yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 



Türkiye'de "Tıbbi Hata Oranı": Bilinmiyor!

Dünya genelinde, ilaç kullanımı, cerrahi müdahale, hastane enfeksiyonları, hastane içinde meydana gelen intiharlar ile düşmeler gibi önlenebilir tıbbi hatalar, ölüm nedeni olarak ilk beşe giriyor. Türkiye'de ise bu konuda hiçbir çalışma yok. Bu haberi hazırlarken bile bir bebeğin, öldü sanılarak morga konduğunu haberini üzülerek okuduk.

Hasta Güvenliği Derneği Genel Başkanı Dr. Mustafa Bulun, her yıl çok sayıda kişinin, önlenebilir tıbbi hatalar nedeniyle sağlık problemi yaşadığını, hatta yaşamını yitirdiğini söyledi. Tıbbi hatalara ilişkin çalışmaların, 2000'li yıllardan sonra hız kazandığını, bu konuda tüm dünyada önemli araştırmalar yapıldığını belirtti.

BATIDA TIBBİ HATALARIN ORANI

Bulun, ABD'de, Institute of Medicine tarafından yayımlanan bir raporda; "ABD'de her yıl 44-98 bin, İngiltere'de % 11, Avustralya'da ise % 16,7 oranında kişinin, önlenebilir tıbbi hatalar sonucu yaşamını yitirdiğinin" ifade edildiğini belirterek; "Bu ölümler göz önüne alındığında, tıbbi hatalara bağlı ölüm oranının, tüm ölümler arasında ilk beşe girdiği belirlenmiştir" dedi. Bulun, Türkiye'de bu konuda bir araştırmanın bile bulunmadığını belirterek:

"Türkiye'de yaklaşık 105 bin hekim var. Her hekim, yılda bir defa hata yapsa, 105 bin hata eder. Hekim başına bir hata önemli değil gibi gözükse de, toplamda ciddi oranlardır" dedi.

"HATA RAPORLAMA SİSTEMİ"

Hekimlerin, yapılan hataları açıklayabilmesi için, "Hata Raporlama" sisteminin oluşturulmasını öneren
Bulun:

"Bu sistemde hekimler, kendi kimliklerini, hastalarının kimliğini ve kurumunu yazmadan, sadece hatayı yazabilecekler. Sisteme girerek, 'A ilacı yerine B ilacını verdim. Hastada, şu tür bulgular gelişti' gibi açıklama yazacak. Bu bilgiler doğrultusunda inceleme yapılabilecek, böylece hatanın, nerden kaynaklandığı araştırılabilecek" dedi.

"HATALARIN % 48'İ CERRAHİ"

Bulun, "cerrahi hataların tıbbi hataların % 48'ini oluşturduğunu" ifade ederek; yanlış ilaç kullanımının, hastane enfeksiyonlarının, hastane içinde meydana gelen intiharlarla, düşmelerin, önlenebilir tıbbi hatalar olduğunu söyledi.

Cerrahi hataları engellemek için hastanın "ameliyat olacağı organın mutlaka işaretlenmesi" gerektiğini belirten Bulun, "böylece 'beli yerine boynundan ameliyat edildi' gibi hatalarla karşılaşılmaz" dedi. Bulun, tıbbi hataların % 20'sinin, ilaçların hatalı kullanımından kaynaklandığını ifade ederek:

BEBEK KAÇIRMA VE KARIŞMASI

"İsimleri, kutuları, renkleri birbirine benzeyen ilaçlar bulunuyor. Riskli ilaçlarla diğer ilaçlar reyonlarda yakın yerlerde durabiliyor. Bunlar hataya neden olabiliyor" uyarısında bulundu. Bulun, bebek karışmasınında hasta güvenliği kapsamında olduğunu söyledi.

Hasta yataklarının da karışabildiğini ve buna bağlı olarak yanlış tedavinin uygulanabildiğini dile getiren Bulun; "servislerden bebek kaçırma, doğum sonrasında bebeklerin karışması gibi olaylar da hasta güvenliği kapsamındadır" dedi.

Güncelleme: 20/03/2008
AA(ntvmsnbc)
, 18/03/2008

Alman Doktorlar: Tıbbi Hatalarını İtiraf Ediyorlar

Tıptaki titizliği ile bilinen Alman doktorlar, "Hatalardan Öğrenmek" adlı broşür hazırlayıp; yaptıkları büyük mesleki hataları, kamuoyuna açıkladılar. Alman doktorlar, bu broşürle gelecekte yapılabilecek hataları, en aza indirgemeyi amaçladıklarını da söylediler.

Karnında makas unuttum

Marburg Üniversitesi Kliniği'nde görev yapan, Prof. Dr. Matthias Rothmund'un, hatası şöyle:

"Hafif kilolu bir hasta, bağırsak kanseri teşhisiyle hastaneme geldi. Hastaya bağırsak ameliyatı yaptım. Birkaç gün sonra hastanın akciğer filmleri çekildi ve tesadüfen, ameliyatta, hastanın karnında bir makas unuttuğum görüldü. İkinci bir ameliyatla makası çıkardık. Ameliyat hemşiresi, tamponları kontrol etmiş, ancak aletleri kontrol etmemişti. Olayı sigortama bildirdim, hastaya tazminat ödediler."

Yanlış dizi ameliyat ettim

Köln-Merheim Kliniği cerrahlarından Prof. Bertil Bouillon da; uzun atlayış yapan genç bir sporcu kızın, menüsküs teşhisiyle geldiğini, aynı anda kaza geçirerek yaralanan diğer bir hastayla da ilgilenmek zorunda kaldığını belirterek, şunları kaydetti:

"Ameliyata girdim ancak hastada menüsküs olduğuna dair bir ize rastlamadım. Görevli hemşire öğleden sonra, yanlış dizi ameliyat ettiğimizi söyledi. Bu tür hataları önlemek için, artık ameliyat edilecek bölgeleri, hasta henüz ayıkken, suda çıkmayan kalemle işaretliyoruz."

Meğer penisiline alerjisi varmış

Berlin Tabipler Birliği Başkanı Dr. Günther Jonitz de, Bild Gazetesi'ne yaptığı açıklamada; genç bir doktor olarak çalıştığı yıllarda, klinikteki yoğun bir günde, yaralı parmağında iltihap olan genç bir kıza, kan zehirlenmesini önlemek amacıyla penisilin yazdığını anlattı ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dışarıda 20 hasta bekliyordu. Hemşire acele ettiriyordu. Hastaya alerjisi olup olmadığını sormadan penisilini yazdım. Hasta ertesi gün yeniden kliniğe geldi, her yerinde yaralar çıkmıştı. Penisiline alerjisi varmış, ölebilirdi de. O andan sonra bir daha asla aceleci davranmadım."

Bağ dokusunu yırttım

Berlin'deki Charite Hastanesi doktorlarından Prof. Dr. Joachim W. Dudenhausen de, 40 yaşındaki hastasının ikinci kez sezeryanla doğum yapması sırasında yaptığı hatayı şöyle anlattı:

"Ameliyat sırasında rahmin kenarındaki bağdokusu yırtıldı. Ben de yırtığı onardım. Ancak 2 gün sonra hasta ağrı çekmeye başladı. Ultrasonla yaptığımız kontrolde, idrar yolunun tıkandığını, sıvının böbreklere kadar biriktiğini gördük. Hastayı ikinci kez ameliyat etmek zorunda kaldık. Daha dikkatli olsaydım, hastam ikinci kez ameliyat olmaz, o acıları çekmezdi."

Ölümüne neden oldum.

Witten-Herdecke Üniversitesi profesörlerinden Christel Bienstein da; 1976 yılında bir hastanenin yoğun bakım bölümünde hemşire olarak çalıştığı dönemde, solunum makinesine bağlı genç bir hastanın solunum borusunun tıkandığını, kalbinin durduğunu belirtti ve şunları anlattı:

"Hastanın kalbini yeniden çalıştırdım. Doktoru sürekli telefonla aradım ancak gelmedi. Sabah nöbeti devrederken rapor tuttum ve eve gittim. Saat 07.30 sularıydı. Saat 08.00 gibi aynı hasta solunum yolunun tıkanması sonucu hayatını kaybetmiş. Gelmediği halde sürekli doktoru arayacağıma, nöbeti devralacak hemşireyle daha güvenli bir yol bulmalıydım. Kendimi çok suçluyorum."

Akciğerini söndürdüm

Regensburg'taki St. Joseph Hastanesi'nde görev yapan, Dr. Marita Eisenmann-Klein da, yaptığı hatayı şöyle anlattı:

"Bir hastadan yağ bezesi alınmıştı. Vizit yaparken, ameliyat yerinde sıvı biriktiğini gördüm. Çok ince bir iğneyle sıvıyı çektim. Kısa süre sonra hasta güçlükle nefes alır oldu. Akciğeri sönmüştü. Sıvıyı çekerken akciğere zarar vermiştim. Hasta acil ameliyata alındı. O kadar ince bir deliğin akciğeri iflas ettirebileceğini asla tahmin etmezdim."

bugün, 01/03/2008

 

 

ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat