş yüzlerce belgeye dayanarak, çalışmalarını yürütüyor. Marco'nun tahminine göre bu orijinal belgelerin bazıları, Vatikan'ın gizli mahzenlerine ait. Bu dökümanlar son 2000 yılda, harap edici (yıkıcı) seri bir depremin, kutsal bölgeyi vurduğunu belirtiyor. Kaydedilen en büyük depremler, Ürdün vadisi boyunca; MÖ 31, MS 363, MS 749 ve MS 1033 yıllarında vuku bulan depremlerdir.

"DOĞA'DA İŞLEYEN MODEL"

Dr. Marco uyarıyor:
"Biz, kabaca 400 yıllık bir periyottan bahsediyoruz. Doğada işleyen modeli takip edersek, her an büyük bir sarsıntıya hazır olmalıyız. Çünkü, 1033 depreminin ardından neredeyse bin yıl geçti."

Marco, 2000 yıldan beri keşişler ve diğer ruhbanlar tarafından kaleme alınmış belgeler vasıtasıyla, İsrail ve komşularını kesen birkaç fay hattının, yerini ve etkisini tespit edeceğini düşünüyor. Marco, orijinal Latince, Yunanca ve Arapça yazışmaları deşifre eden uluslararası tarihçiler ekibinin yardımlarına güveniyor. Ve şunları söylüyor:
"Biz, modeli anlayabilmek için, kiliselerde ve manastırlarda kaleme alınmış ya da çölde münzevi şekilde yaşayanlar tarafından tutulmuş kayıtları kullanıyoruz. Bu kayıtlar, resmi tarihi kayıt olmasa da, oldukça fazla bilgi taşırlar. Bu belgelerden bazıları, Avrupa'dan kiliseleri onarmak için istenen maddi yardım taleplerini içeren mektuplardır. Ve bu mektupların çoğu, artık kullanılmayan dini bir üslupla kaleme alınmıştır. Kayıtlarda yer alan bilgiler, büyük felaketlerin tarih ve yerini doğrulamamıza yardım ediyor. Geçmişteki bu modellerin takip edilmesi, geleceğin iyi bir göstergesi olabilir."

MARCO: TARİHİ KAYITLARIN PEŞİNDE

Dr. Marco, kendisinden en çok alıntı yapılan Hıristiyan tarihçisi ve 9. yy aristokrat Bizans rahibi Theophanes'in bazı sonuçlarını temel alıyor. Bir el yazmasında Theophanes şöyle diyor:
"18 Ocakta, 4.saatte, Ürdün boyunca tüm Suriye'de ve Filistin'de büyük bir deprem oldu. Sayısız insan yok oldu. Kiliseler ve manastırlar yıkıldı; özellikle Kutsal Şehir(Kudüs)in çölünde bulunanlar."

Marco'nun, tarihi felaketleri teyit etmesine ve gelecektekilere ışık tutmasına yardımcı olan Hristiyan kaynakların dışında, Tevrat'la da pazılın küçük parçalarını tamamladı. Marco, şunları söylüyor:
"Bunlardan, 'Zekeriya, bab 14'deki bir ayet, depremin sonuçlarından birini tasvir ediyor. Bu tanımlamada, Zeytinlik Dağı'nın parçalara ayrıldığı anlatılıyor. Müslüman din bilginlerinin toplamış olduğu tarihi belgelerle, resim daha da genişliyor. Depremler, yerin daha derinlerinde olup bitenlerin bir göstergesidir. Benim sorularım ve analizlerim, depremlerin hangi sıklıkta meydana geldiğini inceleme amacı taşımaktadır. Bunun dışında, depremlerin zamana veya boyuta bağlı olarak bir modeli varsa; ben bu  modeli arıyorum. Eski kayıtları temel aldığımı söyleyebilirim. Ölü Deniz bölgesindeki deprem modeli, bizi son derece rahatsız etmektedir. İşte o, vurduğu zaman, Amman'ı, Ürdün'ü olduğu kadar; Ramallah'ı, Beytlehem'i ve Kudüs'ü etkileyecek olan deprem, bu deprem olacaktır."

Uyarı: İsrail, komşularını doğal görünen bir deprem üreterek yok etmeyi ve buna kılıf hazırlamayı düşünmüyorsa; Marco'nun araştırmaları ve beklentileri yabana atılacak cinsten değildir. Bu, yakın gelecekte Orta Doğu'da beklenen deprem felaketinin muhtemel ayak sesleridir. Aynı ve hatta daha ciddi tehdidin, Marmara içinde beklendiği; maalesef "zamanla hatırlanan ya da unutulan" bir gerçektir.(YS)

Güncelleme: 08/01/2008
Kaynak: "Devastating Earthquake May Threaten Middle East's Near Future, Geologist Predicts", Sciencedaily.com, çev. Kadir Bayrakçı, yaklasansaat.com, 04/10/2007.




ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat